Ruhsuz Singapur


Öncelikle yazının ismi neden “Ruhsuz Singapur” ona değineyim. Doğu Asya’da gezdiğim yerlerle karşılaştırdığım zaman bana o kadar da tat vermedi Singapur. Uzaktan çok güzel görünüyor, güvenli olması, gelişmişliği, geceleri yüksek gökdelenlerin ihtişamlı ışıkları vesaire, ama bir şey eksik işte. Çok fazla yabancının ikamet etmesi ve ticari fonksiyonu ve bunun getirisi ekonomik refah ile birlikte halkın o özü gitmiş, kültürel bir havası kalmamış ülkenin. Amerikan filmlerinde gördüğümüz bir Las Vegas var sanki, ki beni pek cezbetmedi. Ben dere yatagina kurulmus evler görmek, balıkçı teknesinde şarap içmek, o yerin halkına ve kültürüne biraz derinlemesine girmeyi seviyorum. Halk diyorum da, millet veya halk sözcüklerini  etnoğrafik anlamda alırsanız saf singapur halkı diye bir şey yok, singapur zaten zamanında çinlilerin nüfus ve ekonomi anlamında malaylara üstünlük kurmalarının üzerine malezya’dan özellikle kopartılmış bir kısım. Şimdi de hintliler, çinliler, malaylar ve çalışmaya gelen bangladeş başta olmak üzere güney doğu asya insanlarının oluşturduğu kozmopolit bir yapı, ama asla bir “kültür mozaiği” değil bana kalırsa, singapur hakkında farklı düşünceleri olan varsa elbet dinlemeye hazırım. Ben şimdilik gördüğüm yerler ve dikkat çekici noktaları paylaşayım sizinle.

Singapur Nehri kıyısından hoş bir heykel, nehir kenarlarında genellikle deniz ürünleri veren restoranlar mevcut. Işıklandırması da güzel, hatta Singapur’un en güzel manzara resimleri herhalde gece bu nehir boyunda çekilebilir. Ben geçici olarak kullandığım kamera nedeniyle malesef çekemedim o resimleri.

Shi Jie adında yerel arkadaşımız diyor “sana türkiye ile alakalı bir şey göstereceğim” diye, ben atlıyorum tabii ki doğru tahmin ederek “türk dondurması mı?” diyor ki “nerden bildin?”, asya’da nedense her ülkenin en işlek caddelerinde türk dondurmacısı var. bu arada burası singapur şehrinin gece hayatının en hareketli olduğu yer, aşağıdaki resim bu alanın bir krokisi tarzında hazırlanmış: (yeri gelmişken belirteyim singapur’da içki ve sigara çok pahalı, endonezya’da 1 liraya aldığım marlboro ve karanfilli bir sigarayı paketi 6 liraya almak için singapur’un “red light district”‘ine gidiyorum, zira singapur’da 15 lira yaklaşık bir paket. evet adından da anlayacağınız üzere singapur’da da red light district var, bir köşede endonezyalı, bir köşede malay, bir köşede çinli ve diğer bir köşede de hintli hayat kadınlarının yer tuttuğu

Singapur’da toplu taşıma gayet gelişmiş, ülkedeki her şey gibi. Otobüslere binerken ve inerken Akbil gösteriyorsun, mesafeye göre fiyat düşüyor, kredi kartını da kullanabiliyorsun bu sistemde.

Nehir, gece olduğu kadar ihtişamlı olmasa da bir İzmirli olarak deniz olur, göl olur, akarsu olur görmeden edemeyenler için iyidir, güzeldir, olmazsa olmazdır da bir nevi. Resimdeki botlar “river taxi” adını verdikleri eğlence amaçlı ulaşım araçları. Bu arada söylemeden geçmeyeyim, Singapur’da birçok tabela, uyarı vs hem çince, hem ingilizce, hem malayca hem de hintçe yazılıyor. bu halklara mensup kişiler diğer halklardan insanlarla ingilizce olarak iletişim kuruyorlar büyük oranda ve çinliler çin okullarına, hintliler de hint okullarına gidiyor.

