POMPEİ-NAPOLİ Şubat 2014

Öğle yemeğini girişteki restoranlardan birinde yiyoruz.

  

Özellikle lazanya çok güzel  bizde yapılanlardan oldukça farklı. Ucuz olduğunu düşünüyoruz ama maalesef. Turiste kabarık hesap çıkartma zihniyeti burada da gelişmiş. Oldukça yüklü bir ödemeden sonra itiraz edince bize kahve ısmarlıyorlar.

  


Pompei Unesco Dünya Mirasları arasında yerini almış.Dünyada bir benzerinin de olmadığı kesin.



 

Şehir için birçok bilgi okudum ama bana en ilginç olanı felaket sonrası insan kalıntıları geldi. Korkunç olduğu kadar şaşkınlık verici. Yanardağ patlamadan önce bir takım yer sarsıntıları olmuş ama halk buna aldırmamış. Burası deniz kenarında oldukça zengin bir şehirmiş. Vezüv patlamaya hazırlandığında önce küller yağmış. İnsanlar umursamamışlar. Belki de Sahra çölünden gelen kumların şehirlere yağması gibi onlar da bu olaya alışıklardır. Ama diğerlerinden farklı olarak bu kül yağışının kesilmeyince, paniğe kapılanlardan bazıları kurtulmak için limana denize doğru koşmuşlar bazıları da evlerine kapanmışlar. Limana koşanlar yersarsıntılarının neden olduğu iri dalgalar arasında kaybolmuşlar.Daha sonra şehre iri lav topları yağmaya başlamış. Etrafı yoğun bir kükürt dumanı kaplamış. Şehrin tamamen yok olması birkaç saat içinde gerçekleşmiş. Önce gazlardan zehirlenerek ölen insanlar daha sonra taşa dönüşmüşler. İnsanlar o anda ne yapıyorlarsa o şekilde taşlaşmışlar. Zamanla taşlaşan kütlenin içindeki insan vücudu çürümüş ama kalıp kalmış. Bu kalıplar alçı dökülerek yeryüzüne çıkarılmışlar.

İnsanlar cam fanuslar içinde Pompei ziyaretçilerine gösteriliyorlar. Çok fazla olmasallarda başını elleri arasına almış, çömelmiş korku dolu suratıyla ölümü bekleyen annesinin yanında yatan çocuklar ya da bir köpek…

 

Suratlardaki o ifade insanın gözünün önünden bir türlü gitmiyor.Çaresizlik…



Pompei şehri olduğu gibi çıkartılmış. Restorasyon mükemmel. Binalar içlerindeki rengârenk süslemeler ince oymalar. Sokak aralarında çeşmeler, agora, forum, heykeller, sütunlar, tapınaklar…


Ağaçların arasında şehir. Çok zarif bir kentmiş. Çıkarılan eşyaların bir kısmı burada çoğu da Napoli Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.


Antik kenti gezmek bir hayli zaman alıyor. Biz beş saat gezdik daha bir o kadar daha gezerdik.

Burada insan yaşam ile ilgili çok şeyler düşünüyor. Şehir o kadar canlı ki sanki insanlar biraz önce buradan ayrılmışlar da en kısa zamanda dönecekler…



Çıkışta soluklanıp limonata içiyoruz. Zaten bu yöre limon ağaçları ile meşhur.

  

Her yerde limon ürünleri satılıyor. En ünlü içeceği Limoncello . Mutlaka tadılmalı. Limon likörüne benziyor çok hoş bir tadı var. Trene binmeden önce buralara ait ufak tefek hediyelikler alıyoruz.


Otele yorgun bir halde dönüyoruz. Akşam yemeğimizi otelde yiyoruz. Sabah erkenden Tiyatro Festivalinin yapılacağı Napoli Fransız Kültür Merkezine gittik. Oldukça tarihi bir bina. Yolda yürürken Napoli’nin dar sokaklarından geçtik.


Küçük dar balkonlarda dışarıya doğru asılan çamaşırların üzeri naylonlarla kaplanmış.


Yağmura karşı önlem alınmış. Binalarda taş oymalar, küçük zarif heykeller… Canlı renkler..

 


Festivale katılan gençlerle birlikte Napoli Arkeoloji müzesine gittik. Toledo caddesinde bulunuyor. Bina 16.yüzyıldan kalma. Devasa yapı.


Müze için en iyi arkeoloji müzelerinden biri olduğu söyleniliyor. Girişte sağlı sollu büyük merdivenler var.


Müze hakkında bilgi veren Fransız Kültür Ataşesinin söylediğine göre Farnese koleksiyonu en güzel eserleri içeriyor.

Hakikaten de doğru. Eserler o kadar güzel ki… Aslında burada bolca vakit geçirilebilir. Yukarı bölümde “Gizli oda” var.


Burayı 18 yaş altı giremiyor. Ancak velisi izin verirse gezebiliyor.


Mozaikler ve tablolar o zamanın aşk hayatını gösteriyor. Hindistan ve Nepal’daki tapınak sütunlarını ya da tapınakları süsleyen Kamasutra sanatının bir örnekleri.



Tabi burada en ilginç olan ve benim hayran olduğum bir performans sergilendi.. Sanıyorum bizim böyle bir müzemizde bu izini alabilmek gerçekten çok zor olur.


 


Napoli’nin “Pollichinelle” , gözleri siyah maskeli beyaz giysileriyle Sergio Di Paola’nın canlandırdığı palyaçosunun Napoliten şarkılar eşliğinde gösterisi“Polliciniello Pulcinella”.Tarihin ortasında, sanki başka bir zamanda. Polifonico San Leonardo, İsola di Procida Korosu. Şef Aldo De Vero o kadar çoşuyor ki sonunda seyircileri de davet ediyor. Fırlayıp koroya katılıyorum. Muhteşem bir haz. Sanat insanı başka dünyalara götürüyor. Yaşamına anlam katıyor. İtalya’nın neresine giderseniz gidin bu duyguyu her an yaşayabiliyorsunuz. Buradan Fransız Kültür Merkezine dönüyoruz. Orada bizi başka bir muhteşem gösteri daha bekliyor.

