Kısaca Kenya.. Mombasa

Mombasa


 


Istanbul’dan yaklaşık 10 saatlik bir yolculukla ve Klimanjaro aktarmalı olarak geldim Mombasa’ya.. THY’nın promosyon biletiyle, gidiş dönüş 299 euro. Okyanus kıyısındaki Mombasa’da sıcaklık hemen hissediliyor. Artık sabahın ilk ışıkları.. Pasaport işlemlerini hızlı ve kolay geçtim. Vizeyi pasaport görevlisi pasaporta yapıştırıyor 50 USD karşılığında.. Ancak pasaport sırasına girmeden önce iki tane form doldurmak gerekiyor.. Tümüyle prosedür gereği olan bu formlara pasaport polisi bakmıyor bile.. Ama gerekiyor. Pasaport kontrolünde hem fotoğraf çekiliyor, hem de iki el parmak izleri alınıyor.. Ama işlemler son derece kısa sürüyor. Güleryüzlü personel hemen sizi uğurluyor.

New Palm Tree Hotel şehrin tam merkezinde fiyat olarak da çok uygun bir otel. . 18 dolarlık odada hem klima hem vantilatör var. Ayrıca buzdolabı, tv ve sıcak su. Temiz de bir hotel. Girişi biraz ürkütse de bence en uygun fiyatlı, en iyi hotel burası. Gitmeden önce mail atmıştım, hemen yanıtladılar. Resepsiyonda Dorothy diye bir kız var.. Maillere de o bakıyor. Havaalanından aldırdı.. Son derece yardımsever ve güleryüzlü bir kız. R leri yutan bir şiveyle konuşuyor herkes.. Zenci şivesi.  Odada wi-fi çekmiyor. Sadece lobide. Lobide bir kafe, resepsiyon ve ayrıca sokaktan girişinde de bir tür internet kafe var.. Hem otelin hem internet kafenin internet hızı sabrın dışında. Ama hemen az ileride bir pasajın içinde Aroma Cafe diye bir yer var.. Hem çok hızlı bir interneti var hem de yiyecek içecek açısından son derece temiz ve lezzetli. Hele sabahki Aroma Morning kahvaltısı muhteşem. Çok leziz bir çökelek de peynirlerin yanında servis ediliyor. Mombasa’da kaldığım süre içerisinde yemeklerimi bu kafede yedim. Interneti de burada kullandım. Çayı da çok iyi.  Son akşam yine burada kokteyl meyve suyumu içerken (ki çok lezzetli) içeri üç beş kişi girip yanımdaki masaya oturdular. Türkçe konuştuklarını anlayınca hemen iliştim. Somalili korsanlarla mücadele eden Türk gemisi Mombasa’ya gelmiş.. Bunlar da görevli askeri personel. Hemen kaynaştık.. Sohbet ettik. Biraz tercümanlık yaptım. Yer tarif ettim. Hoş bir sürpriz oldu.


 




Jesus Fort ve bulunduğu Old Town Mombasa’nın tek tarihi varlıkları. Bir plaj ve balıkçılık şehri olduğundan kimse buralara pek bakmıyor.. Bu yüzden de pek kimse yok. Kale’nin girişi 800 şiling (yaklaşık 10 dolar) yani çok pahalı. Kimsenin gelmediğine şaşırmamak gerek. Şehirden tuktuklar 100 şiling istiyor ama yürüyerek gelmek daha iyi. Yol üzerinde bir Hindu tapınağı (giriş yasak), çok güzel bir belediye binası (fotoğrafını çekmek yasak), birkaç cami (girmek ve fotoğraf çekmek yasak) görmek mümkün.. Hepsinin kapısında da muhtelif güvenlik görevlileri. Hem kale için hem de eski şehir için rehberler hemen bitiveriyorlar ancak gerek de yok.. Bir rehberin ne bildiği ya da ne kadar doğru bildiği nasıl bilinebilir ki.. Çoğu, broşürlerden araklanmış veya kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerdir. Çok meraklıysan açacaksın kitapları gitmeden, gereken bilgiyi edineceksin. Zaten girişteki kitabelerde ihtiyaç olan temel bilgiler yazılıdır. Gerçi yine de bütün rehberlere haksızlık etmemek lazım. Bazen enteresan bilgiler de verebiliyorlar. İşinin uzmanı, ahlaki anlayışı oturmuş rehberlere değil sözüm zaten.
 


