( Kitap yazıyoruz 8) BOLİVYA: 12000 kilometrekarelik boş alanda kaza


 

———————————————————————————————–

ÖNEMLİ HATIRLATMA

 

Bu yazı Türkiye’de bir ilk olan “Kitap Yazıyoruz” projesinin bir
parçasıdır. Bu projeyle Türkiye’de bir kitap ilk defa internet ortamında okuyucular
yardımıyla yazılmaktadır.  Kitap Yazıyoruz projesi dahilinde 70
yazı 4 ay içinde Binrota’ya yüklenecektir. Bu yazılardan 55’i kitaba
girecektir. Hangi yazının hangi değişikliklerden sonra kitaba gireceği
tamamen siz okuyuculara bağlıdır
.

 

Kitap projesi dahilindeki bir yazıya yorum yaparken özellikle şu
konularda bize bilgi verirseniz seviniriz. A) Yazıyı daha iyi ve anlaşılır
yapmak için ne yapmalı,  B) Siz olsanız kitaba koyar mısınız?,  C)
Eksik veya düzeltilmesi gereken kısımlar var mı?,  D) Diğer öneriler vb.
Yorumlarınıza göre yazıda gerekli değişiklikler yapılacak ve katkınızın
büyüklüğüne göre isminiz kitabın “destek verenler” kısmında yayınlanacaktır.

 

Kitap projemiz ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz: 
http://www.kendingez.com/Kampanya.aspx

 

————————————————————————————————–

 

 

Üç yüz kilometre uzunluğunda dört yüz
kilometre genişliğinde dümdüz bir alan düşünün. Alanı gözlerinizi  kamaştıracak kadar açık beyaza boyayın.
12000   kilometrekarelik bu dev alana tek bir
yerleşim merkezi ya da yol koymayın. Öyle ki alandan geçmenin tek yolu dört
çeker araç olsun. Ve bu uçsuz bucaksız yalnız yerin ortasında iki aracın
çarpışması sonucu iki kişinin öldüğünü düşünün. 
Burası bir hayal ülkesi değil. 
Bolivya’daki Uyuni Tuzlasına hoş geldiniz.

 

Salar de Uyuni yani Uyuni Tuzlası,
dünyanın en büyüğü, yaklaşık 12000 kilometre kare. Ayni zamanda 3650 metre
yüksekliği ile dünyanın en yüksekte yer alan tuzlası. Tuzlayı dolaşmak için tek
yol dört çeker bir araç. Tuzla turu yapan onlarca acenteden bütçeme göre olan
birini ayarlıyorum ve sabah yola çıkıyoruz.

 

Şoförümüz en fazla 15 yaşında
gözüküyor. Kısa boyuyla direksiyona yetişebileceğinden bile emin değilim. Biraz
konuşuyoruz, 22 yaşında adi Sylvio. Ohh en azından 15 yaşında değilmiş. Arabada
azizlerin figürleri, haçlar ve şoför duası asili. Yola çıkınca bir başka şey
dikkatimi çekiyor. Buralarda trafik kazasında ölenler için kazanın olduğu yere
küçük bir haç ve yüksekliği iki-üç karışı geçmeyen küçük bir kulübecik
koyuyorlar. Daha sonra ölenin yakınları kazanın olduğu yeri ziyaret edip, bu kulübenin
içine çiçek ya da tanrıya adanan başka şeyler koyuyorlar. Hıristiyan inanışları
bölgedeki yerli inançları ile birleşip değişik bir birleşim yaratmışlar. Ölülerine
yiyecek ya da bira sunan Hıristiyan yerliler, ölünce mezarlarının doğuya bakan yüksek
bir tepede olmasını istiyorlar. Demin sözünü ettiğim bu küçük kulübecikler
sanki “Dikkat! Tehlike” tabelası gibi. Ne kadar çok kulübecik o kadar çok
olumlu kaza demek. Şoförümüz nerede bu kulübeciklerden görse onlara el sallıyor.
Bir nevi ölüye saygı , bir nevi ölüme el sallama.

 

Ne yazık ki trafiğin nerdeyse olmadığı
bu bölgede Slyvio sık el sallıyor. Hele dün gece olan bir kazanın yerinden
geçiyoruz ki, aklım hiç almıyor. Tuz gölünde her yer yol, dümdüz. Sağdan git,
soldan git, ortadan fark etmiyor, zaten işaretli yol yok.
araç kullanmak için arabanın burnunu gitmek istediğiniz
yöne çevirip basıyorsunuz gaza, alın size yeni bir yol daha.  Şerit genişliği en
az 10 km olan bir yol düşünün öyle bir şey. Ve bu yoldan saatte sadece 50-60 aracın
geçtiğini duşunun. İşte bu yolda iki araç gündüz saat üçte çarpışmışlar: iki
ölü. Daha hızlı el salla Sylvio, daha hızlı.

