KKTC

Öncelikle böyle bir sitenin yaratıcılarına teşekkür etmek istiyorum. Ama ondan önce bu sitede gezi anılarını yayınlayarak gezginlere ve seyahat etmek isteyenlere altın değerinde bilgileri sundukları için çok teşekkür etmek istiyorum. Geçen sene yapmış olduğum kısa K.K.T.C. gezisini bende burada anlatarak gezmek isteyen arkadaşlarımıza yardımcı olmak istiyorum.


Kıbrısta araba kiralayacaksanız, hele tek başınıza kullanacaksanız şöförlüğünüze güvenmeniz gerekiyor, alışana kadar zorluk çekebilirsiniz. Ya da benim gibi doğuştan üstün zekalı iseniz zorlanmaya bilirsiniz. Kıbrıslıların herşeyi gibi trafiğide ters, trafik soldan akıyor, döner kavşakalrda ters dönüyorsunuz, ters solluyorsunuz (Sağlıyorsunuz) ters parkediyorsunuz, vs. 🙂 Gece yarısı havaalanında karşılandım, aracı bana veren kişinin acelesi olduğu için anahtarları elime tutuşturup uçtu gitti. Araç çok temiz, kırmızı plakalı (burada kiralık arabalara kırmızı plaka veriyorlar) kırmızı bir opel astra. Gece yarısı tersten tersten Lefkoşe’ye (yeni adı Lefkoşa) kadar gidiyorum.ilk iki kavşaktan sonra alışıyorum. Önce trafiğe değinelim. Kıbrısta arabalarda korna yok! veya var ama insanalr basmıyor. ben bir kere merak ettim bu kornanın yeri nerede diye, benim arabamda vardı. Gittiğinizde deneyin isterseniz, yolun ortasında durun, herkes arkanızda sıra oluyor, kimse kornaya basmıyor. Öyle sarı ışıkta korna çalan falan hiç hiç yok. Kavşakta bütün araçlar önce mutlaka duruyor. sağdan gelenin üstünlüğü var ve bir kere bile ihlal edildiğini görmedim. soldaki araç daima bekliyor. Trafiğe alışana kadar çok beklediğimi biliyorum, arkadan düt yapan olmadı. Yayaların heryerde geçiş üstünlüğü var. Ayağını yola attığı andan itibaren yol vermek zorundasınız. Diğer bir nokta, benzin sudan ucuz (litresi 1,80 Tl. yarım litre sular büfelerde 1 – 1,25 Tl), içkide çok ucuz, geri kalan herşey çok pahalı.
Kıbrıs kumar oynamanın yasal olarak serbest olduğu bir ülke. Heryerde ama özellikle Girne’de Casino ve bahis şirketleri var. Bahis şirketlerinde genelde at yarışı, tazı yarışı ve futbol maç iddiaları oynanıyor. Casinolarda alkollü ve alkolsüz içecekler, tost, sigara bedava. Giderseniz mutlaka biraz oyun oynayın. benim yaptığım gibi 10 Tl lik fiş alıp saatlerce bedava içki için en azından :)) 3 günlük kumar zararım 50 kuruş oldu 🙂 onu da bilerek kaybettim ki, aşkta kazanayım diye. Kazandığın anda bırakabilirsinde ama o kadar şey yiyip içince ayıp olur artık 🙂

