Singapur Hatırası

                                            Uzakdoğu’nun Paris’i Singapur 

Bangkok’a kadar gelip de Singapur’u görmeden Uzakdoğu’dan
dönmek olmaz diye düşündük ve Air Asia FD3501 sefer sayılı uçak ile Singapur’a
doğru sabah saat 07:05’te uçtuk. Yolculuk yaklaşık 2.5 saat sürüyor. Bangkok
ile arasında 1 saat farkı var. Rezervasyonumuz Bugis İstasyonu yakınındaki İbis
Hotel’de yapmıştık. 3 yıldızlı olan bu otelin gecelik fiyatı hafta içi vergiler
dahil 200USD’dir. Bangkok’ a göre nerdeyse 4-5 kat pahalı bir fiyattı. Ancak
otelin de 5 yıldızlı bir otele yakın bir konforu olduğunu söylemeliyim. Bu
arada Orchard Caddesindeki 5 yıldızlı otellerde çok erken rezervasyon
yaparsanız geceliğine bundan 100 dolar fazla ödeyip kalabilirsiniz.

09.11.2011: Terminal 3 den terminal 1’e flytrain, terminal 1
den sonra da 1 metro değiştirerek otelimize vardık. Yerleştikdikten sonra otele
yakın bir Food Court’ta daha önce pek alışkın olmadığımız şeyler yedikten sonra
yola koyulduk. Amacımız en kestirme yoldan bir anacaddeye çıkıp oradan da City
Tours’a ait kırmızı çift katlı bir otobüs’e kendimizi atıp şehir turu yapmaktı.
Beklediğimiz imkana kısa süre sonra kavuştuk ve kırmızı ışıkta duran bir
otobüsün içinde bulduk kendimizi…Bu şehir turu otobüslerinin 3 değişik
güzergahları var: Yeşil hat, turuncu hat, kırmızı hat…Elinize broşürünü
aldığınızda şehir haritasında hem bu hatları hem de ring sefer yapan
otobüslerin duraklardan hareket saatlerini göreceksiniz. Bazı  güzergahlar kesişmekle birlikte şehrin farklı
yerlerine gidiyorlar. Aslında en iyisi bu şehir turunu sabah erken satın almak
ve bütün gün bu otobüslerle kişi başı 20SGD’ye şehri gezmektir. İnip dolaşıp
bir sonraki otobüse tekrar binmek…Ana istasyonları ise Singapur Flyer dedikleri
şu meşhur 6 yıldızlı otelin yanındaki yerdir. Yeşil hat üzerinde yaklaşık 1.5
saat süren bir şehir turu yaptık. Burada Bangkok’daki o nispeten oldukça yoksul
olan hayattan eser yok. Her yer gökdelenler, finans merkezleri, lüks oteller,
restaurant’lar , alışveriş merkezleri…Orchard Caddesi diye bir mekan var, burası kesinlikle Paris’in Champs-Elysees caddesinden çok daha uzun, çok daha
gösterişli ve çok daha lüks… Kişi başı 55000USD geliri olan şehrin insanları ve
hayat burada kendini gösteriyor.






Daha sonra kırmızı hatta binip Sentosa adasına gittik.
Burası bir eğlence ve dinlenme yeri… İçinde bir flytrain ile dolaşılıyor.
Universal Studios durağında kişi başı 68SGD’ye girilebilecek bir Disneyland
Tarzı eğlence merkezi vardır. İçinde masal ve çizgi film kahramanlarının
yeraldığı Hollywood, New York’un eski filmlerde görebileceğiniz
caddelerinin canlandırıldığı yerler var. Biz yanımızda kızımız olmadığı için
içeri girme gereksinimi duymadık.  Çevresinde ise cafe ve çikolata tarzı ürünler
satan yerler vardır.



Sentosa adasında bir sonraki durağımız Beach denilen kumsal
ve Resortların bulunduğu yer oldu. Flytrain’den indikten sonra yan tarafları
açık bir otobüsle son durağa kadar gidiyorsunuz. Burası gerçekten çok güzel,
yeşil, sakinliği ile insanı dinlendiren bir yer…Geceyi geçirmek veya bir süre
adada kalmak için resort tarzı yerler vardı.




