Üsküp-Ohrid-Tetova-Resne-Manastır kısa kısa

Makedonya’ ya 1998 yılında
gitmiştim. Aradan 12 yıl geçtikten sonra tekrar gidince ülkedeki değişiklikleri
de gözlemleme şansım oldu. Makedonya 25.713 km² yüzölçüme sahip
2.100.000 nüfuslu bir ülke. Kişibaşı milli geliri 3.500 $ civarında. 1 € = 60
Makedon denarı yapıyor. Beş yüzyıl boyunca Osmanlı egemenliğinde kalmış. Biraz
da önemli şehirlerinden bahsedelim.

 

Üsküp

 

Makedonya’nın
başkenti. Vardar nehri şehri ikiye ayırıyor. Kuzey tarafında Müslüman Arnavut
ve Türkler, güney tarafında ise Makedonlar bulunuyor. Taş köprüden geçilerek
ulaşılan eski şehir bence gezilmesi gereken asıl kısım. Taş Köprü, Fatih Sultan
Mehmet tarafından yaptırılmış, 1469’ da tamamlanmış. 214 metre uzunluğunda ve 6
metre genişliğinde. Tarihi çarşı, bit pazarı, camiler, han ve hamamlar bu
tarafta.  1998 de gittiğimizde gördüğümüz
tamamen Osmanlı izleri taşıyan Üsküp’de büyük bir değişim yaşandığını
gözlemledik. Nüfusun % 45 inin Müslüman olduğu Üsküp’de Vodna dağına 70
metrelik devasa ışıklı bir haç dikilmiş. Taş köprünün diğer yanına geniş bir
alan yapılmış. Buraya gösterişli bir opera binası, Anayasa Mahkemesi,
İskender’in ve Makedon kahramanlarının heykelleri dikilmiş.


  


















Meydanda inşaat
halen devam ediyor. Fazla zamanı olmayanlar için Taş Köprü civarına gitmek
yeterli, her yeri 1-2 saat içinde gezmek olanaklı. Ayrıca eski Tren istasyonu
da görülmeli.

Çarşı
içindeki Destan da köfte yenebilir. İsteyenler Vinoteka Pub Temov da ( old
Bazaar yakını) şarap tadabilirler.

 

Tetova ( Kalkandelen )

 

Üsküp’e
55 km. Küçük bir İç Anadolu şehri görünümünde. Alaca Cami ve Harabati Baba
Tekkesi görülmeli. Merkezdeki “Arbi Restoran” da yemek yenmeli. Çorba 70 denar,
pizza 180 denar, bira 70 denar. Yani çok ucuz. Köftenin porsiyonunda 10 tane
var, ekmekleri çok güzel.

Kısa
bir tur için 1 saat yeterli.

 




Ohrid

 

Ohrid,
Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde. 1-2 gün kalınıp, kafa dinlenecek,
gezilecek harika bir yer. Kalınacak yer olarak artık neredeyse herkesin bildiği
Fuad Amca’nın pansiyonu kesinlikle önerilir. Göle ve merkeze çok yakın,
tertemiz bir pansiyon. Çok iyi Türkçe biliyor ve her konuda yardımsever.
Ohrid’i en pratik şekilde nasıl gezeceğiniz konusunda Fuad Amca’dan bilgi
almayı unutmayın. Temmuz 2012 itibariyle gecelik oda fiyatı 35 € idi.

  
 







Göl
kenarından yürüyüp tahta köprüden geçerek Çınar’ın olduğu yere geldiğinizde
neredeyse tüm Ohrid turunu tamamlamış oluyorsunuz. Biz de buralara yerleşmek
lazım hissi uyandıran bir yer Ohrid.

 

St.Neum
Manastırı’na gitmeyi düşünüyorsanız mutlaka tekne turlarını tercih edin, araba
ile yolculuk sıkıntılı. Niyetiniz sadece göle girmekse zaten önermem.

 

Sabah
kahvaltısını çarşıdaki börekçide yapabilir, Çınar’ın hemen karşısındaki
Camiinin yanındaki Meydan Kafe de demleme çay içebilirsiniz.

 

Türkler
tarafından çok bilinen ve tercih edilen “Neim Restoran” da ise sadece fiyatlar
iyi, kalite, servis ve lezzet vasat, tavsiye etmem.

 

Ohrid
de inci çok meşhur. Ama bu inciler istridyeden çıkarılmıyormuş. Balık pulları
ve özel bir karışım ile yapılıyormuş. Hatta artık sadece imitasyon olarak
üretilip, gerçek inci diye pazarlandığı da söylendi. Bakıp kararı siz verin.

