( Kitap yazıyoruz 22 ) FİNLANDİYA: Kuzey Kutup Dairesinde


———————————————————————————————–

ÖNEMLİ HATIRLATMA

 

Bu yazı Türkiye’de bir ilk olan “Kitap Yazıyoruz” projesinin bir
parçasıdır. Bu projeyle Türkiye’de bir kitap ilk defa internet ortamında okuyucular
yardımıyla yazılmaktadır.  Kitap Yazıyoruz projesi dahilinde 70
yazı 4 ay içinde Binrota’ya yüklenecektir. Bu yazılardan 55’i kitaba
girecektir. Hangi yazının hangi değişikliklerden sonra kitaba gireceği
tamamen siz okuyuculara bağlıdır
.

 

Kitap projesi dahilindeki bir yazıya yorum yaparken özellikle şu
konularda bize bilgi verirseniz seviniriz. A) Yazıyı daha iyi ve anlaşılır
yapmak için ne yapmalı,  B) Siz olsanız kitaba koyar mısınız?,  C)
Eksik veya düzeltilmesi gereken kısımlar var mı?,  D) Diğer öneriler vb.
Yorumlarınıza göre yazıda gerekli değişiklikler yapılacak ve katkınızın
büyüklüğüne göre isminiz kitabın “destek verenler” kısmında yayınlanacaktır.

 

Kitap projemiz ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz: 
http://www.kendingez.com/Kampanya.aspx

 

————————————————————————————————–



 

 

“Kurallar: 
4 kategoride katılabilirsiniz: Küçükler, Serbest Stil, Orijinal ve Takım
Orijinal. Orijinal ve Takım Orijinalde cep telefonları omuzdan fırlatılacaktır.
Diğer dallarda cep telefon fırlatma stili serbesttir. İki  fırlatma hakkınız var. Aralarında en fazla
bir dakika olacaktır.  Bütün telefonlar
organizasyon komitesince sağlanacaktır.”. “Bu ne yaa?” mı dediniz. Duyuru
panosunda “ Dünya Cep Telefonu Fırlatma Şampiyonası” katılma şartları ve
aranılan nitelikler asılı.   Yanındaki
panoda ise bulunduğumuz yerdeki sekiz mevsim açıklanmış: gece yarısı güneşi
mevsimi, hasat mevsimi, sonbahar, ilk kar mevsimi, yeni yıl ( Christmas)  mevsimi, kış, donmuş kar mevsimi ve buz erimesi
mevsimi. Cep telefonu fırlatma şampiyonası ve 8 mevsim mi? ?  Açıklayayım efendim, Kuzey Kutup dairesinin
tam üzerinde, Noel Babanın evinin önündeyiz. Yetmedi mi? Daha mı açık anlatmak
lazım? En iyisi geriye sarıp baştan başlayayım: 
şu anda kuzey Finlandiya’da Lapland bölgesinin başkenti Rovaniemi’deyim.  Rovaniemi bölgenin en önemli kenti olmasından
çok Noel Baba’nın evinin burada olmasıyla tanınıyor. Kuzey Kutup dairesi
Rovaniemi’nin sekiz kilometre kuzeyinde. Rovaniemi’liler tam kutup daire
çizgisi üzerine bir müze, bir ev ve postane kurup burası “Noel Baba’nın evidir”
demişler. Yılın 365 günü isteyen çocuk Noel babayı burada ziyaret ediyor, o
günkü nöbetçi Noel Baba’nın kucağına oturuyor ve hediyeli eşyasını alıp mutlu
bir şekilde ülkesine geri dönüyor. “ Noel Baba / Kuzey Kutbu” adresine her yıl
gönderilen bir milyondan fazla mektubun ulaştığı yerde burası. Oysa ki o
mektupların Demre’ye gönderilmesi lazım ama kime anlatacaksın? Rovaniemi, Noel
Baba turizminden iyi para kazanınca ard arda Noel Baba Parkı / Oteli / Pub’ı
açmış. Hatta turist aşkına mevsimleri sekize bile çıkarmış. Şehirde yaşayan
altmış bin insanın çoğu turizmle bağlantılı işlerde çalışıyor. Geri kalanı
tarım ve kerestecilikle uğraşıyor.

