mogolistandan baslayan dunya turu

merhaba,
eylul ayinda isten ayrilip 1 seneligine dunya turuna ciktim.rotada asya, okyanusya ve guney amerika var. gezi yazilarimi takip etmek isterseniz
http://1a1e.wordpress.com/
bloguna bakabilirsiniz.ilk yazim olan mogolistan`i paylasiyorum. hoscakalin!

merhaba: Сайн байна уу (senbeno) tesekkurler:Баярлалаа (bedlah)

herkesin kendi yolundan gittiği insanların ülkesindeyiz. büyük bir düzlük düşünün her yöne giden araba izleri, ister bir izin üstünden devam edebilir isterseniz yeni bir yol yaratabilirisiniz. önemli olan yön kavramını kaybetmemek, bunun için dağları tepeleri gölleri iyi izlemek gerekiyor ayrıca budist geleneğin ürünü küçük taşlardan oluşan tepecikler; `ovoo` lar yön bulmak için epey işe yarıyor. ovoolara 3er taş atıp etrafını 3 kere tavaf etmek gelenekten geliyor. çok hızlı olan atını yada çok süt veren ineğini kaybedenler ovoolara gidip ondan yeni bir hayvan istiyor bir boynuz dikiyor. yada hastaysa iyileşebilmek için yine ovooya gidiyor dua ediyor.

geceleri şehirdisinda araba kullanmak mümkün değil inanılmaz bir karanlık çöküyor. yıldızlar tüm güzelliklerini sergiliyor, bir de hava biraz daha ılık olsaydı harika olurdu! km başına 1.8 insan düşüyor ben hayatımda böyle bir boşluk görmedim. sanki denizin ortasındasınız ve hiçbir kara parçası yok gibi. boşluk yanında sessizliği getiriyor. geçen gün gere(moğol çadırı) yaslanmış öyle boşluğa bakıyordum bir ses duydum ne olduğunu anlamam 5 saniyemi aldı inanmazsınız 25-30 metre yukarıdan uçan bir kuşun kanat sesiymiş. bu kadar boşluk içinde haliyle şehirler dışında özel mülkiyet diye birşey yok, isteyen istediği yere gerini kurup hayatına devam ediyor. göçebe bir hayat olduğu için iklime göre yer değiştiriliyor. gobide gerinde kaldığımız aileye sorduğumuzda kışın 50 km daha güneye gittiklerini söyledi ben açıkçası daha bir uzağa gittiklerini düşünmüştüm. her yerde olduğu gibi şehirlerin dışındaki insanlar daha bir samimi gerlerine gidince hemen bir izzeti ikram başlıyor. ellerinde ne varsa sizinle paylaşıyorlar. benim deneme şansım olduklarım: deve ve inek sütü, ayrak (kımız), güneşte kurutulmuş yoğurttan konsantresinden oluşan peynirimisi birşey ve bol bol şekerleme oldu!

moğol toprakları tarih boyunca hunlar mogollar ve türk devletlere sahne olmuş. türkler burdan göceli 1000 yıl olmuş daha sonra 1206da cengizhan moğol kavimlerini birleştiriyor ve bilinen büyük imparatorluğu kuruyor. suan ise geçmişin cezasını çeker gibi moğolistan çin ve rusya arasında sıkışmış kalmış. 1911de çin etkisinden kurtuluyorlar 1924-1989 arası rus etkisine giriyorlar, rusyadaki komünizmin çöküşü ile 1990larda açık ekonomiye ve çok partili rejime geçiyorlar. ne gariptir ki moğolistan outer mongolia topraklarına kurulmuş ama daha fazla moğolu barındıran inner mongolia çin topraklarına dahil. tahmin edebileceğiniz gibi çinlileri pek haz etmiyorlar, ruslara daha yakınlar. ülkenin %53ü budist %39u dinsiz geri kalan kısım ise saman hristiyan yada müslüman. budistler bile pek dindar degiller anladığım kadarı ile. şaman görme şansım olmadı onlar daha kuzeyde yaşıyor müslümanlar ise kazakistana yakın batıda. bu arada burdaki türk nüfusu 200 civarındaymış. kendim unutmayayım diye yazdığım genel kültür kısmını geçersek bizim moğol turumuzu özetleyeyim.

sukhbaatar meydanı parlemento binası , ulaan bataar

13 eylül cuma günü teyzem sağolsun törenlerle memlekete veda ettikten sonra 10 saat direk uçuş ile Ulaan Bataar`a (UB) geldik. ancak iki gün sonra jetlagi atıp kendime gelebildim. UB için merkezi dışında çok güzel bir şehir demek zor, özellikle sürekli yapım aşamasında bir hali var pek çok yol yapım çalışması ve inşaat etrafı toza dumana katmış. istanbulu aratmayan bir trafiği var. insanlar özellikle de kadınlar çok sık giyiniyor. mini etekler çizmeler havada uçuşuyor. daha geleneksel yaşlı insanlar ise buranın soğuğu için birebir olan `del` isimli yere kadar uzanan kıyafetten giyiyorlar.ingilizce bilen çok fazla yok soru sorduğunuz da boş gözlerle karşılaşıyorsunuz ve siz yokmuşsunuz gibi davranabiliyorlar. UB`de gördüğümüz başlıca yerler

buda heykeli ve Zaisan anıtı-sovyet mogol kardesliğini simgeliyor II dünya savaşında ölen sovyet askerleri icin dikilmiş

UBdeki bir kaç günden sonra Terelj isimli ulusal park alanına gidip kaldık. tamamen tesadüf eseri bir ailenin ger kampında kaldık, ata bindik bol bol yürüyüş yaptık. burası gezinin yeşil tarafıydı.

daha sonra 8 günlük bir gobi turuna çıktık. 1600 kmlik rotamızı saatte 20-40 km arası hızla milkshake kıvamınına gelinceye kadar hoplayarak aldık. russian van`ımız pek bir sempatikti ama inanılmaz güçlü bir arabaydı sadece bir kaç kere su kaynattı. malum çöl iklimi gündüzleri sıcak geceleri soğuktu (en son gece yatarken üstüme giydiklerimi kısaca yazmam gerekirse bir tayt bir kot bir eşofman altı 3 corap vs.). yemekleri rehberimiz pişirdi geceleri de hep göçebe ailelerin gerlerinde geçirdik. çılgınlar gibi at, yak, inek, köyün, keçi, deve ve fare gördüm. buralara kadar gelip orhun anıtlarını görmeden gideceğiz kısmet bir dahaki sefere diyelim. ayrıca ülkenin kuzeyi ve batısı da çok güzel ama hava soğumadan görmek isteğimiz başka yerler olduğu için buraları başka bir zamana bırakıyoruz.

2 yorum

  • REDGREEN dedi ki:

    ilginç bir yer seçmişsiniz.Şahsen motorla aynı geziyi yapmayı bende isterdim.Acaba yakıt ikmalinde problem olurmu?
    İyi eğlenceler.

  • REDGREEN dedi ki:

    ilginç bir yer seçmişsiniz.Şahsen motorla aynı geziyi yapmayı bende isterdim.Acaba yakıt ikmalinde problem olurmu?
    İyi eğlenceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*