Luzern ve Pilatus Dağı

İsviçre gezimiz sırasında son iki gün Zürih’te konakladık . O günlerde ulusal futbol takımımız İsviçreli meslektaşlarını yeni pataklamıştı , bu yüzden biraz boynumuz büküktü . Ama İsviçreliler kibar insanlarmış , bize bu olayı hiç hatırlatmadılar . Zürihteki ilk günümüz klasik şehir tanıma turu ve akşamında fondü partisi ile geçti . Birara bunları da konuşuruz . İkinci gün ise rehberimiz Gülgün hanım’ın önerisi ile Pilatus Dağı’na çıkmaya karar verdik – sanki tırmanacakmışız gibi oldu-

Zürih’in güzel garından bindiğimiz şık trenimiz -bu ülkede her şey çok şık geldi bana nedense- bizi kısa sürede Luzern’e ulaştırdı . Burada ne yazık ki fazla kalamadık . Bence daha uzun süre kalınmayı hakeden bir şehir . Ortasından gürül gürül akan bir nehir ve şehrin simgesi tahta köprü görülmeye değer . Nehirde çeşit çeşit ördek ve kuğu besliyorlar . Nehrin kenarında ördeklerin cinslerini yazan tabelalar koymuşlar .

İşta Luzern’den birkaç resim….















Ardından Pilatus Dağı macerası başladı . Önce teleferik….



Sonrasında gondola….






Ve Pilatus Dağı….



Dağın yüksekliği 2132 metre….
Pilatus ejderha demekmiş….
Daha çıkmadan önce yukarıdaki hava-bulut durumunu aşağıda biletleri  aldığınız yerden görebiliyorsunuz….












Dağdan inerken kullandığımız bu funiküler dünyanın en dik funiküleri imiş ve iniş açısı yer yer 48 dereceyi buluyormuş….



Bu alp kargalarını elle besleyebiliyorsunuz….

Funiküler ile dağın öte yamacından göl kenarına iniyor ve bizi bekleyen teknemiz ile gölden Luzern’e dönüyoruz…..



Cennette huriler varmış , kara gözlü
İçkinin de oradaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap , bir yanda sevgili




Benim halimden haber sorarsan
Bir çift sözüm var sana yürekten,
Sevginle gireceğim toprağa,
Sevginle çıkacağım topraktan.



Ey kör ! Bu yer , bu gök , bu yıldızlar boştur boş
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın , o da boştur boş.






Yarım somunun var mı ? Bir ufak da evin ?
Kimselerin kulu  kölesi değilmisin ?
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya ?
Keyfine bak . En hoş dünyası olan sensin






Her sabah yeni bir gün doğarken
Bir gün de eksilir ömürden
Her şafak bir hırsız gibidir
Elinde bir fenerle gelen



Dedi : Ne yaptın da yakıyorlar seni
Dedim : Bir kez güleyim dedim çimende



Dilimiz sürçtü ise bağışlayın . Saygılarımla…..

5 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Şahane fotoları böyle güzel bir şiir eşliğinde izlemek harikaydı…Teşekkürler..

  • sadiye dedi ki:

    Çok güzel fotoğraflar, şimdi orada olsaydım diye geçirdim içimden.Ellerinize sağlık.

  • selinyilmaz dedi ki:

    fotoğraflar,şiir,anlarım harika 🙂 bu kasvetli günde içimi açtı teşekkürler

  • arkutbay dedi ki:

    Teşekkür ederim , şiirler Ömer Hayyam’dan rubailer

  • ayşın karagöz dedi ki:

    Merhaba, bilgiler için teşekkürler. bir sorum olacak. önceden profosyonel bir tur ile anlaşmak gerekli mi? yoksa oraya gittiğimizde teleferik, tren ve tekne için biletleri almak mümkün mü?
    Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*