On Dört Günde Balkanlar 1: Hazırlık Aşaması ve Genel Sonuç

Gitmeden önce aklımdakiler:

– Bu yaz Balkan turu yapalım. Hem vizesiz, hem oradaki ülkeler de ucuzmuş, hem de güzel bir coğrafya, gezer geliriz kolayca.

– Benim Slovenya’ya gitmem gerekebilir bir festival için, ben oradan geçerim, yakın duruyorlar, herhalde Üsküp’te buluşabiliriz.
 – O kadar da kolay değilmiş sanırım, o zaman Slovenya’ya gidebilirsem ben Balkan işi yatıyor gibi, dur öyleyse, şu uçak biletinin fiyatını sabitleyelim yarın da, sonra kazıklanmayalım.
 – Üsküp fiyatı niye o kadar arttı ya, Priştine var, daha ucuz, oraya gitsek ne olur?
– Uçak fiyatını da sabitledik, bari ben bir gezi rehberi bakayım, şu Western Balkans’ı nereden bulabilirim bakalım, binrota’ya sorayım.

– binrota’da Bora Bey ve gezmen var, Bora Bey bize PDF şeklinde yollayacak da kitap halinde bulursak gene de alırız, ona sorularımızı sorabilirmişiz.

– Tamam ben gezi rehberini sipariş verdim Robinson Crouse’dan, yarın bir gün gelir.

– Hangi şehirler daha iyi olur acaba, nerelerde uzun kalmalıyız, nerelerde kısa, Bora Bey’e soralım.
 – Senin gelememe durumun netleşince bana haber ver de, ben şu kitabı okumayı bırakayım, boşuna heveslenmeyeyim.

– İyi madem, artık alalım biletlerimizi.

– Biz Priştine’ye bilet aldık ama, oradan nerelere ulaşım var acaba, doğru dürüst kaynak yok ki Priştine hakkında, Bora Bey’e soralım.
 – Kosova’dan Sırbistan’a gitmek sorun olabilirmiş, Karadağ’a geçelim madem ilk olarak.
 – Trenlere uyku spreyi sıkıp soyuyorlarmış turistleri eskiden, hala devam ediyor mu acaba, Bora Bey’e soralım.
 – Hırvatistan bize sorun çıkartıyormuş bazen, oraya ilk günler gitmemiz daha iyi olacak gibi, cebimizde paramız olsun.

– Sınır geçişleri genel olarak sorunlu olabiliyormuş diye duydum ama, dur Bora Bey’e soralım.
– Pasaportlarda sorun mu varmış? E ben Tokat’tayım, Ankara’ya dönünce başvursam olmaz mı? Dur öyleyse, ben hemen bir başvurayım.
 – Pasaport konusunda da hiçbir gelişme yok, dur ben bir emniyeti arayayım… Neyse gelecekmiş haftaya, öyle dediler, basılmış.
 – Basılmamış aslında, bu adam niye yalan söyledi bize. Emniyete hemen uçak bileti götürmemiz lazım, sonra da şansımıza…

– Kargoya verildi ama, yarın gelir mi acaba?

– Pasaport geldi, benim de sınavlarım bir hafta öne çekildi, döndüğümün ertesi günü sınava girmem gerekecek. Ertelesek mi ne yapsak?
– Neyse artık gidelim bari…

Sonuç:

– 12 şehir, 6 ülke planlıyorduk ama, 6 ülke, 10 şehir görebildik. Ohrid ve Manastır, bizim son günlerdeki beceriksizliğimiz yüzünden güme gitti.
 – Her ülke için ortalama 100 Euro planladık, Hırvatistan 200 Euro’ya çıktı, Dubrovnik bizi mahvetti. Bosna Hersek ve Sırbistan 80 Euro, Makedonya 50 Euro ile bitti. Karadağ’ı hatırlayamıyorum, o da 100 Euro civarı aldı sanırım. Yol paraları dahil, toplamda 650 Euro civarıyla bitti bu gezi.
– Otobüs ve tren zaman çizelgeleri genel olarak, şu an internette bulunabilecek bilgilere uygun ilerliyor. Western Balkans kitabı ise güncelliğini çoktan kaybetmiş o konuda.