 

Uyuni tuzlasının ortasında görülmeye değer bir
doga harikası var: Isla del Pescado ( Balık adası).
3600 metrede mercan benzeri taslarla kaplı bu ada tepeden bakıldığında balığı andırıyor.
Adayı çeviren tuz ile adanın üzerindeki kaktüsler çok çarpıcı bir görüntü oluşturuyorlar.





Adadaki kaktüsler yılda ortalama bir
santim buyuyorlar. Boyu 12 metreyi aşan kaktüse saygıyla yaklaşıyorum:  a) dikenlerinden korunmak için b) gördüğüm en
yaşlı canlı. Düşünün bir kere Türklerin Orta Asya´dan göçünü, Roma
imparatorluğunu, barut, cam ve matbaanın icadını, Amerika’nın keşfini bile görmüş.

 

Gölün Uyuni şehrine bakan kısmında her keçinin
rüyası bir şey var:  her şeyi tuzdan bir
otel. Odalar, masalar, sandalyeler, her şey tuz.  Otelin hemen beş dakika ilerisinde Bolivya
piyasası için tuzun çıkarıldığı bölge var. Tuz çıkarmak için son derece basit
bir yöntem kullanılıyor. Yerde derinliği 10 santimi geçmeyen dikdörtgen bir çukur
açılıyor. Çukurun içi tuzlanın suyuyla doluyor, bu su buharlaşıyor. İki hafta içinde
bu çukurda kalan tuz küreklerle alınıp kamyonlara yükleniyor. Uyuni tuzlası pil
yapımında kullanılan  lityum bakımından
çok zengin. Dünya rezervlerinin yarısı burada. Bir çok uluslararası şirket
lityumu çıkarmak istese de Bolivya’nın başkanı Eva Morales “ yeteri kadar
sömürüldük, buradan hammaddeyi alıp başka yerde işlemek artık yok. Fabrikayı
buraya kurmak şartıyla yabancılara madeni işleme hakkı verebiliriz. Yoksa biz
kendimiz yapacağız”  diyor.

 

 

Tuz gölünün kenarından Uyuni’ye dönerken
dondurucu soğuğa aldırmadan oynayan çocuklarla karşılaşıyoruz. Biz dört beş kat
giysi altında üşürken tek kazaklar buzlarda oynuyorlar. Slyvio biz üşüyen
gringolarla iyice dalgasını geçtikten sonra geri dönüş için arabaya doluşuyoruz.
Aracımız çocukların yanından ayrılıp geniş düzlüğe ulaşınca Slyvio sağa doğru bakıp
yine el sallamaya başlıyor.

 

11 yorum

  • mugeyidogan dedi ki:

    tarihin en ilginç trafik kazası olabilir mi bilmem ama benim duyduğum en ilginç tarfik kazası. Kaktüs, bildiğim kadarıyla tabiattaki olumsuz hava koşullarına en dayanıklı bitki, ama 1200 yıl yine de çok uzun bir süre. Bence kitaba girmeli…

  • Corto_Turco dedi ki:

    Kısa ama ilginç bir gezi yazısı. Güzel detaylar var. Ben de kitaba girmesinde hemfikirim.

  • kikkoman dedi ki:

    “Konya ovasında sıçacak yer bulamamak ” deyimini tarif eder gibi .Bu yüzden Türkiye’de çıkacak bir kitap için uygun .

  • MIYU dedi ki:

    tüm yorumlara katılıyor :)) ve kitaba alınmalı diyorum!

  • maliho dedi ki:

    Evet kitaba girmeli! Sizce kaza nasıl olmuş olabilir? 🙂

  • rome_o dedi ki:

    bolivyaya gittiğimizde nasıl bir coğrafyayla karşılaşacağımızı bize net anlatıyor. tabi bu yazı bolivya insanları hakkında da bize bilgi veriyor 🙂

  • sozubek dedi ki:

    çok güzel bir anlatım ve ilginç bir yer……..kitaba mutlaka alınması gerektiğini düşünüyorum.

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    kitaba alınmalı!

  • ozlem-pansiyon dedi ki:

    evet uyuni, kesinlikle dünyanın en şaşırtan 55 gezi rotasından biri!
    yazı da gayet keyifli (ben kaktüslerin yaşını nedense hiç hesaplamamışım, yazından öğrenmiş oldum. bknz uyuni beni hala şaşırtıyor:))

  • abt_smyrna dedi ki:

    İlginç bir anının varlığı yazının okunurluğunu arttırmış. Olmalı.

  • cnr_mtnt dedi ki:

    kesinlikle olmalı.. çok ilgimi çekti ve daha önce hiç duymamıştım kitabı okuyan herkes çok şaşıracak sanırım..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*