Eski şehrin girişindeki duvarda haritası ve takip edilmesi önerilen 3 rota belirtili.. Mevcut vaktinize göre bu rotalardan birini seçiyorsunuz. Bu eski  şehir aynı zamanda bir Müslüman mahallesi. Ancak camiye sokmuyorlar.. Namaz kılayım demedim ama fotoğraf çekmeye de izin vermediler. Bir güvenlik görevlisi hemen önünüzü kesiyor. Ama son derece kibarca. Müslüman mahallesi olduğundan bu sıcakta peçeli bir çok kadına rastlamak mümkün elleri çok ilginç şekillerde kınalı olan..



Buraları gezdikten sonra Mombasa ile işim de bitti zaten. Biraz şehirde dolandım. Sonra Modern Coast Bus otobüs firmasına gidip biletimi aldım. Mombasa Nairobi arasında çalışan en iyi firma bu. Bunun da iki tür otobüsü var. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki sefer Oxygen otobüsleri var. Yani yeni otobüsler. Daha doğrusu Kenya’ya göre yeni otobüsler. Normal otobüslerle (Yani nuh nebiden kalma) her saat başı sefer var.. Ayrıca bu tür  otobüslerle sefer yapan pek çok firma var. Ama 8 saatlik bir yolculuk için titizlenmek iyi olur. Oxygen otobüsleri içinde de 3 sınıf koltuk var. VIP adı altında tek kişilik koltuk, First class adı altında geniş iki kişilik koltuk ve normal sınıf olarak normal koltuklar. Fiyatlar ise normal 1900 şiling, first class, 2200 şiling, VIP  2400 şiling.. Yalnız Vıp koltuk adedi 2, first class koltuk adedi 4 olduğundan bilet konusunda aceleci davranmakta fayda var. Oxygen seferleri sabah 10da ve akşam 22de. Yolda iki defa mola veriyor. 8 saat dense de 9 saatten önce varmak mümkün olmuyor. Hele de Nairobi’ye akşam varıldığından trafikten çıkmak zaman alıyor. Yol boyunca birkaç doğal park içinden geçildiğinden leopar olmasa bile, zebra, maymun gibi hayvanları görmek mümkün oluyor. Tabii arada ölülerini de. Arabaların ezdiği.. Böyle doğal parkların içinden hangi zihniyetle yol geçirildiğini de anlamak mümkün değil. Hem en önemli gelir kaynağın bu parklar olacak hem de zaten sınırlı sayıdaki hayvanı arabalara ezdireceksin. Bunun en acı ve çarpıcı örneği ise Tanzanya’da Serengeti Doğal Yaşam Parkını ikiye bölen ve Çinlilerin yaptığı oto yoldur.. Üstelik bu otoyol  hayvanların göç yolunu da kesmektedir. Çinlilerin doğa, çevre ve hayvanlar hakkındaki ruhsuzluğu burada da kendini göstermekte..  Doğu Afrika ülkelerinin gelirini Hintliler ve Çinliler paylaşmakta.. Halk yoksulluğa devam etmekte.


 





 

4 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Samimi anlatımınızı beğeniyorum…Donanma personelimiz ile karşılaşmanız ne güzel bir sürpriz,yolları açık,denizleri sakin olsun…Yazınız birdenbire bitti,sanki devamı var gibi ???

  • shadowtr dedi ki:

    Teşekkür ederim Neşe Hanım.. Yazı Nairobi, Uganda ve Rwanda olarak devam ediyor. Şu anda Uganda’dayım. Yarın sabah Rwanda’ya gideceğim.

  • bora arasan dedi ki:

    Mombasa ‘yı düşünmüş ama safari vb fiyatlarını görünce (ve tek başına yapabilmek imkansız olunca) dümeni Fas ‘a kırmıştık. Her neresi olursa olsun Fas ‘a gittiğime pişman olurdum ama bu yazıdan sonra kahroldum. Elinize sağlık. (Bu arada şehirdeki güvenlik durumları nasıl?)

  • shadowtr dedi ki:

    Diğer Kenya şehirlerine göre Mombasa daha güvenilir denebilir. Özellikle Nairobi çok sıkıntılı. Kenya’da safariler Tanzanya’ya göre daha uygun fiyatta.. Backpackers mekanlarında çok uygun fiyatlara ayarlamak mümkün.. Masai Mara bölgesi için hayvanların Tanzanya’dan (Serengeti) Kenya tarafına göç ettiği dönemde gelmekte fayda var, deniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*