Senegal gezisi

Resimler için http://www.kaanozpay.com
 
8.07.2008 1.Erken uyanmama ragmen bir türlü kalkıp eşyalarımı toplayıp yola çıkamadım dün akşam birşey midemi bozmuş , 8 gibi toparlandım arkadaşlarla vedalaşdım, dışarıya çıkıp 500 e garaj rosso icin bir taxi ile anlaştım .Garaj biraz şehrin dışında , garajda adamin biri tek kisilik yerim var diye çantayı kaptı normalde kabul etmemem gerekirdi bunu once soruşturmam gerekirdi ama hemen gideceklerini söylediği için ınanmak zorunda kaldım , bir şey demedim ardından 3000 yerine 4000 para aldi yine hemen gidecek diye bir şey demedim fakat herzaman ki gibi anlaşıldı ki taxiciler namussuz yarim saat bir yolcu bekledik namuslu bir şöförle karşılaşmayacağım , hareket ettikten yaklaşik 3 saat sonra sınıra geldik.Taxiler sınırdan 400 m geride duruyor kimsede size hangi yöne gideceğinizi göstermiyor sanki sınır çok uzakmış gibi taxiciler etrafinizi sarıyor , hiç birini dinlemedim , taxinin durduğu yerden gidiş yönünede yürümeye devam ettim bu sırada rastladığım polisler dahi birşeyler koparmaya çalışıp , sağı solu işaret ediyorlar , bazıları pasaportu isteyip inceliyormuş gibi yapıyorlar bu tiplerle türkçe söylenmek lazım adamlar rüşvet istediklerini anlatamayınca pasaportu geri veriyorlar bu sırada pasoporta dikkat etmeli ortadan kaybolabilir zatem pasaportu kimse vermeden gerekli yerleri göstermek en doğrusu .Yol üstünde birileri sizi çevirip birşeyler sallıyor dinlememek lazım muhtemelen bedava birşeyi satacaklardır size.
 
Sonunda sınıra geldim , burası ana baba günü gibi karma karışık bir yer eliniz kolunuzu sallayarak geçin farketmeyecekler kendinizi siyaha boyasanız .Pasaportu asıl görevlisine verdim aldı bir yerlere götürdü (tedirgin oldum okadar çok kötü sınır hatıraları anlatmışlardı ki bana mecburwn etkilendim) ama 15 dk sonra mührü bastı , burda dil bilmemek anlamamazlıktan gelmek lazım , iki sınır arasında timsahlı bir nehir var karşıya arabalı bir vapor ile geçiliyor normal halkın kullandığı kayıklarda var ama bulaşmadım .Arabalı vapura bindim ve karşıya geçtim ücretsizdi tabii ki çok ilkel bende egzosun tam arkasına oturdum sıcak ve egzos  , inerken bir polis pasaportu aldı hoşlanmadim ama yapacak birşey yok gözden adamı kaçırmadım , neyse ki birşeyi olmadı mührü bastı , pasaportu kaydetti ve geri verdi bunlar hala gelenleri kötü bir deftere yaziyor , bu ülkelerde hala pc sistemi yok.


2.Oradan bir taxiye sainth lui diye bindim ama o minibus garajina gidiyomus garaj sınıra da cok yakin taxi yerine yurümek mümkün taksiden iner inmez yine biri çantami kaptı minibüse ve onu attiki bu ulkedeki tüm araçlarda hurda , birşey demedim ardından ücret için geldiler ama bende az bir miktar moritanya parası vardı sadece , senegal parası yok elimdekilerin hepsini verdim yetişmedi bende elimde başka yok dedim inmek istediğimde adam tamam otur dedi.Yine Moritanyada ki otelden geç cikmamın cezasını çektim minibüs dolana kadar kalkmıyor bunlar , insanlar genelde sınırı erkenden gecdikleri için saat 5 e kadar minibüs dolmadı ve ben içerde sineklerin arasında 4 30 saat bekledim , bu zencilerde cok pis saçlarının arası bembeyaz kötü de kokuyorlar bazılarının derisi pislikden pul pul olmuş , neyse minibüs kalktı yolda 2-3 kere polis konturolü oldu bunlarda kontrol edeceklerinden değil gözlerine kestirdikleriyle uğraşıp oyalanıyorlar , başlarda yol bozuk , buralarda iklim değişmeye tek tük yeşilikler görünmeye , teneke evler saz evlere dönüşüyor , giyim biçimleri de az değişiyor , hatunlar daha açık , insanların namaz kılma oranı burda da yüksek .

