Zeytin ve Deniz kokan:Dikili

Hemen her sene Almanya’dan gelen yakınlarımı, Balıkesir-Edremit yolu üzerinden yazlıklarının olduğu Dikili’ye götürürüm. Açıkçası bu dönemi her sene iple çeker, zeytin kokularının başladığı Ayvalık ve Dikili arasına bir an önce ulaşmayı düşünürüm. Dikili isminin nereden gelmiş olduğuna dair gerek yerli halk gerekse internet tek cevap veremiyor. Birinci rivayet; 1800’lü yıllarda Bergama Voyvodası Karaosmanoğlu bir çiftlik kurmuş ve civarınada zeytin ağacı yerleştirmiştir.Zeytin ağaçlarının dikildiği yere ”dikmelik” denir, bu vesile ile dikili ismi bu güne kadar gelmiştir.İkincisi ise; İngiliz dük leri yatlarıyla buraya gelir, bir müddet burada kalır
araştırmalar yaparlarmış. Dük’lerin kaldığı bu yere ”Dük-ili” denmiş ve bu zamanla Dikili olmuş.

Kaynak İnternet

Eskiden beri Zeytin ağaçlarına ve bu insanlığa sunulmuş bence en büyük nimet olan zeytine karşı oldukça ilgim olmuştur.İstanbula göre daha yakın olan gemlik ve oraya özgü zeytinlerine bizzat dalından ulaşmam mümkün olmakla birlikte doğası gereği
ilginç aromasıyla ayvalık-dikili zeytinleri gerçekten çok güzeldir. Hiçbir yiyeceği stok yapmam ama her türlü zeytinden, yağından almışımdır ve özellikle İstanbul’ dönüş yolumuz hep uzamıştır.

Gerçi bu foto da domateslerede saldırmışım.

Denizi olan böyle yerleşim merkezleri de iki kere şanslı oluyor. Balıkçılık ta çok ciddi
şekilde yapılmakta ve doğanın sunduğu bol çeşitli balık avlanıyor.Bizim Boğaz’ın lüfer palamut istavrit hamsi sinin yanında tad konusunda önyargılı olsam da deniz levreği çuprası ile kalamarıyla baş döndürücü lezzetleri vardı.Hatta bir gece bu mürekkep balığının avına katılmıştım balıkçılarla.Misinanın ucundaki hamsi büyüklüğündeki oltayı parlatıyorsunuz ve denizin dibine vurana kadar salıyorsunuz hafif yukarı çekince parlayan oltaya bir mürekkep balığı atlıyor, hemde midesine kadar alıyor. Ondan sonra yukarı çekip alıyorsunuz, yalnız dikkat etmeniz gereken sudan çıkan balık doğal savunma refleksi ile mürekkebini püskürtüyor gözünüze gelmediğinde sorun çıkartmıyor. Bir keresinde mürekkepten abartarak kaçınca balık suya düşmüştü, görenler kaçan balık iri olur sözünün doğruluğunu anlatıyordu.Bir gece bekletilen bu balık sodalı suylada haşır neşir olunca yumuşak bir kalamar olarak masanıza gelir.


Dikili deki pek çok evin bahçesinde erik,kayısı,kiraz,vişne,elma ağaçları bulunmakta.
Bizimkilerin bahçesinde bunların hepsi var ve zeytin ağaçlarına nazaran çok daha bakım istiyorlar. Çevrede gördüğüm pek çok evdede su fazlasıyla israf ediliyor hatta
geceden açık bırakılanlar çeşmeler hortumlar vasıtasıyla ağaçları,otları,sebzeleri suluyordu. Sorduğumda, kaynak sularının bol olduğundan ve genellikle yurt dışında yaşayan ailelerin yazlık sahibi oluşundan dolayı su paralarının önemsenmediği söylenmişti. Özellikle geçen sene bu durum engellenmiş ve gelişigüzel kuyu açılması yasaklanmıştı. Belki hatırlarsınız geçenlerde Dikili belediye başkanı Osman Özgüven
”görevi kötüye kullanma” suçundan haksız yere yargılanmıştı.Halk’tan 10 tona kadar su parası almayan,belediye ya ait ekmek fabrikasından ucuz ekmek dağıtan, ulaşımdan ücret almayan başkan hakkında yasal işlem yapıldı. Oysa o günlerde Midilli valisi Pavlos Vogiatzis bile duruşmalara gelerek ”böyle bir belediya başkanı bizde olsa Kahraman ilan edilirdi” diyerek bu anlayışsızlığa tepki göstermişti. Önceki yıllarda aslında parası tahsil edildiği halde çok daha fazla su tüketilmiş, 10 ton su limiti bu şekilde kimse aşmamaya dikkat etmiş, aşanlardan da normalden daha fazla tahsilat yapılarak tasarrufta başarıya ulaşılmış. Gelinen noktaya bakınız; önümüzde belediye seçimleri var ve Türkiye Taş kömür fabrikaları milyonlarca ytl zarara uğratılarak bedava kömür dağıtılıyor,para veriliyor ve ”Sosyal Devlet” ten bahsediliyor. Partisi ne olursa olsun Dikili Belediye Başkanının yaptığı ”Sosyal Belediyecilik” değil mi?




