YAZARLAR ŞEHRİ DUBLIN

KELTLER , VİKİNGLER VE YAZARLAR ŞEHRİ DUBLİN …


 


MÖ 250 Keltlerin adaya gelişi


MS  840 Vikinglerin şehri ele geçirmesi,


1170 Normanlar


1200 İngilizlerin istilası


1921 İrlanda Cumhuriyeti’nin kurulması….



 


Bu kadar çalkantılı bir tarihe sahip olan İrlanda, hepimizin kafasında karşıtlıkların ülkesi olarak bilinmekte çoğunlukla… Serbest-bağımlı , katolik-protestan , kuzey-güney ,köylü-kentli…


 


Bence İrlanda’ya giderken tüm önyargılarımızı evde bırakıp, sağlam botlarımızı, yağmurluk ve şemsiyemizi almamız yeterli…


 


600-700 yıllık binalar, yuvarlak kuleler, yıkılmış kaleler, göller, parklar, antik şehirler, kutsal ve mistik efsaneler,tarih öncesi mezarlar, çiçekler, atlar, kahramanlar, azizler ve yeşilin onlarca tonu…



Küçük ülke İrlanda ve onun başkenti şirin DUBLİN…


 


Bir zamanlar rahiplerin yönettiği, Aziz Patrik’in şehirden yılanları kovduğuna inanılan mistik efsanelerden sıyrılıp kişi başına düşen milli gelirin 25.000 doları bulduğu bu ülkede  yaşam, güzel bir şarap tadında sürüyor…


İrlanda ‘Silikon Vadisi’nin bir örneğini Dublin’de gerçekleştirerek 200’den fazla elektronik ve bilgisayar şirketini ülkeye çekmiş, hatta Microsoft Avrupa Operasyonları merkezinin bu şehirde kurulmasını sağlamış ve bunun sonucunda genç, iyi eğitimli işgücüyle büyük bir kalkınma başarısına imza atmış…


 


Sosyal yaşam, sokak sanatçılarının katkısıyla hayat buluyor. Caddelerde yaylı çalgılar, flüt ve gitarla geleneksel Irish müzik yapan müzisyenler ve sokak ressamları insanın yaşamsal kaygılardan uzaklaşmasını sağlayıp ruhunu besliyor… İrlandalıların sosyal yaşam mekanı Pub’lar, akşam saatlerinde neredeyse tüm Dublin nüfusunu ağırlıyor…’’Temple Bar’’ bölgesi, galerileri, pub’ları,  film stüdyoları ve neredeyse bizim Arnavut kaldırımlarını andıran taş yolarıyla Dublin’in en ünlü mekanlarından… U2, Boyzone gibi ünlü İrlandalı grupların ve geleneksel Kelt müziğinin tınılarını her yerden duyabilirsiniz… Ülkenin sembolü ‘’arp’’ olmasına rağmen İrlanda deyince akla gelen diğer sembol ‘’Guinness Birası’’dır. 1750’den bu yana üretilen bu siyah biranın harika kokusu neredeyse tüm şehri kaplamıştır.



İrlandalılar’ın üç tutkusu; Guinness,müzik ve dans… Kelt müziği ve Riverdance İrlanda ile özdeşleşmiş… Keman, flüt ve ıslıkla yapılan Kelt müziğini caddelerde yürürken hissedebilirsiniz.


 


Dünyanın en büyük şehir parkından da söz etmek gerekiyor. Dublin deyince Phoenix Parkı ilk akla gelen yerlerden biridir. Hyde Park’tan 5 kat ,Central Park’tan ise iki kat büyük bu parkın ismi Gal dilinde ‘’fionn uisce ‘’ (temiz su) sözünden geldiği söylenmektedir.


 


Avrupa’nın diğer ülkelerine göre daha az resmi ve dost canlısı İrlandalılar Dublin’li yazarlarıyla gurur duyuyorlar. Nasıl duymasınlar? Oscar Wilde, James Joyce, Bernard Shaw, Samuel Beckett , Jonathan Swift… Bu dünyaca ünlü yazarların hepsi Dublin’li ve ‘’Yazarlar Müzesi’nde el yazmalarını görmeniz mümkün…


 


James Joyce İngilizce’nin şehri yeteri kadar anlatamadığını düşünerek onlarca yeni isim takmış kendi şehrine…Dobbelin, Durlbin, Riverpool, Drooplin ve bence bu şehire en yakışanı PUBLİN…


 


Ve bu efsaneler ve azizler şehrindeki turumuzu yine bir efsaneyle sonlandıralım :


Sevgililer Günü’nün yaratıcısı San Valentine, Dublin’de bir kilisenin bahçesinde yatıyor. Hikaye bu ya; 3’üncü yüzyılda yaşayan Valentine yılda bir gün halka ziyafet verirmiş ve bu ziyafet için kuşların birbirlerine eş seçtiği  günü, yani 14 Şubat’ı seçermiş…Valentine öldükten sonra 14 Şubat ‘’Sevgililer Günü’’ olarak kabul edilmiş Ortaçağ’dan bu yana…

3 yorum

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    Irlanda’li Sinead O’connor’un bir sarkisinda soyle bir soz gecer: I was born in Dublin town, where there was not too much going on down for girls whose only hope was not to find a man… 🙂

    Aksanini da oldukca ilginc buldugum Irlanda’yi her zaman merak etmisimdir, yaziniz icin tesekkurler, yurtdisi seyahat planlarimin en ustune yerlesti bile Dublin 🙂

  • Özlem1001 dedi ki:

    “Avrupa’nın diğer ülkelerine göre daha az resmi ve dost canlısı İrlandalılar …”- katılıyorum. Ben de Irlandalıları çok sıcakkanlı bulmuştum, Kuzey ülkelerin Akdeniz mantalitesi gibi bir şey hissediliyor oralarda bence.
    Ve bence espri anlayışları çok hoş… hiç unutmam bir turist enformasyonunda Newgrange’e gitmek istediğimi söylemiştim ve cevap olarak ” Why, that’s so old…!” almıştım.
    Irlandalılara bayılırım!

  • Zeynep dedi ki:

    İrlanda Maeve Binchy’in okuduğum bir kitabından dolayı çok merak ettiğim yerlerden biri sizinde bu güzel yazınızdan sonra kesinlikle görülmesi gerektiğine bir kez daha inanıyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*