Singapur’dan notlar

Singapur’a gidecek tatilcilere bir faydası olur düşüncesiyle 5 günlük Singapur gezimden kısa notlar sunmak istedim sizlere. Singapur bana çiçekten kolyeleri ile gülümseyen kızların karşıladığı, her yerde deniz kabuklarının, tropikal meyvelerin, rengarenk takıların olduğu bir ülkeyi çağrıştırırdı hep.

Modern metrosu şaşırttı beni ilk önce. Açık söylemek gerekirse, bu kadar ileri bir teknoloji beklemiyordum… Ulaşımda metroyu güvenle kullanabilirsiniz. Hem çok ucuz hem de istediğiniz noktaya hiç beklemeden pratik bir şekilde ulaşabilirsiniz. Ortalama 2.5 Singapur doları (yazıda belirttiğim diğer fiyatlar da Singapur Dolarıdır). Standart tek yön bilet alıyorsunuz sonra biletinizin kullanımı bitince kartınızı okutup 1 dolarınızı geri alıyorsunuz. Bir de 5 yıl kullanılabilen akbin gibi para yükleyebileceğiniz kartlar var mavi renkte. Standart olanlar ise yeşil. Ben taksi kullanmadım. Bu nedenle taksiler hakkında bir şey diyemeyeceğim. Öncelikle dikkat edilmesi gereken 2 noktaya değinelim. -Trafiğin ters aktığını aklınızdan çıkarmamalısınız. Alışmak biraz zaman alıyor. Yola inmeden mutlaka sağınızı kontrol edin. Sidney’de bunu düşünüp her kaldırımın bitimine “lütfen sağınıza bakın” yazmışlar ama burada öyle bir uyarı da yok.

İkincisi de çekeceğiniz yüzlerce fotoğrafı bilgisayarınıza yükleyebilmek, fotoğraf makinası, bilgisayar ya da telefonunuzu şarj edebilmek için Singapur prizlerine uygun üç girişli bir adaptör. Eğer adaptörün nasıl olacağından emin değilseniz havaalanından da alabilirsiniz hava alanındaki fiyat şehirden ucuz. Singapur halkı çok yardımsever, turistlerle yaşamaya alışmışlar, resmi dilleri İngilizce olduğu için hemen herkes sizi anlıyor. Benim dikkatimi çeken bir diğer nokta da kızların neredeyse hepsinin çok zayıf olması. Uzun, dümdüz siyah saçları, çekik gözleri, modern (öyle böyle değil marka) giyimleri, minicik elbiseleri….Pantolon giyen yok denecek kadar az. Oldukça feminen giyiniyorlar. Ayakkabılar hep kalem topuk:) Hava çok bunaltıcı. Antalya’nın temmuzunu düşünün. Yağmur bastırırsa panik yapmayın yarım saat sonra günlük güneşlik oluyor yine. Bir gün giydiğinizi ertesi gün nemden ve terden giyme şansınız yok o nedenle bol bol şort tişört almayı ihmal etmeyin.

Ben Orchard caddesinde bulunan Orchard otelde kaldım.5 yıldızlı güzel bir oteldi. Bir gecelik fiyatı yaklaşık 220 dolar. Tabii oda fiyatı bu 2 kişi de kalabilirsiniz. Ancak kahvaltı vs. bu fiyata dahil değil. Otelde açık büfe kahvaltı fiyatı da kişi başı 37 dolar civarındaydı. Bizim ülkemizde her şey dahil sistem var genellikle ama orada her şey için ücret ödemeniz gerekiyor. Ben 2 gün daha kalmaya karar verince tavsiye üzerine Little India’da kaldım. Little India daha ucuz bir semt. Örneğin oda+kahvaltı fiyatı burada 128 dolardı. Tabii kalite anında fark ediyor. Müşteri profili hemen değişiyor, otel koridorları gürültülü, hizmet kalitesi düşük. Biraz daha fazla ödeyip Orchard’da kalın derim ben.

