Malanje – Yol Hali

Angola’daki son haftasonumuzu bir macerayla noktalamak ve madalyonun diger yüzünü kesfetmek amaciyla cumartesi sabahi saat 6.00’da Angola’nin dogusuna, Bengo, Kuzey Kwanza bölgelerini katettikten sonra, Malanje bölgesine  ulasmak üzere yola koyulduk. Yola çikmadan önceki arastirmalarimda internette Malange ile ilgili doyurucu bir bilgiye rastlayamadim. Iki sene Luanda’da yasadiktan sonra halen internette Malanje ile ilgili bilgi bulabilecegimi düsünmek adeta bir hayalden ibaretti ama yine de sansimi denedim. Elimizdeki “Guia Turistico Oficial de Angola” (Angola Gezgin Rehberi) ve kayda deger basili Angola yol haritasi olmadigindan Google Earth’den aldigim çiktilari birbirine ekleyerek ev yapimi haritamizla yola koyulduk. Belirledigimiz rotaya göre amacimiz Viana yolu – bu Viana baska Viana ama – üzerinden Bengo Bölgesini geçerek Kuzey Kwanza Bölgesi’nin ana sehri N’dalatando istikametinde ilerleyerek Malanje Bölgesi’nin ana sehri Malanje’a ulasmakti. Luanda-Malanje toplam 420 km kadar. Nedir ki? Istanbul – Ankara mesafesi. Hele bir de otoban açildiktan sonra maksimum 4 saatlik mesafe. Ancak kazin ayagi farkli buralarda. Öncelikle lokal halkin tüm ihtiyaçlarini giderdigi pazarin bulundugu Viana etabini atlamak tam bir buçuk saatimizi aldi. Yanlis anlamayin Luanda merkez ile Viana arasi epi topu 15 km. Viana’dan sonra trafik çözüldü, arabalar seyreklesti, biz de nihayet rahat  bir nefes aldik . Viana sonrasi ikinci zorlu etap minik sehir Maria Teresa’dan çikista karsimiza çikti. Yolun ortasina polis kukalarini dikmis, geçis iznini arabalari tek tek gözden geçirdikten sonra veriyordu. Arabanin içindeki beyaz irktan kisilere geçit vermemek içinse kili kirk yariyordu. Megerse o bölge Göçmen Polisi’nin üssüymüs. Vizelerimizi, arabamizin dokümanlarini, vs, elimizde, avucumuzdaki tüm belgeleri teslim ettik görevliye, eksik, gedik yok, ama nedense beklemek durumunda kaldik. Evraklar tam da olsa hep uyduruk bir bahaneyle beyazlar bekletiliyorlar yol kenarinda, ta ki bunalip polise günlük harçligini verene kadar. Bu seferki polisin bizi bekletme nedeni turistik vize ile kiralik araba kullanmanin kurallara aykiri olmasiydi. Uluslararasi ehliyetin olduktan sonra her yerde araba kullanabilirsin, ama anlayana, Nuh dedi Peygamber demedi. Ayrica iki sene içinde sayisini unuttum, kaç kere polis tarafindan durdurulduk, çesitli sekilde ellerinden kurtulduk, ama hiç bu kadar yaratici bir polisle karsilasmamistik. Aslinda evimizin önüne arabamizi park ettik diye 700 USD’lik ceza kesenin de hakkini yememek gerek, o da fena sayilmazdi hani. Neyse esim cumartesi aksami için almis oldugumuz bir sise vinho tinto’ya (kirmizi sarap) yol özgürlügümüzü satin aldi. Için için esime neden Cabernet Sauvignon’umu kurda kusa yem etti diye kirilsam da, heeeyt, tekrar özgürüz. Dönüste ayni kirmizi sarabin tekrar ise yaradigina sahit olunca esimi ileri görüsünden dolayi tebrik ettim. Dönüs yolunda görevine müdrik ayni görevli bizi tekrar durdurdu, gözlerinde dolar ibaresiyle belgelerimizi istedi. Esim “Nasil, vinho tinto güzel miydi?” diye sorunca, görevlinin yüzünde güller açti ve bir sise saraba iki geçis hakkini almis olduk ki, bu Angola için hayli ehven fiyat. Havaya girmek için Angola’nin yerel sarkicilarinin nameleriyle nihayet tekrar yola koyulduk. Luanda’dan Dogu’ya dogru uzaklastikça bitki örtüsü degisime ugruyor. Baobab agaçlari serpilip boy atiyor, inceliyor ve meyvelerinin boyutlari küçülüyor.

IMG_3020 [1024x

Agaçlar siklasiyor, yesilin envai çesidi adeta geçit töreni edasiyla gözlere ziyafet çekiyor. Angola’nin içlerine dogru girildikçe okaliptus agaçlari, Dogu Afrika’ya özgü, Kenya’nin simgelerinden biri olan, fransizlarin semsiyeye benzer sekli dolayisiyla “pin parasol” diye adlandirdiklari agaç polülasyonunda artis gözleniyor. Ev yapimi tuglalarla insa edilmis evleri, sazdan çatilari, özgürce dolasan keçileri, tavuklari ve domuzlariyla 10/15 hanelik yol kenarinda her geçen arabayla tozun topragin üzerlerini adeta sivadigi minik köyler, o tozun topragin içinde oyun oynayan herdaim mutlu çocuklar, evlerinin önünde büyücek havanlarda manyok unu döven kadinlar hayli dikkat çekici. 

Yol kenari minik koy

Yol kenari minik koy

Luanda-Manlanje yol kenari yerlesimler

Yol kenari minik koy

Kapilari, pencereleri, kiremitleri talan edilmis Portekiz mimari özelliklerine sahip, kolonizasyon dönemine ait metruk, hayalet evler günün birinde restore edilmeyi bekliyorlar. Yol sartlari bölgeye göre degisim gösteriyor. Bengo Bölgesinde genellikle stabilize yolda tozu topragi birbirine katarak yol alirken, Kuzey Kwanza Bölgesi’nde zaman zaman asfalt yollara da rastlanmiyor degil, ancak en iyi yol sartlarina Malanje Bölgesi’ne varinca kavusuyorsunuz. Hatta, yol boyunca sehirler arasi mesafeleri bildiren panolara tek tük rastlanirken, Malanje Bölgesi’nde az buçuk abartili olarak neredeyse her km basina bir tabela düsüyor. Her dönemeçte yol kenarina devrilmis kamyon, tir ve konteynirlar güzelim peyzaj içinde görüntü kirliligi yaratirken, acaba ilerideki dönemeçte karsi istikametten gelen bir tir üzerimize devrilir mi diye de insani düsündürüp, adeta ürpertiyor. Yol kenarinda kisa süreli piknik duraklamasi da dahil, 420 km’yi tam 8 saatte katederek ögleden sonra saat 2.00 civarlarinda Malanje’a vardik.

Tüm geziyi bir yazida anlatirsam çok uzun olacak. En iyisi Malanje ve çevresini bir sonraki yaziya birakmak.

Arkasi yarin, belki yarindan da yakin. Kismet …

4 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*