Rio de Janeiro

Brezilya,
Güney Amerika’nın en büyük ülkesi.  8.5
milyon km2 yüzölçüme ve 203 milyon nüfusa sahip. Başkenti sonradan yapay olarak
uçak şeklinde inşa edilmiş bir kent olan Brasil. Güney Amerika’ da ki diğer
ülkeler gibi İspanyollar tarafından değil Portekizliler tarafından
sömürgeleştirildikleri için Portekizce konuşuluyor.


7
Eylül 1822 de Portekizlilerden bağımsızlıklarını kazanmışlar. Tarih boyunca
hiçbir ülke ile savaşmamışlar ( Paraguay ile olan küçük bir çatışma hariç).
Savaş olmadığı için halk kahramanları da yok, paralarının üzerinde Yunan
Tanrılarının resimleri var. Para birimi Real ve R$ olarak sembolize ediliyor. 1
TL = 1.2 R$ civarında.

 

THY
ile 12 saatlik direkt uçuş sonrası Sao Paulo’ ya vardık . Buradan neredeyse
saat başı uçuşu olan TAM havayolları ile 50 dk da Rio de Janeiro’ya vardık .

 

Sao
Paulo, Brezilya’nın en büyük kenti. Sanayi ve AVM kenti denebilir. Neredeyse
tüm otomobil üreticilerinin fabrikaları burada mevcut.

 

Brezilyalılar,
cana yakın ve yardımsever insanlar. Türkiye’de oynayan futbolcuları ve THY nin
televizyonlara verdiği reklamlar sayesinde Türkiye hakkında fikir sahibiler ve
Türkleri seviyorlar. İngilizce bilen sayısı az.

 

Rio
de Janeiro, 10 milyondan fazla yaşayan sakini ile , nüfus yoğunluğu dünyada en
fazla olanlardan biridir.

Atlantik
Okyanusu kıyısında bulunan Copacabana, İpenema ve Leblon plajları nefis kumsalı
eşsiz güzellikler sunmakta. Okyanus çok dalgalı olduğu için yüzmek pek mümkün
değil, dalgalarla oynamak ve sörf için uygun. Plaj kıyılarında sabah 05.00 den
itibaren yürüyen ve spor yapanları görmek olağan.

Şehrin
simgesi Corcovado tepesinde yer alan Kurtarıcı İsa Heykeli. 20 dk lık ormanın
içinden geçen bir tren yolculuğu ile tepeye çıkıyorsunuz. Heykel şehrin simgesi
olsun ve turist çeksin diye  inşa edilmiş. % 75 i katolik olan Brezilya lıların genel
olarak dinle pek ilgileri yok. Samba ve futbol burada her şeyin önünde.  Kent ormanla bütünleşmiş olduğu için pek çok
evin balkonunda maymunlar girmesin diye ipten file ağlar örülü.


 

Şehrin
en güzel manzarasının izleneceği Pao de Açucar ( Sugar Loaf) a  iki kademeli teleferik ile çıkılıyor.

 


Son
zamanlardaki en gözde içecek Amazon meyvelerinin karışımından elde edilen koyu
kırmızı renkli Açai adı verilen bir içecek, denenmeli.

Şeker
kamışından elde edilen bir çeşit rom olan Cachaca ile yapılan Caipirinha  (misket limonu, esmer şeker ve kırılmış buz
ilavesi ile) da tadılmalı.

 

Rio’da,
Churrascario adı verilen sınırsız et yenen yerler meşhur. Fiyat kişi başı fix.
Açık büfeden salatanızı alıp masanıza oturduktan sonra et servisi başlıyor. Çok
önceden közde pişirilen etler servis edilmeye başlıyor. Masada duran kartınızın
yeşil tarafı üstte olduğu sürece servis devam ediyor. Kırmızı olan tarafını
çevirince servis duruyor. İstediğiniz zaman tekrar yeşil tarafını çevirerek
değişik lezzetleri tatmaya devam edebiliyorsunuz. Fogo de Chao, içlerinde en
ünlü olanı, tabii ki fiyatlarda ünü ile yarışıyor. İçecek dahil kişi başı 150
TL gibi bir rakam ödeniyor. ( www. fogodechao.com.br ) .

