Uçsuz Bucaksız Anadolu- 12.Bölüm (5000km) TARSUS

Zeugma’dan sonra akşam vakti Tarsus’a vardık. Ana caddede Zorbaz Otele yerleştik.Akşam açık bir lokanta bulmakta zorlandık. Ancak tek bir yerin açık olabileceğini söylediler. Kent lokantası.Güzel bir çorba içiyoruz.Arka masada oyuran gençler bize nereli olduğumuzu soruyorlar.Böylece sohbet başlıyor.Tarsus’u anlatıyorlar. Burada neresi kazılırsa orada tarihi bir kalıntı çıkıyormuş.Bu yüzden yapılar hep yarım kalıyormuş. Taşı toprağı tarih kokuyor Tarsus’un.

Tarsus tarihi bir kent ve Mersin ilinin en büyük ilçesi.6000 yıldan beri varlığını koruyor.Ve en eski çağlardan beri adı değişmemiş.Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Tarihi İpek yolunun güzergahı üzerinde bulunuyor.

Sabah kahvaltısının ardından Tarsus’u gezmeye başladık. Eski evlerin arasından ilerliyoruz.Evlerin cumbaları çok güzel. Burada İsa’nın 12 havarisinden biri olan St Paul doğduğu ev ilk ziyaret ettiğimiz yer. Ayrıca yine St Paul kilisesi de birçok tarihi olaya tanıklık yapmış.Ayrıca bahçede bir de kuyu var. Hiristiyan Dünyasının kutsal mekanı olarak kabul ediliyor.
Aziz Paulos o zamanlar Roma vatandaşı. Anlatılanlara göre bir çadır yapma ustası olan St Paul önceleri Hıristiyanlığa inanmıyor. Bir gün iş için Şam’a giderken kuvvetli gelen bir ışık gözlerini kör ediyor. O zaman Hıristiyanlığa inanmadığı için kör olduğunu düşünüyor ve tövbe ediyor.Gözleri açılıyor.O zamandan sonra bu dini yaymak için diyar diyar geziyor. Efes’te iki sene çadır ustası olarak çalışıyor.Antakya,Milet,Konya,Yalvaç,İzmir gibi yerleri dolaşıp misyonerlik yapar.En son Roma’ya döner ve orada öldürülür.
Tarsus “Şahmeran” ile tanınıyor.Mardin gibi. Şahmeran hakkında birçok efsane var.En ilginç olan birinden söz edeyim.Zaten bu yaratığın buralarda yaşadığı düşünülüyor.
Şahmeran Farsçada yılanların şahı anlamına geliyor. Başı güzel bir kadın gövdesi ise yılan olan efsanevi bir mitolojik yaratık.
Efsane şöyle.Bir zamanlar Tarsus’ta çok yılan yaşardı.Bu yılanlara Meran ,kraliçelerine de Şahmeran denilirmiş.Odun satan fakir bir ailenin çocuğu olan Cemşab bal alabilmek için arkadaşlarıyla birlikte bir mağaraya girer.Ama arkadaşları ona oyun oynar.Onu mağarada yalnız bırakırlar.Cemşab etrafına bakarken bir yerden ışığın geldiğini görmüş.Bu deliği genişletince karşısına cennet gibi bir bahçe çıkar.Bahçede muhteşem çiçekler bir havuz ve sayısız yılan varmış.Buraya geçen Cemşab ,yıllarca Şahmeran ile yaşar.Ama ailesini çok özler.Şahmeran onun bir şartla gitmesine izin verir.Ne olursa olsun kimseye yerini söylemeyecektir.Cemşab ailesi ile yaşar.Birgün Padişah çok hastalanır.Dalkavuk Vezir Padişah’a ancak Şahmeran’ın etini yerse iyileşebileceğini söyler. Vezire göre erkekler hamama götürülmeli dersi yılan olan varsa o kişi Şahmeran’ın yerini biliyordur diye düşünür. Cemşab’ın derisi yılan derisi olduğu için Şahmeran’ın yerini söylemek zorunda kalır.Şahmeran ona üzülme der. Efsaneye göre aslında Cemşab ,Lokman Hekimdir. Şahmeran kuyruğunu kaynatıp suyunu vezirin içesini ister.Vezir ölür.Etini Padişah yer .İyileşir.Kafasını ise Cemşab yer.Lokman hekim olur.Dışarı çıkarken Şahmeran yılanlara bir düğüne gittiğini söyler.Yukarda davulların çaldığını duyan yılanlar hala Şahmeran’ın düğünde olduğunu düşünürlermiş.Bir gün öldüğünü anlarlarsa Tarsus’u  işkal edeceklermiş. Şahmeran Tarsus’taki hamamda öldürülür ve parçalanır.Hamamın duvarında hala onun kanının olduğuna inanılır.
Tarsus meydanda Şahmeran Heykeli siyah ve heybetiyle duruyor. Tarsus tarihi barındırdığı için efsaneler yeri.
Merkezde bulunan Makam-ı Daniyal Camisinin öyküsü de dikkate değer.Danyal Peygamber M.Ö 605-562 yıllarında yaşamış.O zamanlar Babil kralı halka çok eziyet edermiş.Kral rüyasında İsrailoğullarından doğacak bir erkek çocuğun bir gün onun tahtını ele geçireceğini görmüş.Bunun üzerine doğacak tüm erkek çocukların öldürülmesini emretmiş.Danyal Peygamber doğar doğmaz ailesi onu bir mağaraya bırakmış.Burada bir erkek bir dişi aslan tarafından büyütülmüş.Genç delikanlı olunca Tarsus’a gelir.Oraya bereket getirir .Ölünce Makam Camiinin bahçesine gömülür.Daha sonraları Hz Ömer devrinde mezar açılmış bulunan cesetin parmağındaki yüzüğün iki aslan arasında duran bir çocuk işlemesi olması bu cesetin Danyal Peygambere ait olduğunu ortaya çıkarmış.Hz Ömer mezarı çok derinlere taşıtmış. 2014 yılında camiye ilave yapılmak istenince mezar bulunmuş.Ayrıca burada bir de ev bulunmuş. Şimdi ziyaret edebiliyorsunuz.
Buradan Kırkkaşık Bedestenini ziyaret ediyoruz. Benim böbrek ağrım tutunca Otele geri dönüyoruz.Biraz dinleniyorum.Otelden çıkıp ünlü Tarsus Şelalesini görmeye gidiyoruz.Berdan ırmağı Akdenize dökülüyor. Berdan “soğuk su”anlamına geliyor. O kadar soğuk ki tarihte Büyük İskender burada yıkanmış ve zatürre olarak ölmüş. Etrafını teller ile çevirmişler.Bazı çocuklar suya atlamasın diye ama pek başarılı değiller.
ETİKETLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*