Ramazan’da İran Bir Başkadır

Aslında bu yazı “gezerken yemek yemek” yazısından cok “Ramazan Ayında Iran gözlemleri” niteliğinde olacak. Biz bu geziye başlamadan önce ramazan ayında İran nasıl olur sorusuna çok cevap aradık, ama maalesef bulamamıştık. Bu yazı belki yine bu soruya cevap arayacak kişilere yol gösterici olması yanı sıra gözlemlerimizi de dile getirecek. Haydi bakalım, başlayalım.

Bu memlekette oruç tutan sayısı çok ama çok az. Namaz kılan sayısı da çok ama çok az.. Hatta İsfahan’da bir kilimcinin iddiasına göre halkın 80%’i oruç tutmuyor. Ama gel gör ki otel dışında bütün restoranlar iftara kadar kapalı olmak zorunda. Dışarda yemek yemek hoş karşılanmıyor. Elinizde su şişesiyle dolaşmanız, halk içinde bir yerde yemek yemeniz pek de uygun değil. Hatta bu yüzden ahlak polisleri(yeşil beyazlı) size ceza yazabilir. Yapabileceğiniz en iyi şey şu: markete gidip ekmek- peynir -domates alıp kendi sandviçinizi yapmanız ve kuytu bir köşede yemeniz. Bazı restoranların kapısını yarı açık görebilirsiniz, buralardan hazır sandviç bulmak mümkün, ama oturmanız için yer yok yine kuytu bir köşe bulmanız gerekiyor.

İRAN’DA YEMEK
İran yemeklerinden çok umutlanmayın, nerdeyse tüm yediğimiz yemekler şaşırtıcı derecede çok lezzetsizdi. Lezzeti olmayan meyve, sebze ve etten nefis yemekler çıkması beklenemez de baharatı bu kadar çok hayatlarına sokan bir memleketin geleneksel yemeklerinin bu derece tatsız olacağını hiç beklememiştik. Ülkenin kuzeyinde tatlar, güneyine göre kat be kat lezzetli – ama yine de hep birşeyler eksik. Lübnan’da bulduğumuz o etler ve sebzeler maalesef İran’da yok. Karakteristik olarak safran, kurutulmuş lime, reyhan, nane ve ceviz Pers kuzininin temelleri denilebilir.

Temel besin yiyeceğimiz ekmek mesela, süper sert! Birçok ekmek çeşidi bulmanız mümkün İran’da, ama bizdeki köylerde tandır üzerinde yapılan yufka ekmeğine benzer İran’da en çok tüketilen ekmek türü(nan). Ramazan pidesine benzer bir ekmek daha var, ona da Sangak deniliyor. Meyve, sebze bol ama şuana kadar yediklerimiz arasından söyleyebilirim ki çoğunun lezzeti yok. Buna rağmen İran Karpuzu diye bir fenomen nasıl oluşmuş pek anlayamadık. Ama hakkını vermek gerek ki; muhteşem yoğurtları var, bir de naneli ayranları var ki – ooooovv, anlatılamaz! Dondurma da harika! Hele ki Shiraz’da havuç suyuyla birlikte yediğim dondurmayı hiç unutamayacağım! Yediğimiz bazı geleneksel yemekleri yazarsam:

Halim Booghalamoon (bulgur ve etin bulamaç haline getirildiği sıcak tüketilen bir yemek),

Halim Bademjan (mercimek, patlıcan, kuzu eti, safrandan yapılma başka bir bulamaç),

Pilav Pilav Pilav ( her yemekle birlikte bir aileyi doyuracak kadar tane tane pişmiş ince ve uzun bir tür pilav geliyor. Üzerine de safranla pişirilmiş pilavlardan serpilerek servis ediliyor.),

Chelow Kabab ( bu da olmasa ne yerdik bilmiyorum. Vasat olanlarının yanında çok güzel olanları da vardı. Bizim kebaplara göre kıyaslarsak, porsiyon çok daha büyük ve kullanılan baharatlardan dolayı daha zengin bir tada sahip. Kebap istediğinizde yanına mutlaka küçük bir lime koyuyorlar, ekşi yeniyor burda. Tavuk kebabın ise (cüce kebab) henüz iyisine rastlayamadık)

Zulbia Bamieh (Sadece ramazan da yenilen bir tatlı çeşidi. Bizdeki tulumba tatlısının aynısı.)

Dizi (nohutlu, kuzu etli sulu bir yemek. Seramik kapların içinde servis edilen ve pişirilen bu yemek çok uzun süre pişiriliyor. Tabi ki pilavla servis ediliyor. )

Ash Doogh (yoğun cacık diyebiliriz)

Döner: Bizdekinden farklı olarak kesilen et, domates ve soğanla harman edilip ekmeğe turşuyla birlikte giriyor. Süper olmasa da benden geçer not almıştır.

Güne erken başlayan İranlılar kahvaltıda; peynir, ekmek, hurma, domates, salatalık, yumurta, çay vs. tüketiliyor. Bizdeki kahvaltı anlayışının aynısı. Akşam dokuz buçuk-ondan sonra akşam yemeklerine başlıyorlar, ve yemek öncesi meyve gibi, dondurma gibi birçok şey yiyorlar. Misafir olduğumuz bir yerde “nihayet yemeğe başlıyoruz” sanıp da gece onikide parkta piknik modunda yemek yemeye başlamamızla akşam yemeği sistemlerini anlamış olduk. Öğlen ya da ara öğünde ne yiyorlar, maalesef restoranlar kapalı olduğundan bilemiyoruz. Ama tahminimce, sadece elim büyüklüğündeki bol malzemeli bitiremediğim pizza öğle yemeklerinin arasında.

İRAN’DA İÇECEK
Alkol satışının olmadığı bu yerde rejime inat olsa gerek onlarca çeşit alkolsüz bira bulunabiliyor. Nar, karpuz gibi çok üretilen meyvelerin suları yanısıra her çeşit meyve suyu bulmak mümkün. Çeşit çeşit gazozların yanı sıra Coca Cola da var, Zam Zam Cola da.. Benim en favori içeceğim naneli ayran oldu. Muhteşem bir tat! Gazlı ayran da var, ama ben pek sevmedim.

Çay her an içiliyor burda. Çay Evleri diye tabir edilen yerler var, maalesef biz bunlara giremedik- çünkü ramazan. Kahve bulmak zor oldu, İsfahan’daki büyük pazarda Lavazza yazısını görüp utana sıkıla kahve içebilir miyiz diye sorup olumlu cevap alınca yüzümüzdeki gülümsemeyi görmeliydiniz.

Bir de tabi şu meşhur Shiraz şarabı var. Ev yapımı şarapları olduğunu heryerde duyabilirsiniz, ev yapımı bira ve vodka da bu listenin içinde. Biz Shiraz’da alkol oranı 55% olan yine ev yapımı süper sert bir vodka içme fırsatı bulduk. Bir daha içer miyim? Pek zannetmiyorum.

2 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    İran hakkında hep gezilen,görülen yerlerle ilgili yazılar okumuştuk,sizin yazınız çok değişik…Komşuda bazı dinsel eğilimlerin zannedilenin aksine ne kadar “göstermelik” olduğunu öğrendik sizden…Lezzetsiz yemeklerin nedeni yapıldıkları sebze veya etler değil de pişirme yöntemleridir diye düşünüyorum..Teşekkürler..

  • bora arasan dedi ki:

    İran mutfağı konusunda bizimle aynı fikirleri paylaşan bir gezgin daha…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*