litvanya, letonya, estonya…masallar ülkesi (değilmiş )

Litvanya, Letonya, Estonya…
Masallar ülkesi (değilmiş )
Letonya, Litvanya, Estonya masallar ülkesi değilmiş.

Seyahat etmeyi severim. Geride hiçbir şey bırakmasa da güzel bir deneyim ve hayat görüşü bırakır. Bu nedenle bilirler ki ne seyahat etmekten ne bıkarım ne de kolay kolay şikayet ederim. Ancak yaklaşık 10 gün süren Baltık turumdan sonra aynı duygular içerisinde olduğumu söyleyemeyeceğim. Bu satırları mutluluk ve heyecan içerisinde yazmayı dilerdim. Ancak üzülerek söylemeliyim ki sadece yorgunum.

Baltık incileri! Cruise seyahatleri daha anlamlı kılmak için öyle diyorlar… Sanıyorum bundan böyle ben Baltık kayaları diye ifade edeceğim. Öncelikle turumun ilk durağı olan Vilnius’tan başlamak istiyorum. Kuzey Avrupa seyahati planlıyorsanız Vilnius ile vakit harcamanızı önermem. Küçücük bir yer. Görmeye değecek bir şey de yok. Pilies caddesinde Yakup’un yeri ( Jakuba Kebabina) bir Türk dönercisi. Öneririm. Ayrıca Pilies caddesinde yokuşun başında sağdaki hediyelik eşya dükkanındaki matruşkalar, kaliteli matruşkalar arasından fiyatı en iyi olan yer. Matruşka almayı düşünüyorsanız Vilnius’tan alın. Eğer bir paket tur programına dahil olarak gidiyorsanız tur programı içerisinde yer alan ekstra turlardan biri de Vilnius’a yakın mesafedeki Trakai kalesi gezisi. Kesinlikle tur programı içerisinde bu tura ücret ödemeyin. Tur paketleri içerisinde turun ücreti 50 Euro. Tek başınıza giderseniz 5 Euroya mal oluyor. Nasıl gideceğiniz ise çok kolay. Vilnius’taki merkez otobüs garının 29 numaralı peronundan midibüse biniyorsunuz (bilet almanıza gerek yok. Midibüs içerisinden bilet alabilirsiniz.) Trakai’de indikten sonra adam başı 5 Litas vererek 2 km ileride yer alan kaleye varıyorsunuz. Vilnius-Trakai-Vilnius geziniz 5 euroya mal oluyor.

Trakai’de yöresel bir yemek olan “kıbıl”ı denemenize bile gerek yok derim. Acemi hanımların beceremeyip kıtır kıtır sertleştirdikleri puaça benzeri bir şey. İlla deneyecekseniz de tavuklu ya da sebzelisini önerebilirim. Trakai için bir diğer yol alternatifi de tren. Ancak Trakai tren istasyonu Trakai kalesine bir miktar daha uzak.

Vilnius turumuzun ardından Baltıklardaki ikinci durağımız olan Riga’ya doğru hareket ediyoruz. Yol boyunca dikkat çeken iki yer var Haçlar tepesi ve Rundale Sarayı. Fiyaskonun bir tanımını yapmam gerekse bu ikisini örnek olarak verebilirim. Haçlar tepesi denilen durakta bir tepe var ve 50 bin adet haç var. Tepenin egzantrik bir yönü ya da bir manzarası yok. Öylesine bir tepe ve bu tepede dikilmiş 50 bin küsür haç. Hala da dikmeye devam ediyorlar. Biz tekkelere kumaş bağlamak gibi bir ritüel. Rundale sarayına saray dersek Hermitage’ya da Versailles’a ne deriz bilmiyorum. Bu nedenle köşk diye ifade etmek çok daha doğru olur.

Rus romanları çok okumuşsanız ya da okumaktan zevk alıyorsanız Rundale içerisine girdiğinizde bir anda kendinizi Tolstoy romanının figuranı sanabilirsiniz. Rus romanlarında dükün Mayıs, Haziran aylarında köydeki köşküne gitmesi, diğer asilzadelerin de köşkte verilen balolara katılması tipik bir unsurdur. Rundale sarayı da işte bu baloların verildiği bir dük sarayı. Eveettt yola devam ediyoruz.. Aranızda hiç mi güzel bir şey göremedin diyenler olabilir. Elbette güzel mimari eserler mevcut. Ancak oralara kadar yorulmaya değecek bir şey bu noktaya kadar göremedim.

