NEPAL-(1) “NAMASTE” KATMANDU – SWAYAMBHUNATH (Maymun Tapınağı)- PATAN (LALİTPUR)-PASHUPATİNATH- OCAK 2012

    Ana sayfaAsyaNepalNEPAL-(1) “NAMASTE” KATMANDU – SWAYAMBHUNATH (Maymun Tapınağı)- PATAN (LALİTPUR)-PASHUPATİNATH- OCAK 2012

Delhi İndra Gandhi Uluslararası Havalimanından KATMANDU’ya hareket edecek uçağımızın kalkış saati 19.35 varış saati ise 20.35. Bir saat sürüyor. Yerel hava yolu JET AİRWAYS ile uçuyoruz. Delhi ile Katmandu arasında saat bakımından on beş dakikalık bir fark var. Katmandu ‘nun deniz seviyesinden yüksekliği fazla. UNESCO tarafından koruma altına alınmış birçok yapıtı barındırıyor. Uçak, dağların arasından gidiyor. Uçakta çok fazla turist var. Hatta yanımıza oturan Amerikalı kız, sabahtan beri uçuyormuş. Ayrıca uçakta çok sayıda çoluk çocuk seyahat eden Nepalli var. Sonradan öğrendiğimize göre bunlar Dubai’ye çalışmaya gidiyorlarmış. Dönüşte de birçok aleti (televizyon gibi) evlerine taşıyorlarmış. Koca koca paketler, koliler gördük. 1951 yılına kadar dış dünyaya kapalıymış. Ben yıllar önce “KATMANDU” diye bir kitap okumuştum. Beni bir hayli etkilemişti. Altmışlı yılların “ÇİÇEK ÇOCUKLARI” hippilerin uğrak yeriydi Katmandu. İlk durak İstanbul, ikinci durak Katmandu. Kafamda bu şehri bir yerlere oturtmuştum ama şehir, gördüklerimle hiç uyuşmadı. Gece karanlığında indik: TRİBHUVAN HAVALİMANI. Nepal halkı kısa boylu. Hintlilere benzemiyorlar. İner inmez kâğıt doldurma işlemleri başladı. Kaç gün kalacağız, Nerede kalacağız, pasaport numarası falan gibi birçok soru. Sonra polise gidip Nepal vizesi alıyoruz.25 dolar kişi başı 15 günlük vize. Bir de fotoğraf alıyorlar. Geleni gideni iyi kontrol ediyorlar. Oldukça kötü bir havalimanı. Kalabalık. Tatil zamanıymış. Duvarda HİMALAYA sıradağlarının resmi var. Hava soğuk. Kapıda bizi daha önceden yer ayırttığımız KATMANDU GUEST HOUSE ‘tan iki kişi karşıladı. Araba hazır. Diğer inenleri de bekledik. Bu arada da sohbet ettik. Diğer turistler gelince hareket ettik. Şehrin merkezine yarım saatten fazla bir zamanda gittik. Uzak değil ama yollar kıvrımlıydı ve iyi değildi. Oteli gece karanlığında gördük. Soğuk. Bize sadece küçük bir elektrikli ısıtıcı verdiler. Gürültüsü çok fazla olduğu için kapadık. Oda küçük. Pek beğenmedik ama uyumaktan başka çare yok. Otelin içi ağaç oymalarla dolu. Ben oteli internetten seçerken fotoğrafları pek güzeldi. Hava sıcak olsa idare edilebilir ama ben oteli kimseye önermem. Ertesi sabah kahvaltıyı bahçede yaptık. Kahvaltı fena değil. Hemen kendimizi sokağa attık. Aslında almak istediğimiz turlar var ama otelden almak istemedik. Biraz soruşturalım dedik. Otel çarşının içinde. O kadar güzel şey var ki bir arpa boyu ilerleyemedik. Her şey elde yapılmış. Nereye bakacağımı şaşırdım. Burada da pazarlık yapabiliyorsunuz. Özellikle örgü işler, dokumalar, kaşmir ve yak yününden yapılma kazaklar. Rengârenk. Renk cümbüşü… Hindistan’dan daha fazla renk… Hayran oldum. Bir tur şirketi ile konuşup fiyat aldık. Gezmek istediğimiz yerlerin listesini yapmıştık. Sonra da yürümeye devam ettik. Güzel bir otel görünce de fiyat almak için içeri girdik: HOTEL MANANG. Bizi yine ufak tefek bir adam karşıladı. Kendisi otelin müdürüymüş. Bize bir oda gösterdi. Oldukça geniş. Öbür otelle de fiyat farkı olmadığı için buraya geçmeye karar verdik. Öğlen yemeğini otelin restoranında yedik. Nepal kadınlarının önü önlüklü millî giysileri var. Öğleden sonra tutuğumuz bir araba ile şehri dolaşmaya başlıyoruz. Tabi Delhi’den sonra buranın trafiği az geliyor, ama burada da o karmaşa var. Sokaklar dar, yollar kötü ve genelde yokuş. Katmandu diğer şehirlere göre büyük. Ara yollardan geçtiğimiz için halkın yaşamını görme fırsatımız oldu. Nepal ,Hindistan’dan farklı.Çok daha yoksul olduğu da kesin.Ama tüm seyahatlerimde fakirliğin olduğu yerde insanların çok daha güler yüzlü ve içten olduğuna şahit oldum.Nepal halkı da bunların arasında. İlk durağımız Budist Tapınağı SWAYAMBHUNATH STUPA (Maymunlar Tapınağı).Tapınağın iki bin yıllık olduğu sanılıyor. Burada yaşayan maymunlar kutsal olarak kabul ediliyor. Oldukça geniş bir alana yayılmış. Bir hayli merdiven var. Çık çık bitmedi ama her çıkışta yeni bir KATMANDU manzarası. Maymunlar her tarafta. Merdivenlerden çıkarken sağlı sollu ısrarcı satıcılarla karşılaşıyorsunuz. Merdivenin sonu gerçekten güzel, tapınak topluluğu sizi karşılıyor. Nereye bakacağımızı, nerenin fotoğrafını çekeceğimizi şaşırıyoruz. Buda’nın öğretilerinin yazıldığı rengârenk kumaş parçaları ve üzerinde yine Buda’nın öğretilerinin yazıldığı dua tekerlekleri her tapınakta olduğu gibi burada da var. İnançlarına göre bu kumaş parçaları dalgalandıkça ve bu tekerlekler döndükçe dünyanın her tarafına yayılacakmış. Herkes tekerleklere dokunarak onların devamlı dönmesini sağlıyor. Annesine sarılmış, birbirini temizleyen, kıvrılmış uyuyan bir sürü maymun tapınağın her tarafında. Bir Türk kafilesine rastladık. Bizim iki kişi olduğumuzu duyunca şaşırdılar. Satıcılar fazla. Özellikle demirden eşyalar, maskeler ve tavus kuşu tüyünden yelpazeler… İçeride bir de müze var. Büyük bir beyaz kare yapının dört bir tarafında yer alan gözler, tanrının her yeri gördüğünü simgeliyor. Her tapınakta olduğu gibi burada da dilek mumları var. Tekrar yola koyuluyoruz. Artık biraz acele etmeli. Hava yavaş yavaş kararıyor. PATAN (LALİTPUR)’a geliyoruz. Burası da BHAKTAPUR’a benziyor. Giriş kişi başı 200 rs büyük boyutlarda aslan heykelleri var. Bu arada bir süt taşıyıcısı ilgimi çekiyor. Girişte yakamıza bir kâğıt yapıştırıyorlar, ücreti ödediğimize dair. İlgimi çeken başka bir şey de her yerde turist tuvaletlerinin oluşu.Hem de temiz. Yolumuz PASHUPATİNATH’a doğru.Giriş kişi başı 500Rs. Burası BAGMATİ Nehri kıyısında HİNDU tapınaklarının olduğu bir yer. UNESCO dünya mirasları listesinde. Alacakaranlıkta yürüyoruz. Bu arada genç bir çocuk yanımıza yanaşıyor. Gelen Türk kafileden biri 250 TL vermiş yardım olsun diye dolara çevirip veriyoruz. Anlaşıncaya kadar zaman kaybediyoruz. Ama çocuk çok seviniyor. Şanslıymış. Bu arada keskin bir koku etrafa yayılıyor. Ölü yakma törenleri var. Sadece ölünün yakınları olan erkekler yanında duruyor. Daha sonra ölünün külleri nehre atılıyormuş. Karanlık olduğu için fazla kalamıyoruz. Zaten eşim bu manzarayı görmekten pek hoşlanmıyor. Dönüş yolunda yine bir bando takımı görüyoruz: bir düğün alayı… Akşam çarşıda yemek yiyip yatıyoruz. Çarşıda yürürken biri yanımıza yanaşıp marihuana isteyip istemediğimizi soruyor. Otelimize dönüyoruz. Ertesi gün erkenden HİMALAYALAR bizi bekliyor. Yazıma devam edeceğim.

