SARM-EL SEYH: Akvaryum gibi denize dalmak, çölde safari yapmak, kumar oynamak

1967’deki Mısır-İsrail savaşı esnasında, İsrailliler tarafından askeri amaçlarla kurulan ve 1980’lerde birbiri ardına açılan otellerle turizmin hizmetine soyunan Şarm-el Şeyh, İstanbul’dan sadece iki buçuk saatlik uçuş mesafesinde. Arapça ‘Şeyhin Koyu’ anlamına gelen bu yerleşim, dalgıçlardan kumar düşkünlerine kadar her türlü turistin ihtiyacına cevap veren; güneşin 12 ay boyunca cömertliğini esirgemediği bir cennet.

Topraklarının yüzde 90’ını çöllerin kapladığı, 70 milyonluk Mısır’da, Türk olduğunuzu söylediğiniz zaman duyacağınız ilk cümle: “Yavaş yavaş Hasan Şaş!” Dünya Kupası’ndan yadigar mıdır nedir, Türkiye ile ilgili ilk hatırladıkları 400 yıllık Osmanlı hakimiyeti değil de futbolun tüm dünyadaki inanılmaz etkisi… 1914’e kadar Osmanlı’nın görevlendirdiği Hıdiv unvanlı valilerin yönettiği ülke, Dünyanın Yedi Harikası’ndan ikisi olan Giza Piramitleri ve İskenderiye Feneri’nin de bulunduğu yer. Afrika’nın en büyük şehri olan başkent Kahire ise dünyadaki en kötü trafiğe sahip şehirler sıralamasında birinciliği kimseye kaptırmamak konusunda kararlı.

Şarm-el Şeyh’ten bahsetmeden önce bulunduğu bölge hakkında bilgi vermek lazım. Adını muhtemelen eski bir Ay Tanrısı olan Sin’den alan Sina yarımadası, Hz. Musa’ya On Emir’in indirildiği ve Mısır’dan atılan Yahudiler’in İsrail’e giderken geçtikleri yer. Bizim gündemimize Mısır ile İsrail arasındaki savaş dolayısıyla giren yarımada, Afrika ve Asya kıtaları arasında yer alıyor. Mısır’ın Süveyş Kanalı’nı millileştirmesinden sonra 1956 yılında İsrail ordusu Sina’da almıştı soluğu… 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda İsrail’in eline geçen yarımada, 1978’deki Camp David anlaşmasından sonra Mısır’da kaldı.

HEM DENİZ, HEM ÇÖL

Kahire’ye 488 kilometre uzaklıkta bulunan ve deniz suyu sıcaklığının 20 derecenin altına inmediği Şarm-el Şeyh, Four Seasons’tan Sheraton’a, Mövenpick’ten Intercontinental’e kadar dünyanın bütün ünlü otellerinin yan yana sıralandığı, özel olarak yaratılmış bir turizm merkezi. Hatta Hilton hızını alamamış, dört ayrı yerdeki tesislerinde müşterilerini ağırlıyor. İklim avantajı, Avrupa ülkelerine olan yakınlığı, denizaltı zenginlikleri, köşe başlarını işgal eden kumarhaneleriyle Şarm-el Şeyh son yıllarda yıldızı yükselen yerlerden biri.

Mısırlılara göre, bu bölgede bulunan Ras Muhammed (Muhammed Burnu) Milli Parkı, Avustralya’daki Büyük Mercan Kayalıkları’ndan sonra dünyadaki dalınacak en güzel yer. 200 civarında mercan türü, binin üzerinde balık çeşidi parkı cazip hale getiriyor.