Gece boyunca Orchard’da dolaşabilirsiniz ama aynı şeyi Little India için söyleyemem. Kimsenin bir şey dediği ya da rahatsız ettiği yok ama gece biraz ürkütücü. Özellikle yalnız seyahat edecek bayan arkadaşlar Orchard caddesini tercih ederlerse daha rahat ederler. Singapur’da hemen hiçbir yerde ücretsiz internet bulmak mümkün değil. Starbucks’lar hariç) Orchard caddesinde 2 tane Starbucks var. Büyük olanda istediğiniz kadar internete bağlanabilirsiniz. Coffee Bean de de ücretsiz olarak kullanıcı adı ve şifre veriyorlar, bu şekilde bağlanıyorsunuz.

Gezilecek yerler: Sentosa adasına tam bir gün ayırmalısınız. Zamanınız varsa adada konaklama imkanı da var. Cable car dedikleri teleferikle karşıya geçmek çok keyifli. Metro, otobüs de gidiyor. Teleferiğe gitmek için metroyu kullanabilirsiniz. HarbourFront da yani son durakta iniyorsunuz. Kuleye geldiğinizde biletle birlikte paket programlar alırsanız daha ekonomik oluyor. Standart paket, teleferikle gidiş dönüş dahil 61 dolar. Çocuklar için genelde indirimli fiyat uygulaması var. Adada çocuklarınızla olacaksanız aktivitelerin içinden seçim yapabilirsiniz. Yunus gösterisini, su altı dünyasını çocuklarınızla gezebilir, balıklara dokunabilirsiniz.4D film de var paketlerin içinde. Ben de girdim bu filme ama kabus gibiydi. Hep gözümü kapatmak zorunda kaldım adrenalin tutkunları sevebilir. İnanılmaz derecede farklı bir o kadar da izlemesi zor bir film diyebilirim, daha fazla açıklama yapmayayım.

Hava karardıktan sonra yapılan “Songs of the sea” ışık gösterisini kesinlikle izlemeden gelmeyin. Akşam 19:40 ve 20:40 ta iki gösterimi var. Bilet fiyatı 10 dolar. Çok farklı bir gösteri, laserde son teknoloji diyelim. Gece gökyüzünde bir prenses göreceksiniz, oldukça sıra dışı…Telesiyej (Skyline) ile kulenin yanından sahile inin. Bu teleferikten daha da keyifli. Bir de komandolar gibi halatlara asılarak da inme şansınız var onu ben denemedim. Adayı yüksekten bir kez daha görmek isterseniz adada bir de kule bulunuyor. Hem teleferik hem de telesiyeje bindiğim için ben kuleye çıkmadım. Adanın sahili çok güzel. Sahildeki barlarda oturup keyif yapabilirsiniz. Bu barlarda fiyatlar biraz yüksek. Bir fikir vermesi bakımından örneğin bira 14 dolar. Kumsalı çok güzel ama deniz çok bulanıktı. Siz yine de mayonuzu alın yanınıza, girmeseniz de güneşlenebilirsiniz.

Adada bisiklet kiralayabilirsiniz. Yol bisiklete çok uygun, bisikletin 1 saati 12 dolar. Adada casino var. Singapurlu olanlar para ödüyor, siz pasaportunuzu gösterip girebilirsiniz. Casinonun içinde yöresel yemekler yapan bir de lokanta bulunuyor fiyatları oldukça uygun. Casinodan çıktığınızda sol tarafta sadece ekmek ve unlu mamuller yapan Breadtalk var buranın da fiyatları Starbucks’ın üçte biri civarında ve çok değişik pastalar kurabiyeler tadabilirsiniz.

Universal Studios Singapore’u da görme şansınız var adada. Bunun da fiyatı 72 dolar civarında. Teleferiğin olduğu yerdeki hediyelik eşya dükkanı çok zengin çeşitlere sahip. Bunların dışında adada lolipop ağaçlarını görmelisiniz. Ben bakmaya doyamadım. Ancak sıradan hiçbir özelliği olmayan lolipoplar bile 7 dolardan başlıyor. Yani dışarısı mağazanın içinden daha güzel.

