Myanmar’daki son durağım Yangon

Yangon, (ya da eski
adıyla Rangon) Myanmar’ın (ya da eski adıyla Burma’nın) eski başkenti.
Görüldüğü üzere Burma’da değişimin hızı oldukça fazla ama neyseki
Yangon’un eski binalaru bu değişimden nasibini almamış durumda.

 Yangon’a havaalanından
şehire gelirken 3 şeritli geniş caddelerden, bakımlı kaldırımlar ve
onlara bakan temiz binaların yanından geçerek geliyorsunuz:kanmayın.
Şehrin ruhu eski binalarında ve delta kenarındaki sokaklarda ortaya
çıkıyor.

Şehrin hemen her
yerinden gözüken Shwedagon Pagoda şehrin en görülesi yapısı. Şehrin en
yüksek tepesi üzerindeki Shwedagon  98 metrelik boyu ve altın kubbesi
ile gece gündüz parıldıyor.

 Burma’lılar için oldukça
kutsal olan mekanda her an dua edenlere, adak adayanlara ve meditasyon
yapanlara rastlamak olası. Shwedagon’da sadece çıplak ayakla
dolaşabiliyorsunuz, öğlene doğru mermer zemin iyice ısındığı zaman
sekerek dolaşmaya başlıyorsunuz ona göre. Shwedagon’a giriş 5000kyat,
şehrin hemen her yerinden buraya taksi ücreti 1500-2000 kyat.Shwedagon
Pagoda’yla ilgili kısa bir video şurada http://www.simdigezelim.com/2011/02/shwedagon-pagoda-yangon-burmamyanmar-da.html

Tur grupları saat 8-10 arası dalga dalga varıyor,
aceleniz yoksa bekleyin.2-3 saat sonra paket turcular alanı tek başına
dolaşanlara ve yerlilere bırakıyorlar.

Yangon’un simgesi Shwedagon Pagoda’dan kısa bir video burada var:  http://www.simdigezelim.com/2011/02/shwedagon-pagoda-yangon-burmamyanmar-da.html
Shwedagon Pagoda’dan sonra görülebilecek ikinci yer nehir kıyısına yakın
Sule Paya olabilir.

Ben Yangon’da iken Sule Paya bakımda olduğu için
şöyle bir bakıp yakındaki özgürlük meydanı ve belediye binasını
fotoğrafladım. Sule Paya’nın olduğu meydan eski İngiliz sömürge yönetim
binalarına ev sahipliği yapıyor.  İngilizler, Londra’da çizdikleri
planları hemen her sömürgelerinde aynen uygulamışlar, aşağıdaki fotoğraf
sanki İngiltere’de çekilmiş gibi değil mi?


Bağımsızlık heykelinin olduğu alana giriş yabancılara paralı ( 500 kyat)
yerlilere bedava: neydi o deyim? “Domuzdan kıl koparsam faydadır”.

Neyseki alanın Ingiliz havasını Burmalı sakinleri
bir anda değiştiriyorlar: kaldırımlar çayhane, işportacı, lokantacı,
meyve, poster, gazete, börek vb yüzlerce satıcı ile dolu. Sıcak ve nemli
bir öğleden sonrasını geçirmek için iyi bir bölge.

İki adım attınız, yoruldunuz mu ? Oturun bir
çayhaneye. Stranda oteli ve postaneye inen caddeler ağaçlı , gölgeden
gölgeden devam edin. Güneşin kuvveti azalmaya başladığı zaman yarım saat
uzaktaki Bogyoke pazarına veya civarındaki lokantalara doğru yavaşça
hareket etmenin zamanı geliyor demektir.

Bogyoke’de son alışverişinizi
yaptınız, hadi bir şeyler atıştıralım. Yolun karşısındaki Trader’s oteli
paralelelindeki caddelerde geceleyin kurulan kaldırım lokantaları
oldukça popüler. Bunu da hallettiğimize göre otele yollanmanın
zamanıdır.

Buradan sonraki durağım Doğu Malezya kıyıları, görüşmek üzere…

4 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Nefis fotolarınızla güzel bir tur yaptık..Altın tapınaklar muhteşem.. Çok teşekkürler..

  • Zeynep dedi ki:

    Altın tapınaklar muhteşemler fotoğraflar sayesinde gezmiş kadar olduk :)))

  • DEEP73 dedi ki:

    gerçekten altın tapınaklar muhtesem. Zaten resimlere diyecek tek bir söz bile yok ellerinize sağlık..

  • mertakinci dedi ki:

    bağımsızlık heykelinin alanına girmek için ödeme yapmak gerçekten dediğiniz gibi
    domuzdan kıl koparsam faydadır olayı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*