zenginlikler diyarı dubai

yazmak için fırsat bulmuşken geçen sene gittiğim dubai hakkında birşeyler yazmak istedim.uçaktan havalimanına adım atar atmaz zengin bir bölgede olduğunuzu hissediyorsunuz. her yer şıkır şıkır bölmeler arası kullanılan direkler bile altın kaplama gibi duruyor. havalimanından çıkışta ise sizi çok sıcak bir hava karşılıyor. ben martın 4 ünde gitmiştim.
 
otelimiz jumeirah beachte. eğer dubaiye gidecekseniz kesinlikle bu plaj üzerinde olan otelleri tercih edin. şehir merkezi çok sıkıcı. jumeirahta otellerin önünde ve sırasında kafeler restorantlar mağazalar bulunuyor. hatta bir ayran içmek isterseniz türk lokantası köşebaşını bile görebilirsiniz. sahipleri türk değil.isim hakkını almışlar.plaj özellikle sabah saatlerinde dolu. öğlen çok sıcak oluyor çünkü. denizi tam benim sevdiğim gibi çok sıcak ama çok tuzlu ve altın kum.

akşam olduğunda otellerin önündeki yol bir piyasa alanına dönüşüyor. görüp görebileceğiniz en lüks arabalar içinde yöresel kıyafetli araplar müzikler açık tur atıyorlar. şehir sonradan yapılma olduğundan toz toprak yok heryer pırıl pırıl dolayısıylada arabalar parlıyor. bir ara düşündüm burada ferrarilerde bir kampanyamı var diye ayağa düşmüş valla herkezin altında:) dubaide bütün taksiler toyota ve otomatik vites klimalı, tertemiz, uygun fiyatlı.bizde taksiye atladık ve dünyanın en yüksek binası burj khalifaya gittik. bu bina bir alışveriş merkezi ile kompleks şeklinde. burj khalifaya çıkmak isterseniz biletleri içeriden alıyorsunuz ki biz aldık ama çok pahalı sanırım 100 -150 lira civarıydı kişi başı. çıkış çok havalı, inanılmaz hızlı, içinde otantik müzik ve ışık gösterileri olan bir asansörle çıktık. manzara müthiş.dubaide heryer gökdelen , fakat bu göktelenler burj khalifadan minik birer bina gibi gözüküyor.
aşağıya baktığınızda ise alışveriş merkeziinin açık alanında oluşturulmuş ışıklı bir gösteri havuzu yukardan izleyenler için yapılmış.ama akşam gitmelisiniz. aşağıya havuzun yanına indiğinizde ise oynak arap şarkılarıyla insanlar müziğe ritim tutuyorlar.dubaide birçok alışveriş merkezi var. ona gidin buna gidin demicem. hepsi birbirinin aynı. ucuz değil. bilindik dünya markalarını satıyorlar.

ikinci günümüzde çölde safari turu için bir guyla anlaştık. otelin önüne toyota landcruser ile gelip bizle beraber 4 kişiyi daha aldı araca. araç özel yapım içi bariyerli. biner binmez bariyerleri görünce eyvah dedim.önce develerin bulunduğu bir alana gittik buraya bizim aracın aynından yaklaşık 20 araç daha geldi. bütün şoförler lastiklerin havalarını indirdi. kumda ancak bu şekilde gidiliyormuş. sonra başladık tura. miğdesi bulanan araç tutanlara tavsiye etmem. ama ben çok eğlendim. o kum tepeleri üzerinde ne hareketler. hatta bir ara araç şoförleri artistik hareketler konusunda birbirleriyle yarışır oldu. bir jipin offroad neler yapabileceğini orada gördüm. sonra bir vaha gibi alana gittik bütün jiplerle. ortdada bir alan etrafına minderlerle yer masaları konulmuş self servis arap yemeklerinden alıp oturup yedik. dedilerki dansöz gelicek. ben bekliyorum sürmeli gözlü harika bir arap kızı, gele gele rus bir dansöz geldi. gerçi çok iyi şovlarla dansetti.ve zaten akşamda olmuştu. turumuz bitti.dediğim gibi araçla ilgili sorununuz yoksa mutlaka çöl safari turuna katılın.

3,günümüzde meşhur burj el arap otelinin önüne resim çekilmeye gittik. bizim otelden bakılınca gözüküyordu. çok havalı çok pahalı bir otel. bu otel burj khalifa ve daha birçok yer şeyhin. ne haksızlık değilmi. dubainin old city olan kısmındaki fakirliği görünce dahada iyi anlıyorsunuz bütün toprak ülke zenginliğinin tek bir kişiye ait olmasının haksızlığını. jumeirah beachın devamında palm adaları var. bunlar sonradan doldurma toprakla yapılmış tepeden bakınca palmiye görüntüsü veren adalar. en uç kısmında da meşhur atlantis oteli var. bizde paraya kıyıp atlantis otelinde bulunan dubainin en iyi balık restaotanı için rezervasyon yaptırdık. şöyleki parayı önceden alıyorlar ve yanlış hatırlamıyorsam kişi başı 300-350 lira civarı. rezervasyon saatini kaçırırsanız iptal oluyor ve kredi kartından çekilen parayıda vermiyorlar. koştur koştur gittik yemeğe. akvaryum içinde bulunan harika lüks bir restoran. önce sizi özel bir yere alıp ön ikram yapıyorlar sonra içeri geçiyorsunuz. yemekler her kişiye ayrı garsonla aynı anda ikram ediliyor. kendimi bir ara kraliçe elizabeth gibi hissettim. fix menü. bu restoranta fix menü var demek komik geliyor ama öyle. her gelen yemeği servis edip ne olduğunu anlatıyorlar. o fiyata değermi değmez. hele bir ara koca bir tabağın içinde bizdeki mantı makarnayı düşünün tek bir tane ondan üstünde bir sos ve bir ot. anlattı ama anlamadım ne olduğunu.böylece yemeği tamamladık. bizdeki balık kültürüne yakın bi ispanyollarda gördüm. gerisi benim damak tadıma pek uymuyor.

böyle bir yer dubai. kış ortasında yazı yaşamak istiyorsanız gidin. zenginlikler ülkesi bir madalyon. biz hep zengin olan tek tarafını gezdik. diğer kısmını ise oradakiler yaşıyor..

6 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    ilk, en yüksek, en derin, en pahalı, zengin, egzotik kelimeleri bu şehir için yaratılmış gibi

  • umutaktas dedi ki:

    turizmi en lüks sunan ülkelerden biri dubai petrol gelirine alternatif olarak görüyorlar.

  • cise dedi ki:

    bir tanıdığım dubai de yaşıyor ve kesinlik yaşanacak yerlerden bir diye bahsediyor

  • NEŞE dedi ki:

    Gelenekleri yansıtan çok az özellik var gibi…Herşey yeni,modern,büyük ,cafcaflı…e tabii onları seven gezginler de var…Teşekkürler..

  • nevra_isik dedi ki:

    gitmek istediğim şehirlerden biri..teşekkürler yazınız için

  • FigenLetaconnoux dedi ki:

    2006 Mayısı eşimin toplantısı vardı, peşine takıldım. Başka türlü turizm amaçlı asla gitmezdim. Tarih yok, her yerden görgüsüzce para fışkırıyor.Emirlikler arası kim daha yüksek gökdelen inşa edecek yarışı. Tam bir görgüsüzlük örneği. Petrol rezervleri de bitti bitecek. Eh artık Dubai Wonderland olarak çekerler belki turistleri. Bu şatafatı sevenlere iyi eğlenceler dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*