Aşağıda gördüğünüz aslan Singapur’un simgesi, şehrin bir çok yerinde karşınıza çıkıyor.

bu
resimde 2 şeye dikkat çekmek isterim, 1.si üstü açık 2 katlı otobüsler,
singapurda bol gördüm bunlardan. 2.si de sağdaki taksinin üzerinde
yazan: we’re genetically 96.4% like orang gutans. yani genetik olarak
yüzde 96.4 oranggutanlar gibiyiz. neye dayanarak kime göre, bilemiyorum

Arap sokağından bir görüntü. Birkaç Türk restoranı da mevcut. Aşağıdaki resim de bir “Turkish Cafe”

Alaturka
restoranından ziyade arkadaki kağıt gibi görünen binalara dikkatinizi
çekmek isterim. maket sanki kocaman binalar. bu arada türk yemeği ymeye
karar verdik, restoranın girişini arıyoruz. bir tane adam vardı
açıklıyor, sonra sordum ing olarak türk müsün diye, yes dedi, merhaba
dedim, türkçe konuşuyor ama bir garip. iran türküymüş, ustaları yani
aşçıları ise türkiye türkü.


Özellikle beyti kebaba bayılıyor Singapurlu arkadaş.

Güzel bir türk yemeği, üzerine sütlaç ve türk kahvesinden sonra akşam dünya kupası finalini izlemek için kurulan alana doğru ilerliyoruz, gece olunca singapur daha da bir güzelleşiyor şekil A’daki gibi:

Yol üstü bir kurbağa yemeye ne dersiniz? 🙂 Ben gayet lezzetli buldum ama kurbaga yedigimi duyan türk arkadaşların tepkisi genelde şu şekilde oldu: “ıyyyyk”

Aşağıdaki görüntü de dünya kupası heyecanından:

Singapur’a gelip de Sentosa’ya gitmemek olmaz diyoruz.

Adada ulaşım bu otobüsümsü trenimtraklar ile sağlanıyor, ücretsiz.

Bu asma köprüden geçince karşı kısımda asya kıtasının kuzey yarım
küredeki en güney noktasına ulaşıcakmışız, ben ekvator çizgisinde bir
elim sıcakta bir elim soğukta resim çekilmiş adamım, bu da bir şey mi
sanki:p

Adanın daha yüksek bir yerine gitmek için kafessiz teleferikleri tercih ediyoruz, manzara güzel ama bende yükseklik korkusu var, hafiften tırsmıyorum da değil hani.

Adada günü birlik geziden ayrılıp Singapur şehrine geri dönüyoruz, normalde teleferik ile de yapılabiliyor adaya ulaşım fakat bakımda olduğu için metroya binmek zorunda kaldık.

Neyse efendim artık Türkiye’ye dönme zamanı geldi çattı, singapur’da hava alanındaki bu reklam dönüş isteğini daha da arttırıyor, dile kolay, 1 sene olmuş dönmeyeli.

Ben şahsen görsel içeriğin yoğun olduğu gezi yazılarını seviyorum, o yüzden bu yazıda resimlere daha çok yer verdim. Umarım hoşunuza gitmiştir doyurucu olmuştur, yok ben çok açım doymadım diyenler için de albümlere ekliyorum 🙂

Görkem Türkay

8 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    Singapurun simgesi aslan bana aslan ile ejderhanın bir karışımı gibi geldi bana. benimde yükseklik korkum var ama kesinlikle teleferiğe binmek müthiş olsa gerek

  • umutaktas dedi ki:

    fotoğraflar ve anlatımlar birleşince gezi 3. bir boyut kazanmış,çok güzel,sırada neresi var?

  • maden dedi ki:

    Yaşadığınız kültürü anlatımınız çok güzeldi,yalın paylaşımınız için teşekkürler.

