KAYSERİ- KIZILÇUKUR- AVANOS-TAFANA PİDE ANADOLU’DA 3500 km. Bölüm 5 (28 -29 Ağustos 2012)

    Ana sayfaAvrupaTürkiyeKAYSERİ- KIZILÇUKUR- AVANOS-TAFANA PİDE ANADOLU’DA 3500 km. Bölüm 5 (28 -29 Ağustos 2012)
Ürgüp-Kayseri arası 70 km. Biz de kahvaltıdan sonra yola koyulduk. Kayseri tarihi bir şehir. Tam Kayseri’ye geldik deseniz de bir türlü merkeze varamıyorsunuz. Oldukça büyük bir şehir. Ama sinyalizasyon çok kötü. Lambalarda sürekli bekliyorsunuz. Kayseri yaklaşık 5000 yıllık bir tarihe sahip. Erciyes Dağı, Kayseri’nin her yerinden görülüyor. Kayseri’nin sembolü. Türkiye’nin en yüksek dağlarından (3917m.)Sönmüş bir volkan. Daha önce de söz ettiğim gibi Kapadokya Bölgesinin oluşumunda büyük rol oynamış. Tepede yüksekliğinden dolayı her zaman kar varmış. Dolayısıyla Kayak Merkezi. Kış sporları yapılıyor. Ayrıca tepede Bizans rahiplerinin inzivaya çekildikleri mağaralar da varmış.
 Trafik çok yoğun. Park yeri bir hayli sorun oluyor. Merkeze geldiğimizde Cumhuriyet Meydanı’nda Kayseri Kalesi’ni görüyorsunuz. Roma İmparatoru III. Gordenius tarafından yapılmış. Daha sonra da ilaveler olmuş. En son haline Selçuklu Hükümdarı I. Alaattin Keykubat tarafından getirilmiştir. Kalenin iç kısmında dükkânlar var. Meydanda Hilton Oteli bu tarihi yapı ile uyuşmuş desem, değil. Modern mimarisiyle tarihin içine yerleştirilmek istenmiş. Olmuş mu? Karar sizin.
Sonra Saat Kulesini fark ediyoruz. Kule bana Alman yapılarını hatırlatıyor.
Saat Kulesi ve Muvakkithane (Eskiden imaret ve camilerde, güneşin her mevsim izlenebildiği, saat ayarı için ayrılmış küçük oda.) II. Abdülhamit Döneminde yaptırılmış.
Hemen karşıda Bürüngüz Camii var. Erciyes Dağı ile tam fotoğraflık. Yapılış tarihi çok eski değil.(1972-1977). Onun önünde Kayseri Raylı Sistem durağı var.(KAYSERAY) 2009 yılından beri kullanılmaktaymış. Gerçekten şehre çok şey katmış. Saat Kulesinin önündeki Atatürk Heykeli, Kule ile birlikte çok hoş bir görünüm oluşturuyor.
Merkezde bilgi almak için Turizm Bürosuna gidiyoruz. Oradaki yetkili İzmirli olduğumuzu öğrenince bu aralar İzmir’den çok grup geldiğini söylüyor. Sinyalizasyonu söyleyince de Kayseri Belediye sitesine girerek şikâyet etmemizi herkesin bu konudan şikâyetçi olduğunu ifade ediyor. Bize toplu taşım kartı alarak raylı sistemi kullanmamızı ve Kaşık-La restoranda Kayseri mutfağının lezzetlerinden tadabileceğimizi söylüyor. Eğer Kayseri mantısı yersek kaşık ile karıştırmadan yememizi tadına ancak o zaman varabileceğimizi de belirtmeden edemiyor. Biz de onun dediklerini uyguluyoruz. İndiğimizde restoranın yerini soruyoruz. Kolayca buluyoruz. Çok şaşalı bir restoran. Biz bahçeyi tercih ediyoruz. Epeyce iş adamı burada yemek yiyor. Yemek gelmeden önce Kayseri Mutfağından örneklerin sunulduğu bir tabak geliyor. Yağlama, içli köfte, sarma, su böreği. Arkadan mantı. Hele en son olarak yediğimiz “Necmiye” adlı tatlı. Üzerinden fıstıklar dökülüyor. Leziz mi leziz. Anadolu, lezzet dünyası.
Tekrar merkeze dönüp ünlü Kayseri pastırmasından almak istiyoruz. En iyisi Şahin marka diyorlar. Biz de Vatan PastırmaSucuk,(Serkan Özkara) dükkânından alışveriş ediyoruz. Hakikaten nefis. Hele buradan aldığımız petek bal, şimdiye kadar yediğimiz en güzel bal. Çarşıda bu ürünleri satan çok sayıda dükkân var.Yol çalışmaları nedeniyle
