St.Vincent ve Grenadinler – 2-

 










Sabah etkili bir saganakla uyaniyorum. Kovayi gecelim, tankerlerle su bassalar ancak bu kadar yagabilir. Hava hic duzelecek gibi durmuyor. Pansiyonun terasinda korunakli bir yer bulup kahvaltimi agirdan yapiyorum. Ben doydugumda hava gunluk guneslik oldu bile ( hayir, butun gunu kahvalti yaparak gecirmedim). Kaldigim yer sehre yakin tepelerden birinde. Yola inmesi iyide aksamlari yukari cikmasi yorgunken cekilmiyor. Neyse yola inip minibuse binerek
“Villa” koyune yollaniyorum. St.Vincent adasinin fazla turistik bir yer olmadigini soylemistim, adanin belki de en turistik bolgesi simdi ugrayacagim Villa ve civari. Villa’nin merkezi kiyiya neredeyse degecek kadar yakin bir ada ve kayaliklarla korunan dogal bir liman. Adanin guneybati kisminda en uzun plajlar ve . St.Vincent’taki dalis ve yelken firmalarinin hepsinin merkezi de burada. Kumsal biraz dar olsa da kalabalik. St.Vincent’taki en buyuk tatil koyu (ki sadece 32 bungalow’dn olusuyor) Villa’daki Young adasinda. Adaya ulasim sadece kayikla mumkun, ya da kisa bir yuzme mesafesinde. Adadan kiyiya bakinca yuksek daglar ve kayaliklarla sinirlanan koy gercekten etkileyici. Doga St.Vincent’a comert davranmis.

Ve Karayip Korsanlari

Ogleden sonra Wallibou koyunu gormeye gidiyorum. Minibusten inince uzaktan digerlerinden farksiz kucuk bir kumsala benziyor. Yaklasinca korsanlar ortaya cikyor… Cidden. Burasi Karayip Korsanlari filminin seti olarak kullanilmis. Setin parcalari cogu halen saglam ve ayakta: kopru, eski han,daragaci, iskele, nalbur, konaklar. Etrafima bakip hangi parcanin fillmin neresinde kullanildigini hatirlamaya calisiyorum. Koydaki kucuk otelin yarisini film icin disaridan eski bir han sekli vermisler, binanin sol tarafi halen eski halinde. Duvarda film esnasinda cekilen fotograflar benim gibi filmin sahnelerin hatirlamaya calisanlar yardimci oluyor. Su akvaryum gibi: uzaktan gecen balik suruleri tum ayrintilariyla gozukuyor. Kiyida hediyelik esya satan yasli Vincy ( St. Vincent’lilar kendilerini boyle adlandiriyor), kiyiya 40-50 metre mesafede mercan kayaliklari oldugunu soyluyor. Biz konusurken iki yelkenli suzulerek kiyiya yaklasiyorlar. Kiyiya ip bagladiktan sonra yelkenllilerden birinden ana-babalariyla uc cocuk iniyor, Jack Sparrow’u ziyarete gelmisler.

Wallibou koyuna cok yakinda Wallibou selalesi var. Gelmisken goreyim diyorum. Yol kenarindaki kucuk bir kulubede oturan dort kisi var, gectigimi gorunce soru yagmuruna tutuyorlar, neredensin, Turkiye nerede, neden geldin, nasil geldin gibi. Yanlarina gidip oturuyorum, iclerinden ikisi yari turist: 20 sene once Ingiltere’ye gocmusler, simdi iki haftaligina tatile gelmisler. Onlarda selaleyi gormek istiyorlar.
“ Hadi cikalim artik”
“ Yok bekle biraz acelen ne?”
Iki turist daha geliyor. Bu kez eski Vincy’li bana donerek diyor ki:
“ Hadi simdi cikalim”
“ Olur”
Yurumeye basladiktan 5 dakika sonra diyor ki:
“ Bunlara guvenilmez, az kisiyle gidersen soyarlar sonra”
“ Hadi yaa. Ya sen buralisin , sana ne diye dokunsunlar”
“ Gocen herkesin parasi oldugunu biliyorlar, kimseye guvenme”
O ana kadar St.Vincent bana son derece guvenli gelmistir oysa. Selaleye variyoruz, kucuk bir sey. Yeniden yola inip minibus beklemeye basliyorum.

Sessizligi yirtarak sonuna kadar acik muzigiyle minibuslerden biri geliyor. Minibuslerin buradaki adi basit, sadece van. Her vanin uzerinde ilginc bir isim yaziyor: Baby Sitter, Challenger, Cliff Runner, Moby Tick, Fat Sheriff, Leftovers, Blackout… Kisa mesafeler 40 kuruz, 10-15 km’lik yolculuklar 1 YTL. Yolculuk ucreti binerken degil inerken veriliyor.

Aksam terastan denize bakarak yemegimi yiyorum. Onum deniz, arkam yesillik. Yildizlar , etrafta fazla isik olmadigindan, daha iyi gozukuyorlar. Adada endustri neredeyse olmadigi icin hava cok temiz. St.Vincent, ulasilmasi kolay olmadigi icin, henuz bakir kalabilmis. Yarin daha turistik bir yere, Antigua ve Barbuda’ya gidecegim. Ama gitmeden once bu guzel aksami iyice icime cekmeliyim.
Antigua’da gorusmek uzere….

3 yorum

  • EYLÜLADA dedi ki:

    BAŞAR KURTBAYRAM… Yüzde yüz, binrota’nın en maceracı üyesi…

  • BÜLTER dedi ki:

    bu güzel serinin devamı buradaymış. maden teknik arama enstitüsü üyelerin den Mr. Uçak bu yazıyı tekrar günümüz toplumuna kazandırmış. aa Uçak, Mr.No. güzel benzerlik. ..bu arada para birimi “kuruz”.(bayılıyorum bu yazılara). Bay Başar hep söylerim siz bir gezi uzmanısınız.

  • butun_2882 dedi ki:

    son fotoğraf bir harika. keşke set fotoğraflarını da görebilseydik. canlandırılmıyor da kafada..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*