7de şehirdeyiz yine beklediğimden erken geldim eski rehber kitap kullanmanın zararları işte .Minibüsten indikten sonar ingilizce bilen biri bir bana taxi ayarladı 1000 ok dedi bende para yok bir banka bulup atm den para cekip otele geldim adam 5000 in ustu die 2000 verdi 2000 dha vermeli urasdim 1000 daha Verdi ve gitti şerefsiz aslında minibüsün durduğu yer otele yakınmış demir köprüyü geçip az yürüyorsunuz.Kitaptaki en ucuz oteli buldum. Otel pahali 5750 ama uğraşmayacağım bu ülke böyle oda temiz fanli

3.Bu şehir gece güvenliymiş , sıtma tehlikesi yokmuş , sevimli bir şehir 1 degil 2 gece kalmaya karar verdim.Şehir deltaların arasına kurulmuş çok ilginç bir coğrafyaya sahip. 4.Gece sokaklar sakin cikip gezinmek içimden gelmedi , zaten yorgunum.


9.07.2008 1.Sabah kahvaltisı otelden ama kahvemde bir sinek sırt üstü yüzüyordu ve menü de sadece ekmek reçel vardi , bu otelde de yine her ülkeden insanlar var.

2.Adanin kuzeyinden başliyarak gezmeye başladım , bu şehir senegal nehrinin oluşturduğu adacıkların üstünde bir nevi delta bölgesi , enteresan bir coğrafi yapi , nehrin batıdaki kollarından yavaş akan kirletilmiş , nehir çamur renginde , adalar bir köprüyle birbirine bağlı , batı kısmında balıkçılar ve okyanus var orta ada benim bulundugum eski koloni evlerinden oluşuyor bakımsız olsalarda düzenliler , yeni sahipleri bir civi bile çakmamış bunlara , bazı binalar döküldüğü halde içinde yaşıyorlar .Burdaki restoranlar düzgün görünümlü , burden marketin olduğu yan deltaya geçtim biraz yürüdükten sonra inanilmaz bir koku başladi burnuma boynumdaki türbenti sıkıştırdım , burası çürümüş ceset gibi kokuyor yakalnan balıkların kafaları koprılıp yığınlar yapılmış yıllardır ordalar sanırım.Kusmanın arefesindeyim hızlanıp kokudan kaçmak için ara sokak aradım , bu insanların orada evleri var ve burada yaşıyorlar domuzlar en azindan pisliklerini yiyerek etraflarını temizliyorlar bu nasıl bir anlayış ve yaşam tarzı koku hisleri mi yok bunların oradan öyle hızlı kaçtım ki oradan ne fotoğraf çekebildim nede mezarliğı görmeye gidebildim inşaaalah bana mikrop bulaşmamıştır.
 
3.Ara sokdan girince 100-150 m sonra okyanus cikti onun kiyisida pisletilmis. Burasida balik iskeletleri insan pislikleriyle dolu sıkışan kumsala koşmuş dikkat etmezseniz bastiniz boka , en azindan okyanustan esen rüzgar kokuyu hissettirmiyor.Burdan kıyı boyunca markete kadar yürüdüm suyun sıcakliğıni merk ettim ayaklarımı soktum söyledileri kadar soğuk değildi , şehrin market kısmıda kirli ve kayda değer birşey yok , burada da bir çesit domuz olan keçiler coğunlukta ama bunlar tombul yiyebilecek cöp bulabiliyorlar moritanyadakiler yeşillik olmadiğı icin sadece kartonla besleniyorlardı .
 
4.Adanin güney ucuna kadar yürüdüm oradan biraz önceki balikçıların fotosunu cektim , otele doğru yürümeye başladım , arada sırada kendilerine sanatçı diyen birileri ahbaplik kurup birşeyler satmaya çalişıyor , bazende cocuklar birseyler mirildanip duruyorlar , restoranlarin menusu fransızca anlamıyorum bir marketten (palace yakinlarinda bir super market var) alisveris yaptim burasida ucuz sayilmaz en ucuz sey mango 600 bu senede cok sevdigim bu meyvadan bikacağım sanirim , otelde az dinlenip sıcaklar bitince cikacağım yine…


5.Buranin suyu sağliksiz , en iyisi sişe suyu kullanmak 350 sf , tekrar kumsala doğru yürüdüm bir basket maçına rast geldim , seyrettim ve kumsala gittim aksama dogru kumsal iyice dolmuş gelenlerin geneli cocuk ve top oynuyorlar daha minikler suda yetiskinlere koşu yapiyor kadinlari buyuk sardalyalari kazanlara atip kaynatiyor sonra pullarini soyuyorlar sonrasini bilmiyorum ama hersey olabildigince pislik icinde bu işin yapildiğı yerde boka bastim iğrenc biryer harika bir kum ve kumsal , burada yapacak bir şey bulamıyorum , ilşginç bir mezarlık varmış fakat berbat kokan balıkçıların yanından geçmek gerekiyor ,gitmeye cesaret edemiyorum o koku beni öldürebilir daha çıkalı 2 saat olmadi ama yapacak birsey yok otele doneceğim , genc kizlardan ustu basi duzgun olanlar sutyen kullanmiyor burada , ekmek aldim 200 sf kocamn bisi insan tasirken utaniyor
 

