neretva hala üzgün akıyor: mostar’da…

27092009


yeni bir şehirde ve ülkede devam ediyorum sahicilik/içtenlik/özgünlük tartışmasına. kendi-kendime. ve jonathan culler ile. iki tür sahiciliğin olduğu konusunda uzlaşıyorum onunla: “sık gidilen yerlerin dışındaki ve dolayısıyla umulmadık olan yerin sahiciliği ile sahiciliğini işaretlerinden alan ve böylece turistlerin görülmeye değer olarak imlenmiş özgün şeyleri görüp tanımak istedikleri yerin sahiciliği…”
ve devam ediyor sonrasında: “sahiciliğin paradoksu ya da açmazı şudur: bir şeyin sahici bulunması için ‘sahici’ diye imlenmesi gerekir, ama sahici diye imlendiği zaman da dolayımlanmış ve böylece gerçekten el değmemiş, dolayımlayıcı kültürel kodların temas etmediği şeyin sahiciliğinden yoksun kalmış olur.”
*
bu sabah japon arkadaşım l. ile dubrovnik’ten yola çıkıyorum otobüsle. eurolines bileti dört saatlik yolculuk için. (1).
apartmanında kaldığımız s. bizi ücretsiz olarak bırakıyor otobüs terminaline.
*
arkadaşım l.’nin ingilizcesi oldukça zayıf. yanında gelişmiş bir elektronik sözlük taşıyor bu nedenle. bravo doğrusu. yalnız ve ingilizce-siz. bu seyahat tutkusuna hayran olmamak işten-değil…
*
mostar’ın anlamını belirleyen: osmanlı’nın bombalara dayanamayan, yıkıldıktan onbir yıl sonra altından akan neretva’dan toplanan parçalarıyla yeniden inşa edilen köprüsü…









mostar köprüsü


*
miran hostel‘de dört kişilik odadayım. (2).









hostelin bahçesi


*









neretva


neretva’nın hüznüne tanıklık ediyorum. hem gündüz. hem gece…
*









caminin içi


‘koski mehmed pashina’ camisini ziyaret ediyoruz. onyedinci yüzyıldan kalma. iki japon arkadaşım minareye tırmanıyor. (3). ben gerek-duymuyorum buna.









caminin duvarından


*
türk-evi ziyaret-edilebilecek mekanlardan birisi.





*
her yıl yirmi metre yüksekliğindeki köprüden neretva’ya atlama yarışması düzenleniyormuş. mostar dalış-klübü üyelerinin öncülüğünde…
*
‘muslibegovica evi’ de üçyüzyıllık tarihiyle çağırıyor ziyaretçilerini…
*
akşam çökünce, köprünün altında oturuyor gençler. gitar ve bira. ondört yıl önce sona eren savaşta en çok bombalanan boşnak şehrinde.
*
turistler için tasarlanmış, arnavut kaldırımlı çarşısında dolaşıyorum mostar’ın.


28092009


hristiyanların kutsal kabul ettiği medugorje‘ye gitsem mi? yirmibeş kilometre uzaklıkta. vazgeçiyorum.
*
öğrendiğime göre bosna-hersek, avrupa’nın en canayakın otostopçu-dostu ülkesi.
*
bu sabah ayrılıyorum japon arkadaşlarımla. şehrin küçük terminalinden. saraybosna’ya doğru.
*

harcama bilgileri:
(1) 79 kuna ödüyorum.
(2) 16 marka.
(3) 5 marka.

1 Yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Birçok kalemden okuduk Mostar ı…sizinki biraz “filozofik” versiyonu…Kültürel kodlar ve “sahicilik” konusunda düşünüyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*