MSC Musica ile Norveç Fiyordları

Bulgaristan’daki spa seyahatim sonrasında ilk yurtdışı gezim Norveç’e oldu.

Sabahın erken saatlerinde saat 08.15 deki uçağımız için Istanbul Atatürk Havalimanındayız. Copenhagen’a doğru hareket ediyoruz.

3 saatlik bir uçuş sonrasında varıyoruz Copenhagen’a. O gün Musica’nın check-in saatine yetişmemiz gerektiğinden gezemiyoruz Copenhagen’ı. Ama görmek istediğimden dönüş biletimi Copenhagen’dan aldım.

Musica kargo limanına yanaşmış. 298 küsür metre olduğundan cruise limanına sığamamış. Şu ana kadar Rusya ve Çin’de nehir gezilerine katılmıştım ancak böylesine büyük bir gemiye binmemiştim. Bütün sene çalışmalarım sonucundaki ödülüm bu tatil için heyecanla limana gidiyoruz.

Büyük bir kalabalık MSC’nin check-in bankoları önünde bizi bekliyor. En son sıradaydık. İki saat sonrasında artık hepimiz geminin içerisindeyiz. Saatimiz 15:30 gemimiz 16:00’da kalkıyor. Limandan ayrılışını seyrediyoruz.

8 saat sonrasında bu seyahatin yorgunluğu ile Deck 13’teki bedava kafeteryada karnımızı doyuruyoruz. Odalarımızda dinleniyoruz.

Saat 20:30’dan itibaren yemek başlıyor. Fix menu. Her yemek türünde 3 adet opsiyon var. Dilediğinizi seçiyorsunuz. (Tabii ki her gün balık. Eee balık memleketindeyiz değil mi?) Şansımıza garsonumuz Honduraslı Nestor şef garsondu. Yemeklerimiz hızlıca ve rahatça geldiler. Karnımızı doyurduk. Kilo durumumuzu İstanbul’da göreceğiz ☺

Sonraki gün sabah kalktığımızda Almanya’nın liman kenti Kiel’deyiz. Gemide çıkış kaydımızı yaptırdıktan sonra iniyoruz. Liman çok büyük ama şehir küçük. Pazar günü olduğundan ünlü Alman Boyneri KARLSDAT’dan , Teknoloji dünyası SATÜRN’den bir şey alamadan devam ediyoruz gezmeye.

Bir iki park gezdikten sonra limana doğru giderken şansımıza Geleneksel Kiel Kültür Festivali’nin yemek bölümüne rastlıyoruz. Ev yapımı patates cipsleri, İKEA’nın köfteleri, Hamburgerler, Dönerler… Biraz fast food festivali olmuş bu.

Lunapark’a uğrayıp sağanak dolayısıyla gemiye dönüyoruz. Aslında dönemiyoruz. Kiel’e neden geldiğimiz belli oldu.

Copenhagen’dan aldığımız yolcu sayısını görünce çıldıran biz, kapıda giriş yapmaya çalışan aynı sayıda Alman görünce hayretler içerisinde kalıyoruz. Toplam 4000 kişi bu gemide yaşamaya çalışırken fark ediyoruz ki yaş ortalaması 70 diyebilirim. Türkler bu ortalamayı düşürüyor.

Emekli iskandinavların yuvası Musica ile Flaam’a doğru yola çıkıyoruz. 1 gün gemideyiz.

Sabah uyanıyoruz. Havası 10 derece, sis çokmüş bir kente varmışız. Flaam’dayız. Flaamfjord (Flamfiyord, j leri i olarak algılarsanız Norveççe’yi sökebilirsiniz bu arada) ‘a ev sahipliği yapan bu yer küçük bir balıkçı kasabası. Muhteşem manzaralar için Flaam’ın tepelerine çıkıyoruz. Ünlü Flaam Otelini ziyaret ediyor, panaroma alıyoruz. Sırada Voss var.

1 saat sonra Norveç’in iki büyük şehri Bergen ve Oslo arasındaki merkez Voss’a varıyoruz. Merkez! dediğime bakmayın olsa olsa bin kişi yaşıyor burada.

Tek caddesini geziyoruz. (Bu arada size önerim eğer DSLR fotoğraf makinası arıyorsanız bu caddede iki adet fotoğrafçı var ve fiyatları çoook makul.)

Göl kenarında 5dk oturup otobüs ile Aurland’e gidiyoruz. Aurland, Flaam’a 20 dk mesafede. Aurland’e giderken dünyanın en uzun tüneli (25km) Aurland Tüneli’nden geçiyoruz. Aurland de çok küçük. Aurland Evlerini geziyoruz. Bu arada ilginç bir bilgi öğreniyoruz. İskandinav ülkelerinde bir insanın bahçesini, zarar vermediğin ve orada sabahlamadığın sürece kullanabiliyormuşsun. Yasal bir hakmış. Evlerdeki müthiş ve doğal yaşantıyı fotoğraflayıp gemimize dönüyoruz. Yolda giderken bir hastane görüyoruz ve bir başka ilginç bilgi öğreniyoruz. Norveç devleti 199 eur ve sonrasındaki ilaçları isterse 1.000.000 eur olsun ödüyormuş.
Dedim ne güzel! Buraya mı göç etsek ne? Kanadadan sonraki opsiyonum bu olsun!

