Tanrıların Ülkesi Yunanistan


                       

Akdeniz, Ege, Yunan Medeniyeti ve adalar… Bu dördünün bir araya gelişiyle ortaya Yunanistan çıkıyor. Dünyanın en çok turist çeken ülkelerinden biri olan Yunanistan bu özelliği hak edecek denli çeşitli güzellikler sunuyor ziyaretçilerine… 


 


Yapılacaklar


 


Atina


 


Yunanistan’ın başkenti Atina, gelişmişliği kadar tarihi dokusu ile de ünlü. Şehrin en önemli anıtı ise akropolis. Attike ovasında, deniz düzeyinden 152 m yükseklikte 270×150 boyutlarında bir kayalık olan Atina Akropolis’ine Cilalı taş devrinde yerleşildi. Tunç devrinde (İ.Ö. yaklaşık 3000) evler ve bir kral sarayı yapıldı. Günümüze kalan görkemli yapılar, Milattan önce 5. yüzyılda devlet adamı Perikles tarafından başlatılan geniş bir yapı programı sonucunda gerçekleştirildi. Yapılış sıralarına göre Atina Akropolisi’ndeki başlıca yapıtlar şunlardır: Parthenon (Athena Parthenos Tapınağı) : İ.Ö. 437-432, Propylaion (kapılı giriş) : İ.Ö. 437-432, Athena tapınağı : İ.Ö. 427-424, Erekhtheion : İ.Ö. 421-405


 


Akropolis Müzesi, Bizans Müzesi, Planetarium, Ulusal Galeri, Ulusal Arkeoloji Müzesi, Agora Müzesi, Epigrafik Müze ve Ulusal Tarih Müzesi şehirde gezilebilecek müzelerden ve galerilerden sadece bir kaçı.


 


Santorini Adası


 


Santorini, şüphesiz Yunanistan’ın en sıra dışı adası. Denizden yüzlerce metre yükseklikte kurulu köyleri ve romantik terasları küllerinden yeniden doğan, dünyada eşi benzeri olmayan bir manzarayı ve yaşlı bir volkandan geriye kalan krateri seyrediyor. Adanın başkenti Fira’nın en önemli özelliklerinden biri de sadece bu adaya özgü bir tarzda inşa edilmiş olan evleri. Adanın söz konusu evleri tipik olarak küçük, kireç beyazı, sayısız pencereli ve özel çatı kaplamaları kullanılarak inşa edilen evler. Mikonos gibi, bu adada da her ailenin bir kilise yaptırma geleneği var. Ziyaret ettiğiniz kiliselerde yiyecek ve şarap ikramıyla karşılaşıyorsunuz. Zaten Fira’da tatlı şarap üretimi çok yaygın. Çünkü zengin volkan toprağı üzüm bağları ve küçük domates yetiştiriciliği için çok uygun. Köy yollarında karşınıza tadım yapılabilen şaraphaneler çıkıyor. Hepsi birbirinden şık, öyle ki, yaz aylarında buralarda düğünler organize ediliyor. Merkez Fira’ya oranla çok daha sakin ve çarpıcı olan Oia kasabasına 20-25 dakikalık bir otobüs yolculuğu ile ulaşabiliyorsunuz. Her saat başı kalkan otobüsler sizi dünyanın günbatımı güzelliğiyle ünlü bir köşesine götürüyor. Fotoğraf makinesini eline almamış biri için bile fotoğrafçı olmayı düşündüren bu cennet köşesinde, günbatımını uçurumun kıyısındaki lokantalarda izleyebiliyorsunuz..


 


Rodos Adası


 


Çok renkli bir tarihin izlerini taşıyan Rodos, tepelerin eteklerinde açan gülleri ile “Güllerin adası” olarak da biliniyor. Rodos, adını bir su perisinden alıyor. Antik çağların en zengin adalarından biri olmasının sebebi ise yanaşan gemilerden vergi almayıp sadece kumanya alma mecburiyeti getirmesi olmuş. 1309’da St. John şövalyeleri zamanında altın çağını yaşamış. Surlarla çevrelenen şehirdeki saray ve hastane binaları çok etkileyici. Osmanlı döneminde mimariye eklenen Muhteşem Süleyman ve İbrahim Paşa Camileri görülmeye değer. Şehir merkezine bir saat uzaklıktaki Lindos’ta bulunan kaleden enfes bir manzara izlenebiliyor. Yine kaledeki Athena tapınağı büyüleyici güzellikte. Rodos, halka açık plajlarla çevrili. Örneğin, Elli Beach, limana yaklaşık 20 dakikalık yürüyüş mesafesinde. Limandan taksi ile yaklaşık 30 dakikalık bir yolculuk sonucunda, Faliraki’nin enfes plajlarına ulaşabilirsiniz. Adada, hemen tüm plajlarda su sporları çok popüler.


 


Mikonos


 


Tipik bir Yunan adası olan Mikonos, gece ve eğlence hayatının renkliliği ile ünlü. Çok yakınındaki antik ada Delos arkeolojik kalıntılarıyla kısa bir deniz yolculuğuyla ziyaret ediliyor, ancak adada kimse yaşamıyor. Önemi ise, Yunan mitolojisine göre güneş tanrısı Apollo’nun doğduğu yer olması. Küçük Venedik olarak bilinen kısım adanın en ünlü koyu. “Little Venice” olarak adlandırılan koy, eskiden kaptanların oturduğu evlerin olduğu bir bölgeyi de kapsıyor. Burada keyifli bir kahve molası vermeniz gerek. Alefkandhra semtinin içinde, biri Roma Katolik, diğeri Yunan Ortodoks olmak üzere iki katedral bulunuyor. Paradise, diğer adıyla Çılgınlar Plajı, 60’lı yıllarda hippilerin popüler hale getirdiği, şimdilerde de dünyanın her yerinden gelen turistlerin ününü koruduğu önemli bir adres. 24 saat açık barları, kampları, küçük dükkanları ve profesyonel su sporları merkeziyle halen popülaritesini koruyor. Paradise plajına hem deniz, hem karadan ulaşabilirsiniz.


 


Dikkat Edilmesi Gerekenler


 


*En çok şikayet edilen şeylerden biri işgüzar taksi şoförleri.


*Yaz aylarında güneş altında fazla vakit geçirmemeye çalışın. Oldukça güçlü ışınlar ve her an çarpılabilirsiniz.


*Özellikle büyük şehirlerde ve turistik merkezlerde yankesiciler ve hırsızlar her geçen gün artıyor.


*pek çok ürünün fiyatı alıcının turist ya da ülke yerlisi olmasına göre değişim gösterebiliyor. Turistik mekanlarda dikkatli olun.


*Yaz aylarında ülkenin ormanlık bölgelerinde sıklıkla yangın çıkıyor.


 

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*