Neyse, gerek zeytini,ağaçları,sebze meyvesi gerek denizi, balığıyla gerekse yönetim şekliyle (böyle kalırsa) yaşanılacak en azından benim mutlu olabileceğim bir yer Dikili. İzmir li çok arkadaş var site de eminim onların sık gittiği bir yer, benim gözümden Dikili böyle.
Sağlıklı günler,
Nedret BORAN

12 yorum

  • abt_smyrna dedi ki:

    Dikili turizm açısından hiçbir zaman gözümde yükselmeyi başaramamış bir ilçe oldu hep.
    Yakınındaki Çandarlı Beldesiyle bile karşılaştırdığımda Dikili’nin ne kadar geri kaldığını ve turistleri kendine bağlayamadığını farkettim durdum…
    O yüzden Dikili ile ilgili söyleyebileceğim tek şey belediye başkanı Osman Özgüven’in örnek sosyal belediyecilik uygulamalarıdır.

  • hburcu dedi ki:

    Paylaştığınız için tesekkürler.

  • enise dedi ki:

    Evet sevgili Nedret sık gittiğim bir yer Dikili.Mavi bayrak sahibi deniz kenarında sabah taze simitle,çayımı yudumlayıp balıkçıları izlemek bana hep iyi gelir.Helede Eylül ayında doyum olmaz Dikili’ye, elinize sağlık.

  • rome_o dedi ki:

    gene harika bir ege yazısı . insan bu yazıalrı okuyunca yazı özlüyor.

  • süleyman dedi ki:

    yazı çok özlemişim yazınızı okuduğum da anladım kaleminize sağlık

  • mctumer dedi ki:

    Dikili her açıdan gerçek belediyeciliğin yapıldığı doğa, kültür, barış ve insanın önplanda olduğu bir belde. Siz de tüm bunları yazınızda hissettirmişiniz

  • MIYU dedi ki:

    Of of diyebilirm sadece, nasıl da özlettiniz şimdi oraları :)) Her sene annemlerin yanına Altınova’ya gitmeye çalışırım ve fırsat buldukça da bir Dikili yaparım. Sevgili Enise’nin de dediği gibi deniz kenarında çay kefi çok hoş oluyor gerçekten Ellerinize sağlık

  • mcatullus dedi ki:

    Nedred Bey, Dikili’nin ününü önce de duymuştum ama siz daha bir başka alatmışsınız. Ayrıca ağaçlar arasında zeytin ağacının asaletine ben de inanırım. Tabi bu arada “Dikili” adının nerden geldiğini öğrenmiş olduk, teşekkürler.

  • bosfor dedi ki:

    Teşekkürler ve bu vesile ile Ülkemizin ve tüm dünyanın daha iyi bir yıl geçirmesini temenni ederim.

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Son derece keyif alarak okudum Dikili’nizi. Elinize sağlık. Dikkat çektiğiniz konulara yüzde yüz katıldığımı da bilmelisiniz.

  • asust dedi ki:

    Dikili’yi anlatan yazınız ve fotoğraflarınız bölgenin sıcaklığını ve doğallığını da vurguluyor. Çok güzel bir anlatım.Yönetimle ilgili bilgiler ve yorumlarınız ne kadar gerçekçi. Kutluyorum. Teşekkürler…

  • abt_smyrna dedi ki:

    Bu arada Çandarlı’da Dikili ilçesine bağlı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*