Deniz öyle temiz ki su pırıl pırıl, adeta bir akvaryuma dalmış gibi hissediyor insan kendini. Halkın kısaca Şarm dediği bu turizm merkezinde şnorkelle denizin altındaki bu zenginliklerin tadını çıkartabilirsiniz. Genelde 9-5 arası yapılan turların öğle yemeği dahil fiyatı 30 dolar civarında. Şnorkel ve paletiniz yoksa dert etmeyin, üç dolara kiralayabiliyorsunuz. Eğer tüple dalmak istiyorsanız, bunun için yaklaşık 60 doları gözden çıkarmanız lazım. Bir de alt yüzeyi cam olduğu için Glass (Bottom) Boat dedikleri tekneler var, bunlar da 15 dolara dolaştırıyorlar mercan kayalıklarını.

ZEHİRLİ BALIKLARA DİKKAT

Tekneler değişik yerlere götürüyorlar müşterileri. Tiran adasının karşısındaki Laguna ve bir gemi batığının bulunduğu Gordon mercan kayalıkları popüler olan yerlerden. Dikkat etmeniz gerekense zehirli balıklar. Özellikle Scorpion Devil, Stone ve Lion balıklarından uzak durmak lazım. En iyisi bazıları yakıcı ve kesici olan mercan kayalıkları da dahil hiçbir şeye dokunmadan, ‘Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli’ diyerek yüzmek.

Çölde Safari ise yapabileceğiniz bir başka etkinlik. Quad veya ATV dedikleri, dört teker çekişli motosikletlere tek ya da çift kişi binebiliyorsunuz. Gideceğiniz yollar çok tozlu olduğu için tavsiyem, bizim Doğu Anadolu’da da kullanılan poşulardan takmanız ve eldiven kullanmanız. Çölün uçsuz bucaksızlığı, bedeviler, develer insana 1001 Gece Masalları’nı anımsatıyor. Sina yarımadasında yaklaşık 80 bin civarında bir nüfusa sahip olan Bedeviler’in sayısı da turizmin gelişmesiyle beraber hızla azalıyor. Yarımadanın sualtı kaynakları zengin olan yerlerinde vahalar bulunuyor. Su kanalları aracılığıyla tarım da yapılan bu vahalardan en büyüğü ise 30 bin palmiye ağacının bulunduğu Feiran Vahası.

Şarm’a 227 kilometre mesafedeki Azize Katerina manastırı dünyada faaliyetini hálá devam ettiren en eski manastır unvanına sahip. İstanbul ‘daki Ayasofya’yı da yaptıran İmparator Jüstinyen’in eseri olan yapıda inanılmaz bir ikon ve el yazma eserler koleksiyonu var. Bu bölgede bulunan, Mısır’ın 2642 metrelik en yüksek dağı da bu azizeden almış adını. Bu arada çöl ikliminin hakim olduğu Şarm’da gündüz ile gece arasında ciddi ısı farkları olabileceğini unutmamak lazım, valizinizi bunu göz önünde bulundurarak hazırlayın.

Sina yarımadasının batısında kalan Süveyş Kanalı, Kızıldeniz’in Akdeniz’e açıldığı kapı ve Mısır için önemli bir gelir kaynağı. Kanalın inşası esnasında yaşanan bir olay tarihimiz açısından çok ilginç. Tam Akdeniz’in girişine konulmak üzere devrin Hıdivi Said Paşa, çevresindekilerin etkisiyle dev bir heykel planlıyor, bunu da ünlü Fransız heykeltıraş Frederic Bartholdi’ye sipariş ediyor. Paranın büyük bölümü ise Sultan Abdülaziz’den çıkıyor. Said Paşa’nın yerine geçen İsmail Paşa böyle büyük bir heykelin halk arasında sorun yaratacağını düşünüp, getirilmesinden vazgeçiyor ve 1869’da büyük törenlerle Süveyş Kanalı açılıyor.