Rundale sarayını da geçtikten sonra yolumun 2. ana durağı olan Riga’ya varıyoruz. Çoğuna göre Baltık’ların incisi Riga’dır. Şahsen buna katılamayacağım. Hangisi olduğuna gelince bunu yazımın sonuna saklıyorum. Riga bahçe içinde şehir olarak da tanımlanır. Bu gerçekten de doğru. O kadar çok park var ki, şehir parkın içerisine kurulmuş gibi hissediyorsunuz. Riga bildiğiniz gibi Unesco dünya mirasları listesinde bir şehir. Ancak bu noktada altını çizmek istediğim çok önemli bir husus var. Riga’yı dünya mirasına sokan yanı “eski şehir” değil. Turlarda olsun, kişiler bireysel ziyaretlerinde olsun hep eski şehre odaklanıyorlar. Oysa ki Riga’yı tarihi miras yapan en önemli özelliği eski şehrin çevresinden geçen derenin diğer tarafında kalan Art Noveu eserlerle süslü Elizabeth ve Albert caddeleri. Yolunuz Riga’ya düşerse mutlaka Elizabeth ve Albert caddelerini ve buradaki Art Noveu eserleri görün.

Güzel sanatlara merakınız varsa fine arts müzesi de ilginizi çekecektir. 5 numaralı tramvay ile şehir turu yapabilirsiniz. Tramvaya bilet alırken 4 turluk bilet alın. Stockmann durağını orta olarak kabul ederek sağda son durağa ulaştığınızda biletinizi okutun. Yeniden Stockmann durağına geldiğinizde bir kez daha okutun. Diğer yönde son durağa geldiğinizde ise yeniden okutun. Turistlere hiç acımaları yok. Olur da yakalanırsanız ceza ödersiniz. Riga Baltık’taki en turistik bölge olmasına rağmen İngilizce konuşan sayısı oldukça az. İngilizce bir uyarı tabela ya da benzeri bir şeye rastlamak da zor. Çok az Almanca biliyorlar, hemen herkes Rusça konuşabiliyor. Queens, Il patio, Kiwi Bar, Dunegan’s Pub ve Fiilings (özellikle canlı müzik açısından) yemek ve akşamı geçirmek açısından önereceğim yerler arasında. Bir de buranın ünlü yemeği var. Mantı gibi bir şey adını unuttum. Ardahan mantısı yemenizi öneririm. Çok daha lezzetli. Değmez. Boşa para harcamayın. Daha renkli bir gece hayatı için Streaptease Club’lar ve Push’a gitmeyi tercih edebilirsiniz.

Riga’dan yapılabilecek çevre turları, Sigulda ve Jurmala. Bu tur paketlerinde de mevcut. Ancak oldukça pahalı. Her ikisi bölgeye de trenle ya da otobüsle ulaşabilmeniz mümkün. Yine Vilnius’ta olduğu gibi kişi başı 5-10 Euro civarında bir maliyete sebep oluyor. Sigulda’da Gauja Milli Park’ı ilginizi çekebilir. Özetle söylemem gerekirse Sigulda bir milli park, Jurmala ise büyük bahçeli evlerle süslenmiş bir kıyı bölgesi. Yaz mevsiminde gidiyorsanız “Baltıklarda denize girdim” demek için gidilebilir.

Bu küçük bilgilerden sonra Riga’ya veda ederek Talinn’e doğru yola çıkıyoruz.

Riga-Talinn hattında yer alan Parnu şehrine eğer araba ile seyahat ediyorsanız uğrayabilirsiniz. Bir turla seyahat ediyorsanız, tur programlarının içerisinde Parnu gezisi standart olarak var. Parnu oldukça ucuz. Hediyelik eşyalarınızı buradan alabilirsiniz. Üzerinde çok da fazla söz söylenecek bir yer değil. Ve son durak… Diyebilirim ki bu turdan bana kalan tek şey: Talinn… Kanımca bir Baltık turunda gitmeye görmeye değer tek yer Talinn. Gerçekten 12. Yüzyıl şehrini yaşıyorsunuz. Kiliseler çok ilginç. Estonya, Litvanya ve Letonya ile kıyaslanamayacak kadar güzel. Estonların Göktürk’lerden geldiği biliniyor. Estonca’da Türkçe kelimeler de var. Artık kan mı çekti bilemem ama ben en çok Estonları sevdim. Talinn bir Avrupa kenti havasında, eski şehir de gerçekten ilginç. İnsanlar oldukça sıcak, iyi derecede İngilizce konuşuyorlar ve kibarlar.

