Sercelerin yurumeyi tercih ettigi yerlerde (Bolivya)

Sercelerin yurumeyi tercih ettigi yerlerde (Bolivya)


Gozlerimi aciyorum, nefes aliyorum. Hayir, alamiyorum. Bir daha nefes,
derin, yok, Yetmiyor, daha fazla, daha dazla lazim.Daha derin derin,
nefes alisim iyice siklasiyor. Panik. Yataktan dogruluyorum. Cok coguk,
cok coguk. Nefes. Nefes. One egiliyorum. Dur, dur, dur. Nefes, hava,
nefes, hava. Ohhhhhhhhh. Hava, sonunda hava. Biraz daha oturuyorum,
soguktan titremeye basliyorum. Oohhh, hava, hava, hava. Cigerlerim
doluyor. Sakin, sakin, yat. Yat artik oglum Basar. Uyumak lazim. Basim
catliyor, beyninim ikiye ayrildigi cizgiyi hissettigime eminim. Sirayla
bir sol, sonra sag yarimkurem buradayim diye zonkluyor. Durun, durun,
iki dakika uyuyayim durun.

Bolivya’da
4300 metre yukseklikteki Laguna Coloroda kiyisinda bir yatakhanedeyim.
Disarisi eksi on derece kadar, icerisi de pek farkli degil gerci:
isitma yok. Isinmak icin daha fazla battaniye alabilirsiniz, ama onunda
bir siniri var: dort battaniyeyi ikiye katlayinca sekiz katli bir sey
cikiyor ortaya. Valla burada benim diyen uyurgezer bu aliskanligi
burada birakir, o battaniyelerin altindan kalkamaz. Oda nefesimizle
isiniyor, ne kadar kalabalik bir yatakhane ise o kadar iyi. Tabi nefes
alabilirseniz. Bu yuksekllikte hava cok ince ve cok soguk. Yatagim
ancak sabaha karsi uce dogru isiniyor.. Bu basit ve yalin konaklama
yerinde gunluk hayatimizda gormeye alistigimiz bircok sey yok ama
oksijen tupleri var ve bosuna degil.

Bolivya’nin
Sili sinirina yakin bolgesine Altiplano (yuksek yayla) adi veriliyor.
Bolgenin yuksekligi 3500m-6600m metre arasi degisiyor. Bu yukseklikte
hava daha serin. Ilkokul bilgilerimizi hatirlayalim: sicaklik her 200
metrede 1 derece duser. Buna gore deniz kenarinda sicaklik 21 derece
iken Laguna Colorada kiyisinda (4200 m) 0 derece olur. Bu Turkiyede
Suphan daginin tepesinde yatmak gib bir sey. Yuksekligin artmasi ile
birlikte hava inceliyor ve bulutlar daha asagi seviyelerde kaldigi icin
hava gunesli ve cok yakici bir hale geliyor. Kapali bir alanda cam
kenarinda durursaniz hava ciddi anlamda sicak geliyor, yaniyorsunuz.
Disari cikincada donuyorsunuz. Bu yukseklikte deniz seviyesine gore
oldukca az oksijen var, insan vucudu birden yukseklik degistirmeye
alisik degil. Bir gun icinde benim yaptigim gibi iki kilometre kadar
daha yuksege cikarsaniz yukseklikle ilgili sorunlar cikabiliyor.
Normalde gunde 300 metre kadar yukselmek en iyisi.

Bu
sorunlarin hepsine birden yukseklik hastaligi adi veriliyor.
Bazilarinda gercekten agir gecebiliyor, daha yuksege cikan dagcilar
icin hayati tehlike arzadebiliyor. Genel belirtileri kusma, yorgunluk,
nefes darligi, uykusuzluk, bas donmesi, basagrisi gibi seyler.
Geceleyin yatana kadar vucudum yuksekligi farkina varmiyor ( yada ben
iplemiyorum) ama geceleyin benden fena intikam aldi dogrusu. Neyseki
sabaha sadece uykusuzluk kaldi.

