Kamboçya Gezisi 5




Tonla Sap gezimizden
sonra Kamboçya’nın tipik evlerinin önünden geçerken bol bol sepet yapılan dükkânlara
rastladık.


Ayrıca çokça da bisikletle dolaşan sepetçiler ilgi çekici. O kadar güzellerki.
Direkler üzerinde yükselen evler var.


Evlerin önünde Kamboçya bayrakları.Genellikle
iki ya da üç katlı olan evler bahçe içindeler.


Buradan Senteurs d’Angkor Workshop
‘a geliyoruz.Burası turistler için ayarlanmış bir dükkan.Buraya ait her ürünü
her türlü baharatı bulabiliyorsunuz.

Hem yapılışlarını izliyor hem de ürünleri
satın alabiliyorsunuz.Bu güzel ortamda nefis bir çay içtik.




Bahçede ufak bir
pirinç tarlası var.Tuk tuk’umuz sokak satıcılarının ve otellerin bulunduğu
yolda ilerliyor.

    

Çarşıda sinema sanatçısı Anjelina Jolie’nin her zaman gelip
yemek yediği bir şeyler içtiği bir kafe var.The Red Piano.Çok hoş bir
yer.Kırmızı ton hakim.


Bir şeyler yiyip içiyoruz.Buralara gelip te buraya
uğramayan yokmuş.


Yemeğimizi yerken dışarıda biri keskin bıçaklarla gösteri
yapıyor.Çok ilginç. O sırada yanımızdan geçen Tuk tuk’un üzerinde Kerala’nın
reklamını görüyoruz.Katakali Dansını gösteriyor.Yemekten sonra çarşıyı dolaşıyoruz.Seramiklerin
yapıldığı,antikaların ve çeşitli hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar.Öyle
güzel şeyler var ki… Akşam tekrar çarşıya geleceğiz.Zira bu son günümüz.Siem
Reap nehrinin geçtiği bölgeyi gezerek ilerliyoruz.


Dikkatimi çeken birkaç tane  Çocuk Hastanesinin olması.Unicef yardım
ediyor.

 


O sırada kıralın ölümü
için dua eden bir grup öğrenci halk ve rahip yürüyor. Bazılarının. ellerinde
cep telefonları olan Budist rahipler… Kimileri çiçek taşıyor. Ülkenin her
yerinde bu sıralarda böyle yürüyüşler yapılıyormuş.


Otelimize gelip
dinleniyoruz. Akşam yine Pub Street’e gideceğiz. Gündüz bize söz veren Tuk tuk’çu
gelmeyince başkasını tuttuk. Biraz tartıştık. Fazla ücret almak istedi.
Otelimizin bahçesi ışıl ışıl.



Aynı şekilde çarşı da öyle.
Akşam yemeğini TEMPLE Restoranda yedik. Çok kalabalık.Burada Apsara Dansı da varmış ama
matem dolayısıyla yapılmıyormuş.Garson güler yüzlü.Tam karşımızda yine
özürlülerden oluşan müzik topluluğu matem müziği çalıyor.Kamboçyalılar
matemlerini belli eden siyah kurdela takıyorlar.


Coca Cola eskilerden kalmış şişesiyle
bize nostalji yaşatıyor. Yemekten sonra yine masaj yaptırmak istiyoruz.
DEVATARA SPA buranın en meşhur yerlerinden Önerilir.

 

Sonra bir kafeye
oturuyoruz.Arkamızdan bir bey “Türk müsünüz?Epeydir sizi dinledim” deyince
hoşumuza gidiyor.O da Marmaris’te bir dükkan işletiyormuş ve sırt çantasını
alarak yollara koyulmuş.Ne kadar güzel.Biraz alışveriş yaparak otelimize
dönüyoruz.Ertesi gün erkenden sınırı geçip Bangkok’a gideceğiz.


2 yorum

  • arkutbay dedi ki:

    Rahipler sanırım kıyafetlerinin cebi olmadığı için telefonları ellerinde taşıyordur :)) Yüksek yerlerden acil bir haber gelir de lazım olabilir her an . Angelina Jolie de her gidişinde bir yemek ve bir çocuk sipariş ediyormuş diyorlar . Bir de şu Bangkok’u görelim bakalım . Beste Hocam , ellerinize sağlık , çok teşekkürler .

  • besteerbak dedi ki:

    Yorumlarınız her zaman beni gülümsetiyor.Yazıma devam edeceğim.Çok teşekkürler.Rahipler konusundaki düşüncenize katılıyorum.Teknoloji ilerleyince…..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*