Tire pazarı

TİRE PAZARI



“Alışveriş, el sanatları ve tarih içiçe”


 


Bundan 5000 yıl önce kurulan , 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı kentleri içinde Anadolu’nun Bursa ve Kütahya’dan sonra  nüfuzca ve ekonomice en gelişmiş şehri olan İzmir’in Tire ilçesi, her Salı kurulan semt pazarı sayesinde Tire’ye yerli, yabancı binlerce turist çekiyor.  İzmir, Aydın, Manisa, Selçuk’dan otobüslerle gelen alışveriş meraklıları, Kuşadası limanındaki lüks gemilerden gelen turlar, paket tur programları içine dahil edilmiş yerli turistler sayesinde Pazar sanki bir panayır yerini andırıyor.


Atatürk Caddesi’nden girebileceğiniz, ilçenin neredeyse tüm ana sokaklarına yayılarak 3 buçuk kilometrekarelik alanı ile Türkiye’nin en büyük açık hava pazarlarından birisi olan Tire Pazarı, sabah 08.00’de Belediye hoparlörlerinden okunan pazar duası ile güne başlıyor. Pazarcı esnaf bolluk ve bereket için şükrederken, kazanç için dua ediyor. Pazarı yaklaşık 8 bin kişi ziyaret ediyor salıları böylece ilçe nufusu % 20 artıyor. Tezgah açan esnaf sayısı 1700 civarı.


Geniş bir alana yayılan Tire Pazarı’nda, genciyle yaşlısıyla şalvarlı ve tülbentli kadınlar, Tire’nin dağ köylerinden Çukurköy, Topalak, Eğridere, Osmancık, Çobanköy; ova köylerinden Karateke, Akkoyunlu, Kireli, Boynuyoğun, Kurtepe, Peşrefli ya da İzmir’in Tire’ye yakın ilçeleri olan Torbalı, Bayındır ve Ödemiş’in köylerinden geliyorlar.  Ürettikleri sebze, meyve gibi ürünleri, otları, çiçekleri, peynir, çökelek ve yağları satıyor. Bunun yanında pazarı gezerken girdiğiniz ara sokaklarda yüzyıllardır yapılan mesleklerle karşılaşıyorsunuz


Pazarın ilkbaharda ot çeşitleri saymakla tükenmez… melengeç filizi, tilkicek, şıngıldak, şevketi bostan, ballık, it üzümü, zilcan,  hardalotu, deniz börülcesi, iğnelik, kazayağı, sirken, sarmaşık, çobandüdüğü.  Tireliler bu otların karışımından zeytinyağı ve salça kullanarak kavurmalar yaparlar. Sonbaharda da Tire topraklarında yetişen envai çeşit ot satın almak mümkün. Ebegümeci, ısırgan, kuzu kulağı, radika, turpotu, pazı, tere, ıspanak, nane, marul, torbalarda sabah güneş ışımadan toplanmış kabak çiçekleri. Ot pişirmeyi bilmeyenler, köylü kadınlara sorarak farklı tarifler öğrenebilir. Mor renkli kızartmalık bamyalar,  kışlık barbunya, fasulyeler, karnabar ve azman lahanalar tarladan söküldüğü gibi pazara yığınlar halinde dökülmüş köşe başlarında. Kocaman yapraklı kırmızı pancar, börülce, incecik pırasalar, renkli biberler ;kıl acı, frik biberi, Manisa biberi, turşuluk biberiye, yemyeşil irili ufaklı salamuralık zeytinler, turşuluk salatalık, kelek, domates, patlıcan. Turşu yapımında kullanılan limon tuzu, Sirke ruhu.


 


Tezgahlarda Tire yöresel üzümleri, kocaman kestaneler, sonbahahar meyvesi cennet hurması da denen Trabzon hurması, bol tüylü ayvalar,ceviz, ceviz, ceviz…Narlar ipe dizili, balkabağının rengi sanki bir başka turuncu burada. Bir tezgahta Güney Amerika-Peru menşeyli şeker hastalığına iyi gelen Pepino’yu tezgahta görünce şaşırmadım diyemem.Ilıman bölge Ege demek bu bitkiyi de ekmeye başlamış. Tanıtım için besin değerleri ve sifai özellikleri başucuna yazmış üreticisi.


Ev yapımı şekilsiz saf sabunlar, şişelerde zeytinyağı, tarhana otu, karadut pekmezi, koruk ekşisi, salça, kırmızı biberli tarhana, kuru fasulye aynı tezgahta. Sadece birkaç köylü ”üzüm köftesi “ yapıp satıyor kışlık. Siyah-beyaz poşuyu Efe başlığı şeklinde saran Cemil tarifini şöyle anlatıyor; “Üzümü sıkıp un ve irmikle pişiririz, tepsilere döküp soğunca baklava şeklinde keseriz”. Tire köftesine rakip olacak bir lezzet bence “üzüm köftesi”. Kurutulmuş çekirdekli “kar üzüm”, paket paket kuru incir ne de olsa incir bölgesindeyiz. Susamın bardağı 0.75 ytl.


