Malta Şovalyeleri Hazır mı?


                                        

Akdeniz’in ortasındaki bu bağımsız adalar grubu beş adadan oluşuyor. Bu adalardan üçü üzerinde insan yaşayan adalar olmakla birlikte genellikle Malta ve Gozo turist çekiyor. Ülke son derece çekici bir turist için. Dört tarafı denizle çevrili, tarihi yapılar neredeyse hiç bozulmadan muhafaza edilmiş, kültürel doku korunmuş… Tüm bunların üzerine bir de gelişkin turistik tesisleri eklediğinizde Malta karşı konulmaz bir turistik cazibe merkezi oluyor.


 


Yapılacaklar


 


Gozo


 


Gozo, Malta’nın küçük kardeşi… Ülkenin geçmişini bilenler “Gozo Malta’nın geçmişteki hali,” diyorlar genellikle. Bu yargıdan da anlaşılacağı üzere, Gozo, kültürel ve tarihi dokusunu muhafaza etmiş, turistik açıdan çekici ama pek gelişmemiş, yüzyıl önce nasılsa öyle kalmış bir yer. Huzurlu, dinlendirici bir tatil geçirmek isteyenler için.


 


Adanın limanı olan Mgarr pitoresk görünümüyle karşılıyor ziyaretçileri. Limanın hemen arkasındaki tepede yer alan iki kilise limana üstten bakışları ile oldukça etkileyici bir hava katıyor bu görüntüye. Adanın başkenti Rabat oldukça küçük bir yerleşim ama bunca küçük bir ada için yeterli. Meydanları -özellikle Citadel-, kiliseleri (Saint George Bazilikası, Franciscan Kilisesi), iki tiyatrosu, restoran ve alışveriş merkezleri ile bir iki gün harcanmayı hak eden bir yer.


 


Valletta


 


Malta’nın başkenti olan şehir UNESCO tarafından tamamıyla dünya mirası kapsamına alınmış. Daracık sokakları, balkon ve cumbaları ile ünlü geleneksel Malta evleri, tarihi yapıları ve nefes kesen limanı ile Valletta ziyaretçilerine unutmayacakları bir tatil vaat etmekte.


 


Auberge De Castille ülkenin geçmişinde önemli yeri olan çeşitli Akdeniz devletlerinden gelip adaya yerleşen şövalyelerden kalan yapılardan biri. Oldukça iyi durumdaki yapı, şehrin en görülesi eserlerinden. Ancak dikkat edin, Pazar günleri kapalı. Yukarı Barakka Bahçeleri, Auberge De Castille’nin az ötesinde, şehri en iyi izleyebileceğiniz noktalardan. Garrison Kilisesi, adından da anlaşılacağı üzere bir garnizon tarafından yaptırılmış; ülkeye bir süre yerleşen İngiliz Garnizonu tarafından. Ancak şimdi tamamen Maltalı. St. Ursula Sokağı evleri ve basamak basamak oluşu ile tipik bir Malta/Valletta sokağı. Bu halen yaşanan ve cıvıl cıvıl sokak ülkenin kültürüne dair çok şey söylemekte. Rıhtımın az yukarısında bulunan Viktorya Geçidi de eski şehrin girişlerinden biri olan görkemli bir yapı.


 


Mdina


 


Denizden 200 metre yükseklikte kurulmuş bu şehir Malta’nın eski başkenti. Oldukça bakımlı bir ortaçağ yerleşimi. İnsan tarihi bir filmin setinde geziyormuş gibi hissediyor kendisini. Yer yurt edinme savaşlarının damgasını vurduğu ortaçağda kurulan pek çok kent gibi Mdina da oldukça iyi korunuyor ve şehre geçitlerden, kapılardan giriliyor.


 


Şehre girerken genellikle adını adaya Rodos’tan St. John şövalyeleri ile gelen bir grup Yunanlıdan alan Yunan Kapısı’ndan giriliyor. Diğer bir giriş ve bugün kullanılan ana giriş olan Mdina Kapısı’nın hemen iç kısmında Malta’nın üç azizi, St. Paul, St. Agatha ve St. Publius’u görebilirsiniz. Villegaignon Sokağı 16. yüzyılda şehir St. John şövalyelerinin yönetimindeyken inşa edilmiş, oldukça hoş bir mimariye sahip. Hıristiyan inanışına göre St. Paul’ün Roma Valisi Publius’u Hıristiyan yaptığı noktada kurulan ve aynı adla anılan St. Paul Katedrali şehrin en görkemli yapısı. 1697 – 1702 tarihleri arasında inşa edilen katedral için o zaman pek çok sokak ve ev yıkılmış. Katedralin hemen yanındaki müzede paralar, gümüş plakalar ve Alman sanatçı Dürer’e ait tahta işlerini görmek olası.


 


Dikkat Edilmesi Gerekenler


 


*Taksi şoförleri ile mutlaka önceden pazarlık yapın.


*Kış aylarında oldukça rüzgarlı oluyor ada. Kırık şemsiyelerle dolaşan pek çok kişiyi görmek olası


*Tarihi yerleşimler ve plajlarda rahat yürüyebilmek uygun ayakkabıları seçmek ve giymek son derece önemli.


*Ada İstanbul Adaları gibi kedi dolu. Her yanda kediler var ve bazıları pek dost canlısı değil. Severken ya da yanlarından geçerken dikkat etmek iyi olur.


*Otobüslerde özellikle yaz aylarında kapılar kapatılmıyor. Kapıya yakın durmamak en iyisi.


*Adadaki pek çok dükkan saat 19’da kapanıyor ve bir anda sokaklar boşalıyor. Alışverişinizi o saate kadar bitirmeye dikkat edin.


*Bunlar dışında oldukça güvenli, insanın gönül rahatlığı ile gidip tatil yapabileceği bir ülke Malta.


 


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*