Moskova / Borodino Müzesi

”Borodino Savaşı , Napoleon’un kazanamadığı ilk savaştı . Savaş kazanılamazsa en kusursuz , en inceden inceye düşünülerek hazırlanmış harekat planı bile kötü görünür ve askerlik uzmanları onu ciddiyetle eleştirir . Ama savaş kazanılırsa en kötü harekat planı ve en saçma emirler bile çok yerinde görülür”


”Napoleon hat boyunda yaptığı ikinci endişeli gezisinden sonra – Satranç tahtası hazırlandı , oyun yarın başlayacak dedi . Sonra kendisine punch getirilmesini emretti…..Yapılacak savaşla o kadar meşguldu ki uyuyamıyordu bile…..Ruslar geri çekildiler mi diye sordu . Düşman ateşlerinin hep aynı yerlerde yandığını söylediler . Bundan hoşnut kaldığını belirtecek şekilde başını salladı…..Saate baktı . Dörttü . Uyumak istemiyordu . Punch bitmişti , yine de yapılacak bir şey yoktu .”



”Yarın Kutuzov’la karşılaşacağız dedi …..Saat beşbuçukta Napoleon , Şevardino Köyünün içinden geçiyordu . Ortalık ağarıyordu . Gök temizlenmişti . Yalnızca doğuda bir tek bulut vardı . Sağda bir tek top sesi duyuldu…..Birkaç dakika geçti . İkinci , üçüncü bir atış duyuldu . ”



”Piyer , uyanır uyanmaz – Ne var , başladı mı , vakti geldi mi ? diye sordu . Emekli bir er olan seyis -Top seslerini duyuyormusunuz efendim , tüm beyefendiler çoktan dışarı çıktılar , başkomutan hazretleri de çoktandır geçip gittiler dedi …..Yaver – Vakit geldi kontum , vakit geldi diye seslendi…..Kalabalığın ortasında Kutuzov’un kırmızı şeritli beyaz kasketiyle ak saçlı başı ve omuzlarına gömülmüş saçları ağarmış ensesi görünüyordu . Kutuzov , tek borulu dürbünle ileriye , ana yola bakıyordu .”





”Ne gariptir ki manzaranın asıl güzelliğini meydana getiren şey dumanlarla top atışlarının sesiydi . Bazen dumanlar koşuşuyormuş , bazen de onlar duruyormuş ta yanlarından ormanlar , tarlalar , parlak süngüler kayıp gidiyormuş gibi görünüyordu…..Tüfekler pat pat diye sık olmakla birlikte top ateşleriyle kıyaslanırsa düzensiz ve gösterişsiz bir şekilde çatırdıyorlardı…..Kutuzov gözlerini savaş alanından ayırmadan yanında duran generale – Git yavrum , git , Tanrı seni korusun dedi .”




”Topların ve tüfeklerin yankılar bırakan atışları tüm savaş alanında gittikçe şiddetleniyordu…..İlk anlarda savaş alanını görüp atışların sesini duyduğu vakit hissettiği o bilinçsiz neşe ile karışık heyecanın yerini şimdi özellikle o düzlükte tek başına yatan eri gördükten sonra bambaşka bir duygu almıştı”



”Piyade saflarındaki erler duman içinde gözden kayboldular . Uzun uzun bir bağırışma dalgalandı ve aralıksız tüfek sesleri duyuldu . Birkaç dakika sonra oradan yığınla yaralı ve sedye döndü .”



”Birden beklenmedik birşey oldu . Genç subaycık ah diye bağırdı ve kıvrılarak tıpkı havada uçarken vurulmuş bir kuş gibi yere yığılıverdi…..Mermiler birbiri arkasına ıslık çalarak geliyor , yerlere ve toplara çarpıyorlardı .”



”Piyer , birden korkunç bir sarsıntıyla geriye toprağın üzerine fırladı . Aynı anda müthiş bir aydınlık onu tepeden tırnağa aydınlattı ve kulaklarında uğultu , çatırtı ve ıslıkla karışık sağır edici bir patlama oldu .”