Sentosa Adasındaki bir sonraki durağımız yeraltındaki
akvaryum oldu. Burası güzel ama gitmezseniz pek bir şey kaybetmeyeceğiniz bir
yer. Istanbul’da çok daha güzel olanları var nasıl olsa…

Dönüşümüz teleferikle olsun istedik. Ama maalesef hava
kararmaya başlamıştı. Oysa gündüz binmek çok daha zevkli olurdu diye düşündüm.
Yine de ışıltılı Singapur’un gece muhteşem görüntüsüne tanıklık ettik. Bu
teleferik yolculuğunu şiddetle tavsiye ediyorum.


Buradan sonra Orchard’a gittik. Her yer insan kaynıyordu.
Paragon AVM’nin içinde M1 Mağazasına uğradık bir arkadaşımıza iPhone 4S almak
için ancak, kontratla veriyorlardı. Karşısındaki Applestore’da da yoktu. Bu
notları Singapur’dan telefon almak isteyenler için düşüyorum.

Ve yürümeye başladık… Neredeyse Orchard’ın başından taa
Little India’daki Mustafa Center’a kadar yürüdük. Yaklaşık 4 kilometre yol
yapıyor. Little India adından da anlaşılacağı üzere küçük bir hint semti…Sanki
Singapur değilmiş gibi…Hintçe konuşuluyor, giyimler farklı, binalar farklı, mağazalar farklı, yemekler farklı ve
bu semt 24 saat ayakta…  Mustafa Center
elektronikten tekstil ve kozmetiğe 24 saat açık devasa bir AVM…Ancak öğle çok
da ucuz olduğu düşünülmemeli…

10.11.2011: Clarke Quay’e gidip nehirde bir tekne turu satın
aldık. Yaklaşık 40 dakika tekne ile nehirde gezinti yapıyorsunuz. Bunu da yukarıda
bahsettiğim şehir turları ile bağlantılı olarak alabilirsiniz. Daha ucuza
gelebilir.



Bir üstteki resimde gördüğünüz üzerinde gemi olan yer Marina Bay Sands Hotel’dir. Burayı Texas’lı bir Petrol milyarderi yaptırmış. Rehberimizin anlattığına göre kendisi 2008 ekonomik krizinde çok zor durumda kalmış ve inşaatı bitirmek için varını yoğunu satmış.

Daha sonra yine Orchard Caddesinde biraz dolaşıp China
Town’a gittik. Burası da yine adından da anlaşılacağı üzere food court’ları,
tapınakları metronun hemen çıkışındaki AVM’si ile küçük bir Çin Semtidir.
Buradaki AVM’de elektronik eşya, iPhone, iPad alabilirsiniz. Fiyatlar
geçeklerine çok yakındır. Ama ne derece güvenilir bilemiyorum.

Burada fazla kalamıyoruz çünkü gece safarisine yetişmek için
otelimize dönmemiz lazım. Saat 18:00 gibi otelimizden tur görevlileri
tarafından alınıyoruz. Gece safarisi gerçekten mutlaka yapılması gereken bir
turdur. Çünkü şimdiye kadar vahşi hayvanları (aslanlar, kaplanlar…) tropikal
bir orman içinde ve kendi doğal yaşamlarında diğer hayvanlarla birlikte görme
imkanım olmamıştı. Orman içinde üstü açık bir arabayla dolaşıyorsunuz ve flaş
patlatarak çekim yapmanız yasaktır. Bunu yaptığınız zaman mutlaka uyarı
alıyorsunuz. Benim fotoğraf makinam biraz eski bir model olduğu için maalesef
görüntü alamadım.Bu yüzden burada paylaşamıyorum. Burada ilginç olan leopar
hariç bütün hayvanlar birbirleri ile yakın ve aralarında engel olmaksızın kendi
bölgelerinde kalıyorlar.  Sadece leopar’ı bir camekandan görüyorsunuz. Aslanlar, kaplanlar, gergedanlar, filler, su aygırları,
bufallolar, kurtlar, tilkiler, yarasalar, kunduzlar açıkçası national
geographic’de ne görüyorsanız var. Ama ne aslanlar ne de kaplanlar – ne size ne
de diğer hayvanlara –  saldırıyorlar.
Adeta normal bir durummuş gibi davranıyorlar. Bu durumu tur görevlisi havanın
karanlık olması ve hayvanların turdan önce tıka basa doyurulmuş olmaları ile
açıklıyor. Ben ise bir faktörün daha etkili olabileceğini düşünüyorum. Acaba bu
hayvanlar doğumlarından beri buradalar mı? Yani avlanmak denilen kavram onlar
için hiç geçerli olmadı mı? Demekki aslanı aslan, kaplanı kaplan yapan onun
yetiştiştiği ortammış. Yoksa kediden farkları kalmazmış.