 

Rovaniemi, tüm İskandinavya’da olduğu gibi
ateş pahası bir yer. Kaldığım hostel fiyatları düşürmek için çalışanların
hepsini yarı zamanlı yapmış. Tren istasyonundan ağır sırt çantamla kara bata
çıka hostelin önüne geldiğimde bir “ohh” çektim. Kapıyı ittiğimde esen
rüzgardan biran kurtulmak için adımlarımı hızlandırdım, kapı duvar.. Üzerinde yazı:
“anahtar almak için şu şu adresteki otele geliniz”, bu sefer de “aah” çektim.
Hayda, on dakika yürü. Var otele. Açıklama: “Hosteli ucuz yapmak için otelde
devamlı personel çalıştırmıyoruz. Sadece temizlik personelini o da sabahları üç
saat çalıştırıyoruz. Hostelden çıkacağınız zaman anahtarı kapının kenarındaki
kutuya atın, kapıyı çekin”. Bu fiyat düşürücü tedbirlerden sonra bile
Rovaniemi’de üç kişilik hostel odasında bir yatağa ödediğim para ile
İstanbul’da krallar gibi kalırdım. Ama ucuz şeyler de var. Örneğin, Rovaniemi’ye
gelirken bindiğim tren hem çok temiz hem çok ucuzdu. Finlandiya hükümeti
kuzeydeki şehirlerin boşalmasını engellemek için buralarda yaşayanlara özel
destekler veriyor. Tren biletlerinin ucuz olması bu desteklerden biri. Vergi ve
iş bulma kolaylıkları da var. Ama bunlar pek işe yaramıyor ve Finliler geriye
ıssız yerleşim birimleri bırakarak büyük şehirlere göçmeye devam ediyor. Küçük
yerleşim birimlerinde yapacak bir şey bulamayan ve canları sıkılan Finlilerin
zekası kendilerine eğlenecek “ dünya şampiyonaları” yaratıveriyor.
Finlandiya’da her sene düzenlenen “dünya şampiyonaları” listesi bir hayli
eğlenceli: Dünya Cep Telefonu Fırlatma Şampiyonası, Dünya Eşini Taşıma
Şampiyonası, Dünya Lastik Çizme Fırlatma Şampiyonası, Dünya Sinek Avlama
Şampiyonası, Dünya Buzda Yüzme Şampiyonası, Dünya Gitar Çalma Taklidi Yapma Şampiyonası.
Seç, beğen ve katıl birine. Dünya Lastik Çizme Fırlatma Şampiyonası ile Dünya
Cep Telefonu Fırlatma Şampiyonasını Finlandiya’nın en büyük firması olan Nokia
kendine Pazar yaratmak için destekliyor olabilir mi acaba ? Malum, Nokia cep
telefonu yapmadan önce lastik çizme üretiyormuş.  Çok merak ediyorum çizmeden cep telefonu üretimine
geçiş kararının alındığı toplantı nasıldı acaba?  20 sene önce çizme üreten Nokia’nın yönetim
kurulunda olduğumuzu hayal edin. Şirketin genel müdür hissedarlara açıklıyor “
Bu çizmeler artık pek satmıyor. Yeni bir şeyler üretmemiz lazım.”. Hissedarlar
sorar “ Peki ne üretelim?”. Genel müdür cevap verir “ Cep telefonu diye bir şey
çıkacakmış. O işe girelim diyorum. Hem telefonların lastik kısmını da kendimiz
yapabiliriz”.  Ve gerisini zaten
biliyorsunuz.

 

 Rovaniemi
caddeleri Kasım geceleri bile dondurucu soğuk, kat kat giyinmeden dışarı çıkmak
için çılgın olmak gerekiyor. Finliler size diyorum heyy, eksi on derecede  şortla karda ne işiniz var heyy. Neyse ben
onlara aldırmadan koşturarak ana caddede bir şeyler yiyip hemen hostele
döneceğim zaten.  Gece ana caddede hızlıca
yürüdüm. Sokakta geçirdiğim kısa sürede bir çok Filipinli kadın görünce yakında
bir yerlerde çalıştıklarına kanaat getirdim. Ama kazın ayağı öyle değilmiş.
Sabah kahvaltıda rastladığım bir Rovaniemili durumu aydınlattı.  Öğrendiğime göre, kırsal kökenli Finli
kadınlar okullarını bitirdikten köylerine genelde dönmeyip şehirde kalıyorlar.
Erkekler ise geleneksel olarak köylerine dönüp toprağı işliyorlar. Kırsal
alanda yeteri kadar Finli kadın olmadığı için eş bulamayan Finli erkekler
çareyi buralarda yaşamaya razı olan yabancılarla evlenmekte buluyorlar.
Filipinli kadınlarda tam burada devreye giriyor. Rovaniemi kırsalında evliliklerin
yüzde beşinin Asyalı kadınlarla yapıldığını öğreniyorum. Finlandiyalıların
yabancılara kuşkuyla bakan ırkçı yapısı hakkında okuduklarımı düşününce burada
yaşayan Asyalılara içimden sabır dileyerek hostele geri yürüyorum.

