Neo Hipiler




Neo Hipiler


 


Hipi: Toplumun dayattığı sıradan standartları ve kuralları kabullenmeyen. Sosyo-politik davranışlarda ve yaşam şekillerinde kayıtsız özgürlüğü savunan kimse.


 


Hipi: Batı Afrika Wolof dilinde hipicat; “gözleri açık olan kimse”.


 


Hippie = Helper In Promoting Peaceful Individual Existence


 


Hipi = Huzurlu ve Barışcıl Bireysel Varlığın Oluşturulmasına Yardım Eden Kimse.




 


Hipi olmak uzun rasta saçlı olup, saçlarına çiçekler takıp, yalın ayak dans edip, dünyayı umursamadan yaşamak anlamına gelmiyor. Hipi olmak bir yaşam şekli. Pozitif bir yaşam şekli.


 


Yaşadığımız dünyanın yanlızca etrafımızda olup bitenden ibaret olmadığını çok sık unutuyoruz. Materyal hayatın içinde sunulan suni renklerde arıyoruz mutluluğu. Suni renklere ulaşmak için de, suni renkli kağıtların hayattaki esas yerini unutup, onlara süslü anlamlar veriyoruz. Bu kağıtlardan hayat kuruyoruz kendimize. Çoğu zaman da bu hayatın anlamını kavramak için yine bu kağıtları kullanmaya çalışıyoruz.


 


Oysa hayatın kendisine bir anlam konulması gibi bir kaygısı yoktur. Hem de hiç. Hayat tüm anlamları içinde barındırır. Esiri olunan materyal kavramlardan sıyrıldığımız zaman bu anlamların en anlamlı olanı bizi sarar. Ve orada hayat bir bütün olur bizimle. İkilik olmaz. Birlik olur.


 


Oraya giden bir yol var elbet. Yollar hep var. Seçmek ve istikrarla o yolda kalmak huzurun ve gerçek mutluluğun anahtarı olabiliyor.


 


Ama karşı taraf çok kuvvetli. Teknoloji insanlığa hizmet ediyor, edecek derken kaybettiklerimiz geriye alınamayacak değerler, cevherler.


 


Klasik sohbet konuları bunlar tabi. Kafasını bilgisayardan kaldıramayan, ofisin camından (varsa eğer) bakmaya fırsat bulamayıp da gökyüzünün varlığını unutanlara. Her saniye aldığı nefesi garanti zannedenlere. Damarlarında dolaşan sıvının öneminden bihaber olanlara.


 


Hipi, bunları kavramış ve bu yönde pozitif harekete geçmiş ve ödül olarak da huzuru, barışı ve sağlığı kazanmış kişidir.


 


Tanıdığım hippilerden bir tanesi Jonny. İngiltere’de moda tasarımı okumuş orada biraz çalışmış sonra kendini Goa’da bulmuş. Yaratıcılığı da yaşadığı hayatın özgürlüğü ile paralel olarak gelişmiş. Jonny’nin başarısı yaşadığı mütevazi köyden, aralarında Sherly Crow gibi ünlülerin de bulunduğu kişilere ulaşabiliyor.


 


Barry 25 yıldır seyahat ediyor. Takı tasarımcısı. Evinin duvarları kerpiçten. Tropik yağmurların coşturduğu bahçesine kobra gibi doğal misafirler girip çıkıyor. Mutfağında kavanozlar içinde Kombuçayı yetiştiriyor. Tamamen organik besleniyor. Barry’nin Thai Chi hareketlerinin huzurlu akışı eşliğinde güneş okyanusa batırmak ayrı bir keyif.


 


Jeany 16 sında. Upuzun sarı saçlarını kıpkırmızı yapmış. Çünkü sarışın olmak istemiyor. Sarışınlara yakıştırılan imajdan olabildiğince uzak olmak istiyor. Haftada 1 kez yada hiç TV seyretmiyor. Okumayı seviyor ve ancak okul bittikten sonra nasıl bir meslek seçeceğine karar verecek. Ve tüm bunların kontrolü tamamen kendi elinde. Kendi hayatına kendi yön veriyor ve gördüğüm yegane huzurlu 16 yaşındaki genç kız. 


 


Marco, Mother Teressa’nın bir zamanlar kullandığı otomobili bulup, tamir ettirip, ucuk bir mavi ve turuncu şeritlere boyatıp dolaşıyor. Yine aynı renklerde antika bir Vespa’sı var. Ne zaman dikiz aynamdan onu görsem yüzünde muhteşem bir zevk olur. Prinç tarlaları kuruduğunda açılan geniş alanda ok atma turnuvaları düzenler. Evinin bir odasına yüzlerce yarasa yaşıyor. Marco evine taşınmadan yıllar önce yerleşmişler bu eve, evin esas sakinleri onlar yani.




 




Hipilerin kendilerini toplu halde ifade ettikleri ilk yıllar olan 60’larda parti ve keyif yapan kişiler olarak görülmelerinin yanında yaptıkları önemli işler vardı. Öncelikli amaçları gerçekten de dünyayı daha yaşanabilir hale getirmek için çalışmaktı. Bazen agresif şekillerde yaptılar bunu, çünkü karşılarında büyük güçler vardı.


Olanların kendi türünden başkasının marifeti olmadığı bilinciyle verdikleri pasif savaşta kazandıkları hiç de hafife alınmamalı.


 


Yaptıklarından bazıları:


*Irkçılığı yok edemeselerde yasalardan ayrımcılığın kaldırılmasını sağladılar


*inanmadığı ve desteklemediği bir savaşa yarım milyon askerin gönderilmesine engel oldular


*Kadın hakları alanında büyük katkılar sağladılar


*Çevre sorunlarını su yüzüne çıkardılar


 


Onlar genç, kendi olgularına sahip çıkan, azimli, cesur kişilerdi. En önemlisi de savunduklarında haklıydılar. Hala haklılar.


 


İnsanlığın bir daha bu kadar organize pozitif bir akımı görmesi zor olacak.


 


Aramızda hala Hipiler var. Ama eskiden olduğu gibi ifade etmiyorlar kendilerini. Zaman değişiyor, insanlar da. Değişmeyen tek şey değişimin kendisi. Hipiler için değişmeyen olgular, pozitif değişim olguları. Her biri birey olarak değişimin bir parçasını oluşturuyor.


 


“Bir gün bu dünyadan ayrılma vakti geldiğinde yanımızda kalacaklar, verdiklerimiz olacak”


 

3 yorum

  • lilyofthevalley dedi ki:

    çok keyif aldım okurken, keşke herkes bu kadar idealist olabilse.

  • rome_o dedi ki:

    anlaşılan goa ya da gitmek gerek 🙂

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    sevgili pema’nın dünya kadar bilgi kitabımızda yer alan goa yazısı da en az bu yazı kadar keyifliydi. elinize sağlık, yeni yazılarınızı görmek beni sevindirdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*