Kos – Eylül 2011

Kos-Eylül 2011




 



16.Eylül’de ani bir kararla Bodrum’a yola çıkıyoruz asıl amacımız cumartesi sabah Turgutreis’den


Yunan adalarından biri olan Kos (İstanköy) adasına gitmek. Sabah saat 8.30’da limandayız. İnternet üzerinden aldığımız biletler gidiş-dönüş adam başı 12 Euro. Günübirlikte olsa adaya gitmek için vize isteniyor.



Yaklaşık yirmi dakikalık pasaport işlemlerinden sonra gemiye biniyoruz. Kos adası karşımızda, aslında Turgutreis’den bu kadar yakın olduğunu bilmiyorduk. 9.30’da kalkan gemimiz yirmi dakikalık  bir yolculuktan sonra adaya ulaşıyor.


Adaya vardığımızda hiç yabancılık çekmiyoruz,etrafta çok fazla Türk var, tam hava çok nemli diye yakınırken yanımızda duran adalı bir kadın bize yarım Türkçesi ile cevap verince şaşırıyoruz. Ada 8 mil uzağındaki Bodruma çok benziyor. Şehir merkezi güzel bir koyun etrafında gelişmiş. Vapurdan indiğimizde çok güzel teknelerin bulunduğu bir limandan geçiyoruz. İlk gözümüze çarpan yaklaşık 90 yaşındaki adeta dalları gökyüzüne varan  bir ağaç.



Limandan çıkar çıkmaz 5 euro karşılığında  yeşil,kırmızı ve mavi renklerdeki küçük gezinti trenlerine binebiliyorsunuz, her renk ayrı  güzergahlara gidiyor. Biz yürümeyi tercih ediyoruz.



Adanın merkezinde görülecek yerlerin
Asklepieion, Müze, Kale, Hipokrat ağacı, Eski ve Yeni Agora, Odeon ve Casa Romana olduğunu öğreniyoruz.


İlk gözümüze çarpan cami minaresine doğru yöneliyoruz.




Burası Türk Vali Cezayirli Hasan Paşa”nın 1745 de yaptırdığı Loziya Camisi. Şadırvanının yanındaki büyük bir ağaç gözümüze çarpıyor. Modern tıbbın babası sayılan ve doktorların ettiği yeminiyle meşhur Hipokrat, 2400 yıl önce bu adada yaşamış.Bu ağacın,altında ders çalıştığı ağaç olduğu söyleniyor.


(Her ne kadar ağacın yaşı araştırmalarda 560 çıksada, adalılar arasında böyle bir inanış var)


Ağacın altında üzerinde Arapça yazıları ile güzel bir Osmanlı çeşmeside yer alıyor.


 Caminin etrafında hediyelik eşya satan güzel dükkanlar yer almış.


 


 



 Biraz ilerlediğimizde restore edilmiş bir Türk hamamına rastlıyoruz. Yol bizi adanın kalesine götürüyor. Burası  manzaraya tam hakim bir Ceneviz kalesi, ancak Bodrum’daki kaleye göre çok bakımsız görünüyor. 3 euro karşılığında kaleyi gezip, kulelerinden adayı görüntülüyoruz.



Kaleden çıkıp isterseniz Asklepion’u gezebilirsiniz.Roma Agorası, antik tapınak ve bir bazilikası ile  harabeler birbirine yürüyüş mesafesinde.


Hipokratın ölümünden sonra sağlık tanrısı Asklepiosa adanarak kurulan bu bölgede, tanrının adına inşaa edilmiş bir tapınak, bir tıp okulu, Roma Hamamı ve Apollon Sunağının kalıntıları vardır. Antik zamanlarda dünyada sadece üç adet bulunan bu hastahanelere (biri de İzmir-Bergamadaki Asklepiondur) her yerden insan tedavi olmak ve ya öğrenci olmak için gelirmiş.

Arkeoloji müzesi nde Hipokrates’in mermer heykeli, Dionysos’un 2. Yy heykelleri ile çevrili Asklepion mozayiki görülebilir.