6. Aslinda bu geceyi burda gecirmekle hata etmisim dinlendirici bir yer sanmiştim ama sikintidan oldurucu bir yer sadece sabah gezip oğlen dakara gitmeliymisim , simdi vize isleride sikintida 7.Burada coluk cocuk sabahlari kuran kursuna gidiyor ve sınıfımsı yerler oldukca kalabaliklar

10.07.2008 1.Sabah taxi ile 1000 sf ki 500 aslinda otobus garajina geldim minibusler 2500 taxiler 5500 e dakara gidiyor tabii tereddutsuz taxi dedim bu minubuslerin ne zaman kalkacagi belli olmuyor , taxi dakara 3 saat civarinda geldi pek rahat değil , dakar merkez garajina ki karsinda yeni bir super market yapiliyor , oradan iner inmez president lamine caddesini bulup , gambia konsoloslugunu buldum tc. dış işlerinin websayfasında bu ulkeye vize gerekmediği yazsada buradaki bayan gerekiyor dedi ve vize 25000 sf , görevli ertesi gun 11 de gel dedi bu kosolosluk cuma ogleden sonra calismiyor .Ordan uçakta tanistiğım arkadaşlarla görüşmek üzere taxiye binmeden önce bankadan atm den para cektim .Arkadaşlarla buluştum , öğleden sonrasini onlarla muhabbet ederek geçirdik akşam yemeği için lokantaya gittik döner 2500 sf .Tüm gün sirt çantasi ile koşuşturduğum icin terledim ve feci kokuyorum dakar oldukça nemli bir yer .

2.bir ara yakınlardaki bir parka gittik , Afrika kuş çeşidi olarak oldukça bakir bu parktada gölün etrafı kuş sürülerinin yuvası olmuş ama kötü kokuyorlar..

11.07.2008 1.Sabah ne yapsam diye dusunurken kapiyi yahova sahidi iki kisi caldi uzun sure onlarla konusduk cok samimi bir ortam oldu. Kuruculari russel hristiyanlikla ilgili sorunlari dusunurken aklına gelen fikirlerle bu örgütü kurar Isayi sadece peygamber olarak goruyorlar , incil harici hicbir kaynaga inanmiyorlar , savas karsitilar kapinizi tanri artan açlik enflasyon ,ahastlikla ilgili cozum sunar mi diye soru sorarak caliyorlar , muritler askerligi red ediyor mesala güney korede bu yüzden 600 kişi hapis yatiyor , yarin bana dokuman getireceklerini söyleyip çıktılar.
 
2.Şehri gezmeye ciktim dakar porttan yurumeye baslayip bati afrikanin amerikaya en yakin noktasina kadar yurudum burda cok guzel koylar var heryerde olduğu gibi bu güzel koylar da birileri tarafindan kapilmis.Cuma namazinda camiiler dopdolu oluyor , capedeki ucurum ilginc asagisi çok guzel gozukuyor , buradan sehrin icine dogru yurudum , beni goren saticilar sunu al buraya git nerelisin filan filan diye kafa sisiriyorlar onlara hic cevap vermezsem bile ardımdan uzun muddet takip ediyorlar.

3.Gambia elciligine pasaportum icin geldim bunlar cuma ogleden sonra calismiyormus vizem pazartesiye kaldi , zaten adiler vize gerekmedigi halde 60 usd aldilar (Aslında şanssızlığım bu günlerde Türkiye ye vize uygulamaya başlamışlar)


4.Buradan saticilarin arasindan dolaşa dolaşa dakarın buyuk camii ne kadar geldim , burası ibadete kapali , garip anlayis sus camisi sadece cumlar kullniliyormus ,bunun nedeni insanlarin uyumak dinlenmek icin camiilere dolusmasindan olabilir , garin yanindaki hiper markete gittim ama henuz faaliyete gecmemis , burdan yurda dondum 4.Yarin İle De Goree adasina gidicez (köle adası)

