KÜÇÜCÜK UFACIK Sintra-Casais-Capo de Roca ve BOĞA GÜREŞİ

 


Bir gün önce, Lizbon’ da çok yorulmuşuz. Sabah, hepimiz Ah!  Vah! Diyoruz. Ama!  Yola devam.


Sintra, Lizbon’ a bağlı ve bir saat uzaklıkta. Tepe ve dağ sırtında kurulu bir belediye. Sintra ufacık meydanlı, hediyelik eşyaların satıldığı dükkânların olduğu, dar ve merdivenli sokakları, yemyeşil ormanlık bölge. Kendimi Sintra’ da orta çağda gibi hissettim. Bu duyguyu bana Kuleli Saray ve ufak meydanı hissettirdi. Sintra’ da, Unesco’ nun dünya mirası kapsamına aldığı saray ile   yeşillikler içindeki şık binalar dikkat çekici. Zaten, avuç içi kadar bir yer. Bir -iki saatlik konaklama burayı görmeye yetti.  Tekrar yollardayız. Yol boyunca,  lüks villaları seyrederek Casais’ e geldik. Casais – Estoril şirin balıkçı köyü. Öğle yemeğini burada sahile yakın, okyanusa karşı bir restoranda yerken aramızda Casais ve Sintra mukayeseli sohbet başladı. Casais’ de, Sintra gibi büyük değil. Biri dağ da, diğeri sahilde. Casais’ in de sokaklarında hediyelik eşya satan, dükkânlar var. Plajda herkes güneşlenip, denize giriyor. Okyanusa ayak bastım, demek için bende paçaları toplayıp denize ayaklarımı soktum. J Evet, Casais’ de bitti. Bindik otobüse rotamız coğrafik açıdan önem arz eden Capo de Roca.. Çünkü Roca Burnu Avrupa’nın en batı ucu.  Başka hiçbir özellik yok. Batı uç oluşundan dolayı dikili bir anıt var. Biraz uzağında ise deniz feneri ve hediyelik eşya satan ofis var. Bu alan yüksek ve dik kayalar üzerinde. Dik kayalardan okyanusa bakmak istiyorum ancak sert esen rüzgâr buna izin vermedi. Fotoğrafları da çektikten sonra dileyen hediyelik eşya satan ofisten Avrupa’ nın en batı ucuna geldiğini kanıtlamak için belli bir ücret karşılığında, adının yazdığı bir sertifika aldı. İyi fikir aslında bizde buna benzer uygulama başlatabiliriz. Ağzımız açık, sahildeki güzel ve lüks yapılmış villaları seyrederek dönüş yolundayız. Rehberimiz; bu yazlık villaları yapan firmanın iflas ettiğini, bankanın ise yazlıklara el koyduğunu, konunun günlerce basında yer aldığını anlatmakta. Nihayet tekrar Lizbon’dayız. Bu gece otelimize yürüme mesafesinde olan ve turistler için düzenlenen boğa güreşi gösterilerine gideceğiz. Bilet almak için biraz uğraşacağız galiba. Arena’ nın önü, çok kabalık. Her gişenin önüne dağılarak sonunda biletlerimizi 15 € luk bölümden alabildik. Gösteri iki saat’ lik. Biraz heyecanlıyım doğrusu. Daha önce hiç böyle bir gösteri izlememiştim. Gösteri alanı yuvarlak, iki kapılı çok büyük değil. Kenarda ise dört kişilik hakem heyeti var.  Gösteri başladığında kapıların birinin güreşçiler, diğerinin ise boğalar için olduğunu anladım. Atların üstünde ışıltılı elbiseleri ile yaşları küçük ve zayıf olan boğa güreşçileri çıktı, topluca halkı selamlayıp, tekrar içeri gittiler. Daha sonra, güreşçi ile boğa  teke tek çıkınca gösteri başladı. Güreşçiler ellerinde ki küçük mızrakları boğaya fırlatıp, batırmaya çalışıyor. Fakat boğalar da rahat durmuyor. Kısaca;  güreşçi ile boğa arasında ölüm, kalım savaşı. Mızrak, boğanın neresine batarsa kan fışkırıyor. Boğa, acıyla daha fazla saldırıyor. Ancak hepimizin midesi ikinci gösteride bulanmaya başlıdı. Bu arada güreşçinin yaptığı hareketlere göre hakemler renkli mendil sallıyor, halk ise ıslıklar ve alkışlarla karşılık veriyor. Daha fazla kan görmeye dayanamayıp, dördüncü turda kendimizi dışarı attık. Otelde kendimize gelmeye çalışırken sevgili rehberimiz yanımıza geldi. Ağzını açıp tam beğendiniz mi? diye soracak. Bizler sözleşmiş gibi HAYIR diyerek çığlık attık. Ama mendillerin anlamını da sormadan duramadık. Beyaz mendil; devre değişimini ve başarıyı. Yeşil mendil; sakatlanma durumunda. Mavi mendil; boğa kendini yiğitçe savunarak ölmüş ise ölüsünü selamlamak için bir şeref turu yapılması amacıyla kullanılıyormuş. Kırmızı mendil havaya kaldırıldığında artık boğa için ölüm emri verilmiş demekmiş.


Bugün hiç yorulmadım.