4300
metredeki Laguna Colorada kirmizi rengi ve burada konaklayan
flamingolari ile taniniyor. Yaa ben flamingolari tropik kislar
sanirdim, burada isleri ne? Sercelerde bir ilginc: bu yukseklikte
serceler once yurumeyi sadece zorunlu kalinca ucmayi tercih ediyorlar.
Bildigimiz sercelerin yanina biraz yaklassak hemen pipiriklenip ucup
giderler. Bu yukseklikte durum farkli: serceler ucmak yerine
olabildigince uzun sure yuruyerek kacmayi deniyorlar, calilarin
arasinda kosup duruyorlar.Bakiyorlar ki kacis yok arkalarindaki adam
illaki ne zaman uictuklarina bakacak (ben), zorunlu oldugunda
havalaniyorlar. Iki sebep: birincisi bu yukseklikteki ince havada ucmak
o ufak kanatlar icin kolay olmasa gerek, ikincisi bu yukseklikte
devamli esen ruzgardan ve savrulmaktan olabildigince uzak durmak.

Altiplano’da
yasam kosullari dusmanca. Bitki ortusu yok denecek kadar az ve toprak
degil kum kapli. Bu yuksekliklerde cikan kucuk kaynaklar hava isinana
kadar yani ogleden sonraya kadar donmus olarak kaliyor. Ogleden sonra
cozuluyor, gece yeniden donuyorlar. Altiplano’da yol yok, Altiplano’da
yol cok. Bolgede insan yerlesimi az oldugu icin asfalt yol yok, tum
yollar toprak. Yol olmayan yer icinde uzulmeyin, dortcekerinizle kendi
yolunuzu kendiniz yapiyorsunuz. Ya da gittiginiz yolu begenmediniz mi?
Siz bir tane acin. Hemen yaninda duz gozuken yere siz girin, pesinizden
birisi tekerlek izlerinizi takip edecektir, bakin sizin actiginiz bir
yol oldu bile.

Insanin burada
yasamasi hic kolay degil. 3500 metre-3800 metre arasi bitki ortusu
biraz daha kalinlasiyor. Bu ufak degisiklik beraberinde insan
yerlesimlerini de getiriyor: bu yukseklikteki otlaklarin ( oyle buyuk
genis yesillikler degil, parca parca kucuk boylu bitkiler dusunun)
kenarinda Lama yetistiren koyler boy atmis. Koylerin hemen yaninda
bolgeye ozgu patates turlerinin yetistirildigi ufak tarlalar var.
Gunduzleri gunesin kavurdugu geceleri herseyin dondugu bu koylerde
isitma yine yok. Ama isitma yok diye soyle cok sicak bir banyo
yapamiyacak misiniz? Hemen Sili sinirinin kenarinda 40-45 derece
sicaklikta geyserler var, bunlarda keyif icinde yuzebiirsiniz ancak
dikkat havuzun biraz otesindeki buzlarda kayip dusmeyesiniz.

Altiplano’ya
geldik, biraz daha iceri gitmek tabi. Yarin dunyanin en buyuk tuz
golundeyiz: 3650 metredeki Uyuni tuz golunde bulusmak uzere.

3 yorum

  • BÜLTER dedi ki:

    kısa ama bu güzel gezi hikayesini okuyalım.resimler de hoş.

  • handep dedi ki:

    sizin nefes alamayışınızı yaşadım sanki okurken.. çok güzel bir yazı.. 40-45 C sudayken havanın ”serinliğini” hissetmenin keyfini yaşamışsınızdır umarım :))

  • maliho dedi ki:

    Madem biliyordun böyle yükseğe çıkmak için günde 300 m den fazla çıkılmayacağını, ne demeye bir seferde 2000 m yi geçipte bizi okurken sık nefes ettin, yahu 🙂 ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*