12.07.2008 1.Adaya Dakar limanı yakınlarındaki bir yerden gidiliyor.Feribot biletli afrika dışındaki ülkelerden gelenlere 2 kat fiat deniyor , biz Faslıyız dedik sanırım 5000 vermiştik adam başı .Feribot tıka basa doluyor tabii ki hafta sonu olmasından dolayı.1 saat civarında adaya geldik.Girişteki , limanın yanındaki , plaj tıka basa dolu adeta deniz simsiyah olmuş.Denize girmeden adayı gezmeye başladık .ada eski köle ticareti merkezlerinden olduğu için bu iş için kullanılan kale ve binalara baktık , Adanın arka taraflarında tepenin üstünde eski dev toplar var , birde kölelikle ilgili bir anıt var burdan okyanusun hırçınlığına şahit oluyoruz , adanın öbür yanında deniz sakin .Burda amerikalı bir bayanla tanışıp Gambia hakkında bilgi aldık .Buralarda hediyelik eşya satanlar bolca .
 
2.Çok acıktım valla ama adadaki lokantalar pahalıydı , öğlen namazı için geldiğimiz Camii de bir cemaatin elamanları yemek yapıyordu , namaz sonrqası etrrafıomızı sardılar bizi irşad etmeye uğraştılar ve ardından yemeğe davt ettiler , hayatımda ilk defa elimle yemek yiyeceğim kaşık yok burda .Bu arkadaşlar çok nazikler et sebze ne varsa önüme attılar kendileri bulgur yediler , utandım ama yedimde ne yapalım , bulguru avucumda sıkıp bileklerimden inen yağa rağmen yiyemem ki , vedalaştık.
 
3.Şimdi sıra yüzmekte asıl plajlar kalabalık olduğu için arada kayalık bölgede yüzmeye karar verdik , su harika ılık bana okyanus soğuk olur demişlerdi ama değil ve bulunduğumuz yerde kalabalık olmadığı için eşyalarımızada göz kulak olabiliyoruz.Zenci ablaların hepsi cici bikinili ve taransparan , diğer afrika islam cumhuriyetlerinden farklı olarak.

4.Dönüş saatlerine iyi bakıp önceden bilet filan almak vede sırayya girmek lazım uzun bir kuyruk oluyor , orda mahsur kalma tehlikesi var gerci kalacak hostel filan bol bu adada.


13.07.2008 1.Bu gün Lac Rose (kırmızı göle) gidiyoruz.Göl şehir merkezinden uzaktaxi ile gelmek gerekiyor uzun pazarlıklar ile 5- 10 dolara bir taksiyi ikna etmeyi başarabildik, geneli 30 dolar civarı istedi.1 saatimizi aldı sanırım .Buraya bir yere kadar otobüsle gelmek mümkün ama ondan onrası minibüs taxi kombinasyonuyla mümkün bu strese değmez en iyisi taxi ..

2.İner inmez taxiciler ,hediyelik eşyacılar atv kiralayıcıları etrafımızı sardı ve fiatlar fahişti .İlk hayal kırıklığım gölün rengiydi , kırmızı değildi .Yılın belli günlerinde kırmızılaşıyormuş , oda sanırım güneşin rengi ile ilgili bir şey .Gölün etrafında tuz işletmeleri var tuzca zengin bir yer , yine gölün etrafında tarlalar var .İsteyen kayık kiralayıp gölde turlayabilir , muhtemelen su çok sığdır.

3.Okyanus göle yakın 15-20 dakika çölü anımsatan bir araziden geçerek gidiliyor , bazı turistler atv lerle yarışıp eğleniyorlar.Dünyadaki çöllerin çoğunu görmüş olmama rağmen kumul çöllerin üstünde yürümeye fırsat bulamamıştım , o yüzden burası beni çok sevindirdi ayakkabımı çıkarıp yürümeye çalıştım ama sıcak tabii ki .Ağaçların arasından yürüyerek okyanusa vardık .
 
4.Yüzmeye niyetim yok , arkadaş dayanamadı , bu kısım oldukça dalgalı ama kumsalı geniş o kadar ki atv lerle yarışlar yapılıyor.Yüzmeye gelen siyahlar var ama bazılarının muhabbet kurup para koparmaya çalışması kötü mesala biri bana biraz borçverin çarşıda çok karlı bir iş yapacağım 3 gün sonra ana iki katını vereceğim filan diyor yuh artık okadarda saf değiliz.

5.Göle geri dönünce etrafında turlamaya karar verdik açızzz yanımıza birşey getirmedik burdan alırız diye ama yiyecekler çok pahalı ve kalitesiz , bahçelerden muz filan bulmayı hayal ettim ama yok .Gölün etrafında tarım yapılıyor , bahçelerde su birikintileri var bunların içinde hayatımda gördüğüm en garip balık türü var ve çok sevimliler.Biraz burada dolaştık ve oturup sessizliğin tadını çıkardık , geç oldu dönmemiz gerekiyor.
 