 

Maracana
Stadyumu, dünyaca ünlü Samba festivalinin düzenlendiği Sambadrome Stadyumu,
Metropolitan Katedrali, Santa Teresa, Tijuca Ormanı, Flamengo ve Botafogo
bölgeleri ile Rodrigo de Freitas gölü görülecek diğer yerler arasında.

 

Güzel
Sanatlar Müzesi, Modern Sanatlar Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi de zaman kalırsa
değerlendirilebilir.

 

Metropolitan
Katedrali, Avrupa daki gotik tarzdaki katedrallerden dış cephesinin sadeliği
ile farklılık göstermekte.

 


Tüm
turistlerin samba izlemek için gittiği yer ise Plataforma. Buraya gitmek para
ve zaman israfı.  Canlı müzik ve dans
için Scenarium tercih edilmeli . Aslında burası üç katlı bir antika mağazası ve
içeride görülen her şey satılık. Giriş için kimlik gerekiyor. Kimlik bilgileri
alınarak size bir kart veriliyor, yiyip – içtiğiniz şeyler bu karta işleniyor.
Çıkarken ödeme yapıp, imzalanan kısmı kapıdaki görevliye vermeniz gerekiyor.
Küçük bir giriş ücreti mevcut. İçeride bir şey yeme-içme zorunluluğu yok. (http://www.rioscenarium.com.br
) .

 

Jeep
safari turistlere önerilen diğer bir seçenek. Ancak 20 dk ormanı gezmek için
üstü açık jeep ile 2 saat şehir içi trafiği ve yakıcı sıcağı çekmek anlamsız.

 

1.5
lt lik su büyük marketlerde 1.95 Real iken , turistik büfelerde 4 real.  1 lt lik bira , 12 Real.

 

Rio
da güneş belli etmese de çok yakıcı. Şapka ve güneş gözlüğü almayı , açık
yerlerinize güneş koruyucu sürmeyi unutmayın.   

 

Favela’
lar Rio’ nun dikkat çeken bir başka noktası. Girilmesi pek önerilmeyen
gecekondu mahalleleri. Yerel bir rehber sayesinde görme imkanı bulduğumuz
bu yerlerin , bizim gecekondu mahalleleri ile uzaktan yakından ilgisi yok.
Güvenlik amacı ile ayrıntılı fotoğraf çekemediğimiz bu yerler yazı ile
anlatılacak gibi değil. Geçtiğimiz yıllarda buradan roketatarla açılan ateş
sonucu bir polis helikopterinin düşürüldüğünü belirtmek isterim. Favelaları merak
edenler için : http://www.tribundergi.com/forum/viewtopic.php?f=63&t=105579,

Çok
kapsamlı bir yazı, öneririm.

 


Son
olarak Kiwi ve Mango dan başka tropikal meyve tanımayanlar için Rio’nun  bir çok güzel meyvenin tadımı için cennet
olduğunu belirtmek isterim.

 

2 yorum

  • arkutbay dedi ki:

    Dostum merakles , sesin çok uzaklarda geldi bu kez . Hem de daha önce hiç görmediğim görüntülerle ve yeni bilgilerle süslenmiş olarak . Ellerine sağlık . Portekizce işinin ilginç bir hikayesi de var . Zamanın papası en sevdiği evlatları İspanyollar ile Portekizliler kapışmasın diye Cabo Verde adalarının biraz batısından dünyayı ikiye bölmüş , doğusunu Portekizlilere batısını İspanyollara sunmuş . Brezilya´nın Güney Amerika´dan yaptığı çıkıntı da doğuda , Portekizlilere kalmış . Teşekkürler , ellerine sağlık .

  • merakles dedi ki:

    Teşekkürler Sevgili Dostum, sırada Iguazu Şelaleleri ve Arjantin notları var toparlanmayı bekleyen. Haziran başına kadar bizim işler yoğun geçiyor, ama aklım gezi notlarında.

arkutbay için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*