KALIMERASAS ATHENA


Sevgili dostlar tatlı bir yaz aksamında Atina’ nın  215 km batısından, Korint Körfezi ile cennet Akdeniz’ in birleştiği noktadaki liman kenti Patras’ tan sizlere sevgilerimi sunuyorum.


Kısa bir araba yolculuğu sonrasında antik çağın bu topraklardaki şaheserlerinden  Atina’da olacağım..

Modern bir şehir olan Atina, antik çağlarda da önemli bir ticaret ve kültür merkeziydi. İsmi, koruyucusu olan savaş tanrıçası Athena dan gelmektedir.


7–8000 yıl boyunca dolu dolu medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Atina, Akdeniz’in en önemli limanı olma özelliğini de uzun yıllar boyunca muhafaza etmiş. Akdeniz’in geneline yönelik bir alanı kontrol altına alabilecek bu derece önemli başka bir liman belki de o dönem için mevcut değildi. En güzel günlerini 2000 yıl önce yaşamış olan Akropolis, Agora, Parthenon ve Dionisos gibi bu döneme ait yapıların birçoğu şehrin güney tarafında yer almakta.


Atina sadece Avrupa’nın değil dünyanın en eski başkentlerinden biri. Atina deyince akla ilk gelen tüm kente tepeden bakan yaklaşık 2500 yıllık Akropolis. Atina’nın kuruluş yeri kabul edilen Akropolis’ in kalıntıları günümüze çok iyi geldiği söylenemese de, günümüzün Atinalıları onu iyi muhafaza etmek için çok çabalamaktalar. Mitolojik hikâyelerde Athena ile Poseidon’ un kentin hâkimiyeti için burada çok mücadele etmiş.


Antik çağlarda eski Yunan Medeniyetinin başkenti ve merkezi kabul edilen Atina’ da günümüzde 4–5 milyon insan yaşamakta. Komşumuzun başkenti oldukça büyük bir şehir ve 3 bir tarafı dağlarla çevrili. Ne yazık ki size bu yazıyı yazdığım dakikalarda bile Atina’ yı çevreleyen bu dağlarda çok önemli miktarlarda ormanlar yanmakta. Atina’nın iskelesi kabul edilen Pire’ ye mesafesi sadece 5–6 km uzaklıktadır.


Kent ismini aldığı ve tabiî ki uğruna yapılan savaşları daima kazanan zafer tanrıçası Athena’ ya adanan ve bugün Akropolis’ in en önemli yapı kalıntılarını oluşturan kutsal mekânlar içinde en gösterişli olan Parthenon, Erectheion ve Athena Nike tapınakları olmuştur..


Milattan önce 600 yıllarından itibaren Atina’nın günlük, ekonomik ve politik hayatının yaşandığı Agora; şehir konseyinin demokratik kararlarını aldığı, yurttaşların toplanıp ticari, politik ve sanatsal aktivitelerini gerçekleştirdiği bir merkezdi. Eski agora meydanı gerçekten görmeye değer bir yer.


Kentin en önemli kesişme yeri olan bir kavşaktan bahsetmek istiyorum size, SYNTAGMA MEYDANI; parlamento binasının cephesinde yer alan Meçhul Asker Anıtı’ndaki nöbet değişimi de görülmeye değer.

(Bu askerleri bilhassa ülkenin en uzun boylu erkeklerinden seçiyorlar. Boy ortalamaları 195 cm civarında. Bu arada fotoğrafta sağ tarafta gördüğünüz kırmızı montlu uzun benim:)


Atina’nın tarihi kent merkezi olarak adlandırabileceğimiz Plaka semti; kentin sürekli yerleşim görmüş en eski bölgesi. Antikacıları ve tavernaları sayesinde yerli ve yabancı turistler kadar Atinalıların da akınına uğrayan Plaka’nın daracık sokaklarından geçerken mimarisi kadar şirin kefelerinden de gözünüzü almaya zorlanıyorsunuz. Yaz aylarında eğlence hayatı Pire’ ye, özellikle de dans kulüplerinin çoğu deniz kıyısındaki yazlık adreslerine taşınıyor. Genellikle çok genç kesime hitap eden bu eğlence mekanlarına giriş için bir yaş sınırlaması bulunmuyor.

Sabaha kadar açık olan bu barlar Poseidonos Caddesi boyunca kilometrelerce uzayıp giden bir trafik sıkışıklıkları oluşturuyor. 


