Kamboçya’dan Bangkok’a -ASİATİQUE- CHATUCHAK-Şubat 2013

 Sabah erkenden kalktık. Ayrılmak istemiyoruz ama ne yapalım. Daha önce anlaştığımız taksi bizi bekliyor. Yol daha önce de söylediğim gibi oldukça iyi. Ama trafik hakkında aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Her tarafı dikkatle inceliyorum. Yanı başımızdan öldürülmüş domuzları arkasına yüklemiş motosikletiyle geçen adam ilgimi çekti. Kamboçya’nın büyülü topraklarından geçiyoruz. Kendine has iki katlı ya da tek katlı evleri… Hava sıcak. Şoför jet hızıyla gidiyor. Rallideyiz sanki. Sınıra yaklaştıkça trafik artıyor. Taksimiz sınıra bir kilometre kala duruyor. Çeşitli yaş gruplarından delikanlılar ellerinde taşıma arabalarıyla bavullarımızı taşıma isteğiyle etrafımızı sarıyorlar. Arkadaşım ürkerek bağırıyor. Bağırınca da önce şaşkın şaşkın bakıyor daha sonra da onu taklit edip gülmekten kırılıyorlar. Anlaşılan onlara eğlence çıkıyor. Bavullarımızı kendimiz taşıyarak gümrüğe doğru gidiyoruz. Neyse burada işlemler o kadar uzun sürmüyor. Aradaki yolu yürüyoruz. Oldukça kalabalık. Tayland sınırına yakın otobüs terminali var.

 Her yerde meyve, böcek satıcıları var.

Tayland sınırında bir hayli bekledik. Burada da bir form dolduruyorsunuz. Nerede kalacaksınız filan… Geçtikten sonra bizi bekleyen taksiye binerek Bangkok’a doğru yol alıyoruz.Dört saatlik yorucu bir yolculuk sonrası şehre giriyoruz.Daha önceden bavullarımızı bıraktığımız otelimize geliyoruz.Akşam gece pazarına gitmek istiyoruz ama öğreniyoruz ki artık tüm gece pazarları bir yerde toplanmış ve modern bir binaya sıkıştırılmış.

ASİATİQUE adında.Anlaşılan burası da çağdaş dünyaya geçiş yapma isteğinde.Girişte çeşitli renkte ışıkların bulunduğu kocaman bir havuz var.Dükkanlar güzel ama fiyatlar hiç de ucuz değil.
Çok yorgunuz. Otelimize dönüyoruz. Ertesi gün arkadaşımız yüzen çarşıya gitmek istiyor. Ben daha önceden gördüğüm için Bangkok’ta dolaşmayı tercih ediyorum. Kızım ile dolaşmaya çıkıyoruz.
 

Sky trene biniyoruz. Tüm şehirde böyle havadan giden tren ağı var.


 Zaten Taylandlılar bununla gurur duyuyorlar. Çok da haklılar. Trende hangi durakta ineceğimizi sorunca bir Amerikalı yardım edebilir miyim diye soruyor. Dört yıldır Bangkok’ta yaşıyormuş. Daha öncede İstanbul’da yaşamış. Muhteşem bir parka gidiyoruz.
 
LUMPİNİ PARK. Hava öyle güzel ki… Parkta klasik müzik konserleri yapılıyormuş. Şehrin göbeğinde ne güzel bir alan. Modern Bangkok’u seyrediyorsunuz.Tabi buralarda doğa korunuyor.Parkta buraya has bir oyun oynayan grupları gördük.Herşey o kadar sakin ki insanın içi rahatlatıyor.

Buradan çıkınca açık alanda kurulmuş masaları olan restoranda öğle yemeği yiyoruz. Ve tekrar trene binip meşhur CHATUCHAK çarşıya gidiyoruz.

Ne ararsanız var.Günlerce burayı gezebilirim.Sadece pazar günü açık.Turistler,halk herkes burada.Çok kalabalık.Fiyatlarda alabildiğine ucuz.

Rengarenk bir dünya.Tren ile otelimize yakın bir yerde inip yürüyerek dönüyoruz.Akşam yemeğini Praya Nehri kıyısında bulan otelimizin bahçesinde yiyoruz.Bangkok’ta bir son gece yaşarken iyice keyfine varıyoruz.

Ertesi gün Türkiye’ye hareket. Bangkok çok keyifli bir şehir.

4 yorum

  • NEŞE dedi ki:

    1998 Yılında yaptığım geziyi,ilginç Bangkok u sizin yazıyı okuyunca özlediğimi anladım…Hareketli,renkli,ilginç sahneler gözümün önünden gitmiyor…Teşekkürler Beste Hocam..

  • besteerbak dedi ki:

    Çok teşekkürler.Gerçekten ilginç bir şehir Bangkok…

  • arkutbay dedi ki:

    Bu kadar böceği nereden buluyorlar acaba ? Yoksa bunların da çiftlikte yetişenini mi yapmışlar . Teşekkürler Beste Hocam .

  • besteerbak dedi ki:

    Gerçekten ben de merak ettim.Ama buralarda çok olduğu kesin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*