Yolda bir dolu şelaleler , doğaüstü manzaralar! Bir başka ilginç bilgi öğreniyoruz. Norveç’te kişi başına yıllık 20.000 kW elektrik düşüyor. Bu elektriğin tamamını kullanmazsanız devlet kalanını sizin yerinize satıyor. Paranızı veriyor. Vayy be ! Ne güzel iş valla!

Flaam’daki kısa gezimizden sonra sıra Geirenger’da.

Sabahın erken saatlerinde gemimiz Hellesyt’in önünden geçiyor. Biz bu saatlerde kalkmak istemediğimizden Hellesyt’i tanıyamadık.

Saat 8:30’da Geirengerfjord’un eşsiz manzarasını gördükten sonra 9:00’da Geirenger’dayız.

Bu küçük balıkçı kasabasının limanı Musica’ya ev sahipliği yapacak kadar büyük olmadığından acil durumda kullanmamız gereken filikalarımızla limana ulaşıyoruz.

Liman etrafı süvenirlerle dolu. Daha sonra buraya geleceğiz.

Otobüsümüz ile Geirenger’ın tepelerindeyiz. Muhteşem Geirengerfjord manzarası önünde fotoğraf çekiniyoruz. Otobüsle tırmanmaya devam ediyoruz. Aylardan haziran ama tepelerde kar ile oynayabilirsiniz. Yanınıza mont almayı unutmayın. -2 derecede bile gezdik.

Daha sonra Geirenger’a geri döndük. Süvenirleri gezdik. Ünlü çikolata fabrikasına uğradık. Çikolataları tattık. Önerimiz, peynirli çikolata!

Ayrıca Geirenger içindeki süpermarketten Norvegian Raspberry (norveç ahududu) ve Norvegian Stravberry (norveç çilek) alın. Hormonsuz ama bir o kadar da büyük çileğin keyfine varın diyoruz.

Liman yanındaki süvenirlerden küçük olanında çok güzel Scandinavian Explorer montları bulabilirsiniz. İki adet muhteşem montu 500 TL’na aldık. Tax Free belgelerinizi unutmayın çünkü Norveçliler dünyanın en çok vergi ödeyen millet. %25 civarında bir vergi var tekstil ürünlerinde.

Saat 16:00’daki son filikamıza atlayıp gemimizin yolunu tutuyoruz.

Sonraki sabah Bergen’e varıyoruz. Bergen, Oslo’dan sonra Norveç’in ikinci büyük şehri.

Limandan Shuttle’lara atlayıp Central Park önünde iniyoruz ve heykellerle kaplı yolda yürüyoruz.

Bergen evleri belki de en önemli şey Bergen’de. Rengarenk evler sanki sizi filmdeymiş gibi hissettiriyor. Daracık sokaklarda geziyoruz.

Bergen hakkında bahsedilen bir başka görülmesi gereken yer de Bergen Tepesi. Bu tepeden Bergenfjord’un manzarasını izleyebilirsiniz. Biz gittiğimizde yağmurlu ve sisli bir hava olduğundan (anormal değil çünkü Bergen’de 365 günün sadece 17 günü yağmursuzmuş) tepeye çıkamadık bu nedenle size bunun hakkında bir bilgi veremeyeceğim ancak teleferik biletinin gidiş dönüş 25 eur olduğunu duymuştum.

Bergen’de geminin verdiği 5 saatlik yetersiz süre nedeniyle Bergen’i yarım yamalak anlayarak gemimize dönüyoruz.

Ve sırada Oslo var.

Sabah erkenden kalkıyoruz ve yine 5 saatlik yetersiz süre zarfında Oslo’yu gezmeye çalışıyoruz.

Limandan çıktıktan sonra şehirlerarası tren istasyonunun yanında bulunan main transportation station (ana ulaşım istasyonu)’dan 1 günlük Oslocard alıyoruz. 12 nolu tranvay ile (adını tam hatırlamıyorum)*** aile ile ilgili bu heykeller parkına gidiyoruz. Heykeller parkında size anlatabileceğim pek çok bilgi bulunmuyor. Fotoğraf çekip merkeze dönüyoruz.

Merkezdeki MTS’nin tam karşısında Oslo’nun ana caddesi duruyor. Hemen yürümeye başlıyoruz. 500 mt. boyunca dünyaca ünlü mağazalarla kaplı bu caddede yürüyoruz ve Hard Rock Café OSLO’ya varıyoruz. Tişörtümüzü alıp Belediye Binası Meydanına doğru yürüyoruz. Bu meydanda Nobel Ödüllerinin verildiği Nobel Binasını görüyoruz ve motor ile Osloda bulunan Müzeler Yarımadasına gidiyoruz. 2 durak sonra oradayız.