  • NEŞE dedi ki:

    Sevgili Görkem,ben Singapur u çok sevmiştim,tabii senin gibi gerçek uzakdoğu yu yaşayanlar için Singapur “yapay bir cennet”vaziyetinde oluyor,çok ta haklısın ama bu şehir güzel ve temiz..Yeni yapılan o muhteşem gökdelen nin tepesinde muazzam havuzlar var,internette dolaşıp duruyor fotoları..Güzel anılarını paylaştın,çok teşekkürler…

  • Corto_Turco dedi ki:

    Biz Türkler (belki de pek çok insan insan için) ruh deyince illa kültür, tarih, yemek, biraz sefalet ve ikilemler arıyoruz sanırım. O yüzden muhtemelen hangimiz gitse Singapur ruhsuz gelebilir. Ama onlar da insan 🙂 Hem fotoğraflara bakınca hoş bir yere benziyor. Elinize sağlık.

  • NEŞE dedi ki:

    Yok,yok,ben o kadar da ruhsuz olduğunu düşünmüyorum,fırsat bulursam ikinci kez gidip daha çok gezeceğim ve keyif yapacağım.Çin,Hint ve Arap mahalleleri,tropik plajları,ormanları ve sonsuz bitki çeşidi ile çok temiz ve çok güvenli bir minik cennet diyorum ben…Gelişmişliği ruhsuzluk olarak belki ABD için kabul edebilirim.

  • cherkesh dedi ki:

    ” Ruhsuz Singapur” yorumunuza kesinlikle katılmıyorum. Dünyanın en küçük ülkelerinden biri ,sizin ruhsuz olarak adlandırdığınız Singapur

    16 yıl üst üste en iyi yatırım potansiyeli ile dünya çapında 2 inci sırada yer alıyor

    Singapur dış ticaretinde ve yatırımda dünya lideri

    Singapur,en açık ekonomik sistemi ile uluslararası ticaret ve yatırımda ilk sırada yer alıyor

    Singapur dünyadaki en rekabetçi ülke sıralamasında iş yapmak,için dünyanın en kolay yeri.

    Singapur Asya Pasifik ve dünyanın diğer ülkeleri ile İş Mevzuatı ve Verimlilik açısından en iyi iş ortamı ağına sahip ülkelerden biridir.

    Singapore Asya’da iş yapanlar için en şeffaf, bürokrasinin en az olduğu, fikir ve mülkiyet haklarına saygılı nadir ülkelerden biridir.

    Singapur ekonomisinde en az yolsuzluk olan için dünyada 5 Asya’da 1. sırada yer alıyor

    Singapur dünya ve Asya’daki en şeffaf ülkeleri arasında

    Singapur en motive işgücü potansiyeli ile dünya 7 inci Asya’da da 1. sırada yer alıyor

    Singapur En iyi vasıflı işgücü ile Asya’da ilk 5 arasında yer alıyor

    Singapur göçmenler ve yabancıların yaşamak, çalışmak ve öğrenim için en çok başvuruda bulunduğu ülkelerden biridir.

    Ayrıca benim yazımda belirttiğim gibi dünyanın en büyük insan yapımı açık hava (özgür) kuşparkı Singapurdadır.

    Kuşların ve bazı savunmasız canlıların kürkleri ve etleri uğruna vahşice öldürülerek soyları tükendiğinden yola çıkarsak hangi ülkelerin daha ruhsuz olduğunu anlayabiliriz.

    Bazı ülkelerin Dünya Şeffaflık Raporlarına ve Dünyanın En Temiz ve Çevreci ülke sıralamalarına bakarak hangi ülkenin daha ruhlu olduğunu anlayabiliriz.

  • edda dedi ki:

    gitmedim ama bence Singapur ruhsuz bir şehir değil. bugüne kadar hakkında okuduklarım, duyduklarım, hatta yazınız bile yetiyor bence anlamaya ruhsuz olmadığını. belki de uzun zamandır oralarda olduğunuz içindir…?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*