”Sipere koşarak girdiği anda sıska , sarı , yüzü ter içinde lacivert üniformalı ve elinde kısa bir kılıç tutan adam , birşeyler bağırarak üzerine atıldı…..Piyer adamı ( bu Fransız subayıydı ) bir eliyle omuzundan öbür eliyle boğazından yakaladı . Subay kılıcı bırakarak Piyer’i yakasından tuttu…..Her biri şimdi ben mi onun tutsağı oldum yoksa o mu benim tutsağım diye düşünüyordu .”



”İleri karakoldan dörtnala gelen solgun yüzlü korkulu bir yaver Napoleon’a taarruzun geri püskürtüldüğünü haber verdi…..İleri atılmaları emredilen erler seri atış alanına girince koşarak geri çekiliyorlardı . Yerinde kalmaları emredilen erler birden karşılarında Rusları görünce bazen kaçıyor , bazen ileri atılıyor ve süvariler emri beklemeden kaçan Rusları dörtnala kovalıyordu .”



”İleri karakolların ele geçirildiği haberine rağmen Napoleon görüyordu ki bu seferki hiç de eskiden yapmış olduğu savaşlara benzemiyordu…..Tüm yüzler hüzünlüydü . Herkes gözlerini birbirinden kaçırıyordu .”



”Napoleon’un geçtiği tüm bölgenin üzerinden ağır ağır dağılan barut dumanının arkasından kan birikintilerinin ortasında teker teker ya da küme küme yatan atlar , insanlar görünüyordu . Bu kadar küçük bir yerde böylesine feci bir görüntüyü , birarada bu kadar çok ölüyü o zamana dek daha ne Napoleon , ne de generallerinden herhangi biri görmüştü .”



”Kutuzov , ak saçlı başını eğmiş oturuyordu…..Haberleri dinlerken söylenen sözlerin anlamı ile değil de haberleri getirenlerin yüzlerinde ve seslerinde hissedilen bir başka şeyle ilgiliymiş gibi görünüyordu .”



”Bir ıslık , arkasından bir vuruş . Prens Andrey’in beş adım ilerisinde kuru toprak birden oyuluverdi ve bir gülle toprağın içinde kayboldu . Prens Andrey elinde olmayarak sırtında bir ürpertinin gezindiğini hissetti . Tekrar saflara baktı , herhalde gene birçok insan yokoluvermişti .”



”Doktorlardan biri üzerinde kanlı bir önlükle çadırdan dışarı çıktı . Pek büyük olmayan elleri kanlıydı . Bir elinde küçük parmağıyla başparmağı arasında bir puro tutuyordu . Başını kaldırıp çevresine bakındı . Ama gözleri yaralıların bulunduğu yerden daha yukarılara bakıyordu . Belli ki biraz dinlenmek istiyordu .”



”Rus ordularının gerisinden bakan biri Fransızlar küçük bir çaba daha gösterdiler mi Rus ordusunun derhal yokolacağını söyleyebilirdi . Fransız ordularının gerisinden bakan biri ise Ruslar küçük bir çaba daha gösterdiler mi Fransızların mahvolacağını ileri sürebilirdi . Ama ne Fransızlar ne de Ruslar o çabayı gösteremiyor ve savaş ateşi ağır ağır sönmeye yüz tutuyordu .”



Borodino Savaşı , 7 Eylül 1812 de 30000 kişilik Fransız ordusu ile 45000 kişilik Rus ordusu arasında olmuş . Galibi olmayan bir savaş . Taarruz eden Fransız ordusunun moral gücü azalmış . Ancak Rus komutanı Kutuzov gece Borodino mevzilerini boşaltarak Moskova gerilerine çekilmiş . Ardından Napoleon Moskova’ya giriyor . Ancak kış şartları yüzünden ve Rus ordusu da imha edilemediği için bir süre sonra Moskova’yı terketmek zorunda kalıyorlar ve geri çekilirken de Rus ordusu tarafından çok büyük kayıplara uğratılarak neredeyse Paris’e kadar kovalanıyorlar .