Lefkoşe-Girne-Güzelyurt-Gi
rne-Lefkoşe-Mağusa-Salamis (Lefkoşeye dönerken vazgeçip Mutluyaka’dan dönerek)-Girne-Lefkoşe ve sonunda Ercan havalimanı. Şehir içi turlar ve St.Hillarion gibi dağ tepe dahil tüm seyahat 70 Tl. benzin parası ve çeyrek depo benzin artıyor. Kıbrısa gitmişken gezin. St. Hillarion kalesini mutlaka görün. Ama keşke ben en son orayı görseydim. St. Hillarion’dan sonrası boş geldi bana. Harika bir yer. yalnız saat 15:30 dan sonra askerler çıkışa izin vermiyor. Erken gidin. Bellapais Manastırı abartıldığı kadar güzel değil. Birde tank vardı beş parmak dağlarında, aradım taradım bulamadım. herkesin tarif ettiği yola gittim ama 15 km kadar dağa tırmandığım halde tank mank göremedim, cep telefonlarımın ikiside çekmeyince (ki ufacık adada dört tane şebeke var, hiç birisi çekmiyor, öyle bir yerlere geldim) geri döndüm. Gazimağusa’da kale içi var, Namık Kemal zindanı falan. Ama ilgimi çekmediğği için beğenmedim. Kalenin içinde bir köy var. Kapalı Maraş bölgesi harika. Fotoğraf çekmek yasak olduğu için çekemedim ama harbiden savaş bölgesi. Savaştan sonra aynen kalmış. Bütün binalarda kurşun delikleri, harabe gibi bir yer. Delik deşik koca koca binalar. Coca Cola tabelası olan bir bakkal gördüm, Yunanca levhaları vardı, Coca Cola nın eski amblemlerinden vardı savaş zamanından kalma işte, paramparça olmuş, dükkan kurşun delikleri içinde. Çok değişik geliyor insana. Sanki o bölgede savaş devam ediyorda geçici bir süre ateşkes ilan edilmiş gibi.

T.C. Vatandaşları Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bölgesine geçemiyor. Yeni açılan ve olay olan Lokmacı kapısından geçmeyi denedim. Denemesem şaşardım zaten, şeytan dürtüyor işte 🙂 KKTC kapısında Türk pasaportumu verdim, bizimkiler şaşırdı önce, şansımı denemek istiyorum dedim, gülerek çıkışımı verdiler, KKTC ye veda ettikten sonra yürüyerek Kıbrıs sınırına gittim, Kapıdaki yeşil gözlü güzel kıza (düzeltiyorum çok güzel kıza) başladım anlatmaya, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, çarşıyı gezmek istiyorum, bir saat kadar kalacağım diye. Bir güzel dinledi dinledi, sonra ne dediğinizi anlamıyorum, lütfen ingilizce söyleyin dedi :)))) tabi sınırda olunca ben doğrudan onun Türkçe bildiğini varsaymıştım 🙂 Neyse sonra ingilizce tekrar ettim, herhalde ilk defa Türk pasaportu görüyordu,(yada resmimi çok beğendi :p) bayağı bir baktı. Sonra üzgünüm alamıyoruz falan dedi. Ben biraz ısrar edince Eleni diye birisine seslendi, o da geldi kendi aralarında konuştular biraz, anladığım kadarıyla yeşil gözlü olanı almak istiyordu. Sonra eleni aldı benim pasaportu birisinin odasına gitti. Galiba Gümrük müdürü yada şefleri. Biz yeşil gözlüyle bayağı bir konuştuk, yarı yunanca yarı ingilizce. Annemler yunanistandan geldi, nerede doğdular, gözlerin çok güzel, vs, vs. Ama ismini sormayı akıl edemedim :)) sadece ingilizce konuşsak aklıma gelirdi belki what is your name demek :)) 10-15 dakika sohbet ettik biz öyle. sonra kötü kadın geldi, “no pass” dedi :)) Yeşil gözlü kız gerçekten üzüldü, I’m sorry dedi verdi pasaportu geri, son bir yüzsüzlükle (pardon “sırnaşıklıkla”) bi beş metre gideyim dedim, gülerek bye bye dediler. Ama sevdiler beni. Çaresiz KKTC ye geri yürüdüm, giriş bölümündekiler Rum tarafından gelen Türk pasaportuna çok şaşırdılar, bilgisayara bakınca “siz daha 20 dakika önce çıkmışsınız KKTC’den” dediler. Şansımı denedim dedim onlara da.