Leton ve Litvanlar için ise aynı şeyi söylemek mümkün değil. Çok kaba ve mesafeli olan Leton ve Litvanlardan sonra Talinn bana gerçekten bir masal şehri gibi geldi. Talinn çevresinde gidilecek görülecek bir şey yok. Her 3 şehirde olduğu gibi burada da bir açık hava müzesi var. Açık hava müzesinde Eston yaşamını görebilirsiniz. Ayrıca ayı ya da geyik eti ya da geyik çorbası denemek isterseniz Old Hanse restauranta gidebilirsiniz. Talinn’de yer alan Türk restaurantını kesinlikle önermiyorum. (Eski şehre ana caddeden girince sağ kolda) Türk mutfağı için kötü bir referans olduğunu düşünüyorum. İtalyan restorantlar ise benzer ülkelerdekine kıyasla pahalı ve çok kalitesiz. Ama aklınızda olsun Türk restaurantının tam karşısında yer alan hediyelik eşya dükkanında fiyatlar yarı yarıya ve çeşit çok. Hediyelik eşya almayı düşünürseniz mutlaka uğramanızı öneririm. Ayrıca “eski şehirde” yeme içme çok pahalı. Eski şehrin kapısına 3-4 dk mesafede yer alan alışveriş merkezi Viru Keskus’ta çok ucuza yiyebilirsiniz. Yararlı olmuş olması dileğimle, hepinize bol seyahatler.

Küçük Notlar: • Mümkünse yanınızda Rusça bilen biri olsun. • Litvanlar ve Letonlar çok kaba bir şey beklemeyin • Araba ile seyahat ediyorsanız hız limitlerine kesinlikle uyun. • Tur paketi ile gidiyorsanız ekstra turlara boşa para harcamayın. • Amber, som altından pahalı, mutlaka sertifikalı ambercilerden alın. • Yağmurluk ya da şemsiye yanınızda bulundurun • Matruşka alırsanız Vilnius, hediyelik eşya alırsanız Talinn ve Parnu’dan alın. Şunu unutmayın… Baltık polisi, yabancılara kendi vatandaşlarına olduğu kadar toleranslı ve kibar değil.

7 yorum

  • mertakinci dedi ki:

    sizin hayalinizdeki gibi bir gezi olmamış anladığı kadarıyla ama yine bilgileriniz için ellerinize sağlık

  • venividivici dedi ki:

    çok bilgilendirici bir yazı olmuş, keşke sizden sonra gitmiş olsaydım .maalesef beyaz geceler aşkına gittim sizinle aynı duygıularla geri döndüm bende sadece tallin i sevmiştim 🙂 ellerinize sağlık …

  • kirazsekeri dedi ki:

    teşekkür ederim:))) tek olmamak güzel.)

  • NEŞE dedi ki:

    Aslında ben Trakai bölgesini çok merak ediyordum,orada 200-300 kişilik bir Türk grubu yaşıyor,orta asya gelenekleri ve sizin de söylediğiniz “kıbıl” yemeği ile meşhur ve türkçe konuşuyorlar..Teşekkürler fikir verici eleştiriler için..

  • arkutbay dedi ki:

    Letonlar için söylediklerinize doğrusu çok şaşırdım . Hemen hemen aynı tarihlerde oralarda bulunmuşuz . Akşam yemeği yediğimiz bir lokantada garson kız sırt çantalarını yere koymamamız için bize bir puf verdi . Daha önce gittiğim yerlerde hiç böyle bir şey görmedim . 50 kuruşluk defter aldığımız bir kırtasiyede elimizde taşımamamız için dakikalarca kağıt poşet arayıp buldular . Lokanta,kafe ve barların tuvaletlerini merhaba diyerek istediğimiz gibi kullandık . Yağmur bastırdığında küçük bir kitapçının içinde yarım saat 15-20 kişi oturduk . Kimse ne yapıyorsunuz demedi . İlginç ??

  • hitchcock dedi ki:

    Tam da sevdiğim yazı tiplerinden.Olumsuz detaylar bolca yazılmış.Çünkü gidilecek yerler ile ilgili olumlu,güzel yazılara ulaşmak çok kolay fakat zıttı yazılar çok nadir.3 başkente de haftaya gideceğim kısmetse.Ama şu kibarlık kısmı benim de kafama takıldı.Genelde nazik insanlar oldukları yazıyor hep.Tallinn kısmı için teşekkürler,ağırlığı oraya vereyim.

  • Emin Kurnaz dedi ki:

    Baltıklar Avrupa’da 20 ülke gezdikten sonra gitmek istediğim bir yerdi.Demek ki Talinn yeterli.2019’da belki şartlar değişmiştir ama yine de sizi dinleyip Talinn odaklı araştıracağım.Estonya’nın bile hala vizeli olması bizim hatamız.Ekstra turlar hakkındaki içten bilgiler için de özellikle teşekkür ederim.İyi ki sizin gibi tarafsız iyiniyetli meraklı iyilik melekleri var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*