“KAVŞAK SUYUNA GİDERKEN PEŞİMDEN GEL”

Kavşak suyundan içenin kızlarından vazgeçemeyeceği bir yer biliyor musunuz siz?  Yaklaşık 18 yıl önce il olmuş bir yer burası. Plakası 74. Artık buldunuz sanırım. Karda kışta bir şubat ayında yolumuz düştü tekrar oraya.


 


Tarih öncesine dayanan bir öyküsü var adının. Parthenia’dan Bartın’a dönüşen adın kaynağının ‘Parthenios’ olduğu tahmin edilmektedir. Bartın ırmağının antik çağdaki adı olan Parthenios; Yunan mitolojisinde, Okenaus’un çocuklarından birisi ve ‘Sular Tanrısı’dır. “Sular ilahı veya muhteşem akan su” anlamlarına gelir. Bir başka anlamı da ‘genç bakire veya genç kızlar için koro türküleri’… ‘Genç Bakire’ ise, tanrıça Athena’nın bir sıfatı…Antik çağda Parthenios adı verilen Bartın ırmağının kenarında kurulan Bartın kentinin Parthenia adıyla anıldığı ve zamanla Bartın’a dönüştüğü yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır.


 


İlyada adlı ölümsüz destanında Homeros, Truva’yı korumak için Anadolu’dan gelen cengâverlere Parthenios Irmağı’nın suladığı ülkeden de yiğitlerin katıldığını anlatır.


 


Milattan öncesine dayanır şehrin tarihi. İlk sahiplerinin Gaskalar ve Hititler olduğu kabul edilmektedir. Sonrasında Bitinyalılar, Paflagonyalılar, Frigler’den,  Kimmerler, Lidyalılar, Persler’e, Pontus Krallığı, Romalılar, Selçuklular’a kadar kimler iz bırakmamış ki tarih içinde Bartın üzerinde.


 


Tarihin içinden, zaman tünelinde çıkalım şimdi isterseniz. 1924’te Zonguldak’ın ilçesi olan şirin Bartın, 1991’e kadar bu statüde kalır. 7 Eylül 1991’de Amasra, Ulus, Kurucaşile’nin  bağlanmasıyla 74 plakalı ilimiz olmuştur.


 


Sıcak insanları, ahşap evleri, leziz yemekleri, Bartın işi olarak bilinen telkırması, güzel kızları ve kavşak suyu ile sizi bekleyen şirin, küçük bir kent Bartın. Anlatılmaz yaşanır denilebilecek kadar güzel bir şehir. Yeşilin her tonunu bulabileceğiniz, her tarafında mavinin yer aldığı bir ilimiz.


 


Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde “barlı tınlı yollardan geçip geldim” demiş buraya. Bartın’da bir sahabe kabri de bulunmaktadır. İstanbul kuşatması için bu topraklara gelip, bir süre de Bartın civarında yaşadığı tahmin edilen Ebu’d-Derda’nın hatırasına burada bir türbe yapılmıştır. Türbenin üzerindeki taşta yazanının  belli olmadığı aşağıdaki satırlar okunmaktadır:





‘sen de kıl bu makamı ziyaret
dilden beladan def olasın
sorma, bağla kalbini derhal
emelini buradan bulasın
ziyareti tereddüt eyleme asla
ki ruhun gıda bula
burada bu bir sahabedir
iman et ki kalbin temiz ola
derdine derman, yarana merhem
bulmak ister isen bu dünyada
düşünme itimatla feda eyle
kalbini hemen burada
dahilek el medet ya ebu derda.’



 



   Ne yazık ki Ebu’d-Derda’nın burada yaşadığını gösteren başka belge ya da kaynaklar yoktur elimizde. Yolu nasıl buralara düşmüş bilemiyoruz.



  
Türbenin yanına bir de cami yapılmış Türbe Camii adını taşıyan.



  Satıcılarının sadece bayanlar olduğu bir Pazar yerine götüreyim şimdi de sizi. Günlerden salı. Yer Galla Bazarı (Garıla Bazarı, Galıla Bazarı) 



   Tarlasında yetiştirdiği domatesten bibere, bahçesindeki vişneden çileğe, tavuğundan aldığı yumurtadan, ineğinden elde ettiği sütten yoğurda, peynire kadar getirip satar burada kadınlar.



   Yağmur çamur demeden, kar kış demeden 200 yıldır her salı ve cuma günü burada kendilerine ait en taze, en güzel ürünleri satarlar.

