OSLO-Sana bir kez daha gelecegiz…

GÜN 3- OSLO-GEİLO


 


16 saatlik uzun sayılabilecek gemi yolculuğu sonrası Oslo’ya ayak basıyoruz. Hava açık, yağış yok. Isı 16-17 derece civarı. Gemide bolca enerji depolamışız ve Oslo’yu gezmek için sabırsızlanıyoruz. Aklımızda ne mi var: Dünyanın yaşam kalitesi en yüksek ülkesine geldiğimiz, buralarının dünyanın en pahalı başkentlerinden biri olduğu ve temiz hava ile bakir doğa güzelliğinin muhteşem uyumu.


 


İlk durağımız: Oslo Belediye Binası (The Oslo City Hall)



6 Nobel Ödülünden sadece bir tanesi (Barış Ödülü) bu binada veriliyor her 10 Aralık’ta. Norveçliler bu yüzden bu binaya çok büyük önem atfediyorlar. Giriş ücretsiz, içeriye öylece girebiliyorsunuz ve etrafı gezdikten sonra şansınız varsa “Meclis Salonu” na girip toplantıları da  izleyebiliyorsunuz. Ziyaretimiz sırasında salonda onarım olduğu için çok az bir süre içeriyi görebildik.


 


Binanın giriş tarafında rehberimizden gerekli bilgileri aldıktan sonra bina avlusunun her iki yanında bulunan ve Norveç’li ünlü heykeltraş ve ressam Dagfin Werenskiold’in yapmış olduğu 16 adet tahta kabartma tabloları anlamaya çalışıyoruz. Yaradılış, tanrıların hayatları, ruhun kaynağı (gizemi), aşk, öfke, savaş, kader, intikam gibi konuların işlendiği bu tahta işlemeli tablolara bakarak meşhur binanın içine giriyoruz.








 


Binanın içinde Nobel Barış Ödül serenomisinin yapıldığı geniş bir salon var. Salonun duvarlarındaki freskler ve resimler dikkat çekiyor. Üst kata çıkıldığında ise orta büyüklükte odaların olduğu ve içlerinde mütevazi eşyaların sergilendiği bölümleri geziyoruz. Bize pek fazla bir şey varmış gibi gelmiyor. Belediye meclis toplantılarının yapıldığı salona doğru ilerlerken geçtiğimiz koridorda, yabancı ülkelerden gelen hediyelerin sergilendiğini görüyoruz. Binanın içini turladıktan sonra binanın bir de arka cephesini görmek için deniz tarafına yöneliyoruz.






 


Bir sonraki durağımız meşhur Vigeland Park. Heykeltraş Gustav Vigeland’ın hayatının çeyrek asırını adadığı 212 eseri barındıran park mutlak suretle görülmesi gereken bir açık hava müzesi. Kadın, erkek, çocuk figürlerinin farklı form ve şekillerde sanatsal bir yapıya dönüştürülmesi tek kelime ile olağanüstü. Vigeland Park ile ilgili başka bir yazı yazacağımızdan ötürü şimdilik bu parktan bir iki fotoğraf  vermekle yetinelim.





 


Ufak şehir turu sonrası rehberimiz Geilo’ya hareket etmek için buluşma saatini veriyor. Artık biraz serbest dolaşma vakti. Hemen turizm ofis bürosundan şehir haritasını alıyoruz, forex’ten biraz euro bozduruyoruz ve keşif zamanı.


 


“Karl Johans Gate” denilen şehrin tıuristik caddesini gezmeye karar veriyoruz. Caddenin bir ucu Kraliyet Sarayı’na (Royal Palace) diğer ucu ise Tren İstasyonu’na (Central Station) dayanıyor. Yaklaşık 1,5 km uzunluğunda olan bu caddenin orta noktasını Norveç Parlemento Binası (Stortinget) olarak kabul edersek, Kraliyet Sarayı ile Parlemento Binası arasındaki bölümde Oslo Üniversitesi, Ulusal Tiyatro Binası, Ulusal Tarih Müzesi ve Ulusal Resim Galerisi’ni görüyoruz.




