( Kitap Yazıyoruz 49 ) MALEZYA + ENDONEZYA: Borneo ve Kalimantan gelenekleri

    Ana sayfaAsyaMalezya( Kitap Yazıyoruz 49 ) MALEZYA + ENDONEZYA: Borneo ve Kalimantan gelenekleri

———————————————————————————————–

ÖNEMLİ HATIRLATMA

 

Bu yazı Türkiye’de bir ilk olan “Kitap Yazıyoruz” projesinin bir
parçasıdır. Bu projeyle Türkiye’de bir kitap ilk defa internet ortamında okuyucular
yardımıyla yazılmaktadır.  Kitap Yazıyoruz projesi dahilinde 70
yazı 4 ay içinde Binrota’ya yüklenecektir. Bu yazılardan 55’i kitaba
girecektir. Hangi yazının hangi değişikliklerden sonra kitaba gireceği
tamamen siz okuyuculara bağlıdır
.

 

Kitap projesi dahilindeki bir yazıya yorum yaparken özellikle şu
konularda bize bilgi verirseniz seviniriz. A) Yazıyı daha iyi ve anlaşılır
yapmak için ne yapmalı,  B) Siz olsanız kitaba koyar mısınız?,  C)
Eksik veya düzeltilmesi gereken kısımlar var mı?,  D) Diğer öneriler vb.
Yorumlarınıza göre yazıda gerekli değişiklikler yapılacak ve katkınızın
büyüklüğüne göre isminiz kitabın “destek verenler” kısmında yayınlanacaktır.

 

Kitap projemiz ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz: 
http://www.kendingez.com/Kampanya.aspx

 

————————————————————————————————–

Yazıları derlerken baktım elimde Malezya ile ilgili çok not var. Onları
da derleyiverdim. Artık kitaba biri mi girer, hepsi mi girer, ne yaparız?
Bilmiyorum. Toplam dört yazı oldu, diğer yazılar da burada:

http://www.kendingez.com/PageDetail.aspx?PageID=22280

http://www.kendingez.com/PageDetail.aspx?PageID=24167

http://www.kendingez.com/PageDetail.aspx?PageID=24187



Siz ne dersiniz? Hangi yazıyı, ne yapalım?

————————————————————————————-

Malezya + Endonezy:  Borneo ve Kalimantan
gelenekleri

Akşam işten
çıkınca trafikle boğuşup yorgun bir şekilde eve gelmişsiniz, yemek yemişsiniz,
hamile eşiniz aşermiş, sizi markete turşu almaya gönderiyor. Ha bu arada eşiniz
Borneo’da büyümüş bir Çinli ve diyor ki “bak doğuma bir hafta kaldı turşunun
yanında 30 litrede pirinç şarabı almadan dönme, içecem”. Hah işte böyle bir
durumda kalırsanız diye bu yazıyı yazayım dedim, tamam fazla kişiye hitap
etmeyebilir ama edenler için önemli olacak. Üstelik yazının hitap edeceği kişi sayısını
ikiye katlamak için Kalimantan yerlisi kocanız “bana dondurucu bir nehir bul,
bir kaç saat yüzeceğim” derse ne yapacağınız gibi önemli bir soruya da cevap
vereceğim. Hep bunları merak edip uykusuz kalanlar okumaya devam lütfen.

Borneo’nun Miri şehrine Niah mağaralarını
görmek için gittim, vardıktan sonra üç gün yağmur yağdı. Niah mağaralarını su bastığı
için bu küçük şehirde pek bir şey yapamadan bekledim. Neyse ki kaldığım misafir
evinin -Çin asıllı Borneo sakini Malay- sahipleri dünya tatlısı Pee Ing ve
Johnny sayesinde zaman çabucak geçti, hem Malezya’yı daha iyi tanıdım hem de Çinlilerin
adetlerini. Borneo’daki Çinliler kendi geleneklerinin çoğunu devam
ettiriyorlar. Bazı geleneklerse hafif değişime uğramış ve yerlilerden
etkilenmiş. Aşağıda anlattığım geleneklerde işte bu etkilenenlerden.