6.Taxicilerin istediği fahiş fiatlara kızıp otostop yapmaya uğraştım önceleri hayal kırıklığı yaşasakta bir kaç nesil önceden Ürdünden göç etmiş birileri bizi aldı , zencilere otostop yapmayın bazıları el hareketi yapıyor.Batı afrikada ve diğer afrika ülkelerinde yaygın bir Ürdün kökenli nufus var , hintliler de yaygınlaşıyorlar ultra zengin avrupalılar da yaygın.Ürdünlüler 1. dünya savaşı sırrasıonda Amerik diye kandırılarak buralara getirilmişler ve finans sektörünü ellerine geçirmişler , ağır işler yapmıyorlar ve zenginler , zencilere ekndi ülkelşerinde kötü davranıyorlar ama tepki görmüyorlar , yinede iyi insanlar , belki durum onu gerektiriyordur.Farklı yönlere gittiğimiz için köşede bir yerde indik burda minibüs bekleyenler hiç yardımcı olmadılar salak salak sırıtıp duruyorlar , otostop için durdurmaya çalıştıklarımızdan bazıları el kol hareketi yaptı Allahtan taxi bulmak fazla zaman almadı yoksa havanın kararmasına az kalmıştı.

7.Taxi şöförü şuana kadar gördüğüm en iyi şöfördü hayran kaldık , o şıkışık trafikte sağdan soldan kaldırımdan giderek bizi hızlıca getirdi ama kestirmeden gideceğim derken kayboldu birde bir fahişeyi bir müddet arabaya alıp konuşması hoş değildi vede anlaştığımızdan daha fazla ücret istemesi.

14.07.2008 1.Bu gün Gambia ya gideceğim.Sabah yine 10 30 kadar oyalandık , dün gece yıkadığım camaşırlar kurumadi .Çantamı aldım çıktım , ucuz olur diye içinde başka müşteri olan bir taxi durdurdum adam kazma çıkdı 1 saat dolandirdi beni , müşteri kaçmasın diye anladıkları halde sizi alıyolar ve böyle kayboluyorlar. Konsolosluga yetismek icin verdigim paranin ustunu beklemedim ki adam arkamdan yetmez diye bağıriyordu gelde kızma.Konsolosluktaki salak sekreter 60 usd lık vermemesi gereken vizeyi kakaladiktan sonra ben bir taksiye atladim garaja geldim , bir çocuk beni minuibüslerin olduğu yere getirdi burasi okadar karisik ki ok dedim çünkü zamanım daralmıştı birde minibüs aramakla uğraşmak istemedim ki zaten sorduklarımda bu velet gibi sonunda parqa isteyecekti , minibüs şöförü taxi yok hemen kalkicaz diye söyleniyor inanmadim tabii icerde çok yolcu olduğunu görünce belki hemen dolar diye düşündüm yanildim 90 dk sonra hareket ettik , herif cantama 2500 istiyor sonra 1000 emi ne dustu toplam 5200 sf verdim , yine keşke taxi tutsaymışım dedim içimden.
 
2.Yolun senegal kismi bir müddet tozlu sicak etrafta tuz golleri var , yagmur sonrasi gambia ya dogru hava serinledi.Etrafta ki agaclar , bazi hayvanlari ile burasi fotoraf cekimi için cok uygun şu anda , yol boyunca dev cusseli dali ve yapragi olmayan agaclar var uzun muddet yol cok bozukdu soforde arabayi nerdeyse 2 teker ustunde kullniyor , etrafta bazi koruma altinda parklar var , ot çatili tek odali evler ve dinlenen insan guruplari ilginç

3.Senegal sinirinda durdugumuzda etrafimizi para bozanlar sardi , cok bas ağritici bunlar yine dandik bir sinir neyin ne olduğu belli değil çikişi yaptirdim , gambia sinirinda 2 kez kayit yapildi bana biri ustumdeki paraya bakti . Bu durumlarda parayı sadece gostermek eline vermemek lazim , tr e vize gerekmedigini burda teyit ettik , trde sadece tr konusuldugunu duyunca sasiriyorlr , bunlrin 1. dili ingilizce eski ve yeni somurge oluşlarından , onlara göre her ülke ingiliz sömürgesi filan olmuştur mutlaka..

21.07.2008 2.23 une maliye giden tren bileti aldim 25400 sf 60 kusur dolar 22.07.2008 1.Öğlen üzeri burdaki türk okulunu ziyaret ettim , burda iyi bir yer edinmişler , ayrica tr.de okul sorunu yasayan bazi öğrenciler burda okumayi tercih etmisler burda okumak kolay ünversite ücreti dönemlik 60 usd , küçük bir türk nufusu da meydana gelmiş yine de bu insanları ilk çağdan çıkartacak bu ülkelerin daha yogun bir türk nufusuna ihtiyaci var..