   Bartın’da yayınlanan ilk gazete, şehirle aynı adı taşıyan Bartın gazetesidir. 6 Eylül 1924’te başladığı yayın hayatını halen sürdüren uzun soluklu yayın organlarımızdan biridir. 

      
Ardından 1935’te Devrim adıyla ilk günlük gazete yayına başlar. Günümüze kadar pek çok gazete ve dergi yayına başlar. Cemal Aliş ve Kadri Çınçın, Bartın basın tarihine kayıt düşülecek gazete yayıncılarıdır.



Bartın evlerinden bahsetmeden olmaz. Çünkü onlar, Osmanlı döneminin sivil mimari örneklerini ve yakın tarihini özetleyen birer tablo gibidir.


 


Kent dokusu, Tanzimat’ın ilanından etkilenerek batılı düşünceleri yansıtan bir biçimde devam etmiştir. Genellikle iki katlı olan ahşap evler, oldukça süslemelidir. Zamana direnerek  günümüze kadar ulaşmıştır bir çoğu. Bazıları da yapılan restorasyon çalışmaları sonucunda, hayata tutunmaya çalışmaktadırlar.










Şehrin adını aldığı Bartın Irmağı

           Bartın, 3000 yıllık geçmişinden günümüze taşıdığı seçkin tarihi, kültürel ve folklorik değerleri ile olağanüstü güzellikler sergileyen doğal turizm kaynaklarıyla önemli bir cazibeye sahiptir


 


Söze noktayı bir Bartın manisiyle koyalım:


 


Derin sulara daldık


       Neşeli sohbetler yaptık


Sizler hoşça kalınız


                                                           Allaha ısmarladık





27 yorum

  • oymakas dedi ki:

    200 yildan beri kurulan Garila Pazari cok hosuma gitti. Paylasim icin tesekkurler.

  • ayşegül- dedi ki:

    başlıkta çok ilgimi çekmekle birlikte yazınızda KAVŞAK SUYU ile ilgili ayrıntı göremedim. Nedir bu bir çeşme mi , hikayesi var mı ? Merak ettim doğrusu açıklarsanız sevinirim. Elinize sağlık.

  • Zeynep dedi ki:

    güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

  • SEVDAM dedi ki:

    Ben bir bartınlı olarak arkadaşın yazısını tebrik ediyorum.Elinize sağlık
    resimlerde çok hoş olmuş. Ben bile bukadarını anlatamazdım çok iyi bir gözlemcisiniz:)))

  • Baltaci_betül dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş resimlerde çok hoş doğrusu.
    Ellerinize sağlık.

  • leylek dedi ki:

    aceleye mi gelmiş? 🙂

  • keşfetmekiçinbak dedi ki:

    ayşegül hanım,
    kavşak suyu ile ilgili bartınlı bir dostun iletisini paylaşmak istiyorum:

    Hoşgeldiy a gadunum,eccük dinen,sa bi bardak da gavşak suyu verem de içiy ferahlayvasın..

    “bartının hazinesi kavşak suyu.. beşer onar metre aralıklarla sokaklar boyunca uzanmış çeşmelerden akan bir hazine hemde bu.. turistik amaçlı olmasada kısa süreli görev amacıyla gelip bu sudan içip te buraya yerleşenlerin, burada evlenip kök salanların sayısı küçümsenmeyecek derecede fazladır.. bu nedenle dışarıdan gelenler bu suyu içmeden evvel (eğerki birileri uyarmışsa onları) bir kez daha düşünürler:)))
    fakat üzücüdür ki bu hazine, her hazinenin hazin sonu gibi bilinçsiz kullanım ve fabrikalaşma sebepleriyle talan edilme aşamasındadır. . ”

    ekleyecek bir şey kalmadı bana. ilginize ve bilginize sunuyorum

  • alize dedi ki:

    Garila pazarı kadınlarımızın toplumda ne kadar üretken olduğuna güzel bir kanıt.Ayrıca 200 yıldır devam ediyor olması geleneksel yaşama bağlılıklarını gösteriyor.Merak ettiğim bu pazarda yöreye özgü bir ürün var mı?Fotoğraflardaki akarsu Bartın çayı olmalı.Hoş manzaralar.Teşükkürler…..

  • hburcu dedi ki:

    Fotoğraflar ( özellikle Bartın Çayı’nın olduğu) çok güzel ! Bence Ayşegül Hanım’a yaptığınız açıklamayı da yazınıza eklemelisiniz. Paylaştığınız için teşekkürler. Ellerinize sağlık.