Sınır Geçişleri:

– Kosova’ya girerken nerelere gideceğimizi sordular ve Sırbistan’ı duyunca damga basmadan bizi içeri buyur ettiler.
– Priştine – Belgrad arasında otobüs var evet, fakat bu otobüsü turistler pek kullanmıyor. Kosova – Sırbistan arası geçişler, turistler açısından sorun yaratabiliyormuş ve red yemeniz çok olasıymış. Kaldı ki otobüslerin gittiği kuzey sınırı şu anda da sorunluymuş.

– Karadağ’a girerken, nereye gittiğimizi sordular, planımızı şöyle bir öğrendiler, yetti. Çok uğraştırmadan damgayı bastılar.

– Hırvatistan girişinde, nereye gittiğimizi, kaç gün kalacağımızı, rezervasyonumuzu, cebimizdeki parayı, her şeyi sordular.

– Hırvatistan’dan çıkarken neler yaptığımızı, nerelerde kaldığımızı ve şimdi nereye gittiğimizi sordular.

– Bosna Hersek, Sırbistan ve Makedonya girişlerinde tek bir soru veya tek bir kelime bile etmediler. Pasaportumuzu aldılar, ismimize, fotoğrafımıza ve yüzümüze baktılar. Girişi verdiler.
 – Bosna Hersek giriş, Sırbistan çıkış damgası basmadı. Kafalarına göre hareket ediyorlar sanırım.

– Saraybosna – Belgrad yolunu trenle yaptık ve Hırvatistan üzerinden gittik. Hırvatistan yine nereye gittiğimizi, ne yapacağımızı sordu. Hırvatistan’dan Sırbistan’a girerken de bu kez Hırvatistan çıkış damgası basmadı.

– Makedonya sınırı en yoğun sınırdı, sanırım yavaş işliyorlar. 1.5 saatte geçtik. Diğer sınırlar genelde boştu, on beş dakika civarı otobüs ve trenin kontrolü sürüyordu ve yola devam ediyorduk.

Yaptığımız yollar:

Priştine – Podgoridca (otobüs)
 Podgoridca – Kotor (otobüs)

Kotor – Dubrovnik (otobüs)
 Dubrovnik – Split (otobüs)
 Split – Zagreb (tren)

Zagreb – Saraybosna (tren)
 Saraybosna – Mostar (tren)
 Mostar – Saraybosna (tren)
 Saraybosna – Belgrad (tren)
 Belgrad – Novi Sad (Otobüs)

Novi Sad – Belgrad (Otobüs)

Belgrad – Üsküp (Otobüs)

Tüm bu yolları 173 Euro olarak hesaplamıştık gitmeden, 190’a çıktık.
Toplam konaklama ortalamamız, Hırvatistan’da geceliği 20, Karadağ’da 15 ve Makedonya, Sırbistan ile Bosna Hersek’te geceliği 10 Euro civarındaydı. Üsküp hariç her yerde tam da merkezde kaldık. Üsküp’ü merkez zannediyorduk, kaldığımız hostelin açıklaması öyleydi ve haritada da çok uzak gözükmüyordu, fakat uzakmış. Taksiler çok ucuzdu neyse ki. Ankara’da 10 lira vereceğimiz yolları, 1 Euro’ya gidiyorduk.

Kendimizi hiçbir zaman tehlikede hissetmedik. Tüm şehirlerin sokakları sabah-akşam dopdoluydu. Bir tek Priştine gittiğimiz gün bomboştu, fakat dönüşte, Pazar akşamı, tüm Priştine sokaktaydı sanki.

On dört gün süren gezimiz Pazar günü sona erdi. Kafamızda bir sürü soruyla ve sorun yaşama korkusuyla gittik, sorunsuzca geri geldik.

Şu yazıyı hangi ülkenin bölümüne açacağıma karar veremedim, “genel” şeklinde bir bölüm de bulamadım, Kosova’ya gidince sorun yaşanması en muhtemel ülke olan Sırbistan’a açmaya karar verdim.

Tek tek ülkelerden, şehirlerden bahsedeceğim. Hadi bakalım, başlayalım…

19 yorum

  • Midgard dedi ki:

    Ben aslında yazarken bu yazıyı paragraflara ayırmıştım, niyeyse birleşik çıktı. Ayırmaya çalışacağım, okuma zorluğu sebebiyle özür dilerim.