Tam bahçeye ekim zamanı bunun için fidelik sebzeler ağırlıkta pazarda.  Envai çeşit soğan türü, maydanoz, ıspanak, pırasa, roka


Ballar el arabalarında, kimi petek kimi süzme. Arıcı Hikmet’te çeşit bol.


Otlu gözleme satıyor köşe başında bembeyaz onlüğü ve yemenisiyle bir Tireli kadın. Ara sokaktaki Elif çay ocağının önünde eski koltuklar, tabureler sıralı, Hollandalı turistler otlu gözlemelerini beklerken soluklanıyorlar.


8-10 adet büyük ölçekli kahve var ilçede, beyler ya dinleniyor ya da pazara indirdikleri eşlerini bekliyorlar. Bunlardan en büyüğü Ali Efe Hanı Kahvesi. Tire pazarı urgancılık, keçecilik, nalıncılık, semercilik, kalaycılık, yorgancılık, hasırcılık, mutafçılık, nalcılık ve ahşap oymacılığı gibi bir çok el sanatının üretildiği otantik mekanlar ile giysi, takı, kuru gıda, oyuncak ve hırdavatın satıldığı tezgahları da bünyesinde barındırıyor. Pazarı gezerken girdiğiniz sokaklarda karşınıza çıkan görüntüler sizi birkaç yüzyıl geriye götürüyor. Istanbul’un fethi sırasında Fatih’in karadan yürüttüğü donanmanın urganları Tire’de örülmüş.  Tire’nin erkeği kadar kadını da el sanatlarında marifetli ve çalışkan. Özellikle iğne oyalı örtüler, danteller, kanaviçe, yemeni ve  çevreleri Ali Efe Han yakınındaki “Kadınlar Pazarı”nda bulabilirsiniz. Şanslıysanız 80-90 yıllık efe başlığına takılan iğne oyalı nefis bir çevre sahibi olabilirsiniz.


Tire’nin tarihi dokusuyla iç içe kaynaşmış Salı pazarında alışverişinizi bitirip Tahtakale meydanı, Yeni Han, Bakır Han, Arasta, Ali Efe Han, Ulu camii, Paşa Camii gibi tarihi yapıları da gezebilirsiniz.


 


Solgun güneşli bir sonbahar günü akşama dönerken, Cambazlı köyünün güneşte yapılan Karadut reçeli, bir paket şiş köfte ve sayısız otla veda ettim Tire’ye. Seyahatinizi Salıya denk getirirseniz tüm gününüzü Tire’ye ayırın, pazarı gezin, Tire şiş köftesinin, kuyu kebabının, karadutlu lor tatlısının lezzetine varın, tarihi hanları dolaşın, el sanatlarının son yaşayan örnekleriyle konuşup, bol bol fotoğraf çekin. Belki gelecek gezide semerci Mehmet amca size arkanızdan el sallayamayacak, tornacı Sait amca dükkanın önündeki koltukta olamayacak, kimbilir… Aklınızda pazarcı duası –Uzaktan ve yakından pazara gelip Amin diyen kulları boş çevirme yarabbi-, elinizde torbalar , ağzınızda Tire lezzetleri, fotoğraf makinenizde yüzlerce anıtsal resimle  bereketli Küçük Menderes ovasından güneş toprağa yaslanınca ayrılın. Tire’nin kasaba kokusunu ve Ege’nin kaybolmaya yüz tutmuş dokularını arkanızda bırakırken Küme dağlarına yaslanan ilçeye, tarımsal verimliliği yüksek ovaya son kez bakın.


 

4 yorum

  • abt_smyrna dedi ki:

    Tire gerçekten görülmeli. Her Salı kurulan bu pazara biz okul gezisi ile gitmiştik. Elinize sağlık.

  • Alinda dedi ki:

    Küçük yerler için pazarlar sadece alış veriş yerleri değil, aynı zamanda sosyalleşme alanı haline geliyor. Üzüm Köftesini de ilk defa duyuyorum. Güzel paylaşımınız için teşekkürler.

  • yeil32 dedi ki:

    bir iki adet te resim koyulsa iyi olurdu. biz hiç görmeyip ama merak ettiğimiz yerleri görmüş olurduk. yinede teşekkürler.

  • Ayegülll dedi ki:

    Mmhh…Kendim gezsem bu kadar keyif alabilirdim, elinize ayağınıza sağlık!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*