MALATYA ( 2 )-Orduzu-Aslantepe Höyüğü-Eski Malatya(Battalgazi) Eylül 2013

Adıyaman’dan
Fatih Gazi Tur’un minibüslerinden biriyle Malatya’ya doğru yola çıktık. Hava
çok sıcak. Öğlen Malatya’ya varır varmaz eşyalarımızı Öğretmenevine bırakıp
yola koyulduk. Amacımız Aslantepe Höyüğü’
görebilmek. Bunun için çevre yolunda yürüyoruz. Yaklaşık yarım saat kırk
dakikalık bir yürüyüşten sonra, sora sora Orduzu
otobüslerinin kalktığı yere vardık. Epeyce dolaşacağımızı düşünerek bir
lokantada öğle yemeğimizi yedik. O kadar lezizdi ki tadı damağımızda kaldı.
Malatya’dan uzaklaştık.


Tam ören yerinde indik. Otobüste neredeyse tüm yolcular
bize yardımcı olmaya çalıştı. Şoför dönüşte bineceğimiz durağı da gösterdi.
Burada 1961 yılından beri İtalyanlar kazı yapıyorlarmış. Hep merak ederim neden
memleketimde tüm arkeolojik çalışmalar başka uluslar tarafından yapılıyor diye.
Az çok cevabını düşünebilsem de bu durum beni her zaman üzmüştür.

Burası
gerçekten çok büyük bir alan. Ankara
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’
nde buradan getirilen pek çok eser var. Ayrıca buranın Dünya Mirasları listesine alınması için başvuruda bulunulmuş.(Unesco)

Kral Tartunza

Girişte sizi Asur Kralının heykeli ve arslan heykelleri karşılıyor.


O zamanın
evlerini simgeleyen bir de ev yapılmış. Günlerden pazartesi. Aslında kapalı
müzeler açık değil, ama burası Açıkhava müzesi olduğu için kapanmaz diye düşünmüştük.
Öyle olmadı. Kapamışlar. Oradan geçen köylüler bize yardımcı olup bekçiyi çağırdılar.
Uzaktan geldiğimizi söyleyince bizi gezdirdi. Bu durumda pazartesi günü
gelmemek gerekiyor. Gezdiren kişi oldukça bilgili bir gençti. Sanırım arkeoloji
ile ilgisi vardı. Höyük M.Ö 2 binyıllarından M.S 11. Yüzyıla kadar kullanılmış.


Böyle olunca da birçok medeniyeti yaşamış. Tapınak, saray evler ve mezarlar
var.



En tepeye çıkınca Fırat’ın suladığı yemyeşil bir alanı seyrediyorsunuz.
Bizim ilgimizi en çok duvar resimleri çekti. Nasıl olmuş ta bozulmadan gelebilmişler.
Geldiğimize değdi.


Burası mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Otobüsü bekleyip,
biniyoruz. Belediye otobüsleri çok eskilerden kalma… Tekrar şehre dönüp Battalgazi dolmuşlarını buluyoruz. Eski
Malatya merkezinde iniyoruz. Hemen Kervansaraya gidiyoruz.

” İki dünyanın yükünü sırtında taşıyan irfan sahibi insan”Tek parça ağaçtan işlenmiş.4,5 metre yüksekliğinde. Eser 60 yıllık bir çınar ağacının işlenmesiyle yapılmış.Kervansarayın restorasyonu sırasında kesilmek zorunda kalan bir ağacın yeniden vücud bulması.


Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı.
Burada da yenileme yapılmış. Kervansarayın girişinde Kervansarayın arkasında
bulunan bir ağaçtan yapılmış heykeller ilgimizi çekiyor. Eski Malatya sakin.
Bir köy görünümünde.


Huzurlu. Burada pek çok evi restore etmişler. Bazıları
pansiyon olmuş. Şirin.


Buradan Ulu Cami’ye
gidiyoruz. Cami I. Alaaddin Keykubat döneminde yapılmış. İçerdeki çiniler
muhteşem.



Dönüşte kayısı pazarı, çarşı, park gezerek yürüyoruz. Malatya gece güzel.
Sıcaktan olsa gerek insanlar gece sokaklarda.


Kanal boyunda oturup bir şeyler atıştırıyoruz.


Ertesi sabah 6.30’da Ankara’ya oradan da İzmir’e uçuyoruz. Öğretmenevinin çok
yakınından Havaş geçiyor. Havaalanına ulaşma sorunu yok. Malatya için biraz
daha fazla zaman ayırmak gerekiyor. Aslında çok büyük bir şehir değil ama
çevrede gezilecek yerleri fazla. Sade yemeklerinden bir kez daha tadabilmek
için bile yeniden gelinebilir…Ankara’nın üzerinden geçerken Anıtkabir tüm sakinliği ihtişamı ile görünüyor.O’nu bir kez daha şükranla anıyorum.


4 yorum

  • arkutbay dedi ki:

    Ağaçtan yapılmış ”yerli” Atlas figürü çok hoşuma gitti , daha önce hiç görmemiştim , ŞAŞIRDIM . Unecso kültür mirasına girecek yere ”bezden afişi” gördüm , ŞAŞIRMADIM . Tarihi saat kulesine lamba çakmışlar diye üzülürken , kulenin birkaç yıl önce inşaat-hafriyat ekonomimize katkıda bulunması için yapıldığını öğrendim , RAHATLADIM . Ellerinize sağlık Beste Hocam , sevgi ve saygılarımla .

  • besteerbak dedi ki:

    Güzel yorumlarınıza teşekkürler.Saat kulesi ile ilgili bilgiyi bilmiyordum. Afiş konusunda haklısınız.Ama ören yeri bayağı iyi.Sevgilerimle.

  • NEŞE dedi ki:

    Aslantepe en çok görmek istediğim yerlerden,ilgiyle okudum..Kazıların yabancı arkeologlar tarafından yapılması sıkıntısını ben de taşıyorum,sebep olarak,yetişmiş arkeologların para kaygısı ile başka işlerde çalışmaları akademik çalışmaları tabii ki etkiliyor,mezun olanların yüzde kaçı üniversitelerde öğretim görevlisi oluyor? bir de tabii devletin bu işe ayırdığı bütçe problemi var,yabancı kazıları yapan devlet her türlü masrafını da üstleniyor tabii kazının ilk yayın hakkını da alıp,bilim dünyasına damgayı vuruyor…Aslantepe kazıları da böylece İtalyan bilim dünyasının hanesine yazılıyor.Teşekkürler Beste..

  • besteerbak dedi ki:

    Güzel yorumun için teşekkürler Neşe.Bu durum ne kadar üzücü olsa da sonucu değiştirmiyor.Bir gün düzeleceği ümidiyle uzun yılları geride bıraktık.Önümüzdeki nesiller bu günleri görür diye düşünüyorum. Sakin bir ören yeri. Rahat rahat gezebilirsin.Sevgiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*