Millet Köprüsü; Bir Kurtuluş Mücadelesi

Şanlıurfa’ya 2013 Mart ayında yaptığım gezide bu şehrin kurtuluşuyla alakalı önemli bir anlaşmayı anlatmak istiyorum.

Bu anlaşma öyle sıradan bir yerde yapılmıyor. Anlaşmayı önemli ve ilginç hale getiren durum bunun bir köprü üzerinde yapılması. Neden köprü üzerinde yapıldığıyla ilgili geçerli bir açıklama bulamadım. Bunu sizin takdirlerinize bırakıyorum.

Anlaşmanın yapıldığı köprünün adı; Millet Köprüsü



Karakoyunlu deresi üzerinde bulunan köprünün üzerinde bulunan üçgen alınlıkta anlaşmanın burada yapıldığıyla ilgili kitabesi bulunmaktadır.

10 maddelik anlaşmanın 6. maddesine göre Fransızlar şereflerine (!) uygun geri çekilme sırasında Urfa eşrafından 10 kişiyi de beraber götüreceklerdir. Anlaşma her iki taraf tarafından kabul edilir.
Fakat Ermeniler bu işe çok bozulurlar. Çünkü Fransızlar Urfa’ya Ermeniler için gelmişlerdi.

6. maddedeki Urfa eşrafından 10 kişi yerine Teğmen Ömer İzzet komutasında 10 Jandarma eri refakatçi olarak verilir.

İki koldan Suruç’a doğru yola çıkılır. Öncüde bulunan Ermeniler yolda rastladıkları aşiretlere ve köylülere ateş etmeye başlarlar.
Yolu
kontrol altında tutan kolluk kuvvetlerine de ateş ederler.  Halk ve
aşiretlerle Fransızlar arasında çatışma başlar. Fransızların komutanı ve
subayları öldürülmüş geri kalan Fransızlar ise esir edilerek Urfa’ya geri
götürülmüşlerdir.

Böylece şerefli (!) bir geri çekilme fiyasko ile son bulmuştur.

Köprü kesme taştan altı yüksek ayak üzerine oturmuş yedi gözden meydana gelmiştir. Günümüzde bu gözler toprakla dolmuştur. Ayrıca
köprü üzerindeki korkuluk taşlarının altında su kanalları
bulunmaktadır. Bu nedenle de köprünün aynı zamanda Hızmalı Köprüsü’nde
olduğu gibi su kemeri olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Karşısında bir mezarlık bulunan Millet köprüsü gibi Karakoyunlu deresi üzerinde Samsat Köprüsü, Hızmalı Köprü, Jüstinyen su kemeri olmak üzere diğer tarihi köprüler de görülebilir.
Millet Köprüsü araç trafiğine kapalı olup yaya olarak geçiş yapılabilmektedir.


1 Yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Yine ilginç bir yerdeyiz,Fransızlar tam anlamıyla “Dimyat a pirince giderken evdeki bulgurdan olmuşlar”plan tam olarak tersine işlemiş…Köprünün kökeni herhalde Roma ya dayanmakta…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*