Kıbrısta müthiş bir tembellik var. dokuzdan önce açılan dükkan yoko. O da lütfen dokuzda açıyorlar. Dükkanlarda çalışma saatleri asılı. Genelde 10-16 arası. Öğlen tatilleri 1,5-2 saat. Müzeler 09:00 – 16:30 kış tarifesi. yazın 10:30 – 15:30 arası. pazar günü her yer kapalı. Koca Girne caddesinde saysan 10 tane dükkan anca açıktı. ikisi zaten bahis şirketi. En sıkı çalışan kumarhaneler. Sabah 10:00 dan ertesi sabah 06:00’a kadar 🙂 Ve sıkı durun asgari ücret 1.250 Tl bu ülkede. Benim bulunduğum pazar akşamı kandil gecesi olduğu için pazartesi günü resmi tatil ilan edildi. kendim yaşamamış olsam inanmazdım. saat 5’ten sonra toplu ulaşım diye bir şey yok. tek tük otobüsler sekize kadar var sanırım. Bir kere Mağusa’dan Lefkoşe’ye gelirken, Bir kerede Girne’den Lefkoşe’ye gelirken otostopçu aldım. Onlarda şikayet ediyor, alacak olan bulamasaydık kalmıştık diye. Bu arada otostopçularda yolun tersinde duruyor ya, çok komik oluyor.
Kıbrıs tek gidimlik bir yer, bir kere gideceksiniz, her yeri gezeceksiniz. Küçük ve pahalı bir yer. Dönüşte yanınızda bayağı bir içki getirebiliyorsunuz 😉
Konaklama için ekonomik yer arayanlara başkent Lefkoşa’daki hostelları önerebilirim. hemen her yerde mantar giibi bitivermişler ve çok ekonomikler (Kıbrısa göre 🙂 )

Sonuç olarak;
— Mutlaka araç kiralayın. www.kibrisrentacar.com ben buradan kiraladım. çok ekonomik ve hizmeti iyi. aracı havaalanında teslim ediyorlar ve giderken yine havaalanına bırakıyorsunuz.

— Kıbrısta insanlar çok sıcakkanlı Türkiyeden gelenleri pek sevmezler diye duymuştum ama yok öyle bir şey gördüğüm kadarıyla. Adamın birine yol sordum iki kilometre beni götürdü arabasıyla yol gösterdi.

— Güney kıbrısa Türk pasaportuyla geçemiyorsunuz.

— St. Hillarion çok güzel, mutlaka görün, ama saat 15:30 dan sonra yukarıya çıkış yasak.

— Dükkanlara dikkat edin, her zaman açık değiller, ihtiyaçlarınızı gündüz halledin.

— Kumar oynayın, korkmayın, bu ülkede serbest 🙂 (Ama kendinizi fazla kaptırmayın)

— Girne’de Duty Free den daha ucuza içki alabilirsiniz.

— Arabanızda çok değerli bir şeyiniz olmadığı sürece kapıları kilitlemenize gerek yok, hele araba hırsızlığı hiç yok. (Çalsa nereye gidecek zaten, bir saate kalmaz yakalanır, bütün ana yollarda kamera var)

— Araç kiralarsanız size kırmızı plakalı araba vereceklerdir, yabancı olduğunuz kabak gibi belli olacaktır bu durumda ama bu iyi bir şey, diğer sürücüler size daha anlayışlı olacaktır ve onlar içinde iyi, sizin her an sağdan gitmeye başlayabileceğinizi bilecekleri için tetikte olacaklardır :))) Anaaaa, ondan kırmızı plakaaaa. tehlike anlamında. şimdi düştü benim jeton 🙂

— TL her yerde geçiyor olsada fiyatlar İngiliz Sterlinine endeksli ve herşey çok pahalı (benzin ve alkol hariç)

— Türkiyedeki büyük bankaların hemen hepsinin Kıbrısta şubesi var.

— İnsanları çok sıcak, Türkçeyi aksanlı konuşuyorlar, kızlara çok yakışıyor böyle konuşmak 🙂

— Trafik ters, elektrik prizleri bildiğimiz prizlerden değil, İngiliz sistemi mi ne, üç delikli acaip bir şey. Telefon hattı gibi. Yani adaptör olmadan telefonunuzu şarj edemiyorsunuz :))

— Bütün ana yollarda kameralı radar sistemi var. bütün yerli plakalar yavaşlıyorsa bir bildikleri vardır, hız sınırına uyun :)) yoksa fotoğrafınızın olduğu bir ceza makbuzu gelir size. Tabi siz ülkeyi terk ettiyseniz ödemezsiniz ama kurtulamazsınız. bir daha ki girişinizde sınır kapısında tahsil ederler.