2.Öğleden sonra dakarin en uç noktasina yakin bir yerde yüzmeye gittik cok iyi bir manzarası var , bu gün dalgali pek yüzülmüyor su ilik tuzlu , plaj kalabalik sayilir , plajda yiyecek içecek bir şeyler bulmak mümkün.

3.Kolay uyuyamayan ben uzandigim yerde uyakaliyorum , 12 e dogru hacivat karagoz neden öldürldüyü seyrettik gerceklerden uzak bir film..

23.07.2008 1.Mali treni Garage hann da . Garage hann a tren icin geldiğimde garajdan baska herseye benziyen bir yer gördüm. Öyleki yanlış yere gelmekten süphe ettim , normalde tren 13 50 de kalkacakti şu an saat 16 00 bir agacin altinda uzanmış yatiyorum Tren sonunda 18 de geldi hayatimda böyle tren gormedim girişte muthiş bir kalabalik oluyor insanlar kosuşturuyorlar tepelerinde bavullari ile , zaten yerinizide bulmaniz imkansiz bu sirada 2 kisi biletime bakip burasi burasi diyor kapidan iceri girmek imkansiz bende surekli ceplerim cantalarim konusunda tetikteyim derken arkadan çantami ve beni itip iceri sokuşturdular , içerisi ayrı bir alem : kolidorda sagli sollu insanlar kosuşturuyorlar kargolarini yerlestirecek yer ariyorlar bir vagonda yaklaşık 300 kişi hayal edin.Beni biraz onceki çocuklar ite ite ilerletirken cebime elimi koydum 2. bir el oradaydi , sans eseri önceden ceplerimdekini çantama koymuştum az bir miktar vardi sonunda 66 noyu bulduk otur oturmaz çocuklar 2000 sf para istediler sana yerini gosterdik diye sanki az once elini cebime sokan baskasiydi , bisi vermeyince defolup gittiler derken koltugun asil sahipleri geldi meğer beni yanlis vagona bindirmisler , büyük çantamı üste koymuştum mahşeri kalabalığı seyrederken çantayı kaşla göz arasi götürmüşler hemen farkettim panik olmamaya calisarak bu kalabaligin hizi sıkligına bakarak canta buralardan gidemez diye düşündüm Allahtan karsi koltuktaki çantamin beyaz ipini gördüm ve panter gibi kalabalığın ustunden atlayarak cantami kaptim , oradaki serefsizler hala birsey olmamis olmamis gibi davraniyorlar , derdinide anlatabilecegin kimse yok ki , çantama kaybolmuş çocuğunu bulan anne gibi sarildim ve kalabaliğin geçmesini bekliyorum , ortalik sakinleyince ve koltuk sahibinin dırdırindan bıkınca öbür kompartmandaki yerimi bulmaya gittim , her taraf eşya kola kutulari olmuş.Yarali ceylan gibi seke seke yerimi bulup , yerime geçebildim , harika bir koltuk kolay bevletsinler diye ortasini oymuslar fazla uyuma uyanik ol diyede koltugun ust tarafini sokup yirtmislar.İcerisi 3. Dunya savasi sonrasi filimleri icin hazirlanmış sanki , derken yan koltugun sahibi yerine tunedi , tunedi diyorum cunku ayagini koyacagi bosluguda doldurmuslar , o andan oturup şaşkinlık icinde etrafimi seyretme imkanim oldu , insanlarda tabakhane telasi , hırsı bağrisanlar çağrisanlar bulduğu en ufak boşluğa birşeyler sıkıştiranlar onlari durdurmaya çabalayanlar , şişmanlikdan 2 koltugu kaplayip bisiler tikininalar etrafla dalga gecenler , aman allahim ben nerdeyim , tren kalkdi tum umudim bu yolculuk hemen bitsin etrafta gorduğüm turistler bende bu ümidi yeşertmişti , derken arkadaki bir genc kiz 3 -5 kelimelik ingcesi ile naber nerelisin filn diye soruyor hemen ne zaman bamakoda olacagiz doye sordum saymaya basladi tue , wed, thu, fri, sat 5 gun iste o an sinir sistemim coktu aglama kertesine geldim etrafa soruyorum ing bilen yok , hesap etmeye kitabimdan uzakligi kestirmeye calistim 1500 km olsa 20 ile gitse 75 saat eder yani 5 gun olamaz hayir bu kiz yaniliyor 20 km ile bir tren gitmez yurumek daha hizli kendimi rahatlatmaya calisiyorum , bilet kontrolune 6 kisilik bir timle geldiler etrafi ariyormus gibi yapiyorlar samanlikta igne daha rahat bulunur biletlerinde sorun onlar en komik olansa devasa bir kadinin altina birşeyleri koyup onu kaçırması kadini kimse yerinden oynatamayacagi gibi zaten organlari altindakileri abluka altina almis farkedilmiyor geçenlere hemen sarıldim ne zaman malideyiz adam no ingilişş no ingilis diyor israr edince ilgisizlesti iyice , söylenenlerden 3 günü cikarttim simdi umitlerim suya düştü içten içe ağliyorum , hemen atlasam mi otobüs bulabilirmiyim , geç oldu , yolu bulamam , yine vakit kaybederim ustelik bilet boşa gider en iyisi geceyi trende gecirmek sabahta ilerideki bir gelişmiş kasabada inip otobus taxi bulmak diye planladim hem belki yanlis anlamisimdir belki hizli gider bu nane…. Derken kompartmanin elektrikleri gitti zaten yuzde 90 kadin birileri saclarimi ve elimi oksamaya basladi eksilere birde taciz eklendi pencereden asağı atlamak istiyorum .