6 yorum

  • gulliblecow dedi ki:

    çok sevidim bir nepal yazısı daha görünce.ilk zamanlar için sıradan olaylar geçirimen normal.katmandu değişik bir şehir farklı büyüsü var o büyü bence himalayalardan geliyor.nepal insanları şerpa olarak biliniyor genelde ondan diğer asyalılardan farklılar.yazının devamını bekliyorum.teşekürler:)

  • besteerbak dedi ki:

    Keşke sizinle gitmeden önce de haberleşebilseydik.Profilinizne orada yaşadığınız yazıyor.Ben Nepal’i çok sevdim.Bambaşka bir atmosfer.Yeniden gitmeyi düşünüyorum.Yazıma daha çok resim ekleyeceğim.İki ve üçüncü bölümlerinin de olacağını sanıyorum.Çok teşekkürler.

  • arkutbay dedi ki:

    Eskişehir yazıları bombardımanı arasından yazınıza ulaştım 🙂 Sonunda Nepal’e geldik . Yemekler nefis görünüyor . Şalınız Prada Nepal’den mi 🙂

  • maliho dedi ki:

    Yazınızı zevkle okudum, paylaşım için teşekkürler.

  • NEŞE dedi ki:

    Beste hocam,puntoları biraz büyütseniz acaba size zahmet olur mu ?Maymunlu fotolardan anladığım kadarı ile çok ilginizi çekti maymunlar,ben de ilginç buldum.Deneyimleriniz ile internet ten bulunan otel pek uyuşmadı ama neyse telafi edildi…çok teşekkürler

  • besteerbak dedi ki:

    Merhaba,diğer yazılarıma da yorumlarını bekliyorum.Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*