İlk Atinaya gelişimde binasının restorasyonu sebebiyle kapalı olduğundan gezemediğim 1891 de hizmet vermeye açılan ULUSAL ARKEOLOJİ MÜZESİantik Yunan uygarlığının hemen hemen her dönemine ait nadide eserleri bir araya getiriyor. Her geçen gün yeni kazılarla zenginleşen koleksiyonunda, Miken eserlerinin sergilendiği bölüm özellikle ilgi çekici.



Ermou Caddesi’ne çıktığımızda Türk usulü çarşısı, Fethiye ve Tzastrakis Camileriyle kentin Osmanlı hâkimiyetinde olduğu dönemin izlerini taşıyan mahalleye varırsınız. Osmanlı döneminde kentin merkezi olan Monastraki bölgesinin  küçük ve sevimli oluşu ve  halk arasında Küçük Manastır olarak da anılan Pantanassa Kilisesi’nden ismini almıştır. Mahalle, şık alışveriş mekânları ve kafe hayatıyla kentin en popüler yaya güzergâhı olan Ermou Caddesi’ni de barındırıyor.


Dikkatinizi çekmek isterim. Atina’da son mübadelede dahil olmak üzere çok miktarda Türkiye kökenli Rum yerleşmiştir. Sokaktaki insanlar, esnaflar ve taksiciler arasında epeyce yaygın Türkçe konuşulur.  Yunanistan’ın kuzeyinden epeyce Müslüman Atina’da göçmüştür. Şehrin ibadete açık Camisi olmadığı söylenir. Enteresandır.


Gezmek flört gibi, kalıp buraları sevebilirim. Ama gitmem gerek. Yaşanacak, görülecek çok yerler var.

Necati Ekmekçioğlu

http://necati.ekmekcioglu.info/

 

11 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    yüzyıllardır medeniyetin başkenti olmuş bu şehir hakkında yazdığınız keyifli bilgi dolu yazınız için elinize sağlık

  • rome_o dedi ki:

    ben atinaya iş için sadece bir günlüğüne gitmiştim . 2 saatlik randevumdan sonra plakada yemek yedim . ilk izlenimim atinada bol bol meyhane eğlencesi oluyor ve insanlar eğlenmek için çalışıyorlar gibiydi . tarihi mekanları malesef gezemedim . belki bir dahaki sefere

  • maliho dedi ki:

    Her zamanki yazınız ve çekmiş olduğunuz fotoğraflar çok güzel. 1.95 lik asker sizin yanınızda daha kısa gibi görülüyor fotoğrafta 🙂

  • MIYU dedi ki:

    Antik çağın beşiği olan Atina’nın günümüze tabi ki çok güzel tarihi yapılar ile gelmiş olmasını tahmin etmiştim, ama fotoğraflardaki kadar güzel yerlerinin olacağını nedense düşünemiyordum. Ellerinize sağlık!

  • omiomer dedi ki:

    Eğlencede yas sınırının olmaması benim acımdan sevindirici. Güzel bir yazı. Tesekkurler.

  • necatiekm dedi ki:

    Güzel yorumlar..Bende sizlere tesekkur eder, gezi dolu günler dilerim.

  • maden dedi ki:

    elinize sağlık sayenizde atina’yı gezmiş kadar oldum…

  • mugeyidogan dedi ki:

    bir necatiekm klasiği daha, elinize sağlık

  • POYRAZADA dedi ki:

    patras ve atinaya gittiiğimde mekanik fotoğraf makinam vardı ve ben 25 yaşındaydım, şimdi kağıt baskı fotoğraflarım var ve epey büyümüşüm.. ilk defa okuyabildim yazılarınızı ne güzel gitmek gidebilmek. anılar canlandı gözümde, bir çok şeye dair. teşekkürler.

  • flyleaf dedi ki:

    çok gtmek istedgm bir yer, bu yazıyla iyice istedim, teşekkürler.

  • moyiss dedi ki:

    :))) o kadar zaman olmuş ki sizin yazılarınızı okumayalı sonuna gelince dedim ki evet yahu necati bey hep flört etsin istiyorum gezdiği yerlerle..fırsat bulduğumda ilk kaçmak istediğim yer şu aralar kesinlikle yunanistan.. o kadar burası ki..hele plaka semtinden karelediğiniz sokakalara bakınca sanki adalardan fotograf çekip koymuşsunuz gibi hissettim :)) hmmm, sanırım yakın zamanda herhangi biryere kaçmam mümkün değil,ama yünanistanı (adalarıydı ama atinayı da ekledim) liste başı yapmaktan henüz vazgeçmiş değilim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*