            Çinlilerin
isim ve soyad konusunda halen korunan eski gelenekleri var. Pee Ing, kendi Çinli
ismini kullanıyor, bazı Çinlilerin -kocası Johnny gibi- iki ismi var biri Çince
biri İngilizce. Çinlilerde evlenince kadın kendi soyadını kullanmaya devam
ediyor, ancak çocuklar erkeğin soyadını alıyor. Yani annelerin soyadları çocuklarınınkinden
her zaman farklı. Çocukların bir de orta ismi oluyor ki buna ailenin büyükleri
karar veriyor. O nesil ayni ailede Dogan bütün erkek çocuklar için ve bütün kız
çocuklar için ortak bir göbek ismi seçiliyor. Bu secim işlemi yaklaşık her elli
senede bir yenileniyor, bu şekilde aileden birinin tam ismi söylendiğinde aşağı
yukarı ne zaman yasadığını hiçbir kayda bakmadan söyleyebiliyorlar. Bu bilgiler
aynı zamanda ailelerin sakladıkları kütüklere yazılıyor: bazıları ciddi kütük
-tahtadan- , bazıları deri, çünkü 2000 ila 2500 sene önceye gidenleri var.
Mesela Johnny son 2000 senede ailesinde Dogan herkesin adını söyleyebiliyor.
Pee Ing ise “böyle şeyler eskide kaldı, şimdi kayıt tutmak daha kolay, ne diye
başkasının seçtiği ismi çocuğuma vereyim” demiş ve öyle yapmış. Ama gelenek dışına
çıkması sadece bu alanda kalmış. Her iki hamileliğini ve sonrasını tam
geleneklere göre yaşamış. Çin adetlerine göre loğusa kadınların su içmesi
yasak, ya pirinç şarabı içebiliyorlar ya da meyve ile kaynatılmış su. Ama
yemekleri illaki pirinç şarabı ile yapılmak zorunda ve bir ay boyunca her gün
yaklaşık bir litre şarap içmeleri gelenekten. Pee Ing’e soruyorum, “ eee, sen içince
bebeği emzirdiğinde o da sarhoş olmadı mi?” . Gülüyor “ oldular herhalde, ilk
bir ayları çok sakin geçti, ben zaten yerimden zor kalkıyordum”. “ Zaten kalksam
da yapacak bir şey yok çünkü dışarı çıkmamız yasak, hatta öyle ki evin içinde
merdiven inip çıkmak bile yasak. Evde merdiven çıkmak zorunda kalmayacağım,
tuvaletin olduğu kattaki odaya yerleştim. Tabi her turlu ev isi yapmamız da yasaktı.
Annem kaldığım odanın tüm perdelerini sıkı sıkı kapattı, gelenekler böyle. Bazı
arkadaşlarım gelenekleri harfiyen yerine getirdiler, onlar evde soba da yaktı, burası
zaten sıcak bir de soba. Ama inanışımıza göre hamilelikten sonra vücuttaki
zehirleri atmanın en iyi yolu terlemek ve su içmemek.” .


            Endonezya
Pontianak’ta kaldığım otelin resepsiyonunda Kalimantan’ın esas yerli
kabilelerinden biri olan İban soyundan gelen Paul çalışıyordu. İbanlar ünlü
kafatası avcıları: kabilede erkekler topladıkları kafatası sayısına göre saygı
görüyorlarmış. Evlenmek için en az bir kafatası avlamak şartmış. Borneo’daki
Rejang nehri üzerindeki iki büyük kale adayı düşmanlardan korumak için değil, İbanlarin
diğer kabilelerin kafataslarını toplamalarını engellemek için kurulmuş. Tabi artık
-bilindiği kadarıyla- kafatası toplayan İban yok, en son avcıların 1970’lerde
“emekli” oldukları söyleniyor. Paul’le biraz kafa bulmak için “ sen kafatası
topluyor musun?” diyorum. Ciddi ciddi cevap veriyor “ bizim artık dinimiz var,
din öldürme diyor, toplamayı bıraktık”. Paul’un tüm köyü altmış sene kadar önce
Katolikliği seçmiş, ondan önce ormana ve ruhlara tapıyorlarmış. Paul’un akrabaları
Kalimantan’da nehir üzerinde küçük bir köyde yasıyorlar, her haziranda Paul köyüne
dönüyor. Yolculuk kesintisiz olarak iki gün sürüyor. Paul’e Borneo’da gördüğüm bütün
vücudu dövmeli Dayak yerlilerinden bahsediyorum. “ Bizde de öyleydi, insanlar büyük
avları ya da kabile içindeki durumlarını derilerine dövme ile işaretlerlerdi. Yaslı
İban’lar halen öyle. Yeni nesil bıraktı öyle şeyleri, aslında iyi ki de bıraktı.
Bazı gelenekler acı verici. Mesela ‘palang’ ‘i duydun mu?” . “ Nedir palang?”
diyorum merakla. Gülerek anlatıyor “ Belli bir yaşa gelince karını yeteri kadar
mutlu edememeye başlarsın. İşte o zaman karin senden palang ister. Palang
penise takılan demir bir çubuktur.” “ Nasıl yani?”. “ Bende yok. Köyde yaşlılarda
var, eski kafatası avcıları. Tabi bazı gençlerde de. Palang takmak için çok
soğuk bir nehir bulursun, belden aşağın hiçbir şey hissetmeyinceye kadar bir
kaç saat suda oturursun, sonra da palang’i ittirerek delik açarsın ve takarsın.
” Dinlemesi bile acı verici işlemi duyunca “Paul, bu geleneğin eskide kalması
iyi olmuş be” diyorum. İyice sırıtıyor “ öyle, öyle “.


7 yorum

  • moyiss dedi ki:

    hmmm,güzel bir yazı olmuş fakat;
    -malezya yazısı olduğunu anlayana kadar zaten yazının yarısını okumanız gerekiyor.hani sanki daha çok çin adetlerini anlatan hamile bir çinli kadının hikayesi gibi…

  • NEŞE dedi ki:

    Evet ben de aynı şekilde düşünüyorum,anlatım dili güzel de ,daha çok adetlere önem verilmiş,tabii o da gerekli.3-4 Malezya yazısı içinde bu yazı yedek kontenjana kalabilir.

  • Corto_Turco dedi ki:

    Bir “rota” yazısından çok yine gelenek göreneklere değinen bir yazı olmuş. Bence kitapta yer almasa da olur ya da kısaltılarak başka bir başlığa eklenebilir.

  • POYRAZADA dedi ki:

    kitapta olmasın derim, iyice hikaye olmuş bu kez… ali abi’in dediği gibi out:)

  • maliho dedi ki:

    Bilgilendim, ama nereye gitsek, nerede ne yenire cevap bulamadığımdan, OUT

  • abt_smyrna dedi ki:

    Ben geziye dair çok detay bulamadım. Geçiniz.

  • cnr_mtnt dedi ki:

    gezi yazısı değil bu malesef.. gitmek için yeterli neden yok bu yerde..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*