Kraliyet Sarayı, 1848 yılında tamamlanmış bir neoklasik yapı. Kralın ikametgah ettiği sarayın bahçeleri halka açık. Özellikle Haziran Temmuz aylarında güneşi gören Norveçlilerin bu parklarda bikinili güneşlenme görüntüleri ilginç. Biz üzerimizde montla üşümemek için dolaşalım, elin Norveç’lisi bir gıdım güneş görmeye görsün hemen güneş banyosu. Farklı iklimler farklı insan davranışları…




Kraliyet Sarayı
 


Parlemento Binasının önündeki parkta biraz soluklanıyoruz ve caddenin geri kalan kısmını geziyoruz. 




Parlemento Binası

Caddenin her iki yanındaki binalarda ya hoş kafeteryalar var ya şık mağazalar.



Önümüze Oslo Katedrali (Oslo Domkirke) çıkıyor. İçine girip mistik havayı soluyoruz.









Sonrasında yolumuza devam ediyoruz. Neredeyse tren istasyonuna vardık. Saate bakıyoruz. O da ne! Toplanmaya 15 dakika var. Hızlı adımlarla Belediye Binasına doğru yürümeye başlıyoruz.


 


Yolumuz uzun. Bergen’e gideceğiz ama gecelemek için Geilo isimli kayak merkezlerinin bulunuduğu kasabada konaklamak için mola vereceğiz. Otobüsümüz hareket ediyor.


 


Oslo çıkışında gördüğümüz marina çok büyüktü. Git git bitmiyor. Söylenene göre ortalama her Norveçli ailenin bir teknesi olurmuş. Malum atalarından aldıkları genlerde var denizle uğraşmak.



Şehrin biraz daha dışına çıkınca büyük firmaların iş merkezlerini görüyoruz. Biraz daha şehirden uzaklaşınca gördüğümüz tek şey yeşil ve onun değişik tonları.
 


Küçük not: Oslo’ya Bergen dönüşü tekrar gelip kalacağız. Yani Oslo programı bu kadar değil. Göreceğimiz daha çok yer var: (Yeni Opera Binası, Limanda bulunan Akershus Kalesi, Holmenkollen kayakla atlama merkezi, şehrin gece hayatının aktığı Aker Brygge bölgesi  gibi)


 


Yaklaşık 4-4,5 saatlik yolculuk sonrası Geilo’ya ulaşıyoruz.


Otelin dış görünüşü


Odanın iç görünüşü

Otele varışımızı müteakip akşam yemeğini yiyiyoruz. Yemek açık büfe: Somon, morino balığı, salata ve kırmızı şarap. Lezzet fena değil. Yemek sonrası kasabayı dolaşmaya çıkıyoruz.



Etrafta pek bir şey yok. Yaklaşık bir saatlik yürüyüşün ardından otele geri dönüyoruz.


 


Sevgiyle kalın,

3 yorum

  • bora arasan dedi ki:

    Bu İskandinavya gezisinin etkisiyle THY ‘nin sitesindeki ucuz uçuşları yakalayıp hemen bir rota organize ettim. Güzel. Fakat şehirlerarası ulaşım ücretleri o kadar uçuk ki düşlerim kabus oldu, hayallerim kaybolup gitti. Anladığım kadarıyla tur olmadan bucoğrafyada dolaşmak pek mümkün değil. Bu nedenle muhtemelen gidemeyeceğim bu coğrafya için her ne yazarsanız ilgi, merak ve kıskançlıkla bekliyor ve izliyorum.

  • NEŞE dedi ki:

    Daha öncede yazmıştım bu Oslo belediye binasını…Mimari olarak savaş sonrası yapılan modern yapılar tipinde ,biraz da Bauhaus ekolünde galiba,bir türlü kanım ısınmadı,gözlerimle görmesem,fotoğraflarda böyle derdim..Fakat ahşap, renkli rölyefler çok güzel…Vigeland parkı beğeninizi ben de paylaşıyorum,ilginç bir hayat döngüsünü anlatıyor hep….Teşekkürler..

  • arkutbay dedi ki:

    Vigeland Parkı ile ilgili yazıyı merakla bekliyorum . Çünkü gerçekten olağanüstü ve üzerinde konuşulması gereken bir yer olduğunu düşünüyorum . Ellerinize sağlık arkadaşlar .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*