— Ercan havalimanı şehrin bayağı bir dışında. Karşıyaka ile Emiralem arası gibi birşey. (saatte 120 kilometre hızla 15 dakikada varıyorsun, test ettim :))) ), taksiciler çok kazıkçı, araç kiralayın, hem daha ekonomik hemde ulaşımın yetersiz olduğu bu ülkede rahat edersiniz. Park sorunu yok.

— Turist ve yerleşik yabancı çok fazla, herkesi Türk sanmayın, siz konuşmaya hello diye girin :)))

— Barbarlık müzesine küçük çocukları götürmeyin, midesi kaldırmayacak olanlarıda götürmeyin.

— Girne kalesi ve sualtı müzesini mutlaka ama mutlaka ziyaret edin.

13 yorum

  • incialp dedi ki:

    ilk yazınızla biz de size hoşgeldiniz diyoruz. bu keyifli yazı adına öncelikle kendim adıma teşekkür ediyorum. özellikle yazı sonundaki özetleyici notlar çok iyi olmuş.

  • NEŞE dedi ki:

    Hoşgeldiniz,Kıbrıs tan sefalar getirdiniz…Kıbrıs savaşını yaşamış nesil olarak anlattıklarınız bize o günlerin heyecanını yeniden yaşattı..Kıbrıs daki günlük çalışma hayatı,çok gelişmiş bir Akdeniz ülkesinde olsa o kadar yadırganmayabilir ama Türkiye den giden paralarla ayakta durmaya çalışan bir ekonomide bu kadar tembelliği anlamak zor,kusura bakmasınlar!

  • maliho dedi ki:

    Derli toplu güzel bir gezi yazısı olmuş, teşekkür ederim paylaştığın için. Bir sefer gidilir demişsin ama ben defalarca gittim. Çok sevdiğim bir coğrafya, hatta bu eylülde tekrar gideceğim. Biraz da abartayım, her gittiğimde tam yaşanacak ülke acaba buray yerleşsem diye içimden geçiririm. Selamlar…

  • definya dedi ki:

    çok sıcakkanlı bir yazı olmuş:)
    kıbras’a henüz gitmemiş ama gitmeyi planlayan biri olarak notlarımı aldım .teşekkürler

  • elpida dedi ki:

    @incialp: çok teşekkür ederim. yakında İran’a gitmeyi planlıyorum. o anılarımıda paylaşacağım sizinle umarım.

    @Neşe: Kıbrıs insanı gerçekten çok tembel ama sanayisi tarımı aslında reel hiç bir üretimi olmayan bir ülkede insanlara iş kapısı açmak için çalışma saatlerinin bu şekilde düzenlenmesi zaruri gibi görünüyor. Birde Kıbrıs’ta kayıt dışı paranın çok olduğunu düşünüyorum. Kumarhaneye gittiğimde ne fiş veriliyor, ne makbuz. parayı verip jetonları alıyorsunuz. Kıbrıs’tan ülkemize giren ciddi bir para var. Lokmacı kapısında konuştuğuım bir polis memuru her gece saat 10 – 11 gibi güney kıbrıstan avrupalı zenginlerin giriş yaptığını, sınır kapısından otobüslerle alınıp Girnede kumarhanelere götürüldüklerini sabah saat 5-6 gibi geri getirildiklerini anlattı. Bu insanlar ciddi paralar kaybediyorlar KKTC de ve bu paralar doğrudan Türkiyeli yatırımcıların cebine girerek Türkiye’ye aktarılıyor. Verdiğimizden fazlasını kayıt dışı olarak aldığımız kesin.
    @ Maliho: Kıbrısı bende gerçekten çok sevdim. Çok medeni bir yer. Benim demek istediğim Turistik açıdan görülecek yerler bir gidişte görülebilecek yerler. Bir de kıbrıs çok pahalı bir yer. Eğer param olsaydı bende yaşamak isterdim 🙂
    @ Definya: Atladığım bir şeyler olmuş olabilir. kıbrısla ilgili sormak istediğin şeyler olursa yardımcı olabilirim. Kıbrısta yerleşik yaşıyan tanıdıklarımda var, bilmediğim bir soru olursa onlardan yardım alırız 🙂

  • abt_smyrna dedi ki:

    Çok sıcakkanlı bir yazı olmuş ama bana çok dağınık geldi. Sadece gezilen yerler isim isim belirtilmiş ve geçilmiş gibi. Biraz daha ayrıntı ve fotoğrafla belki birkaç parçada daha net yazılar ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum.

