Otel Cenneti Kemer ve tarihi Kaleiçi

 Yorucu geçen kışın ardından bize gülümseyen 23 Nisan tatilini değerlendirip, “yağmur da yağsa deniz tuzuna bulanmadan dönmeyeceğiz” prensibiyle, çok da tarzımız olmasa da, bir tura yazılıp her şey dahil bir otelde soluğu aldık.


 


Günün ilk yarısı hava sıcakken amacımıza ulaşıp, bulutlar güneşi engellediği zamanlarda çevreyi gezmeyi tercih ettik. Otelden yürüyerek 10 dakikada Kemer merkeze indik, yürürken gördüğümüz tek şey büyük otellerin giriş kapılarıydı. Aynı hayal kırıklığını merkezde de yaşayacağımızdan habersizdik tabii ki..


 



Saat Kulesi


 


Kemer şehir merkezine indiğimizde Cumhuriyet Meydanı’nda bir saat kulesi karşıladı bizi. Ama o kadar alakasız bir görüntüsü var ki sanki biraz zorlama olmuş. Kemer’in bir simgesi olsun, buzdolabı mıknatıslarına koyacak bir figür olsun diye yapılmış gibi geldi bana. İnternette biraz araştırdım ama kim yapmıştır, neyi simgeler bulamadım tek bulduğum şey bu saat kulesi Kemer halkını da ikiye bölmüş sanırım.



         Kemer sokakları



        Şöyle deniz kenarına karşı oturalım bir şeyler yiyelim, tüm parasını otele veren yabancı turistlerden farklı olarak esnafa da üç beş kuruş katkımız olsun diye mekan aramaya koyulduk. Upuzun trafiğe kapalı bir caddeye girdik, sağlı sollu dükkanlarda her zamanki gibi deri ceketler, halılar, taklit tişörtler ve parfümler satılıyor, esnaf gelen geçen turiste asılıyor.. Kısacası klasik turistik mekan görüntüleri (maalesef) arasından geçerek deniz görmeyi umduk. Ancak sokak bitiyor, Kemer de bitiyor! Marina’ya yürüyoruz otellerin önünden daracık bir yol geçiyor, sağ taraf plaj. Ne bir cafe, ne bir bar, ne bir çay bahçesi bulabiliyoruz ve tekrar otelimizin yolunu tutuyoruz. Kemer için aklımda kalan tek şey “karaktersiz bir tatil yöresi” olduğu.. Evet deniz-güneş-kum cenneti belki ama otelden çıkınca sizi karşılayan bir “şehir” yok, yani asla Bodrum’la veya Çeşme’yle kıyaslanamaz..



 


Neyse ki Antalya’da gezecek yer çok, tur rehberimiz sağ olsun bizi önce Kurşunlu Şelalesi’ne götürüyor. Antalya’ya 20 km. uzaklıktaki bu şelaleye gitmek isterseniz Antalya merkez otogardan saat başı minibüsler kalkıyormuş. Şelalenin bulunduğu yer bir Milli Park aynı zamanda, girişler 2 lira. Kurşunlu Şelalesi’nde su 18 metreden dökülüyor ve 7 adet küçük göletçik bulunuyor.



         Kurşunlu Şelalesi
 
        


 


Kurşunlu’dan sonra Düden Şelalesi’ne yol alıyoruz ve içeri girince hayran kalıyoruz. (Giriş 2,50 Lira) Eğer tek şelale şansınız varsa bunu Düden’den yana kullanın. Daha büyük olmasından mı, daha geniş bir alanda bulunmasından mı yoksa  çok güzel el açması gözleme yapan teyzelerin bulunmasından mıdır neden bilinmez burayı daha çok beğendik!! Antalya’da bu kadar çok şelale olmasının sebebi  akarsuların Akdeniz’e dökülme yolculuğunda gerek yer altından gerekse yer üstünden kendine yol açmasıymış. Düden Şelalesi’nde de 50 metre yüksekten akan sular epey bir uğultu yaparak yollarını buluyorlar. Size de kenarında oturup gözlemenizi yiyip çayınızı içmek düşüyor.


 



         Düden Şelalesi

        


 


Antalya’da son günümüzü de Kale içinde geçirdik. Antalya’nın sembollerinden tarihi Yivli Minare,



         Yivli Minare


 MS 130 yılında Roma İmparatoru Hadrian’ın  Antalya’ya ziyareti sırasında imparatorun şerefine yapılan Hadrian Kapısı,



         Hadrian Kapısı
 


Önce bazilika olarak inşa edilen, sonra Osmanlıların fethiyle minare eklenip camiye çevrilen, 19.yüzyılda da ahşap minaresi yangında yok olarak değişik bir mimariye dönüşen Kesik Minare,

        
         Kesik Minare



         Dar sokaklarda yer alan cumbalı evler, Kemer’de arayıp bulamadığımız deniz manzaralı otantik  kafeler, butik otele çevrilmiş avlusunda kedilerin mayıştığı eski hanlar,



         Kaleiçi


 


Ve en son yolun sonunda bizi karşılayan Marina’ya karşı içtiğimiz çayla Antalya’dan ayrılıyoruz..



        


 


Tam da artık gidiyoruz derken Antalya’nın sokaklarında karışlaştığımız bu sevimli heykelleri de çekmeden edemiyorum.