Ruslar , Borodino Panoramik Müzesinde nedense bu savaşı dramatize etmişler . Belki de savaşın korkunçluğu onları buna sevketti . Resim aralarında tırnak içindeki anlatılar Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış romanının 10. bölümünün 28-39. alt bölümlerinden alıntılardır . Ünlü yazar bu savaşın korkunçluğunu gerçekten çok güzel betimlemiş .



Borodino Müzesi , Moskova’da bulunuyor ve vakti olanlar ile ”Savaş ve Barış” romanını sevenler için gezmeye değer olduğunu düşünüyorum .



Sağlıcakla kalın…

8 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Sevgili Doktor,nasıl bir tarih ve sanat sevgisi bu böyle,bu satırları bize keyifle okutuyor ve araştırmaya yöneltiyor..Waterloo savaşını da istesek çok mu olur acaba ?Moskova bozgunu Napolyonun da sonu oldu,geriye sayımın başladığı yer…Teşekkürler..

  • Zeynep dedi ki:

    sayenizde tarih ve sanat dolu keyifli bir yazı okudum çok teşekkürler

  • arkutbay dedi ki:

    Neşe Hocam , öncelikle iltifatlarınız için çok teşekkür ederim . Bu sevgiyi bizi yetiştirenleri borçluyuz . İyi ki varsınız . Sondan üçüncü resimde , karlı havada geri çekilen Fransızların resminde sol üst köşeye dikkatinizi çekmek istiyorum . Gökyüzünde bir sfenks var. Ressam burada herhalde Napoleon’un başarılı olamadığı Mısır seferine atıfta bulunuyor . Waterloo Savaşına gelince . Yanılmıyorsam bu savaşın da tüm ayrıntıları Stendhal’in ”Parma Manastırı” kitabında var. Anlatmak için Parma’ya mı gitmeliyim , Waterloo’ya mı 🙂 Bir kurgu bulmam lazım . Çalışacağım .

  • arkutbay dedi ki:

    Zeynep Hanım , yazınızı şimdi gördüm . Size de destekleriniz için çok teşekkür ederim .

  • NEŞE dedi ki:

    Sevgili Doktor,sfenks bulutların arasında,işaret etmeseniz görmeye imkan yok…Waterloo da da böyle ilginç tasvirli bir müze var,canlandırmalar 360 derecelik bir binada sunuluyor,dönerek izliyorsunuz,artık bu güzel Moskova bozgunu yazınızdan sonra seriyi tamamlamak lazım..Napolyon un izinde belki Elbe ve St. Helen adaları da programa girer…Kim bilir ?

  • sadiye dedi ki:

    Efendim,inanırmısınız ben müzeyi gezdim, gezdimde boşa gezmişim.Bu kadar iyi anlatılır,ellerinize kollarınıza sağlık, teşekkürler..

  • demirtuna dedi ki:

    Borodino Savaşı yazınızı tablolar ile süsleyip o anları çok güzel dramatize ederek tasvir etmişsiniz. Müzeyi gezmiş kadar olduk sayenizde…Büyüklük duracağı noktayı bilebilmekte aslında…Hitler Napolyon’dan neden ders almadı dersiniz? Savaş demek lojistik demektir. Ama bunu Rusya içlerinde iklim şartlarını da hesaba katarak sağlamanın zorluğunu göremediler.

  • cenk07 dedi ki:

    Yine rehber kitap gibi bir yazı…Hani büyük şirketlerin ar-ge(araştırma geliştirme daireleri)olur emek verir çaba gösterir yeni bir ürünü bulsunlar diye.Bir de ne yazık ki bizim gibi ülkelerde sık görülen benim ar-ça(araştırıp çalma daireleri)dediğim gözle görülmez elle tutulmaz parçaları vardır,araştırmaz bulandan nimetlenir.Sayenizde korkarım bu yola girmeye başlıyorum..eyvah!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*