24.07.2008 1.Kadinlar piknige gelmisler gibi herseyleri var , sulari bile buzlu benim yedikleri şeyleri görünce iştahım kapandı iyiki yanima su almişım gece trenin zirt pirt durmalari , kadinlarin dirdirlari , hatunlarin tacizleri ile kesilirken arada uyudum ..sanirim ertesi gün öğlene dogru sınıra 180 km bir şehirde durunca yok olan umitlerim azcık canlandi ama yanıldığımi yakinda anlayacağım tren burda 4 saat durdu , bazıları dışarı çıkıp gezinirken ben çantam yine çalinır korkusuyla yerimden kıpırdayamıyorum , ona nerdeyse sarıldım öyle olunca koltukta ki kendisine koltuk demek hiç dogru değil hiç rahat değilim üstüne etrafimdakiler trendeki restorana git disari çık diye ısrar ediyorlar sanki biz bilmiyoruz , gece oldu trene senegal sınır gorevlileri bindi pasaportta fazla boş sayfa kalmadiğı için mühürleri vizenin üstüne yaptırttım , bu seferki şanssızlığım hiç ingilizce bilen birine rastlamamiş olmam , gece artik yoğun ısrarlara dayanamayip çantamı etrafa emanet edip dışarıi çıktım trende beni bekliyormuş hemen hareket etti suyumda hemen bitti kolayla idare edicez , etraftanda su istemeye yüzüm tutmuyor.Trendeki wc yi kullanmak yürek ister bazi bayanlar çözümü bulmuş bir kovaya işeyip pencereden aşağıi boşaltiyorlar , tren durduğunda kadın erkek trenin etrafina çömeliyor iyi ki bot giymişim dışarı çıktiğımda birde buda mi başıma gelecekti demeyeyim .
 