          

        


 


 

14 yorum

  • alize dedi ki:

    Sevgili Işıl’cım karaktersizlik Kemer gibi pek çok turistik yöremizin kaderi gibime geliyor.Sebebine gelince yabancılar için son derece ucuz olan herşey dahil sistem.Turisti otele hapseden bu sistem oldukça sanırım çok karaktersiz şehirlerimiz ve kazanamayan esnafımız olacak.Özlemişim Akdeniz’i yazınla biraz hasret giderdim.Teşekkürler.

  • justinian dedi ki:

    Eline sağlık Işılcım. Güzel yazı, güzel fotoğraflar. Özellikle seksek oynayan ve çelik çomak çeviren çocukların bronz heykelleri çok hoşuma gitti. 🙂

  • abt_smyrna dedi ki:

    Işıl gerçekten çok güzel fotoğraflarla içten bir yazı yazmışsın ellerine sağlık!

  • cnr_mtnt dedi ki:

    aynı yerleri defalarca gezdim.. heykelcikler bu yaz yoktu yeni yapıldılar sanırım yazın yoğun bi tadilat geciriyordu çünkü konyaaltı-cumhuriyet meydanı arasındaki yollar.. kemer için söyledikleriniz gerçektende nokta atışı olmuş.. belli başlı oteller cazibe merkezi haline getirmeye çalışmış kemeri ama malesef… kemerde en çok sevdiğim yer sahildeki burger king :)) ellerinize sağlık yazı cıvıl cıvıl olmuş..

  • Kedim dedi ki:

    Kursunlu selalesini unutamam. dunyanin guzel selalelerinden birisidir bence. Antalya ve Kemeri gormeyeli yillar oldu. Heykeller cok guzel.

  • camkenari dedi ki:

    yorumlar için teşekkürler.. kemer’i ne kadar sevmediysem Kaleiçi’ne o kadar hayran kaldım =)
    cnr_mtnt; evet kesinlikle kemer’in en güzel yerinde Burger King var..keşke aç olsaydık da otursaydık ama maalesef hayalimizdeki gibi bir yer bulamadık =(
    alize; biz de öyle düşünüyorduk ama turisti çekmek için hiçbir şey yapılmamış anlattığım gibi.. keşke otellerin alternatifi olacak lokantalar, barlar, cafeler olsaydı.. çünkü sokakta gezen turist epey vardı ama onlar da bizim gibi yürüyüp gittiler =(

  • oymakas dedi ki:

    Ne yazık ki turizm sayesinde gelişen Antalya’nın ilçelerinin hemen hepsi gelişigüzel bir yapılaşmaya sahip. Kaleiçindeki heykelleri geçen sene ben de görmedim, yeni herhalde. Ama çok yakışmış.

  • Alinda dedi ki:

    Kemer nedense bana hep çok itici gelmiştir.Antalya ve şelaleler güzel ama en güzeli son iki karede yer alan heykeller.Bayıldım 🙂 Ellerinize sağlık.

  • camkenari dedi ki:

    antalya’ya gidenler misket ve beştaş oynayan çocuk heykellerini de görecekler..aslında onları da çektim ama dayanamayıp biz de oyuna katıldığımız için onları eklemedim =)
    güzel yorumlarınız için teşekkür ederim..

  • ayşegül- dedi ki:

    Zaten bu herşey dahil rezaleti, ki zaman zaman ben de dahil olmuşumdur, insanın gezme yeteneğini köreltiyor. Bir otele giriyorsun, bitti, dünyayla ilgin kalmıyor. Kemer de otelde tatil geleneğinin en yerleşik olduğu yerlerden biri olarak, hiçbir zaman kendisini geliştirmeyecektir turistik anlamda,çünkü ihtiyacı yok. Antalya Kaleiçi resimleriniz harika. Elinize sağlık.

  • mctumer dedi ki:

    Mayıs ayında her yıl Antalyaya kongre için giderim. Bizde kongre oteline kapanır otelden dışarıu çıkamayız, çıkma ihtiyacını da hissetmeyiz. İyi ki zamanında Antalyanın köşe bucağını gezmişim diye düşündüm. Özellikle şelaleri…
    13 – 17 Mayıs yine Antalyadayım. Elinize sağlık

  • enise dedi ki:

    Antalya ve şelale’lere çok gittim fakat çocuk heykelleri yeni galiba.Ne güzel bizim dönemin oyunları.Yazı akışınız ve fotoğraflarınız süper.Teşekkürler canım…

  • Honeyseller dedi ki:

    Kale içi limanda bir ağaça aslı Metin altıokun bir şiiri vardır.Adı” Evde Yoklar.”Mısra sonları “ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar”.Kale içi de öyle .Ben her gittiğimde kimse yok tu.Tıpkı sizin fotoğraflardaki gibi.sadece dükkan önünde tavla oynayan insanlar.Ellerinize sağlık…

  • NEŞE dedi ki:

    Ahhh,siz bir de Kemer i 70 ler de görecektiniz,denize kadar bile uzanamayan küçük bir belde idi,heryerde limon ,portakal ağaçları,bir jandarma karakolu bir de merkezde 3-4 dükkanlık çarşısı…hepsi bu kadar…Daha sonraki yıllarda bir şantiyeye döndü,yıllarca toz toprak içinde marinası ve sahile inen caddeler yapıldı ve çirkin yapılarla doldu..Bence şu anda tek gidilecek yeri”Ayışığı Plajı”dır,gerisi hikaye…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*