 

Fuad
Amca’nın telefonunu vererek bu bölümü bitirelim :

00389
46 262 764 ve 00389 70 249 454…

 

Resne

 Ohrid’e
38 km uzaklıkta. Manastır’a giderken içinden geçiyorsunuz. İçinde kayda değer
bir tek Niyazi Bey Sarayı var. Onu da arabadan görseniz yeter. İçinde önemli
hiçbir şey yok. “Ne şehittir ne gazi, pisipisine gitti Niyazi” deyimindeki
Niyazi Bey buymuş. Hakkında daha fazla şey merak edenler ve deyimin çıkış
nedenini bilmek isteyenler internetten bulabilirler.(Veya bana yazabilirler).

 

Manastır ( Bitola )

 

Resne’
den 32 km sonra Bitola’ dayız. Bizim için en önemli nedeni Atamızın okuduğu
Manastır Askeri İdadisi’ nin burada olması. Şu anda müze olarak kullanılmakta.
Bir salonu Atatürk’e ayrılmış, çok zengin olmasa da insanı duygulandırıyor.
Müzenin karşısındaki alana aracınızı ücretsiz olarak bırakabilirsiniz. Anı
defterine bir şeyler yazmayı da unutmayın. Atatürk’ün askeri lisede okurken ki
halini gösteren mumya heykeli şu anki Eskişehir Belediye Başkanı “Yılmaz
Büyükerşen” tarafından yapılmış.

 
                                              


Askeri
İdadiden çıktıktan sonra meydana doğru yürüyüp, Saat Kulesi, İshak Bey Cami ve
Yeni Camiyi görebiliriz.

 

Burada
da gene Türklerin çok tercih ettiği “Lezzet” isimli lokantayı kesinlikle
önermem. Civara göre daha pahalı ve lezzetsiz. Onun yerinde tam karşı
çaprazındaki “Leo” önerilir.

 

 

 

 

6 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Merakles doktorum,tam sizin stilde bir yazı…çarpıcı noktalar ön planda..Üsküp deki devasa ve zevksiz yapılar hemen dikkati çekiyor,biraz “ayranı yok içmeye” durumları var galiba..Devamını da okuyacağız değil mi ?Teşekkürler..

  • gezmen dedi ki:

    Üsküp’te 2000 yılında en yüksek tepeye inşa edilen Milenium Haçının yapılma amacı,burada yaşayan müslümanlara mesaj vermek. Hıristiyan bir egemlik altında yaşadıklarını hatırlatmak. Neim restorantta her geçen yıl daha bir kötüye gidiş var. Oraya varmadan aynı hizadaki köftecide denenebilir.Manastır’daki lezzet restorant geçen yıl yeni açmıştı, biz beğenmiştik,kalite ve fiyat değişiklik göstermiş olabilir.Güncel bilgiler için teşekkürler, elinize sağlık.

  • arkutbay dedi ki:

    Hocam macera güzel başladı . Niyazi Bey’in bir de dağlardan bulup yanında gezdirdiği geyiği vardır bilirmisiniz . İstanbul’a getirilip halka gösterilmiş . Hakkında o kadar çok konuşulmuş ki ”geyik muhabbeti” sözü burdan türemiş derler .

  • bora arasan dedi ki:

    Üsküpteki yapılar çokta zevksiz değil. Fakat meydanında biraz sıkışıklık var. Ama inşaat bitince toparlanacaktır. Yokluklar içerisinde bir ulus kurmaya çalışıyorlar yeniden.

    O geyik meselesi için şu da söylenir. Kimseyle anlaşamadığı için geyiği ile konuşur. Adamları görüşmek üsteyinlere “geyikle muhabbet ediyor” derlermiş. Oradan buraya geçilmiş.

  • Corto_Turco dedi ki:

    Üsküp’teki heykeller yeni icraatlar. Ben gittiğimde bir İskender Bey heykeli vardı hatırlayabildiğim. Sanırım ulus inşa etmekten çok, vergileri müteahhitlere paylaştırma çabasının ürünleri. Yİne de Üsküp’e gitmek önemli, ama oraya gitmişken Türklerle irtibata geçmek lazım. Unutulmadıklarını hissetmek istiyorlar.

  • yesim2012 dedi ki:

    ben eşimin işi sebebiyle 4 5 aydır Manastır dayımm. burası ne gezilecek ne yaşanacak bir yer . kimseye tavsiye etmiyorum. sadece Atatürk ümüzün okuduğu okul var . o da çok bakımsız.bu halleriyle bile bizi beğenmiyorlar. türkiye mi çok özledim. Türkiye ye gelsinler
    medeniyet görsünler ….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*