Yarın Sevilla’ ya gidiyorum.






Sintra



Saray







Sintra’ da bir sokak



Sintra’ da Konut inşaatı



Casais



Plaj




Roca Burnu



Capo de Roca  1




2




Gösteri çıkışı





Gösteri Bileti








(Açıklama: Gezi fotoğraflarını cd. ye yüklen kişi, nasıl olmuşsa fotoğraflarımı yok etmiş. Ne yaptılarsa olmadı. Üzüldüm. Fakat iki yıl sonra, hafıza kartından eskilere ulaşıldı; Ancak bazıları yok, olanlarda çok kötü. Görüntü kirliliği olacak ama zaman zaman sizlerle paylaşacağım, bu fotoğrafları. Hoşgörünüze sığınıyorum. Bilgi bazında paylaştıklarım sevgili rehberimizin anlatıları olup, gezimi tur program  sırasına göre  paylaşacağım sizlerle.. )


 


17 yorum

  • mcatullus dedi ki:

    Güzel bir yazı; ama ne boğa güreşini. ne de horoz döğüşünü seyretmeye benim içim el vermez. Hayvanlar orda can derdindeyken bunları seyretmekten zevk almak gerilerde kalmalı artık. Bütün hayvanseverler bunun için mücadele etmeli. Gezinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    enise ablacim ne guzel br yazi, hayvanseverlik konusunda ise mustafa beye katiliyorum. bu arada kizil sac ne kadar yakismis oyle! ama seni tanidigimdaki kisa beyaz saclarinin karizmasi da apayriydi dogrusu. yazilarinin devamini diliyorumm :))

  • Honeyseller dedi ki:

    Ablacığım,ilk defa arenanın içini anlatan ve bu olaya şahit olmuş biri tarafından yazılan bir yazı okudum.Sana katılmamak elde değil.Ben de olsaydım Sizin gibi HAYIR derdim herhalde.Bunu paylaştığın için çok teşekkür ederim Ablacığım…

  • abt_smyrna dedi ki:

    Avrupa’nın en batısında olduğumuzu kaç Euro’ya belgeleyebiliyoruz?

  • ZİKO dedi ki:

    Güzel paylaşımınız için teşekkürler.Avrupanın en batısı oralarda ise Asyanın en batısı sanırım bizim buralarda bir yerde olmalı.

  • enise dedi ki:

    Sevgili Buğra 10 € ve 15 € olarak iki çeşit var.Hangisini alırsan.Ben almadım canım elimdeki arkadaşa ait.

  • alize dedi ki:

    Enise ablacım elinize sağlık.ben de herkes gibi hayvanlara yazık edildiği düşüncesindeyim.ne zevk alınır bunu izlemekten.ayrıca kıta sınırları için biz de boğazlara böyle bir uygulama başlatsak hiç fena olmaz güzel fikir : )

  • tütü dedi ki:

    İspanya Portekiz dolaşırken nihayet Sevilla’da çakışıyoruz..Seni Sevilla’da neler çarpmış, merakla bekliyorum. Sintra ve Casais için teşekkürler..

  • mctumer dedi ki:

    sevgili enise hanım. eline sağlık. o belgeden ben de aldım. buğrayada yanıt olsun 5 € ve 10 € . ben 5 € olandan almıştım.

  • EYLÜLADA dedi ki:

    Ablacım, şimdi Tülay Hanım’nın Sevillası’ndan geldim. Ama en kısa zamanda seninle de giderim. Ufkuna sağlık… // Saçlar sadece kızıl değil, kıvır kıvır ve uzunmuş da… // Dize kadar okyanusa girmek güzeldir belki, ama 1-2 kulaç atsaydın ya be Ablacım!!!!

  • enise dedi ki:

    Arkadaşlar ilginize teşekkürler// Sevgili Oğuz // yüzme bilsem 1-2 kulaçla kalmazdım canım…

  • oymakas dedi ki:

    Bende de var o belgelerden. Ama galiba zam yapmışlar ben de 5€ya almıştım galiba.

  • enise dedi ki:

    Sevgili Arman bey ve Cengiz bey belgenin bedelini bilmediğimden yazı içinde rakam vermemiştim,o belgedende ben almadım.(fotoğraftaki arkadaşın belgesi)Ancak Sevgili Buğra sorunca bende o turda beraber olduğumuz bir arkadaşa sordum.Verdiği yanıt 10-15 € idi.Kısa zamanda bukadar zam olmaz.Doğrusu sizlerin verdiği rakamdır..Teşekkür ve Sevgiler.

  • cagritem dedi ki:

    boğa güreşinin bu çağda yapılıyor olması gerçekten üzüntü ve utanç verici.. bunun yanında üslubunuz yine harika enise hanım..

  • ayşegül- dedi ki:

    Sintra’da kraliyet yazlık sarayı olduğunu biliyordum ama gitme fırsatımız olmamıştı. İyi ki gittinz de bize de gösterdiniz ablacığım.Ohh ayaklar bu yorucu gezinin acısını okyanus suyunda atmıştır heralde:))

  • ayşegül- dedi ki:

    Ayrıca şu saray bile ne kadar mütevazi bir ülke olduğunu anlatmaya yeter Portekiz’in.

  • enise dedi ki:

    İlgi ve yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*