Botanik parkı: Orchard caddesinden Tanglin caddesine geçerseniz 10 dakikalık yürüme mesafesinde botanik parkına ulaşabilirsiniz. Burası için de yarım gün ayırmalısınız. Botanik parkına ücretsiz giriyorsunuz. Parkın en önemli kısmı National Orchard Park. Sadece burası için 5 dolar ödüyorsunuz. İçeride görecekleriniz yanında bu 5 dolar çok ucuz kalıyor. Yüzlerce orkide türü bulunuyor. Büyüleyici bir park. Parkın içinde yer alan bir binada doku kültürü ile üretimini anlatan bir video gösterimi de sunuyorlar. Bazı VIP orkideler belirlemişler ve Margaret Thatcher, Lady Diana gibi ünlü kişilerin, genellikle devlet başkanlarının isimleri verilmiş bu orkidelere. Botanik parkında bahçe malzemeleri satan bir mağaza var, parkla ilgili çok güzel kitaplar satıyorlar. Bitkilere özel bir ilginiz varsa orkidelerin yetiştirilmesi, parktaki ağaç türleri gibi detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. 4.5-5.0 dolara güzel hediyelik orkide broşlar var. Botanik parkı hakkında bilgi veren hediye kutularında satılıyor. Ucuz ama şık görünen farklı bir hediye olabilir. Botanik parkında göllerin yanından geçerken suya dikkatli bakın yüzlerce su kaplumbağasını, balıkları görme şansınız var.

Little India: Adından da anlaşılacağı üzere daha çok Hintlilerin yaşadığı bir bölge. Pasajlar Hint kıyafetleri diken terzilerle dolu. Ağır bir baharat kokusu bütün sokakları sarmış durumda. Burada vaktiniz olursa bir Hint tapınağına uğrayın, çok sayıda heykel göreceksiniz tapınakta ve her biri için ayrı ayrı dua ediyorlar. Tapınağa girerken ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor. Daha önce okuduğum Singapur yazılarında Mustafa Center’a uğrayın yazısına sık rastladığım için merak edip ben de gittim. Mevki olarak Little India’da yer alıyor. Little India’dan metroya binip bir durak sonra inerseniz tam önünde inmiş oluyorsunuz. Hediyelik eşyalar şehir merkezine göre biraz daha uygun. Çok büyük binlerce ürünün satıldığı bir alışveriş merkezi. Ama şık bir yer beklemeyin. Elektronik ilgi alanıma girmediği için ben bir şey almadım. Birçok Singapurlu yerel telefon hattı ile satılan telefonları alıp daha sonra satıyor. Mağazalarda fiyatlar farklı olmakla beraber bu şekilde satın alırsanız örneğin iphone 4 ü 400 dolara alabilirsiniz. Tabii ne kadar güvenilir, garantisi olur mu bilemiyorum.

Şehir turu: Singapur City Pass adı verilen bir kart satıyor tur şirketleri. Hop on-hop off adı verilen üstü açık otobüslerle şehri gezebilirsiniz. Bu kartı 2 gün kullanabiliyorsunuz. Tek gün için ise ayrı bir bilet satıyorlar. Şehir turuna katılırsanız kısa sürede göremeyeceğiniz pek çok noktayı görme şansınız olur. Örneğin ilginizi çeken bir semtte iner dilediğiniz kadar dolaşır sonra indiğiniz durakta bekleyerek elinizdeki bileti gösterip tekrar turunuza devam edebilirsiniz. Şehir turuna tekne turunu (duck tour) da ekleyin mutlaka. Hem karada hem denizde giden, biraz gürültülü ama ilginç bir araçla yaklaşık 45 dakika kadar sürüyor.