  • asust dedi ki:

    Bartın’ın öyküsü ve fotoğraflar çok güzel.Ayrıca ülkemizin hemen her yerinde mitolojinin izlerinin görülmesi, tarihi değerlerimiz, zenginliğimiz ne kadar gurur verici… Başlıkta adını andığınız suyla ilgili açıklamaya da ayrıca teşekkürler.

  • ayşegül- dedi ki:

    Açıklamanız için çok teşekkürler. Aklımızda bulunsun da yolumuz düşerse Kavşak Suyu’nu içerken kanmayalım, ”aklımda” desek mesela :)) Anadolu’nun bu güzel köşesini paylaştığınız için teşekkürler.

  • enise dedi ki:

    Güzel bir paylaşım,Pazar hoşuma gitti..Ayşegül hanıma yaptığınız açıklama ile yazı daha bütünlük kazanmış.Yüreğine sağlık…

  • OyaErWilkes dedi ki:

    Hakkinda plaka numarasindan baska hicbir sey bilmedigim bir kent hakkinda edindigim bilgiler icin tesekkurler. Onceki yorumlar gibi “Garilar Bazari” ve “Kavsak Suyu” ilgimi cekti. Almanya’nin guneyinde, Kara Orman civarindaki Freiburg kentinde her sokakta bulunan kucuk su kanallari/yalaklar hakkinda da benzer bir rivayet var: Yanlislikla bu kanallara/yalaklara dusenler de Freiburglu birilerine asik olup oraya yerlesirlermis. Nerden nereye 🙂

  • BEERCAN dedi ki:

    yazı ve fotoğraflar çok güzel elinize sağlık.

  • dulda dedi ki:

    bu yazıyı yazan arkadaş her kimse ona şöyle bi tavsiyem olucak… bence bilgileri googleden öğrenerek değil, yazacağı yazının konusuyla ilgili daha bilgili insanlarla fikir alışverişinde bulunarak insanlarla paylaşma yoluna gitmeli… çünkü ben 40 yıllık bartınlıyım hiç böyle şeyler duymadım.
    gelelim şimdi Bartın’a… merak eden arkadaşlar için söylüyorum. KAVŞAK suyu Bartında bütün mahallerde akan ve kaynağı amasra taraflarından başlayan içme suyu olarak kullanılan bi sudur. çocukluğumdan hatırlıyorum her sabah saat 7-8 gibi akmaya başlar ve öğlen 12-13 gibi belediye tarafından kesilirdi. ama şimdi amasranın tarla ağzı mevkiisinde Hemanın başlattığı santral projesi ve ordaki çalışmaları doğrultusunda artık 2 günde 1 defa halka veriliyor. sanırım zaman içerisinde onuda bulamıycaz. gelelim hikayesine. KAVŞAK suyunu genelde evlerin hanımları sabahları çeşme başında toplanırlar ve sularını doldururlarmış. KAVŞAK yani KAVUŞAK (kavuşalım) anlamında kullanılırmış ve zaman içerisinde KAVŞAK suyu adını almış. yani kısacası çeşme başında eskiden insanlar kavuşurlarmış birbirlerine. orda sohbetler ederlermiş.orda dertlerini sıkıntılarını paylaşırlarmış v.s. v.s…. ve gelelim GALLA BAZARINA 🙂 GALLA PAZARI nın aslında açılımı KADINLAR PAZARI demektir… bu pazar evet yıllardır salı ve cuma günleri kurulur doğrudur. ama bu pazara kadınlar pazarı denmesinin sebebi ise satıcıların çok büyük bi yüzdesinin köylü kadınlarımızdan oluşmasıdır… tabi haliyle alışverrişe çıkan halkımızda genelde kadınlardan oluştuğundan, orda satıcınında alıcının da kadın olmasından kaynaklı olarak böyle bi isimle bu günümüze gelmiş… KADINLAR PAZARINA , GALLA BAZARI denmesi ise bartının şivesinden kaynaklanmaktadır. mesela burda MERDİVENE de MERTMAN denir… bi yerde MERTMAN diye bişey duyarsanız sakın BATMAN ya da SPİDERMAN ile karıştırmayın.. MERTMAN bi roman kahramanı değil sadece Bartın dilinde MERDİVEN demektir :))))

  • keşfetmekiçinbak dedi ki:

    dulda beyefendi bilgiler google’dan değil, yaşanarak elde edilmiş birikimlerdir
    yapılan yorumlar yazı dikkatle okunuraka yapılırsa, katkısı olur kanısındayım.
    google’dan alınan bilgilerin olduğu yazılar bariz biçimde mevcut sitede. keşfetmek için bakarsanız göreceğiniz çok şeyin olduğu kanısındayım

  • dulda dedi ki:

    Sizi kızdırmak adına yapılmış bi yorum değildi yanlış anlamışsınız sevgili KEŞFETMEKİÇİNBAK… sadece bahsettiğiniz bölgede yaşayan birisi olarak çokta fazla bi araştırma yapmadan yazdığınızı düşündüm. en basitinden Ayşegül hanıma yaptığınız açıklamada (“Hoşgeldiy a gadunum,eccük dinen,sa bi bardak da gavşak suyu verem de içiy ferahlayvasın”) bile Bartınlı bi dostunuzun iletisinden bahsetmişsiniz. yani demek istediğim yazdığınız bu yazıyla igili gerekli araştırmaları yapmamışsınız. bunda sinirlenicek bişey yok. size bi eleştri yaptım sadece. ne hakaret ettim nede başka bişey. bence yazılara eleştri de yapılmalı diye düşünüyorum…lütfen sakin olun tekrar buraya yolunuz düşerse ben size rehberlik yaparım :))) kolay gelsin iyi çalışmalar…

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    merhaba sitenin editörü olarak bu tartışmayla ilgili birkaç şey söylemek isterim. eğer bir yazı, başkasına ait bir yazının kopyası ise, kesinlikle sitemizde böyle şeylere yer vermiyoruz. fakat daha önce gittiğimiz gördüğümüz bir yerle ilgili yazı yazarken, o bölgeyle ilgili ekstra bilgi de verebilmek için bazı kaynaklardan faydalanabiliriz. ben bu yazıda direk alıntılanmış birşey göremedim, sevgili dulda, eleştirin için teşekkürler, bir bartınlı olarak bu yazıyı eksik bulmuş, daha çok anlatılacak şey var demiş olabilirsin, bu bilgi ve deneyimlerini yorumlara sıkıştırmak yerine bartınla ilgili bir gezi yazısı yazarsan sitemize, çok memnun oluruz, sevgiler.

  • keşfetmekiçinbak dedi ki:

    sevgili binrotalılar, bakın ben gezmeye gitmeden önce kaynak araştırması yapar gideceğim yöreyle ilgili tarihi , turistik, folklorik, dini ve insani değerleri öğrenirim. notlarımı alırım. efsaneler önemlidir daha önce de söyledğim gibi. gittiğimde sadece binine yerlerle kalmayıp, bir elimde fotoğraf makinem diğer not defterim ve kalemimle gezerim. gerçekten keşfetmek için bakarım. bulursam varsa kültür ve turizm müdürlüğüne uğrayıp bilgiler alırım. ve yine oraya ait yöresel yayınlar, kitaplarla tam olarak keşfetmeye çalışırım gittiğim yeri. en önemlisi orada yaşayan insanlarla kaynaşarak, konuşarak yaşantıları ve dille ilgili bilgileri öğrenmeye çalışırım. eleştiri mutlaka olmalıdır. eleştiriye kızılmaz. yapılan tüm yorumlara ve eleştirilere bu anlamda teşekkür ediyorum.

  • everest dedi ki:

    Çok keyifli bir yazıydı…Elinize sağlık…

  • merall dedi ki:

    güzel bir tanıtım olmuş.bartın hakkında hiç bilgim yoktu ama şimdi biliyorum.pazarını çayını ve dogal güzelliklerini ögrendim.teşkler.elinize saglık

  • SEVDAM dedi ki:

    Hımmm yeni fotoğraflar eklemişsiniz????
    Güzel olmuş zenginliği birkez daha artmış:)))

  • vildan dedi ki:

    eline sağlık..cok ılgınç şeyler paylasmıssın..ozellıkle bar lı tınlı yollardan geldım olayı cok ilginç…sanırım bu yuzden bartın demısler buraya..bartını gezilecek yerler listeme aldım..

  • sultanege dedi ki:

    Karadeniz’in incilerinden biri olan Bartın gezi yazınız bütünüyle çok güzel olmuş. Paylaşımınız için teşekkürler.

  • sultanege dedi ki:

    Karadenizin incilerinden biri olan Bartın geiz yazınız bütünüyle çok güzel olmuş. Paylaşımınız için teşekkürler..

  • sultanege dedi ki:

    Bartın gezi yazınız mitolojik, kültürel ve sosyal anlamda yapmış olduğunuz açıklamalarınız ve fotoğraf seçiminizle harika olmuş. Paylaşımınız için teşekkürler..

  • definya dedi ki:

    yazını kesinlikle çok beğendim .görülmüş ve yaşanmış olduğu ve böyle yazıldığı zaten belli hocam.bir kez daha ellerine sağlık diyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*