KIBRIS RUM TARAFI SEYHAT MACERAM

Merhaba benim başımdan gecen ilginç bir olayı sizinle paylaşmak isityorum kuzey kıbrısta okudugum tarıhler arasında (2001-2007) benim için 28-8-2003 önemli bir tarih ve hayatımda hiç unutmadıgım bir tarih,kıbrısın dogal ve tarihi güzellikleri dillere destandır,gitmeyen arkadaslar için gitsin ve görmelerini isterim açıkçası.bu tarihin önemli olması benim için şöyle o tarihte lefkoşada arkadaşlarıma ziyaret etmeye gitmiştim ve evde bulamayınca lefkoşada tarihi mekanları gezmek istedim,o sırada gözüme kuzey lefkoşayı -güney lefkoşayı bağlayan ledrapalas sınır kapısı dikkatimi çektim,kendi kafamdan bir maceraay atılmak istedim amacım güney rum kesmine geçmekti.O sıralar kapılar sadece  KIBRISLITÜRKLERE açılmış olup anavatan TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşlarına rum tarafına geçiş yasaktı,hatta geçenlerin tespit edilirse baya yüklü para cezası ve para cezası varmış.Ben sınır kapısına dogru yöneldim,sınır kapısında vize buluna bölümlere dogru gitttim sıra bana geldiğimde ordaki görevli polise”adada öğrenci oldugumu rum tarafına geçip gezmek istediğimi anlattım” oda bana ”karşı taraftaki rum polisi sana dur demedikçe geç dedi”.Bende ondan aldıgım gaz ve vize kagıtla ara bölgeye dogru yöneldim.O sırada bir gurup ingiliz trustin rum tarafına geçtiğini gördüm hemen yanlarıan yaklaştım,turustin birisi yakşaık 60-65 yaşlarında bir bey , kendi aksamıyla ”fotografını çekmemi istedi” bende büyük bir nezaketle kabul ettim,adamı değişik pozlar verdirerek habire adım atmasını sagladım,bi şurda verin bir burda verin diye diye,rum sınırına geldim.adam bide bana demesinmi ”rum polisiylede resmimi çektir” diye.Bende tamam diyerekten adamı kırmadım,resmi çektikten sonra rum polisine hafif bir gülümsemeyle hızlı ve baya hızlı adımlarlar arkama bile bakmayacak şekilde rum tarafına geçtim,kuzey tarafında bir yer var bir park,bu parkın tel örgülerle çevrilmiş yeri rum tarafı,yani 1 adı matsan rum tarafındasın demek bu:)şans eseri o parkın önünde geçerken türk tarafında olan okuldan arkadslar beni gördü hepsi çıldırmış vaziyetteydi ”olum ne işin var oda filan ” diye laflar atıyorlardı bende hiç selam sabah vermeden yürümeye devam ettim.oraya ilk girdiğimde caddelerin temizliği çok dikkatimi çektim,ne kadar ayı adada olsak bile kendimi sanki  başka bir ülkeye ışınlanmış gibi hissettim.orada sora sora bagdat bulunur misali ,ordaki bazı kişiler sora sora otobüs istasyonlarını buldum.Amacım larnaka ve limasol kentlerine gitmekiti,otobüs yerini bulduktan sonra otobüs şöförüne limasolda inecegime söyledim,yolun güzelliği arabanın konforlu oluşu,malüm uyukumu getirdi ve uyuya kalmışım gözümü açtıgımda,hava kararmış vaziyette uyandırmasını istediğim şöför yanıma gelip kalkmamı istedi,burda inecegimi söyleyip limasola 6 km oldugunu söyleyek yolda indirdi.Arabayı kullanan başka bir söför gözüme takıldı inmeye yakınken neden söför değiştirdini filan sordum,lefkoşayla limasol arası 3 saat oldugu için değiştirme gereksimi oldugunu söylediler.neyse ben yolda indikten sonra gece vaktinde yol kenarında yavaş yavaş adi adımlarla yürürken otostop çekmek istedim.elimi kaldırdım karşıdan polis arabası gelip adam durdu,benim rengim attım,biz polisten kaçalım derken adam bizi buldu hemen,neyse bende bindim arabaya adam bana ” nerelisin,ne iş yapıyorsun,adaya niçin geldin” fila nsorular soruyor ben ise ne diyecegimi bilemiyordum,bende ona ”hollandadan geldiğimi oralı oldugumu,öğrenci olduğumu söyledim” adam bana ters ters baktı ve ilk dediği şey UYUŞTURUCU madde getirdinmi.Benim aklıma gelmediki o ülkede belli miktara kadar uyuşturucu yasal oldugu bende hemen ”hayır” diyerek,işi kurtardım.Adamla muhabbet ettikten sonra limasola geldik,adam beni bir barın önünde bıraktı,akşma saat 9 olmuş.nereye gideceğimi bilmiyorum,zaten limasol gece hayatı süper olan bir yer,ne yapacagımı şaştım cennetemi düştüm cehennememi düştüm onu anlamadım,adamlar benim türk oldugumu çaksalar cehennem olacak orası benim için.Her yerde yunana bayrakları dalgalanıyor,ellerinde sarhoş rumlar sokaklarda geziyor,heryerde türkleri ,türkiyeyi adaya gelen turistlere yanlış anlatılmış resimler,savaş resimleri filan herşey mevcut.neyseki bende saha kadar bir barda eğlendim,sabahleyin yorgu nbi vaziyette lefkoşaya dönerken rum sınır kapısında pasaport kontrolü var oldugunu gördüm.bende hemen kontrol geçmesi amacıyla ufak rum kulübe karakolunun karşısındaki rum bakkalıan girdim maksat bir an önce aramanın geçmesi,bakkalda sigaralara bakıyorum,içkilere bakıyorum derken.rum polisi nbir tanesi içeriye girdi.Bana iyiden iyiye gözümün içine baktı ben tam kapıdan çıkarken ,bana durmamı söyledim ,bende içimden korkulu bir şekilde durdum ve dönerek ona yabancı linsanla ne istediğini söyledim,adam bana nerlisin filan dedi bende siz düşünün dedi,polis beni baştan aşagıya süzerek İTANYAN   olabileceğimi düşünde bende avrupalı bir gençliği canlandırmak için evet dogrusunuz dedimm ,adamla orda yarım saat muhabbet ettik,ev tel filan verdim tabi italyanın 🙂 nası lverdim derseniz attım kafadan :)sonra o adam beni aramadan geçirdi,bende selam verdim fotograf çektirdim onla,baya güzel dostlugumuz oldu o anda ve bana nereye gideceğini söyledi bende türkiyey gidecem dedim,rum poliste onunda bir gün oraya gideceğini söyledi,ümit ederimki o adamla burda karşılaşmam,karşılaşsamda bişeyler yaparız artık.işte benim hayatımda unutamıyacagım bir maceram

2 yorum

  • cherkesh dedi ki:

    Kibris maceran bir film gibi ; ben de Marmaris den Rodos gitigimde ben de sizin gibi ayni duygulari yasadim . Isinlanma duygusunu yani ..hani herseyin cok duzenli farkli olmasi gibi ..kimse size gorus alanindan kayboluncaya kadar suzmuyor .Hanutcularin dukkan onlerinde saldirmasi yok .yazin surukleyici …heyecan verici ..sizi kutluyor puan veriyorum .

  • travellinggirl dedi ki:

    değişik bir yazı olmuş, yeni rastladım, sevgiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*