11.11.2011. Bu sabah ilk olarak Sim Lim Square adlı AVM’ye uğradık. Uygun fiyata elektronik eşya alabilirsiniz. Fiyatlar asıl ürüne eklenen yan ürünlerinin ve bu yan ürünlerin niteliklerine göre değişebiliyor. Örneğin bir fotoğraf makinası alacaksınız. Size bunun yanında verilen memory card’ın kaç megabytes olduğunu sorun. Buradan çıktıktan sonra Singapur’un en büyük alışveriş caddesi olan bizim otelimizin yanıbaşındaki Bugis Market Street’te dolaştık. Burada en ucuz alabileceğiniz T-Shirt 12SGD’dir. Yani yaklaşık 10USD. Bu fiyat Bangkok’da 3USD’dir. Buradan sonra artık otelimize dönüp check out yapıp Istanbul’a uçmak için Bangkok’a geri dönüyoruz ve Singapur maceramızı bitiriyoruz.

Singapur Hakkında son olarak söylemek istediklerim:
Singapur 662km2’lik 5 milyon nüfuslu bir şehir devlettir.  Singapur Cumhuriyeti parlamenter demokratik sisteme dayalıdır. Nüfusunun %80’ini Çinliler diğer kısmını ise Malaylar, Hintliler ve diğer komşu ülkelerin halkları oluşturmaktadır. Kişi başına düşen 55000USD’lik yıllık gelir ve Merkez Bankasındaki 160 milyar dolar rezervi ile dünyanın en zengin ülkeleri arasındadır. Ekonomi ithal edilen hammaddenin işlenerek ihraç edilmesi üzerine kurulmuştur. Turizm alanında da iddialılar. Her yıl yaklaşık 10 milyon turist gelmektedir. Son derece temiz, düzenli, kentleşmesini başarı ile tamamlamış, yeşil alanları itinalı bir şekilde korunmuştur. Şehrin orta yerinde botanik bahçelere rastlamak mümkündür. Genel olarak konuştuğum insanlar böylesine modern, gelir seviyesi yüksek ve suç oranı düşük bir ülkede yaşamaktan memnun olduklarını söylüyorlardı.














5 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    bu güzel singapur yazınız için ellerinize sağlık

  • arkutbay dedi ki:

    Kapitalizm kendisine bir masal şehir-devlet yaratmış .

  • mertakinci dedi ki:

    hotelin dış görünüşü gerçekten çok ilginç yazınız için ellerinize sağlık

  • NEŞE dedi ki:

    Singapur ya çok sevilir ya da hiç,orta karar diyeni duymadım…Ben,bütün yapaylığına karşın çok sevmiştim.Çok temiz,çok güvenli,çok şık ama beton çok diyebilirsiniz.Aslında hemen şehir dışında ,içinde bir tur atabileceğiniz bir yağmur ormanı da var.Hint mahallesindeki kumaşçıları unutamıyorum.Anıları tazeledik,teşekkürler.

  • maxmajestic dedi ki:

    Demir Bey, Singapur ile ilgili güzel bir yazı olmuş. gayet de aydınlatıcı. Asya ülkeleri içerisinde Singapur kadar güvenli başka bir yer yok. 2 ay önce ancak 3 gün kalabilmiştim. Bu defa başta sizin gezdiğiniz Sentosa Adası’na gitmek için tekrar buradayım. Hedefim Universal Stüdyoları.

    Elektronik cihaz almak isteyen arkadaşların çok iyi araştırmasını öneririm. Zira fiyat sanıldığı gibi düşük değil. Malezya bu konuda daha ucuz.

    Elinize sağlık.
    Keyifli geziler.

NEŞE için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*