SELANİK

SELANİK 1924 , nüfus mübadelesi ile Selanik’ten Bursa’ya göç eden bir ailenin torunu olarak bu şehri özellikle görmek istemiştim. Sahil şeridyle İzmir’e benzeyen Selaniği gezmeye şehrin sembolü olan ” Beyaz Kule” den başladım.Mimar Sinan’ın yaptığı rivayet edilen kulenin , daha sonraları Venedikli mimarlar tarafından yapıldığı anlaşılmış.Osmanlı yönetimindeyken burası kale , garnizon ve en son zindan olarak hizmet vermiş.Balkan savaşı sonunda Selanik , Yunanlıların yönetimine geçince ,burası sembolik bir vaftiz töreniyle beyaza boyanmış ve “Beyaz Kule” adını almış, şu anda müze olarak halka açık durumda…

Benim en çok görmek istediğim , Atamızın doğduğu pembe evdi.Heyecan,hüzün ve şaşkınlık duygularıyla evin önüne geldiğimde , bahçesindeki büyük beyaz ve pembe güller çok hoşuma gitti , demekki sahipsiz değil, bakılıyor bu ev diye düşündüm. Üç katlı olan bu evin zemin katında mutfak ve kiler var.Sandıklar , topraktan testi ve çömlekler teşhir ediliyor.Birinci katta geniş bir sofa ve misafir odası bulunuyor.Kadife koltuk ve kanapeler var.Bu kattakii birinci oda mutfak olarak , ikinci odada yatak odası olarak kullanılmış. İkinci kattaki girişteki oda , Atamızın doğduğu odaydı, çalışma odası olarak düzenlenmş ve yazı masası konmuş , Atamızın tunçtan bir büstü vardı. Sağdaki yatak odası, müze yapılmış ve kullandığı elbiseleri , şahsi eşyaları,hayatına ait belgeleri , fotoğrafları görmek mümkündü.

Ziyaretçi defterine, kendi duygularımı ve düşüncelerimi yazarken, değişik ülkelerden gelen turistlerinde yazdıklarını okudum. Selaniği ve Atamızın evini, her Türk gencinin mutlaka bir kere görmesi gerektiğine inanıyorum. Atamızın 10. Yıl Nutkunda dediği gibi ” Keşke Selaniğide Misak-ı Milli sınırları içerisine alabilseydik “…

1 Yorum

Zeynep için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*