Changi hava alanı: Changi hava alanını özellikle yazmak istedim çünkü sıra dışı bir havaalanı. Eğer çok beklemeniz gerekirse sıkılmanıza izin vermiyorlar.3 numaralı terminalde bir kelebek bahçesi var (Butterfly Garden)Burada rengarenk kelebekleri, böcek yiyen bitkileri görebilirsiniz.Skytrain ile 2 numaralı terminale geçin. Bu tren sadece hava limanı içindeki terminallerde taşıma yapıyor ve 3 dakikada bir kalkıyor. 2 numaralı terminalde de orkide bahçesi ve ayçiçeği bahçesini gezebilirsiniz. Bunun dışında hava alanı içinde pek çok danışma var. Ayrıca havalimanının çeşitli yerlerine krokiler konmuş. Bu krokiler oldukça net. Eğer herhangi bir noktaya bakmak isterseniz hemen görevliler gelip nereye gitmek istediğinizi soruyor ve yardımcı oluyorlar. Havaalanından metroya binip şehre giden ilk bağlantı noktasında indiğinizde de görevliler yanınıza gelip size yol gösteriyor. Hoş bir karşılama diyebiliriz. Havaalanının 2. terminal 3. katına yatabileceğiniz türde koltuklar koymuşlar bu koltuklarda uyuyabilirsiniz, ayrıca bu koltukların alarmı var istediğiniz saatte uyanmak için ayarlayabiliyorsunuz. Yine 3. kattaki wc’lerde duş dahi yapabilirsiniz. En çok ilgimi çeken de bebekli ve yalnız anneler için tuvalete klozetin hemen önüne bebeği güvenle oturtabilecekleri portatif sandalyeler koymuş olmaları. Bunların dışında pek çok yerde, çok gezmiş olacağınız düşüncesiyle sanırım ayak masajı yapan koltuklar, sıkılmamanız için 3D film izleyebileceğiniz bölümler de bulunuyor. Singapurun önemli motiflerinin yer aldığı bir stand oluşturmuşlar, masa üzerindeki mühürlerle kağıtlara bu motifleri kendiniz basabilirsiniz. Bu motiflerden puzzle yapmışlar ama sanırım büyükler için. Çocuklar için ise açıkçası oyun alanı gözüme çarpmadı. Sadece bir boyama standı gördüm. Bu standta kabartma resimlerin üzerine kağıt koyarak resmi kağıda geçiriyor çocuklar.

Şehirde Subway adında genellikle sandviç satılan bir fastfood markası var. Daha çok Avrupa işi soğuk sandviçler satıyorlar. Ben Hint ve Çin yemeklerinin soslarına katlanamadığım için Subway benim kurtarıcım oldu. Güzel bir tatil geçirmeniz dileğiyle…

9 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    kesinlikle singapura gitmeyi düşünenler için güzel bir bilgi kaynağı olmuş ellerinize sağlık

  • Saudade dedi ki:

    İnsan bu yazısı alıp rahatça belirlediğiniz rotayla gezebilir. Teşekkürler!

  • DEEP73 dedi ki:

    singapura yola cıkmadan önce bence bu yazıyı mutlaka okumalı insan gercekten aydınlatıcı bir yazı olmuş.Changi hava alanı cokilgimi çekti açıkcası ne kadar güzel bir havaalanı öyle ınsanın sıkılmasına işzin vermiyor her türli ihtiyaç düsünlmüş bence. keyifle okudum yazınızı tesekkürler..

  • umutaktas dedi ki:

    Singapur uzak doğu ülkelerine göre hem daha gelişmiş bir o kadar da pahalı biryer.Bütce açısından biraz yüksek kalıyor açıkçası(bu bütçeye çok daha iyi alternatifler var).
    imkanı olanlar için gidilip görülesi bir yer olduğu ortada.
    çok teşekkürler,,

  • Gelidonya dedi ki:

    Beğenmenize sevindim arkadaşlar, umarım gidecek olanların işine yarar selamlar:)

  • destiny_gop dedi ki:

    Yazınızı keyifle okudum..
    Alvin Toffler in Singapur’la ilgili bir sözüni paylaşmak istedim;
    “Gelişmekte olan bir ülkenin yapacaği en akillica iş, köylülerinden tamamen kurtulmaktir. Singapur bu sayede Singapur olabilmistir.”

  • NEŞE dedi ki:

    10 Yıl sonra anılarımı canlandırdınız ve bu güzel şehri özlediğimi anımsattınız..Daha önce de yorumlar bölümünde yazmıştım galiba ,bu şehri ya çok seviyorlar,ya da hiç…Ortasını duymadım,ben çok sevenlerdenim..Lıttle India dan aldığım şahane kumaşlar güzel kıyafetlere dönüştü ve kentin renklerini hissediyorum hala…Sizin güzel fotolarınız da bana bu güzel renkleri yaşattı..

  • incialp dedi ki:

    bu tarz yazıları okumayı seviyorum. priz konusunu bilmiyordum mesela.. ama uzakdoğu’da benim en çok ilgimi çeken şey yemekler… siz sevmiyorum demişsiniz, ben gidince bol bol yazarım artık 🙂

  • pyrhus dedi ki:

    Singapur’a iki kere gittim ama yazınızı okuyunca hala gideceğim yerlerin olduğunu öğrendim. Elinize sağlık. Güzel bir yazı olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*