Uzun Bir Yol Hikayesi: South Bank Park Alanı- BRISBANE

Bugün Brisbane şehrinin South Bank Park alanına daha yakından bakalım. Bakalım da, kafamızı taşlara vuralım.



Nehrin güney yakasındaki bu büyük park alanı, 1988 yılında Expo 88 için düzenlenmiş. Sonra halkın yararlanması için yapılan çeşitli ilavelerle hizmete girmiş.



17 hektarlık alanda bizde şehir planlamacılarının ve belediyelerin ilk aklına gelen alışveriş merkezi yok mesela. Alışveriş için, hediyelik eşya satan bir kaç küçük dükkanla, kafe ve restoranlar, kıyıya yakın yerlerde ve kültürel etkinliklerin olduğu bölgede eser miktarda konmuş. (Bu cümle, Sula Bozis’in kitabındaki yemek tarifi gibi oldu)


        

South Bank Park alanına, bizim konakladığımız sakin ve huzurlu Kangaroo Point semti yönünden yani güneyden yola çıkılırsa eğer, nehrin bu yakasındaki kayalıklardan aşağı inmek gerekiyor önce.


Ağaçların altından nehir boyunca uzayan yürüme ve bisiklet yollarını arşınlayıp, sporunuzu da yapmış olunca, South Bank’in Denizcilik Müzesi’ne geldiğinizi bahçesindeki çıpalardan, kıyısında bekleyen eski ve küçük gemicikten anlarsınız.


Sonra birkaç bar ve restoranı geçip, yayılıp internet de kullanabileceğiniz, etrafı alçak anfitiyatromsu basamaklarla çevrelenmiş çimenliğe gelirsiniz.

Kumları Moreton Körfezi’nden getirilen iki bin metre karelik büyük bir yapay plajın palmiyeleri karşılar sizi sonra. Beş olimpik havuz büyüklüğünde ve suyu altı saatte bir filtrelenen bir lagündür burası.
   
Sonra dünya çapında tiyatro ve dans etkinliklerinin yapıldığı Queensland Performans Merkezi, sinema, sonra yağmurlu bir günde dolaştığım QAGOMA diye adlandırılan Queensland Art Gallery ve Queensland Modern Sanatlar Merkezi. Sonra bir kişilik küçük küçücük çalışma ve okuma odaları da olan büyük bir kütüphane, Queensland Halk Kütüphanesi.

'Queensland Performans Merkezi'    'Queensland Performans Merkezi...'



        'South Bank'in Çarkı'


Bu arada, başkenti Brisbane olan Queensland, Avustralya’nın yedi eyaletinden biri.

 



Buralara gelmeden altından geçtiğiniz bir kilometrelik begonvil ve kırmızı fenerlerle süslü uzun çardak, barış armağanı bir Nepal pagodası, iki bin kişilik üstü kapalı bir anfitiyatro gelir. Büyük bir çarkı vardır South Bank’in, Londra’daki gibi, binip şehri tepeden görebileceğiniz.



South Bank park alanı boyunca sizi karşıya, şehir merkezine ve nehir boyunca gitmek istediğiniz noktalara götürecek deniz ulaşımını sağlayan üç iskele, bir tren istasyonu vardır. Karşıya araba görmeden geçmek isterseniz bir köprü, adı da güzel Kurilpa Köprüsü.


Şehrin göbeğine gideyim diyorsanız, haydi buyrun, tarih kokulu ve trafikli Victoria Köprüsüne.



Tüm bunlar halk isteyince oluyor, vuralım mı başımızı taşlara?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*