Maalesef bu vakit derdinden hiçbir müzeye girmeden, dışarıdan fotoğraf çekip motor ile merkeze dönüyoruz ve ERTELENEN KALKIŞ SAATİ nedeniyle vaktimizi ana caddede geçiriyoruz.

Musica’dayız.

İşte son gün Copenhagen, yine.

Kiel’de inenler haricindekiler için bu son durak. Bavullarımızı bir gece önceden etiketleyip bırakmıştık. Sabah onları belirledik ve otobüse koyduk. Shuttlebus ile limanın dışına çıkıp tren ile merkeze ulaştık. Bir iki meydanın yanından geçtikten sonra kanal turlarının yapıldığı Copenhagen Canal Tours’a varıyoruz. Bu tur ile şehrin tüm önemli yerlerini geziyoruz. Nyhavn, Hippi Mahallesi, Denizkızı heykeli… bunlar sadece bazıları.

Bindiğimiz yerde iniyoruz ve Copenhagen’ın ünlü pastanesine gidiyoruz. Sıradan dolayı pastane içine girmeyi tercih etmedik, onun yerine dışarıda bir muzlu nutellalı krep ile açlığımızı bastırıyoruz.

Sırada Nyhavn var 100 mt yürüyüşten sonra Nyhavn’dayız. Amber mağazası, Ünlü Danimarkalı yazar Anderson’ın evi gibi yerleri ve semt pazarını geziyoruz. Copenhagen maceramız sona erdi.

Otobüsle Copenhagen Havalimanına gidiyoruz.

Burada şaşırdım kaldım diyebilirim. Allahın 4 milyoncuk nüfuslu Copenhagen’ının ne biçim havalimanı var öyle. İçinde alışveriş merkezi, yemek merkezi var havalimanının! Neredeyse İsveç sınırını geçecek, Malmö’ye uzanıcak.

Lafı geçmişken Malmö de hemen Copenhagen’ın yanında bulunan bir isveç şehri. Copenhagendaki yüksek kiralar ve pahalı yaşamdan sıkılan Danimarkalılar, Mallmö’de yaşamayı tercih ediyor. Aralarında sadece bir köprü var. Ben gezemedim ama yolunuz buralara düşerse Malmö’ye uğrayın derim.

Aslında bu gezi hüsrana uğratmıştı beni. Diğer gezilerimle kıyaslandığında çok az yer gezmişiz gibiydi. Fakat 12 sayfa doldurmuşum Word’de. Belki gevezeliğimden bilmiyorum. Ama her şeye ragmen o doyumsuz manzaralar nedeniyle herkese öneririm buraları. Ölmeden önce görülmeliler.

Sırada Malta var.

En yakın zamanda fotoğrafları eklemeye çalışacağım. Çok gezin.

DÜZENLEME : FOTOĞRAFLARI EKLEDİM. http://s1364.photobucket.com/user/torunlareren/slideshow/Norway adresinde bulabilirsiniz. ***: Aile Temalı Parkın adı ise Vigelandpark imiş.

5 yorum

  • arkutbay dedi ki:

    Sevgili Eren , çok şanslı bir insan olduğunun farkındasındır sanırım , bu yaşta bu kadar yeri gezip gördüğün için . Biraz da şanssızsın yaşından dolayı hazırlıksız yakalanıyorsun . O zaman ne yapmak lazım , daha çok okumak ve gezip görülen yerler hakkında her türlü bilgiye ulaşmak için çabalamak , elbette derslerin elverdiği sürece . Bir de o kadar güzel anlatmışsın ki herkes resimleri de görmek istiyordur . Sözünü de tutman gerekiyor . Bu sitede kimse hiçbirşeyi unutmaz , bekler . Paylaşımın için çok teşekkürler , sevgiler . Bol bol gez , yolun hep açık olsun .

  • enisnuhoglu dedi ki:

    Erencim harika bir gezi yapıp,harika anlatmıssın ama bize fotografların da lazım:)yazından sonra bu geziye olan önyargım degişti gibi.Sence bu gezi yerıne iskandinavya başkentleri gezisi daha mı iyi olur.Şehirleri görmek açısından?

  • enisnuhoglu dedi ki:

    Erencim harika bir gezi yapıp,harika anlatmıssın ama bize fotografların da lazım:)yazından sonra bu geziye olan önyargım degişti gibi.Sence bu gezi yerıne iskandinavya başkentleri gezisi daha mı iyi olur.Şehirleri görmek açısından?

  • enisnuhoglu dedi ki:

    Erencim harika bir gezi yapıp,harika anlatmıssın ama bize fotografların da lazım:)yazından sonra bu geziye olan önyargım degişti gibi.Sence bu gezi yerıne iskandinavya başkentleri gezisi daha mı iyi olur.Şehirleri görmek açısından?

  • erengezdi dedi ki:

    Evet, İskandinav başkentlerini kendimiz gezseydik daha iyi olabileceğini düşündüm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*