  • elpida dedi ki:

    @abt_smyrna: haklısın ama acemiliğime ver. Buy benim ilk seyahat yazım. aslında gözlemlediğim daha çok fazla şey var ama bu seferlil acemiliğime geldi.

  • gunescaner dedi ki:

    Mağosa küçük bir yer ama rehberimizin bize söylediğine göre Mağosa kalesi içinde 365 tane irili ufaklı klise varmış zamanında, şimdilerde çoğu yıkık durumda.Ufacık adada çok sayıda tarihi bina, klise var.Eski yapılar güzel.

  • elpida dedi ki:

    @gunescaner Evet, Mağusadaki kiliselerin çokluğu benide şaşırtmıştı. Yunan kiliseleri, Roma kiliseleri, Fransız kiliseleri. Çoğu yıkık durumda ve bir çoğuda devasa büyüklükte. Bende şaşırmıştım her sokakta iki tane dev kilise olunca burada ki insanların ibadetten başka işi yok muydu diye.

  • calvin by dedi ki:

    selam arkadaslar,ben moskovada yasayan bir Turk vatandasiyim.Turk pasaportu ile guney kibrisa gitmek mumkunmu degilmi?tur alsak bile?tesekkurler

  • elpida dedi ki:

    Calvin yazımdada yazdığım gibi Kıbrıs Rum Yönetimi K.K.T.C. yi tanımıyor. bu yüzden K.K.T.C. üzerinden yaptığın girişleri yasadışı kabul ediyorlar. zaten bizim sınır kapısı dediğimiz lokmacı gibi sınır kapılarını onlar kontrol noktası olarak adlandırıyor, gümrük noktası olarak kabul etmiyorlar. K.K.T.C. üzerinden Kıbrıs Rum Yönetimine geçemezsin. Güney Kıbrıs’a gitmek için önceden Güney Kıbrıs vizesi alman lazım. Türkiye’ye akredite Güney Kıbrıs temsilciliği (onlara göre elçilik) ise Atina temsilciliğidir. Yani T.C. pasaportuna vize alabilmek için önce Atina’ya gitmen gerekiyor. daha sonra Güney Kıbrıs üzerinden adaya giriş yapabilirsin. Ama Güney Kıbrıs vizesi almış olsan bile K.K.T.C. üzerinden Güney Kıbrısa geçemezsin. Daha önce pasaportunda K.K.T.C. giriş – çıkış damgası varsa zaten vizede alamazsın. Eğer Güney Kıbrıs vizesi alıp Güneyden giriş yaparsan o zaman K.K.T.C. ye girip tekrar güneye geçebilirsin. Eğer K.K.T.C. ye girip oradan çıkış yaparsan yasadışı adayı terkettiğin gerekçesi ile bir daha asla Güney Kıbrıs vizesi alamazsın. Umarım yeterince açıklayıcı olmuştur.

  • oscamnalbur dedi ki:

    Çok eğlenceli bir yazı olmuş okurken gezmiş kadar eğlendim bilgiler ve elde ettiğim mutluluk için çok teşekkürler.

  • DEEP73 dedi ki:

    kıbrısa 4 defa gıttım ılk gıttıgımde cok begenerek gezdım ama daha sonrakı gıdıslerımde sıkıcı gelmeye baslamıstı . Tarıh olarak gezdıgım yerlerı gorunce cok uzulmustum etkısınden kurtulamamsıtım .Bence gıtmeyen kısılerın 1 kerede olsa gormesı gerektiğine inanıyorum .Ozellikle barbarlık müzesi bence gorulmelı dıye usunuyorum . Tsekkurler yazı ıcın ..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*