Aradan yıllar geçiyor. Paris’teki Fransız-Amerikan dostluk grubu Amerikalılara bir hediye göndermeye karar veriyor. Bu görevin verildiği Bartholdi, Eyfel kulesini de yapan Gustave Eiffel ile elinde hazır bulunan heykele son rötuşları atıyor ve heykelin yüzünü de annesinin siluetinden esinlenerek değiştiriyor. 1886’da Süveyş Kanalı’nı yapan mühendis olan ve heykel fikrini ilk ortaya atan Ferdinand de Lesseps’le beraber eserin açılışını yapıyor. Fransızların böbürlendiği, Amerikalıların ise neredeyse ülkenin sembolü haline getirdiği devasa heykel, bugün New York limanının girişini süslemekte. 225 ton ağırlığında ve 93 metre yüksekliğindeki Hürriyet Heykeli’nin tacındaki yedi ışın, yedi deniz ve dünyayı temsil ediyor. Heykelin üzerinde dikkat çekici bir cümle var: ‘Bana özgürlük için yanıp tutuşan yorgun ve yoksul kitleleri verin.’ Benim kafamdan geçen cümlede ise şu yazılı: ‘Eski dünyanın devinden, yeni dünyanın devine, devlere yakışır bir hediye.’

BUNLARA DİKKAT EDİN
• Mısır’ın genelinde geceleyin araba farlarının yakılması konusunda ortak bir bilinç henüz gelişmemiş. O yüzden araçları hayal meyal görüyorsunuz. ‘Niye?’ sorusuna cevap verense yok. Tasarruf deseniz benzin öylesine ucuz ki, insan bir türlü mantık çerçevesine oturtamıyor bunu. Aman geceleri dikkatli olun, karşıdan karşıya geçmek bile büyük bir risk.
• Mısır yaşamın ağır çekim ilerlediği bir ülke. Sakın sinirlenip kendinizi yıpratmayın, onları anlamaya çalışın. Şu üç günlük dünyada strese ne gerek var, hem tatildesiniz zaten, onun için her şeyin başı sabır ve tevekküldür deyip bekleyin.
• Kadınsanız sakın bekar olduğunuzu söylemeyin, aksi takdirde tatilinizin kalan kısmını bir erkek ordusu ile geçirebilir, sayısız evlenme teklifi alabilirsiniz!

Mısırlı tombul teyzeler yerini Rus dansözlere bırakıyor…

Mısır’da kullanılan para birimi pound. Bir dolar şu sıralar 6,2 pound civarında. Şarm’ın en hareketli yeri olan Naama Bay’e (Naama Koyu) taksiler otelin uzaklığına göre 4-5 dolara gidiyorlar. Restoranlar, barlar ve dükkanların bulunduğu bu bölgedeki Pacha ve Hard Rock Cafe gözde diskolardan, bir diğeri de Black House.

Göbek dansının çıktığı ülke olan Mısır’da tombul Mısırlı teyzelerin yerini Rus dansözler almış, tereciye tere satıyorlar. Mısır’da vergi iadesi yok ama pazarlık çok. Pazarlıksız hiçbir şey almayın.

Papirüs, Hiyeroglif dilinde adınızın yazıldığı kartuş, nargile, Bedeviler’in yaptığı balık desenli patch-work örtüler, turkuvaz, baharat, parfüm şişesi, oyuncak develer, piramit ve sfenks şeklinde yapılmış eşyalar Şarm’da alabileceğiniz hediyeliklerden bazıları. Türkçe’ye Arapça’dan binlerce kelime geçtiği için ehliyet aynı, bedel, zira, merhaba, selam, bahşiş, yani, rüşvet gibi kelimeler kulağınıza sık sık çalınacak.

 
Siz de “Bilgi paylaştıkça güzeldir” diye düşünenlerdenseniz, bilgi güncellemelerine katkıda bulunmak için lütfen
tonguc@saffetemretonguc.com
a e-mail gönderin

3 yorum

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    bu faydalı bilgiler için teşekkürler…

  • Alinda dedi ki:

    Ne kadar güzel yorumlamışsınız.Eski dünyanın devinden,yeni dünyanın devine devlere yakışı bir hediye 🙂 Ellerinize sağlık.

  • Zeynep dedi ki:

    gidip görmek istediğim bir yer ama sabırsız bir olarak ne kadar sabırlı olmaya çalışabilirim hiç bilmiyorum 🙂 ama faydalı bilgiler için teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*