  • arkutbay dedi ki:

    Bundan sonra sitemizde Balkan-Bora-Gezmen kelimeleri geçtiğinde göreceğiniz hesap numarasına sorularınızdan önce küçük bir miktar yatırmanız gerekmektedir . Toplanacak paralar Balkan Göçmenleri Der……..Kardeşim nedir bu adamların sizden çektiği ? Bir de anlatıyorsunuz şunu sordum bunu sordum diye . Bak birgün bir rota çizecekler size hoooop Kont Drakula’nın şatosunda bulacaksınız kendinizi :))

  • merakles dedi ki:

    Binrota ailesi gittikçe büyüyor. Gezmen ve Bora dışında yeni Balkanlar uzmanlarına gereksinim var. Midgard ve ben yardımcı uzmanlığa talibiz. Uzmanlar için hesap numarasını bilmem ama, yardımcıların hesap numaraları TR 99000004555565656 . Katkılarınızı bekleriz:))

  • arkutbay dedi ki:

    Hocam , istifayı verdik galiba .

  • gezmen dedi ki:

    Elinize Sağlık, gelecek yazıları merakla bekliyorum. Bora ve Ben önümüzdeki yıl birlilke yapacağımız büyük Balkan Turu’na hazırlanmaya başladık.Bu turun altından ne çıkar bilemiyoruz. Yeni planda neredeyse yürüyerek gezeceğimiz ve daha önce çok defa farklı hava koşullarında değişik varyasyonlarda gezdiğimiz bu rotanın, farklı versiyonlarını yapmak isteyen, yapacak olan dostlara ACİZANE yardımcı olabilmek büyük keyif veriyor.Hepinize teşekkürler.

  • merakles dedi ki:

    Sevgili Arkutbay, insan tatilden dönmek istemiyor. Meslektaşım olarak istifa edecek kadar birikim yapmanın olanaksız olduğunu en iyi siz bilirsiniz. Böyle keyifli geziler yapalım, siz dostlarla sohbet edelim yeter bize, Gezmen e ve Bora ya teşekkür edeceğim ama senin korkundan edemiyorum :))

  • bora arasan dedi ki:

    Selamlar, eğlenebildinizse, gezebildinizse ve bizim de bu çorbada bir tutam katkımız varsa ne mutlu.

    Gelecek sene kısmetse çok uzun bir süre turlamayı düşünüyoruz. Daha tarihi, daha detaylı, daha masraflı olacak. Bu kez Pirot kalesine dışarıdan bakmayacağım, Hırvat kızın fuarda Hüsnü ve bana anlattığı mekanlara, kalelere uğrayacağız.

    Ama bilinmez, arada epeyce büyük bir zaman var. Keşke etrafımızda medeniyetten nasibini bir şekilde alabilmiş milletler olsaydı da doya doya çok daha farklı ve fazla coğrafya için konuşabiliyor olsaydık.

    Hoş on sene öncesiyle kıyaslarsak şükretmeliyiz…

  • NEŞE dedi ki:

    İki haftalık geziye çok güzel bir giriş yaptık,genel bilgiler çok tatmin edici ve uzun süren bu gezi için harcamanızı çok az buldum..Daha önce söylediğimi tekrar ediyorum,lütfen biraraya gelin ve kapsamlı bir Balkan rehberi çıkartın…Binrota basımda destek olsun,daha önceki yayınlar gibi…Merakla bekliyorum devamını …

  • Midgard dedi ki:

    Ben de hevesle bekliyorum paylaşmayı, henüz kafamda bir düzen kurmadım, nasıl olur, şehir şehir mi ayırırım, ülke ülke mi… Sanırım şehir şehir, yazıların uzunluğunu azaltmak bakımından daha ağır basacak. Aslında bu coğrafya için gezi rehberleri konusunda çok büyük bir eksik var. Hepsini toplu alan tek rehber Lonely Planet sanırım. Tek tek ülkelerle ilgili rehberleri bulmak da çok kolay değil, ben en çok Hırvatistan’a rastladım. Seneye Bora Bey ve gezmen planladıkları büyük Balkan Gezisi’ni biraz da bu amaca ayırırlar belki. 🙂

  • Midgard dedi ki:

    Ve ben mesela Bosna Hersek’e 80 Euro derken, orada yemekleri geçiştirmekten de bahsetmiyorum örneğin. Her şeyimiz tamdı, üstüne kendimize hatıralarımızı da aldık, tren-otobüs paralarımızı da ödedik. Ekonomik bir tatil yapmak isteyenler için Hırvatistan dışında Balkanlar iyi bir seçenek bence.

