Riga / Kehribar cenneti

Tallinn’den yaklaşık 4 saat süren otobüs yolculuğu sonrasında Riga’ya ulaştık . Otelimiz Daugava nehrinin karşı kıyısında  konumlanmıştı . Nehri geçen bir köprü ile hemen eski şehire ulaşabiliyorduk .


Otelimiz

Letonya , yaklaşık 2.4 milyon nüfuslu küçük bir ülke . Nüfusun % 56 sı leton , % 30 ‘u rus (tiplerinden ve tavırlarından ayırabilirsiniz) . Ülkenin en yüksek ”dağı” 312 metre . Daha çok luteryen ve rus ortodoks kilisesine bağlılar ; roma katolikleri de var .


Daugava nehrinden Riga

MÖ 3000 yıllarında bölgede yerleşim başlamış (ilk letonlar) . MS 9. yüzyılda Viking istilasına uğruyorlar . 13. yy başlarında Germenlerle beraber hristiyanlığı kabul ediyorlar . Tallinn için anlattığımız Hansa birliğinin üyesi oluyorlar ve ticaret gelişiyor . 15. yy da Litvanya Federasyonu’na katılıyorlar . 18. yy başında Rusya savaşları sonrasında da İsveç hakimiyetine giriyorlar . 1. Dünya Savaşı sırasında Almanlar bölgeyi işgal ediyor . 1919 de Almanlar çekildikten sonra Rusya , Baltık Cumhuriyetlerini tanıyor . 2. Dünya Savaşı sırasında tekrar Almanlar tarafından ülke işgal ediliyor ( Bu dönemde 450.000 leton hayatını kaybetmiş ) . Daha sonra da Sovyet işgali başlıyor . Şubat 1990 da bağımsızlıklarını ilan ediyorlar . Riga’da bu hikayeleri anlatan ”İşgal Müzesi” var .


Daugava nehrinden Riga

Letonlar 1201 yılını Riga’nın resmi kuruluş yılı olarak kabul etmişler .


Daugava nehrinden Riga


Stalinist gotik

Stalin zamanında , Empire States binası ile yarışabilmek için ruslar bu çirkin binaları yapmışlar . Bu binaların tarzına -biraz da alaycı- ”stalinist gotik” deniyor . Moskova’yı  gezenler bilir . Orada bunlardan 7 adet var ve ”yedi kızkardeşler” adı verilmiş .


Hansa Birliği arması / İsveç aslanı ve Rus Ortodosk Haçı sonradan eklenmiş

Letonya’nın başlıca ihraç maddesi kehribar – diğer adı ile amber – Kehribar çoğunlukla kozalaklı ağaçların reçinesinden oluşuyor . Reçine , aslında ağacın yaralı kısmını onarma mekanizması . Reçine , onu salgılayan ağaçla beraber sellerle lagün-delta ya da deniz ortamına taşınıyor ve burada gömülüyor . Milyonlarca yıl içinde basınç ve sıcaklık koşullarında sertleşerek kehribar taşını oluşturuyor . İçinde böcek , kuş tüyleri , kıl vb. materyal bulunabiliyor . Çıkarıldıktan sonra işlenerek kullanılır hale getiriliyor .


Karakafalar evi

Yukarıdaki resimde gördüğünüz ev bütün Riga anlatımlarında mevcut olan , 1341 de yapılmış bir esnaf loncası evi . Genç esnafları temsil ediyormuş (kafada saç var ve hala siyah). 2001 yılında renove edilmiş ve bugün bildiğim kadarıyla müze .


Riga


Riga

Bir alamet-i farika daha , aşağıda….


Kara kedi evi


Riga


St. Peter kilisesi

Yukarıdaki resimdeki başın ilginç bir öyküsü var. Rivayet odur ki bu kilise yapılırken keşişlerden biri iman gücünü göstermek için kilisenin temeline canlı canlı gömülmek istemiş . Ancak isteği kabul edilmemiş . Keşişi kırmamak için yüzünün heykelini yapıp tuğlaların arasına yerleştirmişler .


Bağımsızlık anıtı

Şemsiye ve yağmurlukların burada da çok gerekli olduğunu hatırlatalım . Bazı otel resepsiyonlarında çıkarken şemsiye dağıtılıyor .


Eski topçu kışlaları



Riga sokakları


Riga sokakları

Riga çevresinde gezilebilecek Jurmala isminde bir sahil kasabası var . Turla giderseniz extra tur olarak almanıza hiç gerek yok . Büyük çarşının (kime sorarsanız gösterir) yanındaki istasyondan trenle çok ucuza ulaşabilirsiniz . Majori istasyonunda ineceksiniz .


Üç biraderler / Riga’nın en eski üç evi

Çarşı derken aklıma geldi : Black balsam – ya da Riga balzamı – kahve yanında içmek için mükemmel . Havaalanına bırakmayın , marketlerde aynı markalar çok daha ucuz .


Riga

Şehrin içinden geçen kanalda küçük tekneler ile yaklaşık 1 saat süren – daugava nehrine de çıkılıyor – tur yapılıyor . Vaktiniz kalırsa deneyin…


Tekne turundan


Tekne turundan


Riga

Yeme-içme işleri…..
Hızlı yemek için en iyi alternatif Allus Seta . Servisleri kendiniz alıyorsunuz . 2 ana yemek,2 bira,1 salata ve tatlı . Toplam 20 Euro karşılığı Letonya Lat’ı ( henüz Euro’ya geçmemişler ; paraları daha değerli ; 1 Euro : 0,70 Lat )


Allus Seta

Ortaçağ lokantası arayanlar için Rozengrals’ı öneririm . Tekrar hatırlatayım , yemekler biraz tatlı gelebilir ( örneğin benim kızarmış tavuk kanatlarım cevizli şerbetin içindeydi ) . Elektriksiz ,mumlarla aydınlatılmış bir mahzen .


Rozengrals

İyi bir balık için Dome Otelin lokantasını tavsiye ederim . Çatısında küçücük bir açık bölümü de var . 2 ana balık yemeği , 1 ön tabak , 1 büyük şarap , 2 kahve toplam 60 Euro karşılığı Letonya Lat’ı .


Dome Restaurant


Dome Restaurant

Faydalı olabildiysem ne mutlu .
 
Sevgilerimle…





4 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Şirin bir şehire benziyor,nüfus az,insanlar uygar,tabiat güzel,eh daha ne olsun..Kehribar dan anlayanlar,Polonya da daha ucuz ve bol olduğunu söylemişlerdi,benimkileri Polonya dan aldım..Tabii kaliteler de çeşitli,içinde fosil olan en pahalısı.Rosengral restaurant çok hoş gibi,kapısından bile belli..Teşekkürler Doktor.

  • arkutbay dedi ki:

    Neşe Hocam , lokantaya o kapıdan girilince merdivenle bir mahzene iniliyor . İnsanın gözlerinin alışması zaman alıyor . Ortaçağ kostümlü garsonlar hizmet ediyorlar . İç mekan çekimleri makinanım yetersizliğinden dolayı iyi olmadı (flaşsız çekmek istedim), o yüzden paylaşamadım .

  • NEŞE dedi ki:

    Ben hemen anladım zaten otantik bir yer…Doktor çok teşekkürler,diğer yazılarınızı da bekliyorum zevkle..

  • Zeynep dedi ki:

    fotoğraflardan da anlaşıldığı kadarıyla şirin güzel bir şehir…bu güzel paylaşımınız için teşekkürler

arkutbay için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*