Mont Saint Michel / Büyülü Manastır

Resimlerini ilk kez gördüğümde büyülenmiştim . Bazen Atlas Okyanusu’nun hırçın dalgalarının duvarlarını dövdüğü bir kale , bazen ıssız ve geniş bir kumsalın ortasındaki bir taç , bazen sislerin arasından yarısı görünen büyülü bir şato gibiydi . Mont Saint Michel , işte sana geldim .



Bretanya ile Normandiya’nın birleştiği yerde denizin ortasında bir granit kaya kütlesi üzerinde yükselen bir manastır . Çevresi yaklaşık 900 metre . Nüfusu keşişler ve aşağıdaki köyde yaşayanlarla beraber 50 kişi .



Mont Saint Michel , karaya dar bir yol ile bağlı . Kuvvetli gel-git bölgesinde . Gel-git nedir bilirdim ama bu kadar olabileceğini hiç düşünmemiştim ve görmemiştim . Deniz bu bölgede 14 metre alçalıyor ve manastır denizden 15 kilometre uzaklaşıyormuş . Gelgit akıntılarının hızı saatte 10 kilometreyi buluyormuş . Kuvvetli gel-gitler ve etrafındaki surlar manastır için güçlü bir savunma görevi görmüş .



Bretanya-Normandiya gezimiz sırasında ”git” döneminde karadan yürüyerek ulaşılabilen adalara gittik . Bu adalarda uyarı levhaları asmışlar . Deniz bazen o kadar hızlı yükseliyormuş ki , bu sırada adada iseniz geri dönmeye çalışmayın , biz sizi alırız diyorlar . Denizin ne kadar çekildiği hakkında fikir sahibi olabilmeniz için aşağıya iki adet kaleden çekilmiş fotoğraf koydum .





Mont Saint Michel , Couesnon Nehrinin denize açıldığı bölgede bulunuyor . Buraya 8. yüzyılda Keltler ölülerini gömermiş . O zaman ki adı Monte Tombe yani Mezarlık Tepesi imiş . 708 yılında buraya küçük bir kilise yapılmış . 12-13. yüzyıllarda Benedicten manastırına dönüşmüş . 1895-97 de çan kulesi , kule külahı ve Aziz Michel heykeli eklenmiş .



Manastır ; ortaçağda dini eğitim merkezi , devrim sonrasında 73 yıl hapishane olarak kullanılmış . 3 katlı gotik manastır bugün kutsal hac yeri . Miquelot denilen hacılar düzenli olarak burayı ziyaret ediyorlarmış .Unesco Dünya Kültür Mirası listesindeki manastırı yılda 850.000 kişi ziyaret ediyormuş .



Manastır , Normandiya bölgesinde demiştik . Normandiya’yı hepimiz 2. Dünya savaşındaki müttefiklerin ünlü çıkartmasından biliriz . Normandiya adını 9. yüzyılda Seine Nehrinden girip Rouen’ı başkent yapan Viking Nordiklerinden almış . Bölge elma bahçeleri ve elma şarapları ile ünlü . Sütçülük gelişmiş , kahverengi-beyaz norman ineklerini etrafta görebiliyorsunuz . Ayrıca manastırın etrafında beslenen kuzuların etleri deniz tuzu aldıkları için çok lezzetli oluyormuş .





Bir ortaçağ kapısından geçerek köye giriyoruz . Köyün girişinde çok ünlü bir omletçi var . İçerisi tıklım tıklım . Fotoğraf çekmek bile büyük zahmet .



Grand Rue , köyün ana caddesi . Manastırın kapısına kadar zaman zaman iyice dikleşerek uzanan bu dar yolun iki yanında hediyelik eşya dükkanları sıralanmış . Dükkanların önünde duranlar yüzünden zaten dar olan yol iyice çekilmez hale geliyor ve zaman zaman tek şerite düşüyor . Ama hacı adayları kararlı , yukarı çıkılacak .



Benim saplantım olan çörtenleri satan bir dükkan bile buldum .



Sağlı sollu evler tipik Normandiya tarzında yarı ahşap . Yer yer birbirlerine kemerlerle bağlanmışlar .





Grand Rue , giderek dikleşiyor ama genişliyor da . Biraz bundan , biraz da yorulanların geride kalması ile daha rahat yol alıp etrafa bakabiliyoruz . İnsanlar kucaklarında bebekleri ile bu yolu tırmanıyorlar .



Tırmandıkça , tepede göreceğimiz manzaranın ipuçları ortaya çıkıyor .



Ve manastıra giriyoruz .