  • arkutbay dedi ki:

    Sevgili Midgard , Hırvatistan vizesizlik gazıyla şişirilmiş bir balon . Güzel bir coğrafya ama seneye vize gelince bak bakalım kaç Türk oralara gidecek . Ve onun yerini alacak ülke her türlü aktiviteye imkan sağlayan kupon ülke , kibar insanların ülkesi , ucuzluğuyla , dağ-orman-göl-deniz herşeyiyle sLOVEnia olacak . Ama herkese söyleme , bozulmasın 🙂

  • gezmen dedi ki:

    Arkutbay’a Dubrovnik hakkındaki görüşlerinde katılıyorum. Türkiye’de tur firmaları bizden hoşlanmayan Hırvat’ların ülkesini gayet iyi pazarlıyorlar. Bunu Hırvat sınırında bir çok defa sorun yaşadığım için söylemiyorum. Restoranlar son bir iki yıl içinde menülerine Türkçe bile eklemişler,varın düşünün nekadar Türk gittiğini. Balkan ülkeleri arasında benim favorim Makedonya.

  • Midgard dedi ki:

    Bence, Hırvatistan’ın yerini Karadağ da alabilir. Dubrovnik çok güzel bir şehir evet, ama o kadar pahalı ki, biz nefret ettik, hiçbir şekilde bir daha Dubrovnik’e gitmek gibi bir heves yok içimde. Fakat ben örneğin Zagreb’i çok sevdim, Split’i de aynı şekilde. Yazıları yazarken daha ayrıntılı konuşuruz. 🙂 Seneye Temmuz ayında, Slovenya yolları gözükebilir bana bu yazıda da bahsettiğim Tiyatro festivali için, bakalım artık. Herkes o kadar çok övdü ki, merak da etmiyor değilim. Olmazsa bile yine, kendim ayarlayıp gitmeye çalışayım. 🙂

  • arkutbay dedi ki:

    Sevgili midgard , dediğin yerlerin hepsini gördüm . Slovenya-Slovenya-Slovenya . İmkanın varsa hiç kaçırma . İtalya’ya yakınlığı da ayrı bir güzelliği . Kuzeyde Avusturya-Salzburg komşu kapısı gibi . Bu konuda 4 tane yazı yazdım . Okursan sevinirim 🙂

  • arkutbay dedi ki:

    Özür dilerim , bir sözümü geri alıyorum . Gördüm derken Karadağ-Hırvatistan (adaları ve Dubrovnik) için söyledim . Zagreb ve Split’i bilmiyorum .

  • Midgard dedi ki:

    Slovenya, gelecek sene planlarım arasında dediğim gibi, bu kadar övgüyü duyduktan sonra o festival olmasa da, ben oraya gitmeyi zorlayacağım. 🙂

  • eniscarter dedi ki:

    bu yazı daha seyahate çıkmamış ve çıkacaklar için çok faydalı olmuş tüm ayrıntılar yazılmış, elinize sağlık çok teşeşkkürler

  • Midgard dedi ki:

    Ek bilgi, gezi esnasinda tanistigim bir Turk vardi, sonradan yazistik. Hirvatistan vize gereksinimi oldugu iddiasiyla gecis vermemis, yani simdiden baslamislar, muhtemelen sinirdaki polisin bilgisizligi ya da keyfindeno fakat bu bilginin de bulunmasinda yarar var. Yazilara Eylul sonundan itibaren devam edecegim.

  • elpida dedi ki:

    Çok güzel ve ayrıntılı bir seri okuyacağım gibi geliyor. 1. Günden başladık 🙂

arkutbay için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*