  

Caméléon Atölye sanatçısı Marie-Hélène Garnier ve Eric Bergeonneau’ nun oynadığı Marie-Sabine Roger’nin romanından uyarlanmış“Bir Prensesin Emirleri”. Işık ve ses o kadar uyum içinde ki…


Ertesi gün Napoli’nin İstutio Professionale Servizi dell’Enogastronomia e dell’Ospitalita alberghiera Antonio Esposito Ferraioli okulunun gastronomi ustaları bizi bu yörenin yemeklerini yapıyorlar. Birbirinden lezzetli. Öğleden sonra sanatçı Marry Armand’ın canlandırdığı kadına yapılan şiddeti anlatan bir oyun izliyoruz. Tabi üzülüyoruz. Biz ülkemizde her gün böyle bir haber işitiyoruz maalesef.



Festivalde Bénin’li sanatçı Adijcoudé Sena Bonaventure İtalyan sanatçı Liliana De Cristofaro ve Togo’lu sanatçı Garnal Seya’nın tarafından çalınan müzik ve danslar çok güzeldi. Dans ve tempo deyince insanın aklına hemen Afrika geliyor.


Roma’ya güzel bir gezi yaptık. Napoli’den trenle  iki saatte varabiliyorsunuz.Yazıma Roma gezisi ve Sorrento ile devam edeceğim.


  


 


 


 


 


 


 


    


 

13 yorum

  • Midgard dedi ki:

    Roma gezinizi de bekliyorum merakla, Pompei benim de çok merak ettiğim ve ilgimi çeken bir yer. Muhtemelen sizin yaşadıklarınıza benzer hislerle ayrılacağım oradan. Yeri gelmişken fikrinizi de sormak isterim, sizce hem Napoli hem Pompei’yi Roma’dan günübirlik bir geziyle görebilmek mümkün mü? Teşekkürler.

  • mctumer dedi ki:

    Sevgili Beste hemen hemen aynı tarihlerde aynı coğrafyayı dolaşmışız. Gerçekten Pompei gezerken aynı duygulara kapıldım. Sanki Sieasta sonrası tüm Pompeililer geri dönecek gibiydi kentin atmosferi. Sorrento – Ve eğer indiyseniz Positano ve Amalfi – yazılarınızı da merakla bekliyorum. Bakalım siz neler gözlemlediniz neler hissettiniz..

  • besteerbak dedi ki:

    Midgard,bence aynı gün hem Napoli ,hem de Pompei biraz zor.Her iki yerde de gezi için çok vakit gerekiyor.Roma’dan günübirlik gelinecekse sadece Pompei olabilir.Vezüv’e çıkılamaz ama Pompei gezilir.Napoli Garibaldi Tren istasyonundan Pompei biletleri alarak devam edebilirsiniz.Roma -Napoli arası iki saat sürüyor.

  • besteerbak dedi ki:

    Sizinle aynı zamanlarda orada olduğumuza göre belki de karşılaştık. Sorrento’yu anlatacağım ama diğer yerlere gidecek zamanım olmadı.Ama buralara bir kez daha geleceğim.Çok renkli büyülü yerler…Teşekkür ederim. Sevgiler

  • arkutbay dedi ki:

    Sanat gösterileri ile harmanlanınca daha da muhteşem olmuş geziniz . Bir önce ki yazıdaki gibi tam bir ”Carpe Diem” . Teşekkürler .

  • besteerbak dedi ki:

    Çok teşekkürler. Napoli beni hayli etkiledi.

  • NEŞE dedi ki:

    Eskiler güzel bir deyiş öğrettiler bize “Napoli yi gör…sonra öl…”Napoli gerçekten çok renkli,çok sürprizli bir şehir,etrafta gezilecek çok yer var,bir hafta ister en azından…Bence Napoli ve Pompei aynı günde imkansız..

  • besteerbak dedi ki:

    Sevgili Neşe çok haklısın.Napoli’nin özellikle çevresi çok güzel.Doyamadım.Teşekkürler.

  • besteerbak dedi ki:

    Sevgili Neşe çok haklısın.Napoli’nin özellikle çevresi çok güzel.Doyamadım.Teşekkürler.

  • okuyarakgeziyorum dedi ki:

    Beste hnm harika bir yazı.teşekkürler bu değerli bilgileriniz için.bizimde ekim sonu kasım başı gibi bi italya planımız var sizin gezinizinde kışa denk gelmiş olması cesaret verdi bana.yağmurlu olmasına rağmen gayet güzel gezebilmişiniz umarım bizim ki de böyle olur.keyifli nice geziler

  • besteerbak dedi ki:

    Merhaba,teşekkür ederim.Eğer sormak istediğiniz bir şey varsa seve seve yanıt veririm.İtalyanlar da artık mevsimlerin değiştiğini söylüyorlar.Ama çok yağmur yağıyor.Hemen 5 eu bir şemsiye almakta fayda var. Keyfini çıkarın.

  • besteerbak dedi ki:

    Merhaba,
    Umarım geziniz gerçekleşmiştir. Yazılarınızı okuruz.Teşekkürler.

  • besteerbak dedi ki:

    Çok teşekkür ederim.Umarım gezinizi yapmışsınızdır.Bizlerde anılarınızı okuruz.Bu yörelerde anlatılacak çok şey var…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*