Erciyes Dağı’nın ancak belirli bir yerine kadar çıkıp şehri seyrediyoruz. Dağa çıktıkça hava serinliyor. Kayseri güzel bir şehir. Çok da bakımlı. Anadolu söylemlerine göre Kayseri halkından iyi tüccar olurmuş. Gördüğüm kadarıyla doğru.
 Artık dönme zamanı Kızılçukur Vadisi’ inde güneşin batışını izleyeceğiz. Bu vadide peri bacaları güneşin ışıklarıyla birlikte sürekli renk değiştiriyor. Harika bir manzara. Güneşin batmasıyla yöre birden soğuyor. Şaraplarını, şampanyalarını alan turistler bu eşsiz manzaranın keyfini çıkarıyorlar. Tarifi imkânsız bir güzellik. Buraya Manzara Tepesi de deniliyormuş. Buradan yürüyüş yolları da var. Zaten yörede yürüyüş yapılan çeşitli güzergâhlar var. Rehber eşliğinde yürüyebiliyorsunuz. Anlaşılan turizm konusunda epey yol alınmış.
Gece yemek için Avanos’u tercih ediyoruz. Daha önce geldiğimizde, değişik mimarisi ve süslemeleriyle bir lokanta gözüme çarpmıştı. Doğrudan oraya gidiyoruz. Tafana Pide ve Kebab Salonu. Dışarıda bir masaya oturmak için yöneldiğimizde daha sonradan sahibi olduğunu öğrendiğimiz yerleri sulayan biriyle karşılaşıyoruz. Ben bir türlü yiyemediğim testi kebabı yemek istiyorum. Hazırlaması çok uzun süreceği için vazgeçiyorum.
Zaten bu yüzden de yemek nasip olmadı. Yemekleri ısmarladıktan sonra sahibi yanımıza gelince Tafana’ nın ne anlama geldiğini soruyorum. O da bize hikayeyi anlatan bir yazı veriyor.Bu yazının fotokopisini alacaktım ama vaktim olmadı. Tafana eski evlerde içinde tandır olan aynı zamanda kiler gibi kullanılan bir çeşit mutfakmış. Buranın sahibi İsmet İnce usta da bu geleneğin sürüp gitmesi bu tandırın sönmemesi için dükkânına bu adı koymuş. Kendisi bir gezginmiş. İçerde fotoğrafları olduğunu söyleyince hemen bakıyoruz. İsmet Bey Kamboçya’da, Hindistan’da, Güney Amerika’da ve daha birçok yer. Çok şaşırıyorum.Kendisine mesleğini soruyorum.Pideci diyor.İşte vizyon böyle bir şey.Dur durak tanımıyor.Kendisinin bir seyahat yazısı gazetede yayımlanmış.Hemen getiriyor.Okuyoruz.Yaşamını bu rotada sürdüren İsmet Bey’i tebrik ediyorum.Birçok kişiye örnek olmalı.Onunla karşılaşmamız gezimizin en hoş,en ilginç anılarından biri oluyor. Bu gece sabaha karşı uyanıp çok istediğimiz Balon Turu’nu yapacağız. Heyecanlıyız. Yazıma devam edeceğim

5 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    Beste hocam,Kayseriyi beğendim,canlı,renkli bir şehir ama gerçekten duvar gibi yükselen otel merkeze yakışmamış…Balon keyfini bekliyorum..

  • Ebruozcansatir dedi ki:

    Testi kebabı yiyememenize çok üzüldüm muhteşem bi kebap yedigim hicbirseye benzemiyor sırf onun icin bile avosa gidilir… Çok güzel bir yazı serisi olmuş elinize sağlık…

  • besteerbak dedi ki:

    Teşekkürler.Bir başka bir sefer yemeği planlıyorum.Yozgat’ta da yiyemedim.Neşe balon macerasını yazacağım.Tatilden yararlanarak yazılarıma devam ediyorum.

  • Ebruozcansatir dedi ki:

    Önümüzdeki hafta Kayseri’ye tam da Hilton’da bir arkadaşımızın düğününe katılacağız açıkcası Kayseri’yi çok merak ediyordum yazınızdan çok faydalanacağız sanırım daha çok bir gurme seyahat gibi olacak ;)) Avanos’a da testi kebabı icin geçilecek 😉

  • besteerbak dedi ki:

    İyi yolculuklar.Keyifli tatlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*