Manastır üç katlı . Hiyerarşik düzene göre keşişler en üst katta yaşarlarmış . Orta katta soylu konuklar ağırlanırmış . Asker ve hacılar en alt katta kabul edilirlermiş .



Manastırın 13. yüzyıl başı anglo-norman revakları çok güzel .



Keşişlerin yemekhanesini ve gezindikleri avlu ve bahçeleri de görebiliyorsunuz .



Mont Saint Michel , beni en az resimleri kadar etkiledi . Adını büyülü manastır olarak değiştirdim .

Sevgilerimle…







10 yorum

  • GIO dedi ki:

    Normandiya görmek istediğim bir bölge. Fotoğraflarla birlikte daha da merak uyandırıcı bir yazı olmuş. Saint Michel gerçekten de görkemli ve mistik duruyor. Yazınız için çok teşekkür ederim.

  • edelweiss dedi ki:

    Ellerinize sağlık.Çok güzel biryazı olmuş.Hele başlığına bayıldım.Çünkü ben de resimlerini ilk gördüğümde büyülenmiştim.Daha sonra çok yakın bir arkadaşım o bölgeye gidip gördüklerini ve resimlerini paylaştığında hakikaten oranın büyülü olduğuna inandım.Bizim de planımızda var o bölge .Umarım gerçekleştirebiliriz.
    Tekrar teşekkürler.

  • arkutbay dedi ki:

    Sevgili Gio ve Edelweiss . Beğendiğinize çok sevindim , teşekkür ederim . Sizlerden de oraları dinlemeyi diliyorum . Sevgilerle …

  • FigenLetaconnoux dedi ki:

    Mont St. Michel sizin de dediğiniz gibi büyülü.Manastıra doğru tırmanırken o büyü insanı içine alıyor, sanki Orta Çağ’daymışsınız gibi hissettiriyor. Seneye yaza niyetimiz çevresindeki minik köyde bir gece konaklayıp hem manastırın değişik zamanlarında fotoğrafını çekebilmek hem de sular iyice çekildiğinde rehber eşliğinde etrafında dolaşmak. Aslında bir de ULM ile üzerinde uçuş ayarlayabilirsek tamamdır… Teşekkürler paylaştığınız için…

  • NEŞE dedi ki:

    Sevgili Doktor,yollar yine kesişti…Yıllar önce bir anneler gününde mahşeri bir kalabalıkta ziyaret ettim bu sihirli Manastırı ve ben de Mont Saint Michel in büyüsüne kapıldım.Çevredeki köylerden elma şarapları ve güzel içkiler alarak Normandiya savaş bölgelerini ve çıkarma plajlarını ziyaret ettik ve dökülen kanların hüznünü hissettik,bu bölgede dört gün geçirdik…Ellerinize sağlık,sayenizde yine güzel anılarımızı canlandırdık.

  • haydar51 dedi ki:

    Mükemmel bir gezi yazısı. Sanki bir sanat tarihçisinin elinden çıkmış.Uzun araştırmaların neticesi olduğu belli olan yazı çok ince bir süzgeçten geçirilerek aktarılmış. Tekrar tebrikler

  • binata dedi ki:

    gel-git dönemi çok ilginç, resimler çok iyi hocam.

  • enisnuhoglu dedi ki:

    HOCAM NERELERDESINIZ?

  • arkutbay dedi ki:

    Buradayım kardeşim 🙂 Sitenin bazı teknik aksaklıkları , sizlerin de ortalıkta olmayışınız biraz uzakta kalmama neden oldu . Geçenlerde Hüsnü ile konuştum bir hız verelim sitemize diye . Orta İtalya , Puglia , Ukrayna , Moldova , Bulgaristan gezileri ufak ufak anlatılacak 🙂 Sizlerden de bekliyoruz . NEŞE Hocam nerelerde acaba ?

  • NEŞE dedi ki:

    Sevgili dostlar,değerli Doktorcum..´nerelerdesin´…sorusuna cevap..´buralardayım´..94 yaşındaki annemin problemleri,biraz da yeni sitemizin alışılagelmiş yazı ve foto yüklemeden uzaklaşıp benim için biraz karmaşık duruma gelmesi doğrusu beni biraz uzaklaştırdı..Bu arada geziler evden kaçabildiğim zamanlarda devam etti..Sizleri çok özledim..yazmayı da ..En yakın zamanda buluşabilmek dileği ile hepinize bol gezmeli,sağlıklı ve nasıl olacaksa şu memlekette aydınlık günler diliyorum..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*