25.07.2008 1.Senegal vize işlemleri tamamda malide tık yok sınırdan 200 km icerdeyim kimsenin birşey sorduğu yok Kayes şehrinde yana yakıla polis aradim vizeyi mühürlettim ve trene yetiştim , gelmişsin gitmişsin kimsenin umrunda degil yanliz polis bir ara gelip vatandastan para topluyor , böylece sabahı ettik , tren burada bazı şehirlerde duruyor ama bunlar kulübelerden oluşmuş tek odalı saz damlı kulübe şehirler, çevre yemyesil ve beypazarindaki vadilerin yeşilinden var.Bazen pencereden tarlalarda üstsüz çalışan kadınları görüyorum , tren duraklarinda saticilar var birinden soğana benzeyen ama içi patatese benzeyen bir haslanmis bitki kökü alarak 3. Gundeki ilk defa mideme bisi gönderiyorum , sonraki durakta da 2 ekmek aldim , ve kolaylada susuzlugumu giderdim.Bu arada bitkinlik stres ve pislikten yüzümün sivilcelerle kaplandiğını hissediyorum ama bakmaya korkuyorum gerçekten de cok kötü olmuş , etraftan fransizca sorular geliyor bende ingilizce bisiler söylüyorum sonuçta birbirimize mali mali bakiyoruz bazen komik oluyor , trenden sonra arabaya binmeyi tarif ederken dütdüt demeleri traji komikti , yinede zararsIz insanlar galiba ticaretle ugrasanlarin genel aksine . Sonsuz dur kalve beklemelerden sonra mağranın çıkişındaki aydinlanma gibi bamakoya geldik saat 20.00 civarıydı ben hala inanamiyorum ömrümün bir kısmını bu trende bırakacağım .Tren bu dakikadan sonar en baştaki gibi hareketlendi , kimse kimseyi görmüyor herkez kendi derdinde suratlar gerildi konuşmalar hararetli , eşyalar pencereden hızlıca bekleyenlere verilmek icin koltuklara yığıldi herkez tetikte pencerelerden etrafa ben burdayim yakala bu vagonu mesajlari veriliyor , ben pencereden hava almaya calisirken basimin ustunden bir cocuk bezi atildi bir bu eksikti tam oldu bu iskencelerden sonra tüm günahlarimdan temizlenmiş umudunu tasiyorum , tren durdu çantami kirlettikleri icin omzuma aldigim gibi tavsan gibi kolidordaki esyalarin üstünden ziplayip insanlari ittirerekten kendimi disari atiyorum ki , çilem bitmemis ki taxici milleti dirdira basliyor , benim arkadaslari aramam adres almam gerekiyor , taxicilerden ve etraftan tel istedim ama nedense hep köntürleri bitikti bütün arama gayretlerim sonuçsuz çıktı .Burda taxiler cok pahali bir ikisine 500-800 mt otedeki oteli sordum 2000 filan deyince onları kendi haline bırakıp 5 dk yurüdüm oldu bitti ortalik karanlik , az tırstım tabii ki , şehrin en ucuz otelini buldum ( bunlar genelde misyonerlere ait dormlar oluyor ) otelin bekçisi yer yok dedi fransizca , ordan beni baska yere göturduler 12000 dedi ben baska bir yer soyledim adam biseyler anlatmaya calisdi ama anlamayinca beni oraya götürdü , meğerse kapanmış , ben başka yer filan soyleyince çocuk dorm morm biseler demeye ugrasiyorken onu takip ettim ilk otele getirdi beni , ortasinda hasir olan lambasiz yerleri kirli bir odaya soktu saat nerdeyse 12 , çaresizlikten ve tren yolculuğunun yorgunluğundan tamam dedim .Berbat bir yolculuktan sonra hemen yere serilmek istiyorum 2000 istedi verdim az sonra susadim su istemek icin indiğimde diğer bekçi patron burda kaldığı duyarsa olmaz o oda bu bekçi için aslinda , sabah 5 te odayı bosaltacaksaniz olur anlaminda fransizca konusuyor herşeye ok dedim , o saatte beni kaldirmayacaklarini tahmin ettim .Yeterki su getirin icim kurudu , odama çıktım suyum geldi . 2.Sivriler tüm gece ayaklarima çaliştılar sıtma kapmamişizdir inşallah .O yorgunluğa rağmen uyku tutmuyor tren tum bünyeyi sarmis , bir kaç saatlik uykudan sonra beni 6 da uyandirdilar ben ok ok dedim ama yinede yattim 7 de yine geldiğinde eşyalarimi topladim aşağı indim biraz rehber kitap karistirdim malesef tüm ülkede açıktan akan lahamin yaninda , sonra arkadaslarin oraya Acı 2000 e yürümeye başladım sorduğum kişilerden biri beni bir arabaya bindirdi Acı da indim elimde açık adres yok Gana elçiliğini buldum arkadaşın telefonu çaliyor ama açmıyor .Adres yok telefon yok koca mahalle nerden bulabilirim onları son şans etraftakilere bu çevrede oturantürkleri sordum bir gurup genç onları taniyorlarmış beni evin onüne getirdiler..

5 yorum

  • mctumer dedi ki:

    sevgili ares, belki güzel bir yazı ama okumaya bile cesaret edemedim. Bu formatıyla okunması çok zor ve yorucu bir yazı…

  • ares dedi ki:

    valla bılmıyorum , word dan kopyaladım yapıştırdım ve sonuç bu oldu 🙂
    http://www.kaanozpay.com
    burdan daha düzgün ve resimli formatını bulabilirsiniz.

  • rome_o dedi ki:

    sevgili ares yazıya profilinden ulaşıp düzenle butonuyla dilediğin gibi değişiklikler yapabilirsin ve hatta fotoğraflar varsa onlarıda yükleyebilirsin yazının buşeklide okunması çok zor

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    sevgili ares yazini paragraflandirdim ama foto da eklersen super olur bundan sonraki yazilarinda da paragraflandrma yapip foto eklemeye calisirsan cok daha okunakli olacaktir bizimle paylastigin bu guzel yazilar, sevgiler.

  • TubaIsis dedi ki:

    🙂 Kaancımcığımmm, valla yazılanlar doğru sanki… Hani diyorum, yazı karakterini biraz büyütsen ve aralara da o ilginç fotoğraflarından serpiştirsen, daha bir renkli olsa… Kolay gelsinnnn!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*