 

Niyetim bugün şehir
içinde iyice dolaşıp yarın şehirden ayrılmak. Ama birden düşen sıcaklık
planlarımı bozuyor. Dışarıda dolaşmak pek keyifli olmadığından şehrin ünlü
müzesi Arktikum’a sığınıyorum. İyi de yapıyorum, kutup dairesinde yaşam nasıl
bir şey çok iyi anlatmışlar. Siz de Rovaniemi’ye uğrarsanız, Arktikum
uğrayıverin: gerçekten güzel bir yer. Rovaniemi’de kışın Noel Baba evi ziyareti
dışında da yapacak çok şey var. Özellikle cross-country kayak ve köpek ya da
geyiklerle çekilen kızaklarla yapılan geziler çok popüler. Daha sakin bir şeyler
yapmak isteyenler balık tutabilir ya da benim yapacağım gibi bir kafeye girip
elde kahve yağan karı seyredebilir. Rovaniemi merkezinde neredeyse her dört
kişiden biri üniversite öğrencisi olduğu için bolca öğrenci mekanı var. Isındığımda
sokaklarda yürüyüp üşüdüğümde öğrenci mekanlarına dalarak geceyi getiriyorum.
Rovaniemi küçük ama hoş bir yer. Özellikle daha kuzeye çıkacak olanlar bu
şehirde bir mola vermek isteyeceklerdir. Ekim ayında bile oldukça soğuk
olabilen bu şehre gelirken Noel Baba’yı çekmek için fotoğraf makinenizi ve
mevsime bakmaksızın kalın giysilerinizi getirmeyi ihmal etmeyin.

7 yorum

  • POYRAZADA dedi ki:

    Nokia ve Santa! Ne ikili ama:)
    Kitapta olmasın bence. Daha kuzeyde bir yerler var mı? Onlardan biri olur belki.

  • mugeyidogan dedi ki:

    Çok keyifli bir yazı olmuş. Belki birkaç ekleme yapılabilir. Örneğin Noel Baba aıyla bilinen Piskopos Nikola’ nın Likya’ da,senin dediğin üzere Demre’ de yaşadığı detaylandırılabilir, çok kısa geçilmiş. Bir Finlandiya’ da yılın 2 ayında güneşin hiç batmadığı, 2 ayında da hiç doğmadığından bahsedilebilir.

  • gulliblecow dedi ki:

    yazı güzel soğuk ülkerler güzel oluyo.kitapta olsa da olur diyebilirim.finlandiya türk lerin gitmesi gereken bir yer.teşekkürler.

  • Corto_Turco dedi ki:

    Başlangıcı ilginç ama biraz kısa kesilmiş bir yazı gibi geldi bana. Arktikum Müzesi hakkındaki izlenimler biraz detayandırılabilir. Neden o kadar güzel mesela?

  • despina dedi ki:

    ben beğendim. Sonlardaki babane öğütleri olmasa da olur ( kalın kıyafet alın emi). Hem kim Finlandiyaya fotoğraf makinesiz gider ki?

  • FigenLetaconnoux dedi ki:

    Noel Baba Demre konusu açiklanmali bence. Beyaz gecelerin insanlarin yasamlarini nasil etkiledigi daha detay anlatilabilir. Güzel bir yazi, kitapya yer alabilir.

  • cnr_mtnt dedi ki:

    evet bence de noel baba- demre konusu açıklanmalı.. 3. fotoğraftaki oklarla dolu tabelayı eskişehirde bi cafede görmüştüm çok hoşuma gitmişti.. bu fotoğrafta kitabımızın kapağını süsleyebilir :).. bunda çok ısrarlı davranmıyorum ama rotaları gösterdiği için kitap formatına uygun die kullanılabilir..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*