Kos Kasabasındaki bir başka tarihi mekan ise 1800 yıllık bir Roma Villası olan Casa Romana. Bir zamanlar 26 odası ve 3 yüzme havuzu olan evin yerlerinde de aslan, leopar ve yunus gibi deniz yaratıkları motifli mozaikler var


Kos’un turistik sokaklarına dalıyoruz. Diğer adalarda gördüklerimize benzer hediyelik eşyalarla karşılaşıyoruz. Adaya özgü en önemli ürün domates reçeli.  Ayrıca burası sahte gözlük cenneti. En iyi marka gözlükler bire bir taklit edilmiş üstelik faturalı ve kılıflı olarak satılıyor. Fiyatlar 5-7 euro civarında.



Eleftherias meydanınının ortasında yer alan hediyelik eşya mağazasından alışveriş yapıyoruz. Meydanın ortasında Defterdar İbrahim Efendi camisi yer alıyor. Burası cafelerle dolu güzel bir meydan.


 


 




Sokaklar , oldukça eğlenceli, Nafklirou Bodrum’dakine benzer barlar sokağı.Kos Yunan  Adaları içinde en hoş ve renkli gece hayatına sahip adalardan biri. Burada geleneksel Yunan gecelerinden, kabare şovlarına, sakin müzik yapan barlardan, tekno çalan diskolara kadar her şeyi bulabilirsiniz.
Akri Koundouriotideki eski bir Türk hamamını mekan olarak seçmiş Hammam Bar hem yemek yiyebileceğiniz, hem de eğlenebileceğiniz bir mekan.
 



Biz manzaralı bir yer olsun diyerek yemek yemek için limanın karşısında bulunan Sifis restaurant’ı tercih ediyoruz.



 


 


Ada Jumbo karidesleri ile ünlü, feta saganaki (kızarmış Feta peyniri),harika soslu karides güveç, sirkeye yatırılmış ahtapot salatası ve içeceklere toplam 41 Euro ödüyoruz.



Ada, deniz tatili için çok uygun, birkaç saatte merkezini geziyoruz. Ancak Ardemena koyu, Kefalos koyu, Tigaki koyu, Antimachia koyu, Mastihari koyu, Marmari koyu,Pyli koyugibi koylarda denize girmek mümkün.En popüler turistik plaj, Kos Kasabasının 30km. güneyindeki Kardamena. Burası her türlü su sporlarının olduğu kadar çeşitli dükkan, restaurant ve barların da mevcut olmasıyla tüm gününüzü geçirebileceğiniz harika bir tatil beldesi.


 


Akşamüzeri saat  17.30 ‘da güzel bir günün ardından güzel ada Kos’u arkada bırakarak Bodrum’a dönüyoruz. 





3 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Adalar merakımız sizinle paralel ilerliyor,bu yıl mayıs da Kos daydık,5 gece kaldık yine,kiralık araba ile 3 gün köyleri,körfezleri gezdik,güzel yerler gördük..Lütfen bir kez daha uzun süreli gidin ve ,tepedeki Zia köyünde güneşi batırın,fiyatlar merkezin dışına çıktıkça ucuzluyor…

  • gezi-yurla dedi ki:

    Önerinizi mutlaka dikkate alacağız, bana göre küçük yada büyük hiç bir yerin, içinde birkaç gün yaşamadan tadına varamıyorsunuz. Şu an en sevdiğim ada Sakız, sanırım sık sık gittiğimden dolayı..O yüzden de kendi turumuzu kendimiz yapmayı tercih ediyoruz, yoksa içinden geçerek bir şehri anlamak imkansız. Roma’nın meydanlarında bir kaç gün oturmadan Roma’yı anlamak ne mümkün. Mutlaka Kos’da öyledir. Ayrıca bu yaz yakınımızdaki adalardan kalkan gemilerle, sizinde yaptığınız gibi daha uzak başka adalara gitmeyi düşünüyoruz NİSYROS gibi başka fikirleriniz var mı? sevgiler…

  • NEŞE dedi ki:

    eylül 2013 de önce 1-2 gece Kos ,oradan Flying Dolphin şirketinin deniz otobüsleri ile Patmos a geçip yine 4-5 gün kalmayı düşünüyoruz,ulaşım kolay,fiyatlar güzel ve ada Hıristiyanlığın 7 hac yerinden biri…Dönüş yine Kos üzerinden Bodrum ve akşam uçağı ile İstanbul…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*